Livor Mortis Nedir?

Livor mortis, dördüncü ölüm işaretidir ve buna ölüm lekeleri de denmektedir. Yerçekimi sonucu kan birikmesi nedeniyle cilde kırmızımsı-mor bir rengin gelişmesinden kaynaklanmaktadır. Ölüm her zaman insanlığı büyüleyen ve dehşete düşüren bir süreç olmuştur. Hastalık ve ölüm üzerine sayısız metin ve eser yazılmış, belgelenmiş ve böylece gerçekte ne olduğu anlaşılmaya çalışılmıştır. Çoğu insan için ürkütücü olan bu süreç filozofları, manevi liderleri, bilim adamlarını ve doktorları da büyüleyen bir yapıya sahiptir.
Ölümden sonra bedende meydana gelen bazı değişiklikler olmaktadır. Bu değişiklikler vücut çürümeye başladığında meydana gelen fiziksel ve kimyasal değişimlerin sonucudur. Ölümden sonraki ilk 24 ila 72 saat içinde meydana gelen dört fark edilebilir ölüm sonrası değişiklik bulunmaktadır. Bunlar solgunluk mortis, algoritma mortis, rigor mortis ve livor mortistir. Bu makale de livor mortis ve adli tıp uzmanlarının kullanımı hakkında bilgiler yer almaktadır.

Livorti Mortis Nedir?

Livor mortis ölüm sonrası dördüncü ölüm işaretidir ve ciltte kırmızımsı veya mor renk değişikliğinin ortaya çıkması sonucu meydana gelmektedir. Bu belirtiler ölümden yaklaşık 2 saat sonra ortaya çıkmaktadır ve yaklaşık 6 saat sonra sabitlenmektedir, ayrıca cesedin pozisyonu değiştiğinde ciltte her hangi bir solma olmamaktadır. Livor Mortis, zamanın adli soruşturmacıları için cinayetler ve diğer ölümler hakkında kapsamlı bir el kitabı yazan Sung Tz tarafından 13. yüzyıl Çin’in bilinen en eski tanımından gelmektedir. Bu kitapta şu notlar yer almaktadır:
Genellikle, ölü kişilerin boynunun arkasında, sırtın üstünde, kaburgalarda, belin arkasında, bacakların içlerinde, dizlerde, ayaklarda ve midede hafif kırmızı bir renklenme vardır. Ölümden sonra bu cesetlerin gece boyunca sırtüstü yatırılıp yerleştirilmediğini kontrol edilmelidir. Kan damarlarının çökmesi, başka bir ölüm nedenini göstermeyen bu hafif kırmızı renklenmeye neden olabilir. Yerçekimine göre vücutta ki kanlar o tarafa doğru toplanmaktadır. Bu nedenle kan, vücut yatay olarak sırt üstü yatıyorsa, yerçekiminin en güçlü olduğu arka tarafa ve vücut oturma pozisyonundaysa, uyluklara, bel ve kalçalara doğru toplanmaktadır.

Livor Mortis Neden Olur?

Kalp sürekli vücuda kan pompalamakla görevlidir ve her gün 6.000-7.500 litre (1.500 ila 2.000 galon) kan pompalamaktadır. Kalbin tüm kanı vücudun her yerine pompalaması yaklaşık 115.200 atımla gerçekleşmektedir yani bu dakikada 80 atımdır. Kalp olmadan, her organ ve bu organlardaki her hücre, kanın taşıdığı oksijen ve besin maddelerini alamamaktadır. Kalp olmasaydı, tüm bu kan yer çekiminin etkisi altına girerdi. Ölümden sonra, kalp atımı durduğundan dolayı bu olay gerçekleşmektedir ve kan damarlarındaki kan durgunlaşmaya başlamaktadır. Kırmızı kan hücreleri RBC’ler, beyaz kan hücreleri WBC’ler ve trombositler gibi kandaki hücreler, yerçekimi çekme yönünde batmaya başlamaktadır. Bununla birlikte kan yuvarlarının bu durgunluğu ve yerleşmesi livor mortis’in gelişmesine yol açmaktadır, ancak livor mortis başka bir fizyolojik değişiklik olmadan gelişmemektedir.
Vücuttaki hücreler ölümden sonra otoliz adı verilen bir süreçte bozulmaya başlamaktadır. Oksijen ve besin eksikliğiyle aktive edilen bazı proteinler, diğer proteinler ve DNA dahil olmak üzere hücresel bileşenleri parçalamaya başlamaktadır. Bu süreç sonunda kan damarlarını oluşturan hücrelerin parçalanmasına yol açmaktadır. Bu damarlarda bulunan kan dışarı sızarak cildin tabakaları arasında öbekler oluşmaktadır, bu da livor mortis’in gelişmesine ve sabitlenmesine yol açmaktadır.
Koyulaşma geliştikten sonra meydana gelen bir renk değişikliği olmaktadır. İlk aşamalarındaki koyulaşma, normal kandaki gibi kırmızı bir renktir, ancak zaman içinde RBC’ler oksijensizleştiğinden renk daha mor bir tona dönüşmektedir. RBC’ler, akciğerlerden oksijen toplayan ve tüketim için periferik dokulara taşıyan hücrelerdir. Aslında oksijen tutan RBC’ler içinde hemoglobindir. Kanın kırmızı rengi arterlerde görülen parlak kırmızı, hemoglobine oksijen bağlanmasının bir sonucu oluşmaktadır. Hemoglobin oksijeni serbest bıraktığında, bu deoksihemoglobin bu parlak kırmızı rengini kaybetmektedir ve mavimsi-mora dönüşmektedir. Ayrıca ölümden sonra, dokular hemoglobin tarafından tutulan mevcut oksijeni tüketmektedir ve bu oksijen havuzu tükendiğinde, kanın rengi kırmızıdan mor renge doğru değişiklik göstermektedir.

Adli Tıp Uzmanları Ölüm Zamanını Hesaplamak İçin Livor Mortis’i Nasıl Kullanırlar?

Ölümden sonra bir vücutta meydana gelen bazı görünür değişiklikler olmaktadır ve bu değişikliklere ölüm sonrası ölüm belirtileri denmektedir. Adli tıp uzmanları bunları bilimsel mesleki dil olarak ölüm zamanını veya ölüm sonrası aralığını (PMI) belirlemek için kullanmaktadırlar. Koyuluğun ortaya çıkması ve zamanla ortaya çıkan ilgili renk değişimi, adli tıp uzmanlarına ve patologlara bireyin ne zaman öldüğünü belirlemelerine yardımcı olmaktadır. Daha önce de belirtildiği gibi, livor mortisin gelişmesi 2 saat ve düzeltilmesi 6 ila 8 saat sürmektedir, ancak bu zaman belirtileri belirli dış koşullara bağlı olarak değişmektedir. Soğutucu sıcaklıkları, hemoglobinden oksijenin ayrılmasını yavaşlatmaktadır ve bu da renk değişimini geciktirmektedir. Ayrıca anemik olanlarda koyuluk da gelişmeyebilmektedir. Araştırmacılar bedeni keşfettiklerinde livor mortis’in ne kadar gelişmiş olduğuna bağlı olarak, adli tıp uzmanları genellikle ölüm zamanını tahmin etmektedirler.
Bununla birlikte koyuluğun rengi ölümden 8 saat sonra morarmaktadır. Bunun nedeni, biriken kandaki tüm hemoglobinin oksijensiz kalmasıdır. Oksijensiz hemoglobin mor renkte görünmektedir. Ayrıca Livor Mortis bir bireyin nasıl ölmüş olabileceği veya vücudun durumunun ölümden kısa bir süre sonra ne olduğu hakkında ipuçları vermektedir. Bu bölgeye kan akışını engelleyen bir engel varsa cildin bazı bölgelerinde canlılığın gelişmesi engelleyebilmektedir. Cildin bu bozuk bölgesinde kırmızı veya mor renklenme ve bunun yerine normal soluk ten rengine sahip olmamaktadır. Buna temas ağartma denmektedir. Bu, uzmanlara bir bireyin bir ip veya başka bir malzeme kullanarak bağlanıp bağlanmadığı ipucunu vermektedir ve bireyin ne tür bir yüzeye yerleştirildiği hakkında bilgi sağlamaktadır. Eğer vücut sert bir yüzeye yatırılırsa, sert yüzey o bölgedeki kan damarlarını tıkayacağından, yüzeye temas eden cilt bölgesi canlılığa sahip olmamaktadır. Ayrıca müfettişlere vücudun ölümden sonra hareket edip etmediğini söylemektedir.
Livorti mortis’in rengini değiştiren farklı moleküller bulunmaktadır. Karbon monoksit zehirlenmesinde, canlılık kalıcı bir kiraz kırmızısı rengini almaktadır ve ayrıca siyanür zehirlenmesi nedeniyle benzer bir renk oluşmaktadır. Livor mortis, araştırmacılara bireyin ölümünün doğası hakkında çok fazla bilgi sağlamasına rağmen, koronerlerin güvendiği tek postmortem işaret olamamaktadır. Müfettişler genellikle PMI hesaplamak için vücut ısısı (algoritma mortis), kasların sertliği (rigor mortis) ve vücudun bulunduğu alanın yakınındaki böcekler (adli entomoloji) gibi birçok ipucunu kullanmaktadırlar. Bununla birlikte yalnızca tek bir ölüm sonrası işaretine güvenmek yanlış sonuçlara yol açabilmektedir.

Kaynakça:
sciencedirect.com
nih.gov

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar