Mide ve Onikiparmak Bağırsağı Ülseri (Peptik Ülser) Nedir, Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır?

Peptik ülser genellikle helicobakter pylori bakterisinin midede yaptığı enfeksiyona (gastrit) veya aşırı mide asidinin sindirim sisteminin iç yüzünü döşeyen tabakanın (mukoza) aşındırmasına bağlı olarak gelişir. Midede, onikiparmak bağırsağında (duodenum) veya daha az oranda yemek borusunda (özofagus) ülser gelişir. Peptik ülserler oldukça yaygın görülen bir sağlık sorunudur.
Peptik ülserin üç tipi vardır:
• Mide ülserleri (mide içinde gelişir).
• Yemek borusu (özofagus) ülserleri. (yemek borusu içinde gelişir).
• Onikiparmak bağırsağı (duodenum) ülserleri (onikiparmak bağırsağı ismi verilen ince bağırsakların üst kısmında gelişir).
Peptik ülser çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişmektedir. H. Pylori enfeksiyonu, özellikle 60 yaş üzerinde aspirin, ibuprofen ve diğer anti-inflamatuar ilaçların sık kullanımı, sigara içme, alkol tüketme, ağır hastalıklar, stres, ağır yanıklar, radyasyon tedavisi ve mide kanseri ülsere neden olabilir.

BULGU, BELİRTİ VE YAKINMALAR
Peptik ülserin en sık görülen belirtisi mideden karna veya göğse doğru yayılan yanma tarzında ağrıdır. Bazı durumlarda açlıkta veya geceleri ağrı şiddetlenebilir ve uyumayı engelleyebilir. Ülserler küçükken yakınmaya neden olmayabilir.
Peptik ülserde sık görülen diğer belirtiler şunlardır:
• İştah değişikliği,
• Bulantı,
• Kanlı veya koyu renkli, pis kokulu dışkılama (melena),
• Açıklanamayan kilo kaybı,
• Hazımsızlık,
• Kusma,
• Göğüs ağrısı.
Bazı durumlarda ülser organda delinmeye, kanamaya veya mide çıkışının tıkanmasına neden olarak acil cerrahi müdahale gereksinimine yol açmaktadır.

Peptik ülserin tanısı üst sindirim sistemi röntgenleri veya endoskopi ile konmaktadır. Bütün hastalara endoskopi veya röntgen filmi çekilmemektedir. Ülserden şüphelenilen kişilerde mide kanseri riski yüksekse mutlaka endoskopi yapılır. Kanser açısından riskli kişiler 45 yaş üstü olanlar, kansızlık olanlar, kilo kaybı olanlar, sindirim sisteminden kanaması veya yutma güçlüğü olanlardır. Eğer riskler yoksa mide-duodenum röntgen tetkiki çekilmektedir. Bu tetkikte baryum içeren yoğun bir sıvı içilir ve arkasından film çekilmektedir. Endoskopik tetkikte veya tahlillerinde H. pylori enfeksiyonu saptanırsa antibiyotik tedavisi verilmektedir.

TIBBI TEDAVİ
Proton pompa inhibitörleri (PPİ): PPİ ilaçlar asit seviyelerini azaltmak ve ülser iyileşmesini sağlamak için kullanılır. Bunlar dekslansoprazole, esomeprazol, lansoprazol, omeprazol, pantoprazol, rabeprazol ve omeprazol/sodyum bikarbonattır.
Antiasitler: Magnezyum hidroksit, alüminyum hidroksit, kalsiyum karbonat gibi antiasitler ülsere bağlı yakınmaları azaltmada çok yararlıdır.
H2 antagonistleri: Simetidin, ranitidin ve famotidin gibi ilaçlar mide asitini azaltmada yararlıdır.
Antibiyotikler: H. pylorienfeksiyonu varsa tedavide PPİ yanında antibiyotikler de kullanılmaktadır. Antibiyotik, PPİ ile birlikte bir veya iki hafta süreyle alınır. Amoksisilin, klaritromisin, metronidazol ve tetrasiklin grubu antibiyotiklerin birkaçı beraber kullanılır. Ayrıca bazı tedavi rejimlerinin bir parçası olarak bizmut da kullanılmaktadır.
Üst sindirim sistemi endoskopisi: Bazı kanamalı ülserler endoskopi yardımıyla tedavi edilebilir.
Cerrahi: Ülser midede delinmeye neden olursa cerrahi müdahale ile bu hasar düzeltilir.
DİYET DEĞİŞİKLİKLERİ
Ülseri olan kişilerin, ülseri olmayanlardan daha fazla şeker tükettiği gözlenmiştir. Fakat bu ilişki genetik yatkınlığı olanlarda belirgin olmaktadır. Şeker midede asit salgılanmasını artırır ve ülser yakınmalarını artırır. Karbonhidrat tüketiminin azaltılması ülser gelişmesini engelleyebilir. Özellikle basit şekerli veya tatlı gıdalar tüketilmemelidir.
Rafine tuz mide ve bağırsakları tahriş etmektedir. Bol miktarda tüketilen rafine tuz mide ülserine neden olmaktadır. Tuz tüketimi oniki parmak bağırsağı ülseri riskini de artırmaktadır. Bu çalışmalara dayanarak bazı doktorlar ülseri olan veya gastriti olan kişilerin basit şekerli veya tuzlu gıdalardan uzak durması tavsiye edilmektedir. Tuz olarak işlenmemiş, yararlı minerallerden zengin kristal kaya tuzunun tercih edilmesi önerilmektedir.
Lahana suyu peptik ülserin iyileşmesini hızlandırmaktadır. Ülser yakınmalarını azaltmak için 10-14 gün süreyle günde yaklaşık olarak bir litre beyaz lahana suyu içilmesi önerilmektedir. Tadının güzelleşmesi için içine havuç suyu katılabilir. Ülserin iyileşmesini destekleyen doğal bileşenleri içeren lahananın yanı sıra her gün brokolinin de tüketilmesi ülserin iyileşmesini hızlandırır.
Lifli gıdalar asit mide içeriğinin ve gıdaların bağırsaklara geçişini yavaşlatır. Lifli gıdaların tüketilmesi onikiparmak bağırsağı ülserlerinde yakınmaları azaltırken, mide ülserlerinde yararı olmaz. Özellikle onikiparmak bağırsağı ülseri nedeni ile tedavi gören hastaların 6 ay gibi uzun bir süre lifli gıdaları tüketmesi, ülserin tekrarlama riskini azaltmaktadır. Bir ay gibi kısa bir süre lifli gıda tüketimi ise beklenen yararı göstermemektedir.
Mide tabakasını döşeyen hücreleri asit hasarından korumada günde bir adet muz tüketilmesi faydalıdır.
Gıda alerjilerinin peptik ülser gelişimi ile ilişkisi uzun yıllardır bilinmektedir. Kişinin alerjisi bulunduğu gıdaya sindirim esnasında reaksiyon verilmesi sonucu mideyi döşeyen tabakada aşınmaya neden olarak kanamaya neden olabilmektedir. Bu konuda çok çalışma bulunmamakla birlikte gıda inatçı gastrit veya tekrarlayıcı ülseri olanlarda bu açıdan değerlendirme yapılmalıdır. Gıda alerjisi belirlenirse beslenmede uygun değişiklikler yapılır.

Sıvı kaybı veya yeterince sıvı tüketmemek, midenin iç yüzünü korumada önemli olan mukus salgısının azalmasına ve ülser gelişimine neden olur. Bu nedenle günde en az 2 litre sıvı tüketilmeli (çoğunluğu su olmak üzere), yemeklerden yarım saat önce de birer bardak su içilmesi alışkanlık haline getirilmelidir.
Alkol, kafeini alınmış olanlar da dahi olmak üzere kahve ve çay tüketimi peptik ülser iyileşmesini engelleyebilir, tüketilmemelidir.
Günde 1-2 bardak papatya çayının içilmesi, hasara uğramış sindirim sistemi hücrelerini destekleyerek iyileşmelerine yardımcı olur.
Üretilen asit miktarını azaltmak için gün içinde 3 ana öğün ve 3 ara öğünden oluşan düzenli bir beslenme programına uyulmalıdır.
Yapay tatlandırıcı eklenmiş gıda ve içeceklerden uzak durulmalıdır.
Rafine tuz eklenmiş, tuzlanmış, işlenmiş veya katkı maddesi içeren gıdalar tüketilmemelidir.

Kaynakça:
http://centralhospital.com/Haberler/peptik-ulser-belirtileritanisi-ve-tedavisi/

Yazar: Fatih Bolelli

2 Yorumlar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :