Monera Âlemi Nedir?

Monera âlemi 6 canlı âleminden biridir. Âleme dâhil olan tüm organizmalar prokaryottur. Prokaryotlar gerçek çekirdeğe sahip olmadığı gibi zarlı organel de bulundurmaz. Monera âlemi bakterilerin, mavi yeşil alglerin, mikoplazmaların dâhil edildiği bir âlemdir. Bakteriler dünyanın her yerinde bulunabilmesi nedeniyle evrenseldir. Nefes aldığımız havada bile bulunan bakterilerin hepsi zararlı değildir. Örneğin insan bağırsaklarının doğal florasındaki bakteriler sindirime yardımcıdır. Monera âlemi üyelerinin çoğu fizyon adı verilen bir süreç ile bölünür. Bu süreçte hücre DNA’sı kopyalanır ve ardından hücre ikiye bölünür. Moneraların bazıları 20 ya da 40 dakikada bir bölünür. Fizyonla bölünme çeşidi fazla çeşitliliğe imkân vermez. Monera âlemi üyelerinden bakteriler geniş bir toleransa sahiptir. Bakterilerin bir kısmı ototroftur, fotosentez ile kendi besinini yapabilir. Fotosentez yapabilmelerine rağmen kloroplastları yoktur, klorofil pigmenti sitoplazmaya dağılmıştır. Bazı bakteriler de heterotrof yaşar. Bunlar arasında çürükçül ve parazit yaşayanlar da vardır

Monera Âleminin Genel Özellikleri

Prokaryot ve tek hücreli olmaları âlemin genel özelliklerinden biridir. Diğer özellikleri aşağıda sıralanmıştır:
*Çok uç yaşam koşullarına dayanıklıdırlar.
*Kaplıcalarda, buzullarda, çöllerde, okyanusların tabanlarında, insan, hayvan vücudunda, bitkilerde yaşayabilirler.
*Zarlı çekirdek bulundurmazlar.
*DNA’ları çift zincirlidir ve sitoplazmada serbest haldedir.
*Bazı bakteri türleri DNA’nın yanı sıra plazmid adı verilen halka şeklinde başka bir DNA’ya da sahiptir.
*Mitokondri, endoplazmik retikulum gibi zarlı hücre organelleri bulunmaz.
*Organel olarak sadece ribozom bulundururlar.(ribozom zarsızdır.)
*Sert, peptitoglikan adlı bir maddeden oluşmuş hücre duvarına sahiptirler.
*Sitoplazmaları hücre duvarının altındaki plazma membranıyla çevrilidir.
*Plazma mambranı (zarı) protein ve lipitlerden oluşur.
* Bazılarının beslenmesi ototrof bazılarının beslenmesi ise heterotroftur.
*Solunum şekilleri ya oksijenli ya da oksijensizdir.
*Flagella(kamçı) ya da sil (titrek tüy) gibi yapılarla hareket edebilirler ancak hareket organına sahip olmayan formları da mevcuttur.
*Madde alışverişi ve dolaşımı difüzyon yoluyla gerçekleşir.
*Üremeleri çoğunlukla eşeysizdir.
*Üreme fizyon, konjugasyonla, transdüksiyon ya da transformasyon yollarından biriyle gerçekleşir.

Archaebacteria ve Eubacteria

Monera âlemindeki mikroorganizmalar yeryüzünün en eski canlı formlarıdır. Âlem iki alt gruba ayrılır.
1-Archaebacteria
2-Eubacteria

Archaebacteria: Diğerlerinden daha uç koşullarda yaşayabilirler. Hücre duvarları yoktur, hücre zarlarındaki lipidler de farklıdır. Ribozomları daha çok ökaryot canlıların ribozomuna benzer. Bu gruptaki mikroorganizmalar yaşadıkları habitata göre
a-Termofiller (Sıcak sularda, kaynak sularında yaşayanlar)
b-Halofiller ( Tuzcul ortamlarda yaşayanlar)
c-Metanojenler ( Metan gazı üretenler) olarak üç grupta toplanır.

Eubacteria: Archaebacteria’ların dışındaki gerçek bakteriler bu gruba alınmıştır. Hücre duvarları bulunur.

Şekilleri Bakımından Bakteri Sınıflandırılması

Bakteriler şekillerine uygun olarak 4 grupta toplanır:
a-Küre biçiminde olanlar (Koküs: Coccus): Küre görünümündedir. Ya tek ya da koloni oluşturarak ( ikili, tespit gibi dizilimli ya da üzüm salkımına benzer şekilde) yaşarlar. Menenjite, zatürreye, çıbana sebep olan bakterileri böyledir.
b-Çubuk biçiminde olanlar (Basil: Bacillus): Çubuk biçimindedir. Tek olarak veya birbirinin yanına dizili olarak yaşarlar. Tüberküloz, verem, şarbon, tifo bakterileri bu grupta yer alır.
c- Spiral biçiminde olanlar (spirillum): Spirale benzer şekilde kıvrımlıdırlar. Frengi yapan bakteriler bu şekildedir.
d- Virgül biçiminde olanlar (Vibrio): Virgül biçiminde kıvrıma sahiptirler. Örnek olarak kolera bakterileri verilebilir.

Beslenme Şekline Göre Bakterilerin Sınıflandırılması

Kendi besinini oluşturup oluşturmadığı baz alınarak 2 grupta toplanır:
a-Ototrof bakteriler: Kendi besinlerini kendileri yapar. Kullandıkları enerji kaynağına göre Fotoototroflar ve Kemoototroflar olarak ikiye ayrılır. Fotoototroflar besin sentezlemek için ışık (güneş) enerjisini, kemoototroflar ise kimyasal enerjiyi kullanır. Siyanobakteriler (mavi yeşil algler) fotoototroftur. Toprağı azotça zenginleştiren nitrit ve nitrat bakterileri kemosentetiktir.

b-Heterotrof bakteriler: Besin üretemezler, bu yüzden diğer canlılara doğrudan ya da dolaylı bir şekilde bağımlıdırlar. Heterotrof bakteriler ya çürükçül(saprofit) ya parazit ya da mutualist yaşar. Çürükçül olanlar sahip oldukları enzimler sayesinde organik artıkları parçalar. Parazit olanların sindirim enzimleri yoktur, başka bir canlıya zarar vererek yaşar. Mutualist (simbiyotik) yaşayan bakteriler başka organizmalarla karşılıklı ilişkiler içindedir.

Gram Boyasıyla Boyanmaya Dayanan Sınıflandırma

Gram boyası ile boyama yöntemi Danimarkalı bir bilim adamı olan Hans Christian Gram tarafından bulunmuş ve 1884 yılında geliştirilmiştir.

a-Gram Pozitif Bakteriler: Gram boyasıyla boyanabilen bakterilere gram pozitif denir. Polisakkarit yapılı kapsüle ve peptidoglikan yapılı hücre duvarlarına sahiptirler. Boyanma sonucu mor, menekşe ya da mavi renk alırlar. Streptococcus, Clostridium gibi bazı bakteriler gram pozitiftir.

b-Gram Negatif Bakteriler: Gram boyalarla boyanmazlar. Peptidoglikan yapılı hücre duvarları gram pozitiflerden daha incedir ve dış kısmında ayrıca lipid tabakası bulunur. Boyanma sonucu aldıkları renk pembedir. Gram negatif bakteriler çoğunlukla patojenik yani hastalık yapıcıdır. Dış zarlarında endotoksin bulunur. Hücre duvarlarının yapısı nedeniyle antibiyotiklere dirençlidirler. E.coli, Salmonella, Brucella gibi bazı bakteriler gram negatiftir.

Solunum Biçimine Göre Bakteri Sınıflandırması

Bakteriler yaptıkları solunuma göre üç grupta toplanır.
a-Aerob Bakteriler: Oksijenli ortamlarda yaşarlar. Ökaryot hücrelerdeki mitokondiye benzeyen ve mezozom denilen kıvrımlı bir yapıya sahiptirler. Verem bakterisi, yoğurt bakterileri aerobtur.

b-Anaerob Bakteriler: Oksijen zehir etkisi yaptığından yalnızca oksijensiz ortamlarda yaşayabilirler. Besinleri parçalamak ve enerji elde etmek için oksijen kullanmazlar. Tetanoz bakterileri anaerobtur.

c-Fakültatif (İsteğe Bağlı) Anaerob Bakteriler: Bu gruptaki bakteriler oksijensiz ortamlarda da, oksijenli ortamlarda da yaşayabilir. Aslen oksijensiz solunum yapan ancak kısa süreler için oksijenli solunum yapabilenlere geçici aerob denir. Normalde aerob olan ancak ortamda oksijen yoksa oksijensiz de yaşayabilenlere geçici anaerob denir.

Bakteriler Nasıl Çoğalır?

Bakterilerin üreme ya da çoğalması iki biçimde olur.
a-Eşeysiz Üreme
b-Eşeyli Üreme
Eşeysiz Üreme: Bölünebilecek büyüklüğe ulaşan bakteriler mitoza benzer şekilde ikiye bölünür. Bu bölünme şekli ile birey sayısı da artar. E.coli bakterileri yeterince besin, oksijen ve su bulunan ortamlarda 20 dakikada bir bölünebilir. Bölünme sayesinde sayıları geometrik dizi biçiminde artar. Oluşan yeni hücreler birbirinin aynısıdır. Metabolik artıklar, besinin azalması gibi sebeplerle üremeleri sınırlanır.

Not: Bazı bakteri türleri tomurcuklanma ile çoğalabilir.

Eşeyli Üreme: Konjugasyonla üreme eşeyli bir üreme şeklidir. Konjugasyonda aynı türden iki bakteri karşı karşıya gelerek sitoplazmik ince bir köprüyle gen transferi yapılır. Bu üreme biçiminde birey sayısı artmasa da bireylerden birinin genetik yapısı değişir ve ortam koşullarına dayanıklı olur. Örneğin bilinçsiz antibiyotik kullanımı sonucu bakteriler bu antibiyotiklere direnç kazanır.

Mikoplazmalar 

Monera âlemine dâhil edilen bu mikroorganizmalar yeryüzünde yaşayan en küçük hücrelerdir. Günümüzde yaşadığı bilinen en küçük bakteri benzeri canlı türü Mycoplasma gallicepticum’dur. Anaerob (oksijensiz solunum yapan) bakterilerin mutasyonuyla oluştukları düşünülür. Genellikle küresel yapıdadırlar. Hücre duvarı, kapsül, kamçı, sil gibi yapıları yoktur. Mikoplazmaların birçok türü bitki ve hayvanlar için patojeniktir. Mikoplazma grubundaki canlı türleri fiziksel baskılar altındayken hücre duvarları olmadığından ezilip şekil değiştirebilir. Mikoplasmalar cansız ortamlarda üreyemez. Hayvanların eklemlerine yerleşirler. İnsanlarda genital organlarda, solunum yollarında, ağızda yerleşip hastalık yapabilirler. Mikoplazma türleri genellikle oksijenli solunum yaparlar. Agar gibi katı besi yerlerinde üretildiklerinde sahanda pişmiş yumurta ya da kızartılmış yumurta ( fried egg) görünümü oluştururlar.

Bakterilerin Biyolojik ve Ekonomik Açıdan Önemi

İnsan vücudunun her yerinde bakteri bulunabilir. En fazla bulundukları yerler sindirim sistemi ve deridir. Toplam sayıları insan vücudundaki hücre sayısından çok daha fazladır. Çoğu zararsızdır. Probiyotikler denilen bakteri türleri sindirim ve bağışıklık bakımından yararlı destekçilerdir. Probiyotiklerin azalması ile yerlerini patojen bakteriler alır ve şişkinlik, ishal, gaz, kabızlık gibi şikâyetler yaşanır. İnsan vücudunda dışarıdan bulaşan patojen, enfeksiyona hatta ölüme neden olan bakteriler (frengi, kolera, cüzzam, verem yapan bakterileri) de bulunabilir.
Arkebakteriler kullanılarak atık sular arıtılabilir, çöpler ayrıştırılabilir. Çürükçül bakteriler doğadaki madde döngüsüne katkıda bulunur. Endüstrinin değişik sahalarında bakterilerden yararlanılır. Sirke yapımında, sütten peynir, yoğurt yapımında bakteriler kullanılır. Moleküler biyoloji çalışmaları da bakteriler kullanılarak sürdürülür. Biyoteknolojik çalışmalarla, genetik mühendisliğinin de katkılarıyla bazı hastalıkların tedavisi için bakteriler yardımıyla aşı, interferon, antibiyotik, büyüme hormonu, antikor, insülin gibi maddeler üretilir. Ziraatta zararlı böceklerin kontrolünde pestisidler kullanmak yerine bakteriler kullanılarak biyolojik mücadele sürdürülebilir.

Kaynakça:
https://www.bilgicik.com
http://www.biyodoc.com
http://www.yenibiyoloji.com

Yazar: Müşerref Özdaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :