Multipl Skleroz İçin Önerilen Besin ve Bitkisel İçerikli Takviyeler Nelerdir?

Multipl skleroz (MS), vücudu savunan bağışıklık sisteminin, sinirleri kaplayan koruyucu kılıfa (miyelin) saldırıp hasara yol açmasına neden olan bir hastalıktır. Miyelin tabakasının hasarı sonucu beyin ve vücutta beynin kontrol ettiği sistemler arasındaki iletişim bozulur. Sonuç olarak, günümüzde halen geri dönüşü olmayan bir süreçte sinirler ilerleyici bir hasara uğrar.
MS hastalığının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Neden bazı insanlar hastalanırken diğerleri hastalanmaz, henüz bilinmiyor. Vücudun bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırdığı otoimmün bir hastalık olduğuna inanılıyor. MS’te beyin ve omurilikteki sinir liflerinin çevresini sarıp koruyan, iletimi sağlamada yararlı bir madde olan miyelin kılıfı hasara uğrar. Genetik yatkınlığın yanı sıra çocukluk çağında geçirilmiş enfeksiyonlar gibi çeşitli faktörlerin bir arada rol oynayabileceği düşünülüyor.
Basit olarak, miyelin maddesi, elektrik telleri üzerindeki yalıtıma benzer. Miyelin zarar gördüğünde, o sinir boyunca iletilen önemli mesajlar yavaşlar veya iletilmeleri engellenir. Bu da organların, dokuların, kasların çalışmasında bozulmaya neden olur.
Bazı risk faktörleri tanımlanmıştır:
• Yaş: MS, herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir, ancak en sık 18 ile 45 yaş arası insanları etkilemektedir.
• Cinsiyet: Kadınlarda MS riski, erkeklerden 2-2,5 kat daha fazladır.
• Aile öyküsü: Anne veya kardeşlerin birisinde MS hastalığı varsa, hastalığa yakalanma riski daha yüksektir.
• Bazı enfeksiyonlar: Enfeksiyöz mononükleozis hastalığına neden olan Epstein-Barr virüsü de dahil olmak üzere çeşitli virüs enfeksiyonlarının MS ile bağlantılı olduğu saptanmıştır.
• Irk: Beyaz ırk ve özellikle de Kuzey Avrupa kökenli olanlarda MS gelişme riski en yüksektir. Asya, Afrika veya Kızılderili kökenli insanlar ise en düşük riske sahiptir.
• İklim: MS, Kanada’nın güneyi, Amerika Birleşik Devletleri’nin kuzeyi, Yeni Zelanda, Avustralya ve Avrupa dahil olmak üzere ılıman iklimlere sahip ülkelerde daha yaygın görülür.
• Bazı oroimmün hastalıklar: Tiroit hastalığı, tip-1 diyabet veya enflamatuvar (iltihabi) bağırsak hastalığı varsa MS gelişme riski hafif artmaktadır.
• Sigara: MS tanısı konması sonrası sigara içmeye devam edenlerde MS ataklarının gelişme riski içmeyenlere göre daha fazladır.
• D vitamini: Kanda D vitamini sürekli olarak düşük oranlarda risk daha fazladır.
Ms belirtileri, hastalıktan etkilenen sinir liflerinin vücutta düzenlediği fonksiyonlara bağlı olarak değişir.

MS belirti ve bulguları şunlardır:
• Tipik olarak aniden vücudun bir tarafında, kollarda, bacaklarda veya gövdede ortaya çıkan uyuşma veya güçsüzlük yakınması.
• Karıncalanma ya da vücudun bazı bölgelerinde ağrı.
• Sık olarak göz hareketi sırasında ağrı şikayeti, genellikle bir gözde görmenin kısmen veya tamamen kaybı.
• Özellikle bazı boyun hareketleri ile ortaya ortaya çıkan elektrik çarpması hissi (boynun öne eğilmesiyle daha sık görülür).
• Çift görme ya da görme bulanıklığı.
• Tremor (titreme), vücuttaki hareketlerde koordinasyonunun bozulması.
• Konuşma bozukluğu.
• Yorgunluk.
• Baş dönmesi.
• Bağırsak ve mesane fonksiyonu ile ilgili yakınmalar.
MS’li insanların çoğu, sıklıkla kısmen veya tamamen düzelen, günler veya haftalar süren yeni atakların görüldüğü nüks dönemlerini takiben iyileşme (remisyon) dönemleri yaşar. takların olmadığı iyileşme dönemleri aylarca veya yıllarca sürebilir. Vücut ısısında küçük artışlar MS belirtilerini kötüleştirebilir, ancak bu durum nüks değildir. Nüks ve iyileşme dönemleri ile seyreden MS hastalarının yaklaşık yüzde 60 ila 70’inde yakınmalarda geçici iyileşme olsa bile belirti ve bulgularda sürekli bir ilerleme gelişir. Kötüleşme belirtileri genellikle yürüyüş ile ilgili yakınmalara neden olur. Zamanla yürüme yeteneği kaybolabilir. MS’li bazı insanlarda ise hastalık belirtileri ilk ortaya çıktıktan sonra hiç iyileşme dönemleri olmadan doğrudan yavaş ve ilerleyici bir seyir izler.
MS olan kişilerde aşağıdaki olumsuz durumlar gelişebilir:
• Kas sertliği veya spazmlar,
• Genellikle bacakları etkileyen felç,
• Mesane, bağırsak veya cinsel fonksiyon ile ilgili sorunlar,
• Unutkanlık ya da duygusal dalgalanma gibi ruhsal değişiklikler,
• Depresyon,
• Epilepsi (nöbet).
MS için spesifik bir tanı testi bulunmamaktadır. Tanı, benzer yakınma ve bulgulara neden olan diğer hastalıkların elenmesiyle konur. Nöroloji uzmanının yapacağı detaylı tıbbi öykü ve muayene ile başlanır ve sırasıyla diğer testler yapılır. MS ile benzer yakınmalara neden olabilecek enfeksiyon ve iltihabi hastalıkların ekarte edilmesi için çeşitli kan testleri yapılır. Beyin omurilik sıvısında (BOS olarak isimlendirilir) MS ile ilişkili beyaz kan hücrelerinin veya antikorların saptanması amacıyla bel bölgesinden omurların arasından iğneyle girilerek (lomber ponksiyon ismi verilir) az miktarda sıvı alınıp analizi yapılır. MS hastalığında beyin ve omurilikte MS plakları olarak isimlendirilen hasara uğramış alanların saptanması için, damar yolu ile bir tür boya özelliği olan kontrast madde verilerek MR radyolojik tetkiki yapılır. Ayrıca uyaranlara karşı sinir sistemi tarafından verilen yanıtların değerlendirildiği EVOK (uyarılmış potansiyeller) testi de faydalıdır. Görsel uyarılmış potansiyel testi bunlar içinde en duyarlı olan EVOK testidir.

Günümüzde MS’in kesin tedavisi yoktur. Uygulanan tedaviler genellikle atakların iyileşmesini hızlandırmak, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve yakınmaları düzeltmek amacıyla yapılmaktadır.
MS ataklarında sinirlerdeki enflamasyonu (iltihabı) azaltmada genellikle halk arasında kortizon olarak bilinen kortikosteroidler kullanılır. Kortikosteroidlerin uykusuzluk, kan şekerinde artış, tansiyon yüksekliği, duygusal durumda dalgalanma ve vücutta sıvı tutulumu gibi yan etkileri vardır. Belirtiler çok şiddetli ve kortikosteroidlere yanıt vermiyorsa, Plaze meferez olarak isimlendirilen, kanın sıvı kısmının (plazma) özel cihazlar aracılığı ile vücuttan uzaklaştırılması işlemi yapılmaktadır.
Bazı ilaçlar özellikle hastalığın erken evresinde yeni lezyonların oluşumunu engelleyebilir veya yeni atakların gelişme riskini azaltabilir. Beta interferonlar başta olmak üzere glatiramer asetat, dimetil fumarat, fingolimod, teriflunomid, natalizumab ve mitoksantron gibi ilaçlar bu grupta yer alır. Birçok hastanın tedavi gerektirmeyen hafif yakınmalarının olması nedeni ile tıbbi tedavinin planlaması bu konuda deneyimli nöroloji uzmanı tarafından yapılmalıdır.
Germe ve güçlendirme egzersizlerinin terapistler kontrolünde yapıldığı fizik tedavi ile günlük aktiviteler kolaylaştırılır. Özellikle bacaklarda olan elli ve kontrol edilemeyen kas spazmları veya sertliklerinde kas gevşeticilerin yararı vardır. Yorgunluğu azaltmaya yönelik, depresyon, ağrı, mesane ve bağırsak fonksiyonlarını destekleyen tedaviler yararlıdır.
Bazı küçük araştırmalarda doymuş yağ oranı düşük, omega-3 yağ asitlerinden zengin zeytinyağı ve balık yağı gibi besin öğelerini içeren dengeli beslenmenin MS hastalarında yararlı olabileceği saptanmıştır. Bu konuda daha fazla araştırmaya ihtiyaç var. Günlük yardımcı destek olarak 2-3 gram omega-3 alınabilir.
Süt, beyaz ekmek (glüten), soya, çikolata, mısır, koruyucu veya katkı içeren gıdalar gibi alerjiye neden olabilecek gıdalardan uzak durulmalı, gıda alerjisine yönelik testler yaptırılmalıdır.
Antioksidandan zengin gıdaları (yeşillik, yapraklı sebzeler, biber, domates, kiraz, vişne, yaban mersini gibi) sofrada bulunmalıdır.
Beyaz ekmek, makarna ve şeker gibi işlenmiş gıdalar tüketilmemelidir.

Yağsız kırmızı et, soğuk su balıkları, soya alerjisi yoksa GDO içermeyen tofu ve fasulye sağlıklı protein kaynağı olarak tercih edilmelidir. Yağ olarak zeytinyağı veya hindistan cevizi yağı kullanılmalıdır.
Alkol, sigara ve kahve gibi uyarıcı maddeler tüketilmemelidir.
Her gün 6-8 bardak filtre edilmiş su içilmelidir.
MS ataklarında hastaların bol bol dinlenmeleri gereklidir. Dinlenme, vücuttaki stresi azaltmada da yararlıdır. Hafif ya da orta derecede MS yakınmaları varsa düzenli olarak egzersiz yapılması kas gücünü, gerginliğini sağlamada, denge ve koordinasyon yeteneğinin geliştirilmesinde yardımcı olur. Egzersiz esnasında oluşan vücut ısısında artış durumu bazı hastaların yakınmalarında artışa neden olabilir. Bu durumda da yüzme veya suda yapılan diğer aktiviteler seçilebilir. MS için önerilen uygun egzersiz yöntemleri yürüyüş, düşük yoğunluklu aerobik egzersiz, eliptik bisiklet, germe çalışmaları, tai chi ve yogadır.
Vücut ısısı arttığında, MS belirtileri daha da kötüleşebilir. Bu nedenle, tatil planı yaparken daha serin bölgelerin tercih edilmesi, soğutma özelliğine sahip özel eşarp veya yelek gibi kıyafetlerin kullanılması yararlıdır.

Stres,birçok hastalıkta olduğu gibi MS’te belirti ve semptomları tetikleyebilir ya da kötüleştirebilir. Yoga, tai chi, masaj, meditasyon veya derin nefes terapileri strese karşı yararlıdır.
MS hastalığı doğurganlık yeteneğinde azalmaya veya hamilelik seyrinde olumsuz sonuçlara neden olmuyor. Hatta birçok hastada MS yakınmaları hamilelik esnasında, özellikle de 7. aydan sonra azalıyor. Sadece hamilelikte ve emzirme döneminde birçok ilacın kullanımı sakıncalı. Tedaviyi takip eden doktorun önerilerine göre bu döneme uygun ilaçlar kullanılabilmektedir.

ÖNERİLEN BESİN TAKVİYELERİ

• Balıkyağı: Enflamasyonu azaltıp sinir fonksiyonlarını destekler. Günde 20 gram gibi yüksek dozlarında ancak hekim kontrolünde alınmalıdır. Genellikle 3.000 mg EPA ve DHA karışımı önerilmektedir.
• Evening primrose yağı (EPO) ve Gamma linolenik asit (GLA): Periferal kan akışını artırır. Ellerde hissizliği önlemek ve tutma gücünü artırmak için günde 3 kez 500 mg önerilir. Günde 4 gram GLA içeriği zengin olan evening primrose yağından (EPO) verilen hastalarda ellerde hissizliğin azaldığı saptanmıştır. Ayrıca bir kaynakta, 26-35 gram ay çekirdeği yağı da önerilmektedir.
• B12 vitamini: Myelin oluşumu için gerekli vitamindir. MS’te B12 eksikliği görülebilir. B12 eksikliği nörolojik problemlere neden olmaktadır. MS hastalığında aylık 1 mg B12 vitamini enjeksiyonu veya 5-40 mg dilaltı tabletlerin metilkobalamin formunda alınması önerilir.
• D vitamini: MS hastalarında D vitamini eksikliği de saptanmaktadır. Eksiklik saptanırsa günde 1.000 IU takviyesi immün sistemi desteklemek için önerilir.
• Antioksidanlar: Oksidatif stresi azaltmak için gerekli antioksidan takviyeleri MS hastalarında düşüktür. Serbest radikaller MS’in oluşumunda rol oynarlar. C ve E vitamini, CoQ10, alfa lipoik asit, beta karoten ve selenyum içeren takviyeler, hücresel antioksidan savunmayı desteklemek için önerilir. Bağışıklık sistemini ve kasları desteklemek için yatmadan önce 100-200 mg CoQ10, ayrıca 500-1.000 mg C vitamini ve 600-1.200 mg alfa lipoik asit önerilmektedir. Antioksidan etkili olan bileşiklerden N-asetil sistein 200 mg, asetil L-karnitin ise 500 mg dozda önerilir. Bu desteklerin hastalık seyri üzerine bir etkisi bulunmamaktadır.
• Alfa lipoik asit: MS’te nörolojik yakınmaları azaltabileceğine dair veriler vardır. Günde 600-1.200 mg destek olarak kullanılır.
• Enzimler: MS tanısında genelde hastalarda sindirim bozuklukları da görülmektedir. Gerekli sindirim enzimlerinin salgılanması da zayıftur. Sindirime yardımcı enzim preparatları önerilir, ayrıca ağrı ve enflamasyonu baskılamaya destek amaçlı günde 3 kez 40 mg bromelain önerilir.
• Probiyotikler: Yararlı bakteriler gastrointestinal florayı destekler. Günde 1-3 kapsül yemeklerle birlikte alınması önerilir.
• Fosfatidilkolin ve theanine: Mylein tabakasını korumak ve asetil kolin seviyesini artırmak için günde 2 kez 500 mg dozda önerilir. Asetil kolin, kas fonksiyonları için gerekli olan bir maddedir. Theanine, kasların kasılmasını azaltan bir aminoasittir ve sinir sistemini desteklemek için günde 3 kez 200 mg dozda önerilir.
• Magnezyum ve kalsiyum: MS hastalarında Mg ve Ca seviyelerinde düşüklük gözlenmektedir. 680 mg Mg, 1.100 mg Ca ve 20 gram balık karaciğer yağı karışımı verilen hastalar izlemeye alışmış ve 1 yıl sonra alınan sonuçlara göre MS ataklarında azalma olduğu bildirilmiştir.
• Melatonin: Mevsimsel gün ışığında değişikliğe bağlı melatonin salgısında ve buna bağlı bağışıklık sistemi işlevlerinde değişiklikler olur. Bu da MS gibi otoimmün hastalıklarda ataklara neden olabilir. Tekrarlayan MS hastalarında melatonin döngüsünde bozulma görülmektedir. Melatonin dozu tam bilinmemekle birlikte, literatürde günlük 50-300 mg dozda melatonin desteğini 4 yıl kullanan ve ağır nörolojik tablosunda düzelme saptanan vaka sunumu vardır.

ÖNERİLEN BİTKİSEL İÇERİKLİ TAKVİYELER

• Yeşil çay, üzüm çekirdeği, çam kabuğu: Yeşil çay standart ekstresi, günde 250-500 mg dozda antioksidan etkisi nedeniyle önerilir. Günde 2-3 fincan yeşil çay içilmesi de önerilmektedir. Ayrıca %90-95’ten daha yüksek oranda proantosiyanidinleri içeren üzüm çekirdeği veya çam kabuğu ekstresinden günde 150-300 mg alınması önerilir.
• Mabet ağacı (Ginkgo biloba): Ginkgo biloba standart ekstresi (GBE) içeren preparat MS hastalarına verilmiş ve hastaların %44’ünde kas gücünde artış ve diğer MS semptomlarında azalama gözlenmiştir. 43 hastaya 12 hafta boyunca günde 2 kez 120 mg GBE takviyesi ile hastaların %80’inde bilişsel fonksiyonlarda önemli gelişmeler gözlenmiştir. %24 ginkgo flovonozitleri içeren ekstreden günde 2 kez 120-160 mg dozda alınması önerilir.
• Rhodiola rosea: Fiziksel ve psikolojik dayanıklılığı artırmada kullanılan adaptojen grubu bitkilerdendir. Stres ile ilişkili yorgunluk ve depresyonun azaltılmasında yararlıdır. Multipl sklerozda yararlı olabileceği düşünülmektedir, fakat bu konuda klinik bir çalışma bulunmamaktadır.
UYARI:
Yukarıda bahsedilen tüm destekler, hekim tavsiyesi ve kontrolünde alınmalıdır zira, MS hastalığında immün sistemi destekleyen doğal ürünler, otoantikor üretimini artırabilir. Otoantikor yanıt, demyelinize sinir lifleri oluşumunun nedenidir. Bir kaynakta, özellikle ekinezya, ginseng, meyan kökü ve diğer immün sistemi destekleyici bitkisel kaynaklardan uzak durulması gerektiği belirtilmektedir.

Yazar: Fatih Bolelli

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :