Paul, Berne-Hofwil kolejinde müzik öğretmenliği yapan bir baba ile müzisyen bir annenin ikinci çocuğu olarak 1879’da Münchenbuchsee’de doğdu. Müzikal değerlere sahip olan ailesi Paul’u müzik konusunda cesaretlendirerek daha yedi yaşındayken ona bir keman hediye etti. Ebeveynlerinin isteklerine rağmen Paul, görsel sanatlarda daha başarılı olacağına karar verdi.

Ailesi onu resim eğitimi alması için Münih’e gönderdi. Akademik eğitiminde çoğunlukla çizim becerilerine odaklandı. Her zaman yeni, her zaman sınırsız olan biçimlerle ilgilendi. 1900’de Alman sembolist Franz Von Stuck’un stüdyosuna katılmadan önce iki yıl boyunca özel bir stüdyoda çalıştı. Münih’te piyanist olan Lily Stumpf’la tanışarak,1906’da evlendi.

1911 yılında Alfred Kubin, August Macke ve Wassily Kandinsky gibi önemli isimlerle tanıştı. Kandinsky’nin önderliğinde Der Blaue Reiter (Mavi Atlı) adı ile bir topluluk kurdu.

CREATOR: gd-jpeg v1.0 (using IJG JPEG v62), quality = 100

1912’de Paris’e giderek “non-figuration”un en güçlü temsilcilerinden biri olan Fransız ressam Robert Delaunay ile tanışarak atölyesini ziyaret etti.

1914’te eşiyle birlikte Paskalya tatili yapmak için Tunus’a gitti. Bu yolculuk sayesinde renklerle olan ilişkisi değişti. Tunus’tan ayrıldıktan sonra suluboya ile pek çok soyut çalışma yaptı. Paul, Tunus’tan döndükten üç ay sonra I. Dünya Savaşı çıktı ve savaş süreci Paul’un soyut sanat ile ilgili olan görüşlerini farklılaştırdı.

1920’de Weimar’daki Staatliches Bauhaus’da (görsel sanatlar için bir zemin hazırlamayı amaçlayan mimarlık ve endüstriyel tasarım okulu) öğretmenlik yaptı.

1930’da New York’ta Modern Sanatlar Müze’sinde önemli bir sergi açtı. Tabloları dünyanın en büyük koleksiyonları arasına girdi. Aynı yıl Klee, Düsseldorf’taki sanat akademisi için Bauhaus’tan ayrıldı lakin Hitler’in Almanya’nın Şansölyesi seçildiği Ocak 1933’te, Paul bir “Galiçya Yahudisi” ve “kültürel Bolşevik olarak adlandırılarak, öğretmenlik görevinden alındı.

Yaşadıklarından etkilenen sanatçı, eşi ile birlikte İsviçre’ye döndü. Bir süre sonrada ‘Sklerodermi’ denilen hastalığa yakalanan sanatçı,1940 yılında ağırlaşarak hastaneye kaldırıldı. 29 Haziranda da kalp krizi geçirerek hayata gözlerini yumdu.

Klee, yazı ve görsel sanatı ayıran geleneksel sınırlara yeni bir anlatım katarak soyut şiirsel semboller ve işaret diliyle meydan okudu. Oklar, harfler, müzik notasyonu, eski hiyeroglifleri çalışmalarında kullandı.

En önemli eserleri:

Kırmızı Füg, Pastoral, Şarkıcı Rosa Silber’in Ses Rengi, Mucizenin Sunumu, Balığın Etrafında, Dört Elmalı Natürmort, Alaycı, Korkunun Maskesi, Kahramanca Dokunuşlar, Aktör Maskesi, Viyadük İsyanı, Natürmort, Cesaret, Insula Dulcamara, Grilik ve Sahil, Nil Efsanelerinden, Müzisyen, Çocuk Büstü, Pert Tapınağından bir Köşe, Renkli Işıklar, Altın Balık, Siyah Prenses, Gül Bahçesi, Alman Bıyığı, Cacodemonic, Ab Ovo, Kahire’den Görünüm, Operadan Dövüş Sahnesi, Gemileri Beklerken, Ana ve Yan Yollar, Arap Şarkısı, Pencere, Vadideki Son Köy, Yeşil Avlu, Lomolarm, Yem, Ezik Burunlu Portre, Dağın Kötümser Alegorisi, Deniz Kenarındaki Yol, Hammamet’ten Motif, İki Genç Kızın Kaderi, Bozuk Yüzeyler, Zengin Liman, Mobilya Karikatürü, Ülkeyi Yok Eden Savaş, Doğumdan Önce, Soyut Metin, Sarı İşaretler…

Kaynakça:
http://www.theartstory.org

Yazar: Börte Büşra Yavuz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here