Pireler ve Özelikleri

Pireler

Pire; kelimesini duyar duymaz otomatik olarak kolunun üstüne bakar herkes. Asırlardır sadece insanlığın değil, tüm canlıların istenmeyen yoldaşları olan bu minik canlılar; gerçekten istenmeyecek kadar kötü mü? Ya da zannedilenin aksine onlardan öğreneceklerimiz mevcut mu? Gelin! Bu çılgın zıplama ustalarının bilinmeyenlerine bir pencere açalım.
Bilimsel ismiyle “Siphonaptera” Yunanca “sifon” kelimesi ile boru kelimesi “aptera” nın birleşmesinden türetilmiştir. Bu isim; kan emmeye tasarlanmış ağız yapısından dolayı verilmiştir. Yetişkin bir pire 0.1- 1 cm boyunda uçamayan küçük kanatlı böceklerdir. Çok sayıda sert kıllara sahip olan pirelerin yaklaşık 2000 alt türü vardır. İnsanlar dahil olmak kaydıyla memelilerin ve kuşların kanı ile beslenir.

Dünyanın En İyi Zıplama Ustaları

Pire zıplaması; biyolog ve bilim adamları tarafından İncelendiğinde, bu hareketin, basit bir zıplama hareketinin çok ötesinde, resmen show havasında olduğunu fark ettiler. Pireler; tek bir atlayışta 33 cm kadar zıplayabiliyorlardı. Bu, kendi vücut boyunun 130 katından fazladır ve şaşırtıcı tek özelliği bu değildi. Her bir sıçramaları, onları normal yerçekiminin 100 katı olan bir çekim kuvvetine maruz bırakabilirdi. Ve pireler yorulmak bilmeden üç gün boyunca sürekli zıplayabilirlerdi.
Cazip olan nokta ise; bilimin bu atlayışı nasıl yaptığını hala tam olarak çözememiş olmasıdır. Bu atlayışın sebebi dizlerinin özel bir özelliği miydi yoksa ayakları mıydı? Ya da henüz bulunamayan farklı bir gerçek mi vardı? Bu soruların cevaplarını bulmak için çalışmalarına devam eden bilim adamları, pirelerin gözlemlenebilmesini ancak yüksek hızlı kameranın gelişinden sonra yapabilmişlerdir. Pirelerin, dizleri süper bir çekiş gücüne sahiptir ve ayakları sihirliymiş gibi her zaman zemine basmaz. Ayakları atlamak için gereken enerjiyi ayak parmaklarına depoladıkları için kolları olarak görev görürler. Pirelerin nasıl bu kadar zıpladıklarını çözmeye çalışan bilim adamları şayet bir gün tam manasıyla bunu çözebilirlerse; arazi üzerinde zıplayan bir robot icat edebilirler. Bu da devrim niteliğinde bir icat olur.

Dinozorların da Piresi Vardı.
Kayıtlardaki en eski fosil pire 125-165 milyon yıl öncesine aittir. O zamanlar olan pireler şimdiki pireler gibi uzun zıplayamıyorlardı. Zıplamak yerine, bir nevi süzülerek hedefine ulaşıyorlardı. Tarih öncesi yaşayan bu pireler, o dönemin av hayvanları gibi süper büyük yapılara sahiplerdi. Bugünün pire yapısına nazaran boyları sekiz santim civarındaydı. Ağız yapıları dinozorların kanını emebilmek için daha sert ve kalın tasarlanmıştı.

Pire Sirkleri


1500’lü yılların sonlarında; çoğunlukla saat yapımında, tüm küçük dişlileri yerinde tutmak için olağanüstü ince koordinasyon gerektiren el sanatları vardı. İnce motor becerilerini göstermek için saat yapımcıları pire çalıştırmaya başladılar. Bunun için ilk önce bir tane pire yakalanması ve ince iplikle bağlanması gerekiyordu. Bu bağlanma işleminin hassasiyeti çok önemliydi. Çünkü gevşek bağlanan bir pire o pirenin kaçmasına sebebiyet verirken, sıkı bağlanmış bir pire olası başsız bir pire demekti. Bu minik saat dişlilerinde pire çalıştırma fikrinin kimden ve nasıl çıktığı bilinmese de 1900 lü yıllarda pire sirklerinde gösteri yapmaya zorlanan pireler için bir fikir vermiş olabilir.
Pire sirki; canı sıkılan insanın hayal gücünü zorlayan bir gösteriydi. 1939’lerde 2. Dünya savaşının başladığı yıllarda gösteri yapmaya zorlanan 300 pire, soğuktan donarak öldü. Yapılacak gösterinin tamamlanabilmesi için 2 gün i içerisinde 300 pire yetiştirilse de aynı verim alınamadı.

Pirelerin Yaşam Döngüsü

Yeni yumurtadan çıkmış bir pire, yemeksiz iki haftaya kadar yaşayabildiği gibi yetişkin bir pire de on sekiz ay kadar aç yaşayabilir. Bu pirelere özel özelliktir. Ayrıca bol besinlerinin olduğu zamanlarda bile ömrü, sadece iki ya da üç aydır. Pire görüldükten sonra, yumurta bırakma süresi sadece 1-2 gün olup hayatının geri kalanı için günde 20-50 arası yumurta yapar. Bu yumurtalar, neme ve diğer birkaç faktöre bağlı olarak 1-10 gün içinde yumurtadan çıkar ve larva evresini tamamlayıp yavru evresine girerler. Yavru evresi 5-11 gün sürer. Genellikle iki hafta içinde yetişkin olarak kozalarından çıkarlar ve hemen avına yönelirler.

Pireler Güçlü Biyolojik Silahlardır.

Veba genellikle farelere mal edilen bir hastalık olsa dahi, gerçek öyle değildir. Kara ölüm olarak bilinen veba; farelerden değil de farelerin taşıdığı pirelerdeki bakterilerden bulaşır. Bu hastalık, 1300’lü yıllarda beş yıl boyunca Avrupa’nın 20 milyona yakın nüfusunun üçte bir oranında yok olmasına sebep oldu. Vebaya neyin sebep olduğuna gelince; bunun cevabı yılda iki kez Amerika Birleşik Devletleri’nde, genellikle haşere öldüren kedilere sahip olan kişilerden rapor edilmektedir. Veba ölüm oranı; yılda nüfusun üçte biriyken nasıl oldu da iki kişiye düştü? Genetikçiler hastalığa yakalanmaya yetecek kadar güçlü bir bakterinin artık olmadığını ya da insanların genetik bir bağışıklığa sahip olduklarına inanırlar.
Yine de bu hastalığın tamamen ortadan kalkmadığını, pirenin “kedi tırmığı ateşi” gibi bir hastalığa yol açmasından anlayabiliriz. Kedi tırmığı ateşi; kedilerin %40’ının hayatlarının bir noktasında taşıdığı bir bakteridir. Pire tarafından onlara verilir ve kedi bir insanı ısırdığında, yaladığında veya tırmık attığında insanlara bulaşır. Düşük bağışıklık sistemine sahip olanlar bu hastalık için savunmasızdır. Kedilerin kendileri de pençeleri yoluyla bu bakteriyi alabilir. Ve kedi lösemisi ve solucanı hastalıklarına yakalanabilir. Köpekler ayrıca bu hastalığı pire yoluyla kapabileceği gibi bir başka tür solucandan tenyalar alabilirler.
Pire alerjisi özellikle pire ‘tükürüklerine karşı duyarlı olan canlılarda görülür. Bu durumdan etkilenen köpek ve kediler kendilerini tırmalayabilir hatta cildini yırtılabilir. Tavşanların pirelerin getirdiği bakterilere karşı bağışık sistemi düşüktür. Myxomatosis ciddi bir hastalıktır ve kümes hayvanlarının belasıdır. Bu hastalığın bakterisini taşıyan pireler tarafından ısırılan tavşanlar, genellikle 48 saat içinde ölür, daha dirençli olanların ölümü de 2 haftayı geçmez. İyileşme son derece nadirdir ve hastalığın yayılması o kadar hızlıdır ki, hayvan sahiplerinin ya da veterinerlerin çözüm bulmaya zamanı kalmaz. Her şeyden önce pire, herhangi bir hayvanı çok ağır bir şekilde, istila edince, hayvanın ölümüne sebep olabilir. Anemi, tıbbi müdahale yapılmadığı takdirde bu hayvanlarda oluşacak ve onları öldürecektir.

Pire Çıkarma Yöntemleri

Orta çağlardaki zenginlerin, pireden kurtulmak için birkaç seçeneği vardı. Bu seçeneklerden biri, yatağına beyaz bir çarşaf koyarak, pirenin atlamasını bekler ve erkek hizmetçilerin her biri, bir pire yakalamak için ayrı ayrı görevlendirilirdi. Ya da bir kucak köpeği ile pire yakalamayı tercih ederlerdi. Bu orta çağ kucak köpek ırklarının çoğu sadece bu amaç için bakılırdı. Sonrasında pireden mustarip olan insanlar, zehirli ot kullanımını tercih etti. Zehirli otlarla pire yakalamanın yanı sıra tutkal kapanları da pire yakalamak için yapılan icatlar arasındadır.
Bugün pire öldürme yöntemlerimiz değişti. Pireler; sert pestisitleri ile zehirlenerek onlardan kurtulmak mümkündür. Köpekler için ise banyo öncesinde çay ağacı yağı ile pireden arındırılıyor. Bu ilaçlar pireleri saniyeler içinde öldürür, ancak kedilerde kullanım için güvenli değildir. Bunun yanı sıra pireler de rutubete karşı hassastır ve nem oranı %52’nin altında ise pire yumurtaları genellikle yumurtadan çıkmaz. Zemine serpilen tuz, nemi emeceği için o yeri pirelerin yaşama alanı olmaktan çıkarır. Ayrıca silisli toprak çok iyi doğal bir üründür. Eski deniz canlılarının fosilleşmiş kalıntılarıdır ve aslında FDA’ ya göre yenildiği takdirde herhangi bir zararı yoktur. Silisli toprak dökülen bir ortam; hassas bir mikroskop ile incelendiğinde, pire ve diğer böceklerin eklemlerine girerek, eklemleri parçaladığı görülmüştür. Buda; pireden kurtulmak için silisli toprağın etkili olduğunu gösterir.

Sonuç olarak; çok uzun süredir hayatımızda olan pireden kurtulmak için bir sürü teknikler geliştirildi, hatta icatlar yapıldı. Muhtemelen pireden asla kurtulamayacağız. Durum böyle olunca; bu eşsiz minik canlıların keşfetmeye çalışarak yaradılışındaki mucizeleri görmeye çalışabiliriz.

Kaynakça:
https://wiki.bugwood.org
www.ento.csiro.au
https://projects.ncsu.edu

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :