Radyo, uzaydan iletilen radyo frekanslarının elektromanyetik dalgalarını (ışığın frekansı altındaki frekanslar) kullanan kablosuz iletişim sistemidir. Kullanılan frekansın türü, iletişimin istenildiği uygulama türüne bağlıdır. Radyo dalgaları, elektromanyetik yüklü bir nesne ile birlikte spektrumun radyo frekansı bölümünde belirli bir frekansta hızlandırılmasıyla oluşur. Hızlanma aynı zamanda bir antenin alternatif akımından da kaynaklanabilir. Radyo dalgalarının frekansı birkaç kilohertz ila birkaç gigahertz arasında herhangi bir ölçümde olabilir. Radyo iletişiminde hata kaynakları fırtınalar ve elektrik arızalarından kaynaklanmaktadır.

Radyonun uygulanması
Radyo dalgaları geniş bir uygulama yelpazesine sahiptir. Radyo dalgalarının birincil uygulaması radyo ve televizyon yayıncılığındadır. Bu, uluslararası iletim için uyduların kullanılmasını gerektirebilir. Askeri birlikler dünyada hem barış zamanı hem de savaş zamanı operasyonları sırasında radyo teknolojisini yoğun bir şekilde kullanıyor. Radyo bağlantıları, doğal afetler durumunda acil kurtarma işlemleri sırasında iletişim kurmak amaçlı kullanılabiliyor. Savaş, arama kurtarma operasyonları sırasında komutanlar ve cephe birlikleri arasındaki bağlantılar ve istihbarat toplama görevleri radyo teknolojisinin kullanılmasını gerektirir. Sivil havacılık otoriteleri tarafından kullanılan radar sistemleri, donanma ve hava kuvvetleri radyo sistemlerinden faydalanmaktadır. Uzay iletişiminde de bu harika teknoloji kullanılarak inceleme ve araştırma yapılır. Böyle bir uygulamada kullanılan radyonun tarihi bir örneğini vermek gerekirse, Neil Armstrong, ünlü kelimelerini “benim için küçük insanlık için büyük bir adım” dünyaya radyo frekansı üzerinden bağlantı kurarak yaptı. Sesi 385.000 km boyunca dünyaya yayıldı.

*Radyo iletişiminde radyo dalgalarının yayılımı
Radyo sistemleri, temelde bir verici ve alıcı gerektirir. Bu verici, elektrik enerjisinin önceden belirlenmiş bir radyo frekansının salınımlarına dönüştüren bir salınım jeneratöründen oluşur. Amplifikatörler bu salınımların yoğunluğunu arttırır. Taşıyıcı dalganın anlık frekansı iletilecek sinyale göre modüle edilir. Dönüştürücüler, bu amaçla ses enerjisini elektrik sinyallerine dönüştürmek için kullanır.

Yayın istasyonları dikkatle kontrol edilen kuvars-kristal osilatörleri kullanmaktadır. Antenler sinyal iletmek zorundadır. Anten, bir radyo alıcısının önemli bir parçasıdır. Radyo dalgaları, yükseltilmiş olan elektrik salınımlarına dönüştürülür. Algılama donanımı sinyalleri demodüle eder ve bu dalgaları görülebilir sinyallere dönüştürür.

Radyo tarihi ve gelişimi
İngiliz fizikçi James Maxwell’in elektromanyetik dalgalar teorisi, radyo tarihinin başlangıç noktası olarak kabul edilir. İtalyan elektrik mühendisi Guglielmo Marconi, ilk pratik radyo iletim ve alım sisteminin icatıyla alakalı 1894’te çalışmalar ve denemeler yaptı. Kısa süre sonra Kablosuz Telgraf Sinyal Şirketi Limited’i açtı. Radyo akışı, Atlantik genelinde sinyaller yaymaya başladığında ortaya çıkmış oldu. Bugün radyo sadece bir eğlence aracı değil; bugünün Bilgi Çağının şekillendiği tek araçtır.

Radyoyu icad etmesi sebebiyle Marconi, 1909 yılında Nobel Fizik Ödülü’nü kazanmıştır. Elektrik ve bilim konularına özel ilgi duyan Marconi, Radyasyon olarak adlandırılan dalgalar, radyonun icadı için önemli çalışmalar yapan Hertz ’in ismini almış ve o dönemde Hertz ismi dalgalara verilmiştir.

Yazar: Osman Uçar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here