Fobiler kimi insanların hayatlarını esir alan korkulardır. Dünya üzerinde çok farklı şeylerden korkmakla ilişkili binlerce fobi vardır. Fobiler aslında çok da hafife alınacak korkular değillerdir. Çoğu fobinin bir nedeni, geçmişte bir yaşanmışlıkla ilişkisi olduğu düşünülmektedir. Fakat bazı insanlarda bazı fobilerin neden var olduğunu anlamak pek de mümkün olmayabilir. Fobilerden kurtulmak için çok farklı tedavi yöntemleri mevcuttur. Başarısı kişiye göre değişen yöntemler de vardır. Hatta fobilerden kurtulmak için hiç de ehil olmayan kişilere başvuranların sayısı da pek az değildir. Bu tavsiye edilmeyen bir yöntem olsa da böyle yöntemlere başvuranlar çok fazladır. Eğer bir fobiniz varsa bunun üstesinden gelmek için işin uzmanı kişilere ihtiyacınız vardır. Peki bu binlerce farklı çeşit fobiler arasında en yaygınları nelerdir? Bir fobiniz var mı bilmiyoruz ama bu 10 fobi dünya üzerinde çok yaygındır ve milyonlarca kişiyi etkisi altına almıştır.

10. Kardiyofobi

Kalp hastalığına yakalanmaktan korkan bu insanların sayısı dünyada hiç de az değildir. Genel olarak kalp krizi riski olan şeylerden uzak durmanın çok daha ötesinde bir durum olarak tanımlanan kardiyofobi bunu bir hastalık haline getirmiş insanlara konulan teşhistir. Kardiyofobisi olanlar kalp hastalıklarından korkmayı bir takıntı haline getirdikleri için sürekli bir stres halindedir ve asıl kalp krizi nedenlerinden biri de yoğun stres altında yaşamaktır. Farkında olmadan korktuğun şeyin riskini arttırmakta olan kardiyofobisi olan insanların bir uzmandan yardım almaları önerilmektedir. Bu fobi hiç de dalga geçilecek bir durum olmadığından ciddiyetle yaklaşılması gerekmektedir.

9. Nekrofobi

Ölüm ve ölü görmekten korkma olarak tanımlanan nekrofobi kelimesinin kökeni yunancadan gelmektedir. Nekro eski Yunancada ceset anlamına gelirken fobi kelimesinin kökeni de fobostan gelmektedir. Bu fobiye sahip kişiler ölümden saplantılı bir şekilde korkarlar ve ölü birinin fotoğrafının görülmesi bile korku sinyallerini harekete geçirmekte yeterli olur. Böyle insanların saplantıları o kadar yüksektir ki bir mizansenden ibaret olduğunu bildikleri televizyon dizilerinde bile gördükleri ölü insan figürleri onları son derece etkiler. Ölü bir insan ya da fotoğrafını gördüğünde ya da aklına ölüm geldiğinde yaşadığı semptomlar şu şekilde sıralanabilir: Kalp ritminin bozulması, hızlı soluk alıp verme, nefes darlığı, terleme, ağzın kuruması, hasta ve huzursuzluk hissiyatı, korku ve dehşet hissiyatı. Belli bir vakti ya da anı olmayan hasta her an bu fobinin atağıyla karşılaşabilir. Bir cenaze töreni ya da ölü bir hayvanın bile fobisini tetikleyebileceği durumlar sıklıkla yaşanabilir.

8. Astrafobi

Astrafobi, şimşek ve gök gürültüsünden aşırı derecede korkma durumuna verilen isimdir. İnsanlar haricinde hayvanlarda da görülebilen bir fobidir. Bu kelimenin de kökeni Yunanca astrape yani şimşek kelimesinden türetilmiştir. Yağışın sağanak yağdığı durumlarda daha hiç şimşek ya da gök gürültüsü olmasa dahi olabilme ihtimalinden korkan bu kişiler tüm yağmuru endişeli bir şekilde geçirirler. Yağmur yağdığında ya da şimşek çaktığında titreme, panikle ağlama, midenin bulanması, kalp atışlarının hızlanması ve tuvalete çıkma isteği gibi diğer fobilere son derece benzeyen semptomları vardır. Yağmurlu havalarda yalnızlarsa bu durumlar çok daha şiddetli olabilir. Çoğu hasta yağmur yağdığında çevrelerinde kaçacak bir nokta ararlar. Bu nokta kimi zaman yatağın altı olabilirken kimi zaman da bodrum ya da dolabın içi olabilmektedir. Bu sayede gök gürültüsü ve şimşeğin sesini ve ışığını fark etmelerini düşürmeye çalışırlar. Hava durumlarını çok dikkatli inceleyen astrafobikler en ufak bir yağmur yağma ihtimalinde bile dışarı çıkmak istemezler. Böyle durumlarda astrafobi, evden çıkma korkusu olan agorafobiye dönüşebilir.

7. Karsinofobi

Karsinofobi, kişinin kanser olmaktan korkmayı takıntı haline getirecek kadar şiddetli hissetmesine verilen isimdir. Araştırmalara göre en fazla korkulup insanların çaresizliğe kapılmalarına neden olan hastalık kanser hastalığıdır. Bu fobiye sahip kişiler doktor raporlarına rağmen hasta olmadıklarına inanamazlar. Bu son derece önemli rahatsızlığı kişide depresyon semptomlarının bulunması takip edebilir. Yediğimiz gıdalardan oynadığımız oyuncaklara hatta soluduğumuz havaya kadar her şeyin kanserojen riskinin olması hayatımızı son derece önemli bir şekilde etkiliyor. Bunlara dikkat edip kanserden korunmaya çalışmak tabi önemli ama kimi insanlar bu durumu abartıp her saniyelerini kanser olma ihtimalini düşünerek geçirebiliyorlar. Düşüncesel bir fobi olaması dolayısıyla diğer pek çok fobi gibi korku kaynağından uzak durmanın çare olmadığı bu fobinin tedavisi için uzman psikiyatristlere ihtiyaç vardır. Erken teşhis ve tedavi yöntemlerinin artmasına karşın kanser fobisi olan karsinofobi de yüksek hızda artmaktadır.

6. Akrofobi

Çok şiddetli bir biçimde yüksekten korkmaya verilen isim olan akrofobi tehlikeli bir fobidir. Böyle insanlar yüksek yerlere çıktıklarında ya da medyada yüksek yerleri gördüklerinde bünyede panik atağa benzer tepkiler oluşur ve buna şiddetli bir baş dönmesi eşlik edebilir. Bu fobiye sahip kişilerin tabii ki de yükseklerden uzak durması gerekmektedir ama yükseğe çıkmak zorunda kalsalar bile çevreyi görmemeleri gerekir. Bu hastalığı sadece çok yükseklere çıkarken oluşan bir fobi olarak görmemek gerekir. Birkaç merdiveni birer birer çıkarken bile kişi bu korkuyu yaşayabilir. Böyle durumlarda denge kaybı da yaşayabilen akrofobiklerde genel sorun göz yüksek bir yerden ortalama mesafeyi hesaplayamaması sonucunda beyne korku sinyali iletmesinden kaynaklanır. Yaşam kalitesini çok fazla düşüren bu rahatsızlığın atlatılması için uzmanlara danışılması tavsiye edilmektedir.

5. Klostrofobi

En yaygın fobilerden olan klostrofobi kapalı alan fobisi olarak bilinir. Klostrofobikler küçük bir mekan ya da odaya girerken panik yaşayıp kaçma isteğiyle hareket edebilirler. Modern hayatın bir getirisi olarak yüksek yapılaşma sonucunda sürekli kullanmak zorunda kaldığımız asansörler klostrofobinin en yaygın görüldüğü yerlerdir. Penceresiz odalar hatta dar ve yüksek boğazlı kazaklar bile kişinin fobisini tetikleyebilir. Bu durumdaki hastaların atakları genellikle panik atakla sonuçlanır. Kısıtlama ve boğulma korkusu yaşayan klostrofobikler genellikle kontrolü elinde olmadan kendilerini sıkıştıran şeylerden korkarlar. Bu fobi ataklarının olabileceği yerleri sadece asansör benzeri dar alanlar olarak düşünmememiz gerekir. Uçaklar, metro ve bodrum katları ve hatta su altı bile bu fobiyi tetikleyebilir. Bir bölge ya da bir hareketin yapılması kısıtlandığında klostrofobiklerin atakları tutabilir. Bu ataklar sırasında kişi boğulma hissi yaşayabilir ve ne kadar nefes alsa da aldığı nefesin ona yetmediğini düşünür.

4. Agorafobi

Filmlerde pek çok defa karşımıza çıkar bir kişi dışarı çıkmaya korkar. Örnekten de anlaşılacağı üzere Agorafobi açık alan korkusudur. Bu fobiye sahip olan kişiler evin dışına çıkmaktan, halka açık ve kalabalık yerlerde bulunmaktan, alışveriş merkezi ya da toplu taşıma araçlarını kullanmaktan korkabilirler. Böyle yerlere girmekten kaçınmaları dolayısıyla evlerinden hiç çıkamayabilirler. Agorafobikler dışarı çıktıklarında herkesin ilgisinin ondaymış gibi hissedip bundan bunalabilirler. Açık alanda bol oksijenin altında olsalar dahi kendilerini boğuluyormuş gibi hissedebilirler. Dışarı çıkmaktan tamamıyla korkacak kadar ileri düzey olmayanları ise dışarı yalnız çıkmaktan ve dışarıda yeni birilerinin onunla konuşmasından son derece rahatsız olurlar.

3. Aerofobi

Aerofobi, uçaktan korkma ya da uçakta bulunma korkusu olarak bilinir. Aerofobi denildiğinde akla sadece uçak gelmemeli, helikopter, balon vb. havada insan taşıyan araçlar da aerofobiyi tetikleyebilir. Uçaktan korkma çevremizde çok yaygındır. Bir çok insan uçak seyahatlerinden korktuğundan çok uzun mesafeleri bile araba ya da trenle katetmek zorunda kalır. Aerofobisi olan insanların uçma korkusu uçağın içindeyken başlamaz. Uçuşa günler kala kişide panik, kusma hali ve bayılma hali gibi durumlarla kişi korkusunu belli eder. Uçak korkusunun altında yatan en büyük sebep ise kişinin uçak içindeyken herhangi bir arıza ya da kaza halinde kendini kurtarma olanağının kısıtlı olmasıdır. Bu neden uçak korkularının en yaygın nedeni olarak görülmekle birlikte kapalı alanlardan ya da yüksekten korkan insanlar da uçak korkusu gösterebilirler.

2. Sosyofobi

Sosyofobi adından da belli olacağı üzere kişinin sosyal hayata girme fobisidir. Sosyal hayatta farklı kişilerle iletişimde zorlanan bu insanlar genel olarak içine kapanık kişilerdir. Sosyofobinin ilerleyen safhalarında kişi kendini iyice yalnızlığa itebilir. Sosyofobisi olan kişiler tüm insanların onu izlediğini düşünmektedir. Diğer insanlar için sıradan olan durumlar mesela bir ortamda arkadaşlarla sohbet etme sosyofobisi olan kişiler için bir zulüm olabilir. Sosyofobisi olan kişiler biriyle konuşurken gözlerine bakmaya çekinir, konuşmaları başlatamaz hatta çok fazla bilgisi olduğu konuda bile iki lafı bir araya getirirken zorlanır. Özellikle herkesin onu dinlediği anlarda ne yapacaklarını bilemeyip kendilerini kitleyebilirler. Sosyofobik bireyler bu durumun hayat kalitesini düşürdüğünü farketseler dahi tedavi edilemeyeceğini düşünmektedirler. Bu çok yanlış bir düşüncedir ve sosyofobik bireylerin uzman terapistlerle görüşmesi önerilir. Çok yetenekli olsalar dahi kendilerini hep çok yeteneksiz ve beceriksiz olarak görüp yeteneklerini sergilemekten korkan sosyofobikler söyledikleri her kelime ya da yaptıkları her işin çevreleri tarafından alay konusu edileceğini düşünebilirler.

1. Araknafobi

Araknafobi toplum arasında bilinen haliyle örümcek fobisidir. Örümceklerin farklı canlılar olması ve bir sürü bacağının olmasının insanlara korkunç gelmesi dolayısıyla araknafobi dünya üzerindeki en yaygın fobidir. Bu fobiye sahip kişiler bir örümcek gördükleri anda tüm düşünce sistemlerini bırakıp hemen zıplayarak ortamdan kaçmaya çalışırlar. Böyle kişiler örümcekle karşılaşma ihtimali olan yerleri önceden düşünüp oralara gitmek istemezler. Araknafobik biri bir doğa evinde kalma ya da doğa yürüyüşü yapma konusunda son derece sıkıntı yaşar. Bazı insanlar ise örümcek gördüğünde çığlık atarak kaçmak yerine olduğu yerde donakalabilirler. Bu da fobinin bir sonucu ortaya çıkan bir davranıştır. Eğer örümcekle karşılaştığında yalnızlarsa genelde bulundukları ortama bir daha dönmemek üzere kaçmayı düşünürler. İlerleyen durumlarda her yerde örümcek olma riskini sürekli akıllarından geçiren kişiler hiçbir iş yapamaz hale gelebilir. Tedavisi için farklı terapi yöntemleri uygulanmaktadır ve eğer araknafobiniz varsa bir uzmana gitmenizi tavsiye ederiz.

Kaynakça:
Hürriyet Top Ten Ansiklopedisi

Yazar: Efe Cuma Yavuzsoy

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here