Medya ekonomisi, haberlerin yanı sıra eğlence de dahil olmak üzere kitle iletişim araçlarının ekonomik yönleriyle ilgilidir. Medyanın ekonomisi yerel, ulusal veya uluslararası ölçekte incelenebilir. Bu çalışma, medyanın iş uygulamaları, özellikle de reklamcılık yöntemleri ve yayın istasyonlarının mülkiyet yapısı ile ilgilidir.

Medyada reklam
Televizyon ve radyo üreticileri, doğrudan yayınladıkları programlardan para kazanmazlar. Haber ve eğlence endüstrilerinin can damarı olan reklamcılıktır. Ortalama bir yılda, televizyon ve radyo istasyonları reklamlar için yaklaşık 150 milyar dolar para harcıyor. Reklamcılık programı başarılı olursa, bir medya şirketi ilk yatırımının karşılığında % 200-300 kar kazanmayı hedefleyebilir.

Medyadaki reklam miktarı da son otuz yılda beklenmedik bir şekilde artmıştır. 1970’li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde günde 560 adet reklam yayınlanmıştır. Takip eden 1990’larda bu sayı 3.000’e yükseldi. Aynı otuz yıl boyunca, sadece çocuklara yönelik reklamların sayısı ikiye katlanarak 1990’ların sonlarında yılda 40.000 adet reklamı aştı.

Televizyon ve radyo kuruluşları reklam gelirlerini beyan etmek zorundadırlar. 2001 yılında yayın reklam gelirleri toplam olarak (Veriler ABD yayın kuruluşlarının toplam miktarıdır.) 54500000000 dolar idi. Radyo reklamcılık sektörü bunun 17,7 milyar dolarını oluşturdu. Bu sayı sadece bir yıl sonra 19.4 milyar dolara yükseldi. Günümüzde ise 2001 yılından itibaren üzerine 2.8 milyar dolar kar koyarak artmaya devam etti.

Amerika Birleşik Devletleri ve dünya çapındaki medya holdingleri
Federal İletişim Komisyonu ABD’de kaybolmamış istasyonlarının sayısının kaydını tutar. 2004 yılı itibarıyla, 13476 radyo istasyonu, 1744 ticari ve eğitim televizyon istasyonu, 610 A Sınıfı televizyon istasyonu, 2128 düşük güç televizyon istasyonu ve 8579 sinyal yönlendiricisi, artırıcılar ve çeviriciler bulunmaktadır . Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yayıncıların ve sinyal arttırıcıların toplam sayısı 26537’dir.

Bu, dünya çapındaki medya yayın istasyonlarının toplam payının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Dünyadaki radyo ve televizyon yayıncılarının toplam sayısı yaklaşık 65500’tür. Bu istasyonların % 27’si ABD’de bulunmaktadır. Ayrıca ABD dışındaki çok sayıda istasyonun ABD merkezli çok uluslu medya holdingleri tarafından sahip olduğu tahmin edilmektedir.

Fakat günümüzde yayın gelirleri artmakla birlikte yayın gelirlerinin dijital alanlardan elde edildiğini görmekteyiz. Bu da TV ve radyonun popülerliğinin yavaş yavaş geçtiğini göstermektedir. Küresel medya ekonomisi derin dönüşümler geçiriyor. İnternetin yıkıcı gücü ile sık sık, geleneksel haberlerin ve belgesel biçimlerin ayrışmasına tanık oluyoruz. Çevrimiçi platformlar, dijital formatlar ve mobil içerik için izleyiciler büyüyor. Haber ve bilgi iştahı artıyor. Yine de, Avrupa, Kuzey Amerika ve hatta Asya’da kurulu gazete ve dergilerin dolaşımı birkaç istisna dışında azalıyor. Dar baskıda reklam pazarının yarattığı bu düşüş, yeni görsel hikayeler için ekonomik desteği yarıda bıraktı. Yeni medya kuruluşları yayın için farklı mekanlar sunarken, geleneksel medya şirketleri, raporlama ve hikaye anlatımı için tüm biçimleri kullanmaya başladı, şirketler ve sivil toplum kuruluşları kendi medya yapımcıları haline geldi. Belki de en önemlisi, eskiden izleyiciler olarak bilinen insanlar, kendi içeriklerini küresel olarak üretmek ve paylaşmak için dijital teknolojilerin kolaylığını benimsemişlerdir.

Medya ekonomisi, haberlerin yanı sıra eğlence de dahil olmak üzere kitle iletişim araçlarının ekonomik yönleriyle ilgilidir. Medyanın ekonomisi yerel, ulusal veya uluslararası ölçekte incelenebilir. Bu çalışma, medyanın iş uygulamaları, özellikle de reklamcılık yöntemleri ve yayın istasyonlarının mülkiyet yapısı ile ilgilidir.

Bu, gelişen medya ekonomisinde yeni teknolojiler hakkında en önemli unsurun altını çiziyor. Richard Stacey’nin gözlemlediği gibi “sosyal medya devrimi! Bilgi dağılımından bilgi ayrılmasıyla ilgilidir.” İnternetin ve web’in öncülüğünde eski medyanın çöküşü çok uzun bir süredir devam ediyor ve bununla birlikte, dağıtım maliyetini çökerten bir teknolojinin yaygınlaştırılması, dağıtım kontrolüne dayanan endüstrilerin temellerini kaybediyor olması anlamına da geliyor.

Yazar: Osman Uçar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here