Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Ruminasyon Sendromu: Nadir Görülen Bir Yeme Bozukluğu

0 153

Ruminasyon sendromu (ruminasyon bozukluğu veya merisizm olarak da bilinir), sindirilmemiş yiyeceklerin bir kişinin midesinden ağzına geri geldiği bir beslenme ve yeme bozukluğudur. Yiyecekler yeniden Ruminasyon Sendromu:  Nadir Görülen Bir Yeme Bozukluğuçiğnenebilir, yeniden yutulabilir ve sonra tükürülebilir. Bu davranış genellikle her yemekten sonra ortaya çıkar ve çaba harcamadan oluşur. Regürjitasyon (kusarak geri çıkarma) eylemi, öğrenilmiş ve kasıtlı bir eylem olabilen veya kasıtsız olabilen bir refleks eylemidir. Ruminasyon sendromu olan kişiler, mide rahatsızlığı nedeniyle veya kendilerini hasta hissettikleri için yiyecekleri geri çıkarmazlar. Ruminasyon, geğirme hissini takip edebilir ve tipik olarak midede bulantı veya öğürme içermez. Ruminasyonda, mide asidiyle tam karışması ve sindirilmesi için zamanı olmadığı için, geri çıkarılan gıda ekşi veya acı bir tada sahip değildir. Besinlerin geri gelmesi sadece bir kez gerçekleşmez, ruminasyon bozukluğu her zaman belirli bir süre boyunca tekrarlanan gıda regürjitasyonu ile karakterizedir.
Bir ailenin küçük çocuğu düzenli olarak sindirilmemiş yiyecekleri kusuyorsa, bebeklik veya erken çocukluk döneminde başlayabilen bir yeme bozukluğu olan ruminasyon bozukluğu olabilir. Ne yazık ki, bu kusma durumu genellikle tedavi edilmezse yetersiz beslenmeye yol açabilecek bir alışkanlık haline gelir. Bir kez olabilir ve daha sonra öğrenilmiş bir davranış haline gelir ve zamanla daha yaygın hale gelir.

Ruminasyon Sendromu Kimlerde Görülür?

Ruminasyon sendromunun bebeklerde ve gelişimsel engelli kişilerde ortaya çıktığı uzun zamandır bilinmektedir fakat her yaştan insanda ortaya çıkabilir. Yüksek düzeyde stres veya kaygısı olan çocuklar ve yetişkinler, ruminasyon sendromu açısından daha yüksek risk altında olabilir. Yiyecek ve kilo ile meşgul olmak da bir risk faktörü olarak hizmet etmektedir. Ruminasyon sendromu olan birçok insanın yaşamı sağlıklı devam eder. Ruminasyon sendromu genellikle bir kişinin yaşamındaki günlük akışı etkilemez.

Ruminasyon Sendromunun Belirti ve Semptomları

Besinlerin düzenli olarak tekrar kusulması ve çiğnenmesi, hazımsızlık, mide ağrıları gibi sindirim sorunları, ağız kokusu ve diş çürüğü gibi problemler, kilo kaybetme, çatlamış dudaklar ruminasyon sendromunun belirti ve semptomları arasındadır. Ruminasyon sendromu olan bebekler sırtlarını gerebilir, kamburlaştırabilir (bu aynı zamanda gastroözofageal reflü belirtisi de olabilir) veya ağızlarıyla emme sesleri çıkarabilir.

Ruminasyon Sendromunun Sebepleri

Ruminasyon sendromunun kesin nedenleri bilinmemektedir. Bazı insanlar anksiyete veya depresyon gibi duygusal sorunları varsa veya stresli olaylar yaşıyorlarsa bu sendromu geliştirebilir. Gıdaların mideyi genişletmesi durumun mekanik açıklamasıdır. Bunu karın basıncında bir artış ve alt özofagus sfinkterinin (yemek borusuyla midenin buluştuğu kavşak) gevşemesi izler. Olaylar dizisi, midedeki içeriğin regürjitasyonuna izin verir. Bu davranışları nedeniyle akranları tarafından alay konusu olabilecekleri için ruminasyon sendromu okul çağındaki çocuklarda bir sorun haline gelir. Kişinin kendisinde veya çocuğunda ruminasyon sendromu belirtileri veya semptomları varsa bir doktorla iletişime geçilmelidir. Kişiler doktora hastalığın ciddiyet derecesini, buna neyin sebep olduğunu, ne tür tedavi önerildiğini sorabilir.

Ruminasyon Sendromunun TeşhisiRuminasyon Sendromu:  Nadir Görülen Bir Yeme Bozukluğu

Ruminasyon bozukluğu tipik olarak bebeklik ve erken çocukluk döneminde teşhis edilir. Genel olarak nadir görülen bir bozukluktur. Ruminasyon bozukluğunu diğer yeme bozukluklarından ayırt etmek kolaydır çünkü hasta kustuğunda yiyeceklerin sindirilmemiş olduğu görülür. Ruminasyon bozukluğu adı, ineklerin sindirilmemiş yiyecekleri çiğnediklerinde yaptıkları şey olan “ruminat” ya da “geviş getirme” kelimesinden gelir. Ruminasyon bozukluğu genellikle tıbbi öykü ve fizik muayeneye dayanılarak teşhis edilebilir. Ruminasyon bozukluğu tanısı, başka bir gastrointestinal soruna bağlanamayan en az bir ay boyunca tekrarlayan regürjitasyon olduğunda konur. Regürjitasyonun altta yatan bir tıbbi durumdan kaynaklanmadığından emin olmak önemlidir. Bir kişiye ruminasyon bozukluğu tanısı konması için aşağıdaki kriterler var olmalıdır:
-En az 1 aylık bir süre boyunca tekrarlayan regürjitasyon olması, geri gelen yiyeceklerin yeniden çiğnenmesi, yutulması veya tükürülmesi gerekir.
– Tekrarlayan regürjitasyon, gastrointestinal veya farklı bir tıbbi duruma (örneğin, gastroözofageal reflü, pilor stenozu) bağlı olmamalıdır.
-Yeme bozukluğu sadece tıkınırcasına yeme bozukluğu, bulimia nervoza, anoreksiya nevroza veya kısa adı KKYAB olan “Kaçıngan / Kısıtlı Yiyecek Alımı Bozukluğu” varlığında ortaya çıkmamalıdır.
Bulimia nervoza, daha çok ergenlik döneminden itibaren teşhis edilir. Bu durumu yaşayan hastanın kilosu veya vücut şekli hakkında önemli endişeleri vardır ve bir kişinin bedeni veya kilosu hakkında nasıl hissettiği, benlik saygısını önemli ölçüde etkiler. Bulimia kriterlerini karşılamak için, hastalar haftada en az bir kez tıkınırcasına yemek yeme atağına girmeli ve ardından bunu bir kusarak çıkarma periyodu izlemelidir. Kusarak çıkarma, kilo vermenin ve tıkınırcasına yenen yiyeceklerden kurtulmanın bir yolu olarak kullanılır. Ruminasyon bozukluğu ise kilo veya kişinin vücut şekli ile ilgili herhangi bir endişeden kaynaklanmamaktadır. Çoğunlukla regürjitasyon istemsizdir.
-Yeme bozukluğu farklı bir ruhsal bozuklukla (örneğin zihinsel engel) birlikte ortaya çıkmışsa belirtiler yeterince şiddetli olmalı ve tıbbi yardım aramanın ana nedeni olmalıdır.
Doktorların ruminasyon bozukluğundan şüphelenmesi durumunda, diğer tıbbi sorunları dışlamak için tam bir tıbbi inceleme yapılır. Bazen hem ruminasyon bozukluğu hem de reflü hastalığı bir arada bulunabilse de önemli olabilecek hiçbir şeyi kaçırmamak önemlidir. Doktorlar, tıkanıklıklar gibi diğer tıbbi sorunları elemek için aşağıdaki testleri kullanabilir:
Mide boşalma testi: Midedeki besinlerin ince bağırsağa geçme süresini ölçer.
Üst endoskopi: Doktor, boğazdan aşağı yerleştirilen endoskop (ucunda kamera bulunan ince tüp) vasıtasıyla yemek borusunu ve mideyi inceler.
X-ışınları (Röntgen): Doktorların, yemek borusunun ve midenin iç kısmını görüntülemesini sağlar.
Ruminasyon sendromu tedavi edilmezse özofagusa (ağızdan mideye giden tüp) zarar verebilir. Utanç, kötü beslenme, büyüme geriliği, elektrolit dengesizliği, dehidrasyon (Su kaybı), aspirasyon (yiyeceklerin solunum yoluna veya akciğerlere kaçması), boğulma veya tıkanma, pnömoni (zatürre) ve hatta ölüm, ruminasyon sendromunun komplikasyonları arasında yer alabilir.

Ruminasyon Sendromunun TedavisiRuminasyon Sendromu:  Nadir Görülen Bir Yeme Bozukluğu

Ruminasyon sendromu tedavi edilebilir. Mutlaka tedavi edilmesi gerekir çünkü yetersiz beslenme sorunlarına ek olarak bozukluğun sosyal etkileri olabilir. Ruminasyon sendromunun ana tedavisi, regürjitasyonu durdurmak için davranışsal terapidir. Ruminasyon sendromu için genellikle reçete edilen diyafragmatik solunumdur. Diyafram, akciğerlerin tabanında yer alan büyük, kubbe şeklinde bir kastır. Derin diyafram (diyafragmatik) solunumu çok etkilidir, diyaframı gevşetmeye ve güçlendirmek için nefes alırken doğru şekilde kullanmaya yardımcı olur. Diyafragmatik solunum aşağıdaki gibi uygulanır:
1-Düz bir zemine veya yatağa sırt üstü yatılır, dizler bükülür ve baş desteklenir. Bacaklar dizlerin altına koyulan bir yastıkla desteklenebilir. Bir el göğsün üzerine, diğeri göğüs kafesinin hemen altına yerleştirilir. Bu, nefes alırken diyaframın hareket ettiğinin hissedilmesini sağlar.
2- Burundan yavaş yavaş nefes alınırken karın ele karşı hareket eder. El, göğüs üstünde sabit tutulur. Karındaki el her nefes alındığında dışarı çıkar ve nefes verildiğinde içeri girer.
3-Büzülmüş dudaklardan nefes verilirken karın kasları sıkılır ve iç kısma doğru inmesine izin verilir. El mümkün olduğunca üst göğüste sabit tutulur.
Diyafragmatik solunum egzersizi günde üç ila dört kez 5 ila 10 dakika uygulanmalıdır. Karnın üzerine bir kitap yerleştirilerek egzersizin eforu artırılabilir. Bireyler ayrıca gerektiğinde her lokma veya yemekten sonra diğer adı karın solunumu olan diyafragmatik solunum yapabilirler.
Hasta bu solunumu nasıl yapacağını öğrenir ve sonrasında kendi kendine uygulayabilir. Çocuklar bile bu nefes alma tekniğini öğrenebilir. Küçük bir çocuğa, ellerini karnına veya da karnına bir parça kağıt parçasını koyması söylenebilir, daha sonra diyaframdan nasıl derin nefes alınacağı öğretilir. Kağıt parçası yukarı ve aşağı hareket ediyorsa doğru nefes alındığı anlaşılır. Solunum tekniğine hâkim olduktan sonra ruminasyon bozukluğunun semptomları oldukça hızlı bir şekilde durabilir. Solunum, yiyecekleri yeniden çıkarma yeteneğini engelleyebilecek yeni öğrenilmiş bir davranış haline gelir ve zamanla, sadece nefes almak bile regürjitasyonu önler. Ebeveynler davranış teknikleri konusunda uzmanlaşmış bir psikolog veya başka bir terapistle çalışabilir. Ebeveynler, çocuğun regürjitasyon yaptığını fark ettiklerinde çocuklarına diyafragmatik nefes almaları için koçluk yapabilir. Ruminasyon Sendromu:  Nadir Görülen Bir Yeme Bozukluğu
Daha küçük çocuklarda veya daha önemli bilişsel bozuklukları olanlarda, regürjitasyon sıklığını azaltmak için diğer davranışsal ve dikkat dağıtıcı teknikler kullanılabilir. Kaygının ruminasyon bozukluğunun nedeni olduğu düşünülürse ve hasta küçük bir çocuksa, öğünlerini denetlemek yararlı olabilir. Yemekleri denetlemek bir tedavi olarak kullanılıyorsa, semptomun yok olmasını güçlendirmek için davranışsal planlar uygulanır.

Kaynakça:

https://www.psycom.net/rumination-disorder
https://my.clevelandclinic.org/health/diseases/17981-rumination-syndrome
https://www.uzmandoktor.net/ruminasyon-bozuklugu

Yazar: Müşerref Özdaş

Bunları da beğenebilirsin
Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.