Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Türk Tarihine Adını Yazdıran Kadınlar

0 47

Cumhuriyet tarihinde pek çok kadın, başarısıyla kendinden sonra gelen birçok kadına öncülük etmiştir. Başarılarıyla adını tarihe yazdıran bu kadınlar bilimde, sanatta, sporda ve siyasette adeta çığır açmışlardır. İşte bu tarihe yön veren kadınlardan bazıları şunlardır:

Safiye Ali

Türk tarihinin ilk kadın doktoru Safiye Ali’dir. Safiye Ali, Osmanlı İmparatorluğu zamanında çeşitli hizmetleriyle tanınan bir aileye mensuptur. Yetenekli ve başarılı kişiliğiyle dikkatleri üzerine çeken Safiye Ali, tıp eğitimi almak amacıyla Almanya’ya gitmiştir. Almanya’da kadın ve çocuk sağlığı üzerine eğitim aldıktan sonra Kurtuluş Savaşı bitiminde vatanına dönerek kendi açtığı bir klinikte tedavilerine başlamıştır. Aynı zamanda süt ve bakımevlerinde de çalışmalarını sürdüren Safiye Ali, Türkiye’yi dünya çapında düzenlenen tıp kongrelerinde de temsil etmiştir. Ancak daha sonra sağlık sorunları sebebiyle eşiyle beraber Almanya’ya taşınarak mesleğine burada sürdürmüştür. İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’da yaralananların bakımını üstlenmiştir. Savaş sonucunda Türkiye’ye dönmüş fakat yakalandığı kanser sebebiyle 1952’de hayata veda etmiştir.

Sabiha Gökçen

Dünyanın ilk kadın savaş uçağı olan Sabiha Gökçen , aynı zamanda Atatürk’ün manevi kızıdır. Türk kadınının her meslek dalında başarılı olabileceğini göstermek amacıyla Atatürk’ün kendisini özel olarak yetiştirdiği bilinmektedir. Sabiha Gökçen, Sovyetler Birliği’ne giderek Yüksek Planör Okulu’ndan mezun olmuş ve planör öğretmenliği yapmıştır. Bu yönüyle Türk havacılık tarihine adını yazdıran kadınlar arasında yer almayı başarmıştır.

Lale Aytaman

Lale Aytaman, Türk tarihinin ilk kadın valisidir. Alman Dili ve Edebiyatı mezunu olan Lale Aytaman, Hamburg‘da da Alman Dili ve Edebiyatı üzerine doktora yapmıştır. 1991 yılında da Muğla Valiliği’ne atanmıştır.i 1995 yılına kadar valilik görevini sürdüren Lale Aytaman, valilik döneminde yaşamış olduğu anıları da İğneli Koltukta Dört Buçuk Yıl isimli kitapta toplamıştır.

Selma Rıza

Selma Rıza,Türkiye’nin ilk kadın gazetecisidir. 19. yüzyılın sonlarına doğru ailesinden gizli bir şekilde İstanbul’dan kaçarak Paris’te Jöntürk liderleri arasında yer alan abisi Ahmet Rıza’nın yanına gitmiştir. Burada İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katılarak 10 yıl kadar üyeliğini devam ettirerek cemiyetin tek kadın üyesi olmuştur . Ayrıca Paris’te Fransızca olarak yayımlanan Meşveret ve Türkçe olarak yayımlanan Şura-yı İmmet adlı gazetelerde çalışmıştır.
İstanbul’a Meşrutiyet’in ilanından sonra dönen Selma Rıza, kendi ülkesinde ise gazetecilik yapmamıştır. Ancak Kızılay’ın kurulması için çeşitli çalışmalara katılmıştır. Osmanlı döneminde Hilal-i Ahmer Cemiyeti adıyla bilinen bu kuruluşun yönetiminde ise 5 yıl genel sekreterlik yapmış ancak görüş ayrılığı sebebiyle görevden ayrılmıştır.

Jale İnan

1914 İstanbul doğumlu olan Jale İnan, Cumhuriyet tarihinin ilk kadın arkeologudur. Eser kaçakçılığına karşı pek çok kurtarma kazıları gerçekleştiren Jale İnan; arkeolog mesleğiyle genç yaşlarda tanışmıştır. Bunun yanında 1995 tarihinde Türkiye Bilimler Akademisi’nin de şeref üyesi seçilerek Türk arkeoloji tarihinin önemli isimleri arasında yer almayı başarmıştır.

Feriha Sanerk

Türk tarihinin ilk kadın emniyet müdürü olan Feriha Sanerk, 1941 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne giren ilk kız öğrencidir. Feriha Sanerk, kaymakamlık kursunu bitirmesine karşın cinsiyeti sebebiyle kaymakam olma arzusu reddedilmiş ve bunun üzerine de Emniyet Genel Müdürlüğü’ne başvuru yapmıştır. Burada komiser muavini görevini üstlenen Sanerk, 1953 yılında da Emniyet Müdürü rütbesi almıştır. Ancak yine cinsiyeti sebebiyle ataması gerçekleştirilmemiştir. Bu olay yargıya taşınınca da aynı yıl ataması gerçekleşmiştir.

Semiha Berksoy

1910 yılında İstanbul’da doğan Semiha Berksoy, opera sanatçısı ve ilk Türk kadın ressamdır. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi ve Konservatuarı’nda eğitim aldıktan sonra Berlin Devlet Yüksek Müzik Akademisi Opera Bölümü’ne giderek bu bölümü birincilikle bitirmiştir. Opera kariyerine ise 1934 yılında başlamış, 1939 yılında Richard Strauss’un Ariadne Auf Naxos adlı operasındaki rolüyle de Avrupa’da sahne almaya başlayan ilk Türk opera sanatçısı unvanını almıştır.

Yazar: Sevinç Urgenç

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.