Walker Evans Hayatı ve Eserleri

Çiftlik Sigortalar Kurumu (FSA) için yaptığı çalışmalarla tanınan Amerikalı fotoğrafçı Evans, 1903 yılında St. Louis, Missouri’de varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası reklam yöneticisiydi. Ailesi ile önce Chicago’ya daha sonra Ohio’ya taşındı. Çocuk yaşta fotoğraf çekmeye başladı. TS Eliot, DH Lawrence, James Joyce ve Cummings gibi isimler onun kahramanları arasındaydı. Massachusetts Phillips Akademisi’nde okudu. Şair ve romancı olmayı planlayarak New York’a gitti. New York Halk Kütüphanesi’nde düşük ücretle çalıştı. Yayıncılık dünyasında üç yıl süreyle çalıştı. Bir şanssızlık sebebiyle, işinden ayrılarak eşyalarını toplayıp Paris’e gitti. Williams College’de bir yıl Fransız edebiyatı okudu.

1927’de New York’a giderek sanatla iç içe oldu. John Cheever, Hart Crane ve Lincoln Kirstein ile arkadaş oldu. 1928 yılında fotoğrafçılığa başladı. 1929’a gelindiğinde, şehrin gökdelenlerini fotoğrafladı. Bir süre sonrada fotoğraf serileri için komisyonlar aldı.

1933’te, Carleton Beals’ın ‘Küba Suçu’ (1933) adlı kitabı için görev yapmak üzere Küba’ya gitti. Arkadaşı Ernest Hemingway ile akşamları bir araya geldi ve bu da sanatçının bir hafta daha Havana’da kalmasına yardımcı oldu. Küba sokak yaşamını fotoğrafladı. Avrupalı modernizmin biçimciliğinden kendine özgü bir realizme doğru kaymaya başladı.

Roosevelt’in Yeni Deal’i sanatçılara çalışmak için para ödedi. Çiftlik Güvenlik Dairesi (FSA), hükümetin kırsal topluluklardaki iyileştirme çabalarını belgelemek için diğer fotoğrafçılarla birlikte Evans’ı da görevlendirildi. Görevinin ardındaki politik ideolojiyle ilgisiz olan Evans, 1935 ve 1936’nın bir kısmını kırsal kiliseler, yatak odaları, soluk işaretler ve buruşuk iş elbiseleri ile sıradan yaşamın estetik dokusunu ele aldı. Çok yetenekli olmasına rağmen lüks ekipmanlardan kaçındı. Evans tıpkı idolü olan Eugene Atget gibi çok yavaş bir objektife sahip eski bir kamera kullandı. 1936’da Fortune dergisi için çiftçileri belgeleyen fotoğraflar ve metinlerle birlikte bir makale yazarı olan James Agee ile işbirliği yaptı. Fortune dergisi, bu komisyondan gelen materyalleri hiçbir zaman yayınlamadı, ancak 1941’de Evans ve Agee’nin işbirliği ile, Büyük Buhran’ın acımasız trajedisini yakalayan bir dizi fotoğrafı ‘Ünlü İnsanların Övünme Şöhreti’ adlı bir kitapta topladı.

1938’de Modern Sanat Müzesi’nde ilk kişisel sergisi gerçekleşti. Aynı günlerde Evans, New York City metrosunda bir dizi portre çekmeye başladı. Daha önceki çalışmalarında olduğu gibi, bu fotoğraflar gündelik hayattaki alçakgönüllü anları net bir doğrulukla ortaya çıkardı. 1945 yılında Evans Time dergisinin kadrosuna katıldı ve kısa bir süre sonra Fortune’da editör oldu ve burada yirmi yıl kadar çalıştı.

1958’de genç yaşta bir kadın olan Isabelle Storey ile tanıştı ve evlendi. 1965 yılında Evans, Yale Üniversitesi Sanat Okulu’nda profesör oldu. O zamandan beri birkaç fotoğraf projesi gerçekleştirdi. Sanatçı olarak daha az üretkenlik gösterdi. 1968’de Isabelle Storey ile evliliğini bitirdi.

1968 yılında, Brown Brothers Harriman ofisinde yayınlanacak olan ve Partners in Banking’in 150. yıl dönümü için özel hazırladığı siyah ve beyaz portföyü son projelerindendir.

1975 yılında New Haven, Connecticut’ta hayata gözlerini yumdu.

Evans’ın fotoğrafçılık alanındaki etkisi tartışmasızdı. Fantezi ekipmanlarını ve aşırı estetik çekimlerini küçümsedi, Evans, çalışmalarını tasarlanmış kitaplar bağlamında sergileyen ilk belgesel fotoğrafçılar arasındaydı. Sanatsal bir anlatım için yapıcı bir araç olan fotoğraflarının sanat olarak görülmesini sağladı ve daha sonra foto muhabirlerinin eserlerini sanat olarak göstermeleri için zemin hazırladı. Evans, sayısız sanatçıya ilham kaynağı oldu. Bunlar arasında Helen Levitt, Robert Frank, Diane Arbus, Lee Friedlander, Bernd ve Hilla Becher yer aldı. Görsel, sanatsal ve edebi kaynaklar, işçi sınıfı toplumu ile görüşlerini şekillendirdi.

Resimlerinin çoğu kitaplar, dergiler ve makaleler için çekildi. Evans’ın iki fotoğrafçılık felsefesi vardı: Belgesel ve Pictorialist. Dünyayı olduğu gibi temsil eden belgesel ve geleneksel Batı resmine benzer, dünyanın seçkin, bir görünümünü oluşturdu. Bu iki felsefenin bir karışımı olan Evans’ın çalışması, fotoğraf pratiğine daha büyük bir nüans getirdi.

Çalışmaları güçlü bir sınıf ikilemi sundu. Varlıklı bir ailede doğan Evans, tasvir ettiği fakir kırsal çiftçilerle asla tam olarak özdeşleşmedi. Doğrudan gözlemlemenin yanı sıra, dışardan gelen perspektifi pekiştiren bir tür ile kapalı geri bildirim döngüsü yarattı. Evans’ın çalışmasının klinik hassaslığı, soğuk ve huzursuz olarak yorumlandı.

En önemli eserleri:

Downtown Havana, Küba’da Vatandaş, Birmingham, Alabama Yakınındaki Yol kenarında Stand, Alabama Cotton Kiracı Çiftçi Karısı, Metro Portre, Başlıksız, Upstairs Odası, Walpole, Maine, Lisans Fotoğraf Stüdyosu, Fulton Caddesi’nde New York’lu Bir Kız, Öğle Vagonu, Willimantic-Connecticut Konumundaki Millworkers Evleri, Kasap Amblemi, Savannah, Mühürlenmiş Kalay, Kaktüs Fabrikası, Güney Caddesi-New York, Virginia Konumunda Ev Tekstili, Logan Caddesi-Güney Carolina’da Evin Sonu…

Kaynakça:
http://www.theartstory.org

Yazar: Börte Büşra Yavuz

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :