Yetişkinlerde Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu Nedir?

Ayrılma kaygısı, birinin belirli bir kişiden, kişilerden ve hatta bir evcil hayvandan ayrılmasından dolayı yaşadığı korku veya kaygı duygu durumudur. Birçok kişi ayrılık kaygısını çocuklarla ilişkilendirirken, yetişkinler de bu durumu yaşamaktadır. Kişi ayrılmanın bir sonucu olarak aşırı endişe yaşamaktadır. Ayrıca ayrılık kaygısı ile ilgili fiziksel semptomlar göstermektedir ve bu semptomlar aşağıdaki gibidir:
• Mide bulantısı
• Baş ağrısı
• Boğaz ağrısı
Ayrılma kaygısı genellikle çocuklarda, özellikle 2 yaşından küçüklerde görülmektedir. Çocuk bir ebeveyn gittiğinde hâlâ yakında olduğunu ve geri döndüğünü anlamamaktadır. Bazen, ayrılık kaygısı olan bazı yetişkinler çocuklukta bu duruma sahip olma ihtimali yüksektir. Bazıları ise bunu sadece yetişkinlikte yaşamaktadır.

Semptomları

Yalnız olma konusundaki aşırı endişe, ayrılık kaygısını karakterize etmektedir. Ayrılma kaygısı bir kaygı bozukluğudur ve anksiyete bozukluklarının diğer örnekleri arasında agorafobi ve panik bozukluğu bulunmaktadır. Amerikan Psikiyatri Birliği’nin zihinsel sağlık koşulları tanı el kitabı DSM-5, ayrılık kaygısını kişinin bazı semptomlardan birkaçına sahip olduğunu tanımlamaktadır. Bu semptomlar aşağıdaki gibidir:
• Kişiden veya evcil hayvandan ayrılma konusunda olağandışı sıkıntı yaşama
• Başka kişinin onları yalnız bırakması durumunda zarar göreceğinden endişe duyması
• Yalnız kalma korkusunun çoğalması
• Yakında başka kişiden ayrılacaklarını bildiklerinde fiziksel belirtiler yaşanması
• Yalnız olmayı çevreleyen aşırı endişe
• Eşin veya sevilen kişinin her zaman nerede olduğunu bilmeye ihtiyaç duyulması
Ayrıca bu semptomlar yetişkinlerde 6 ay veya daha fazla sürmektedir. Bununla birlikte bu semptomlar kişinin sosyal, mesleki veya akademik işlevlerini etkileyen önemli sıkıntılara neden olmaktadır.

Yetişkinlerde Ayrılık Kaygısına Ne Sebep Olur?

Yetişkinlerde ayrılık kaygısı, ebeveyn, eş veya uzaklaşan bir çocuktan kaynaklanmaktadır. Kaygıları altta yatan başka bir ruh sağlığı durumuyla da ilişkili olabilmektedir. Bunlar psikotik bozukluklardan sanrılar veya otizm spektrum bozukluğuna bağlı değişiklik korkularını içermektedir. Bazen kişiler, ayrılık kaygısı bozukluğu olan yetişkini kontrol edici veya aşırı koruyucu olarak sınıflandırabilmektedir. Bununla birlikte, eylemleri genellikle yetişkinin ayrılık konusundaki korkularını ifade etme yoludur.

Risk Faktörleri

Boşanma ayrılık kaygısına neden olmaktadır. Bir makaleye göre, Kişilik ve Ruh Sağlığı obsesif kompulsif bozukluk veya OKB si olanlar, yetişkin olarak deneyim ayrılık kaygısı daha olası bir durumdur. Ayrılma anksiyetesi olanlar genellikle sosyal fobiler, panik bozuklukları veya agorafobi (dışarı çıkma korkusu) gibi birlikte var olan diğer koşullara sahiptirler. Önceden var olan zihinsel sağlık koşullarına ek olarak, ayrılık kaygısı için risk faktörleri bulunmaktadır. Bu risk faktörleri aşağıdaki gibidir:
• Kadın olmak
• Aile üyesinin ölümü gibi çocukluk sıkıntısı
• İstismar gibi travmatik olayların çocukluk öyküsü
Bazen boşanma veya evden ayrılan ve üniversiteye gidecek çocuk gibi önemli yaşam değişikliği, kişinin yetişkin ayrılma kaygısı geliştirmesine neden olmaktadır. Amerikan Psikiyatri Dergisi göre, çocuk olarak başka bir deneyim ayrılma bozukluğu, 18 yaş sonrasında hastalığa yakalanması durumuna göre % 43,1 oranında olduğu tahmin edilmektedir.

Nasıl Teşhis Edilir?

Geçmişte, DSM-5 ayrılık kaygısını sadece kişi 18 yaşına kadar süren bir durum olarak tanımlamıştır. Ancak günümüzde, tanım yetişkinleri de içerecek şekilde genişletilmiştir. Doktor, kişinin yaşadığı semptomları sorarak ayrılık kaygısını teşhis etmektedir. Akıl sağlığı uzmanı, yetişkinlerde ayrılık kaygısı teşhisi yapmak için en son DSM-5’te kullanılanlar da dâhil olmak üzere kriterleri kullanmaktadırlar.

Tedavi ve Yönetim Seçenekleri

Grup terapisi ayrılma kaygısının tedavisine yardımcı olmaktadır. Doktorlar ayrılık kaygısını öncelikle psikoterapi ile tedavi etmektedirler. Bu terapiler aşağıdaki gibidir:
Bilişsel davranışçı terapi (CBT): Bu terapi, kişinin ayrılık kaygısını daha da kötüleşen düşüncelerini ve davranışlarını tanımlamasına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Ayrıca ebeveynler, ayrılık kaygılarını azaltabilecek ek ebeveynlik tekniklerini de öğrenmektedirler. Bazen birey grup terapisinden ve aile terapisinden yararlanmaktadır.
Anti-anksiyete ilaçları: Doktorlar ayrıca kişiye en akut ayrılma kaygısı semptomlarında yardımcı olmak için anti-anksiyete ilaçlarını geçici olarak reçete etmektedirler. Bununla birlikte, bu ilaçlar her zaman altta yatan bozukluğa uzun vadeli çözümler sağlamamaktadır ve bazı anti-anksiyete ilaçları bağımlılık yapmaktadır. Kişi, ayrılık kaygısı insidansını azaltmak için düşünme şekillerini değiştirmeye başlayabilmesi için terapiye gitmesi önerilmektedir.
Destek grupları: Kişi aynı zamanda kaygı ve ayrılık kaygısı olanlar için bir destek grubu aramak isteyebilir. Bu gruplara katılan kişiler ayrılma ile ilgili kaygıyı azaltmak için öğrenme teknikleri konusunda yardım almaktadırlar.
Yetişkinlerde ayrılma kaygısı, çocukların bu durumu yaşadığı kadar yaygın olmasa da, kişinin yetişkin olarak ayrılma kaygısına sahip olması hala mümkündür. Anksiyete o kadar yoğun olabilir ki, başka birinden ayrılma korkusu ve endişesi nedeniyle günlük hayatta işlev görmesi zorlaştırmaktadır. Kişi korkularının ayrılık ile ilgili olup olmadığından emin değilse, akıl sağlığı uzmanından yardım alması önerilmektedir. Terapi ve bazı durumlarda ilaçlar, kişilerin ayrılık kaygı semptomlarını azaltmalarına yardımcı olmaktadır.

Kaynakça:
theravive.com
nih.gov
onlinelibrary.wiley.com
kidshealth.org

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :