Zihinsel Güçler

Zihinsel güçler denen olgular, uzun yıllardır insanlığın aklını meşgul eden, gerçek mi yoksa uydurma mı olduğu bir türlü tam olarak anlaşılamamış veya kanıtlanamamış, insanlarda var olduğu kabul edilen çeşitli zihinsel aktivitelerdir. Zihin, insan beyninin bilinçli olarak yaptığı şeylerin tümüdür. Yani algılamalarımızın, belleğimizin, duygularımızın, isteklerimizin, düşlemelerimizin, zekamızın toplamı zihni oluşturur. Kimi görüşlere göre, zihnin bu saydığımız işlevlerinden başka, daha gizemli, daha “doğaüstü” birtakım işlevleri daha vardır. Bu işlevler, bildiğimiz doğa kanunlarıyla açıklanamayan, herkesin yapamadığı ve gerçekliği kanıtlanamayan işlevlerdir. Telekinezi, telepati, astral seyahat, 6.his, durugörü gibi pek çok işlev tanımlanmıştır.

Öncelikle konuya girmeden önce belirtmek isterim ki, birazdan açıklayacağım yukarıda saydığım işlevler gerçekliği kanıtlanamamış, kimilerine göre safsata, kimilerine göre gerçek kabul edilen olgulardır. Fakat böyle bir görüş vardır ve doğruluğunu kabul etmesek bile önce okuyup ne olduğunu öğrenmemiz gerekir. Yani, bu güçlerin nasıl kullanıldığı, kullanma anahtarı, veya bu güçleri geliştirmek için yapılması gerektiği iddia edilen alıştırmalar vs. bu yazının ana amacı değildir. Ana amaç bu iddia edilen güçlerin ve bu güçleri kullanmak için yapılması gereken yöntemlerin tanımlanmasıdır.

Etrafımızda gözle göremediğimiz pek çok güç çeşidi vardır. mesela televizyon seyrederken kumanda ile kanal değiştirdiğinizde kumandadan çıkıp televizyona giden sinyalleri göremezsiniz, veya müzik dinlerken müziği duyarsınız ama müzik aletinden çıkıp kulağınıza gelen ses titreşimlerini göremezsiniz. Göremiyorsunuz olmanız o güçlerin olmadığı anlamına gelmez.

Zihinsel güçlerde ana esas zihnin yukarıda belirttiğim televizyon örneğinde olduğu gibi gözle görülemeyen bir çeşit dalga yaymasıdır. Çeşitli görüşlere göre bu dalga veya zihnin yaydığı “güçleri” gözümüz yoluyla veya eller ile belirli kanallara sokup yönlendirmek mümkündür. Bu durumda bir örnek olarak; önünüzdeki insanın ensesine çok dikkatli bakıldığında, ensesine baktığınız insanın ya ensesini kaşıdığını ya da dönüp size baktığı söylentisini belirtmek gerekir.

Zihinsel gücün bir dayanağı da dini, felsefik ya da inanca bağlı görüşlerdir. Mesela hemen hemen tüm dinlerde veya felsefelerde yaratıcının (Allah, Tanrı, öz, tao, üstün bilinç, yaşam enerjisi, enerji…. vs.) insanlara kendinden bir parça koyması inancı… Üstün olan bu yaratıcı enerjinin insanlara koyduğu kendinden parça, bahsedilen zihinsel güçlere hakim olmaya yol açtığı düşünülebilir. Yani, bu sayılan güçlerin kullanılabilirliği, bize verilen bu enerjiyi kullanabilmeye bağlıdır. Tüm dinlerde, insanın yaratılmış tüm varlıklardan daha üstün olduğu hatta Şeytan’ın kibire kapılarak bu üstünlüğü kabul etmediğinden bahsedilir. İşte insanı üstün kılan özellik bu bahsettiğimiz yaratıcıdan gelen parçadır. Bu konuyla ilgilenenler bilirler ki, bu enerjiyi kullanma yolları olduğu iddia edilen çeşitli yolların, yöntemlerin, alıştırma ve egzersizlerin olduğunu bilirler. Meditasyon, Farkındalık, Konsantrasyon, quantum olumlama alıştırmaları olarak özetlenebilen bu yollar, zihinsel güçleri kullanabilmek için içimizdeki yaratıcıdan gelen parçayı harekete geçirmek için baş vurulan yollardır. Şimdi temel sayılan bu yolların ne olduğuna bakalım;

Farkındalık
Farkındalık, insanın yaptığı şeyin, yaşadığı olayın, gördüğü, seyrettiği, duyduğu şeyin zihinsel olarak tamamen farkında olmasıdır. Zihnimizden biz istesek de istemesek de pek çok düşünce, söz, ses, yaşadığımız olaylarla ilgili görüntüler, diyaloglar veya o an ilgilendiğimiz işle ilgili düşünceler vs. geçer. Ve bu devamlı olarak hiç durmaksızın olur. Örneğin bir manzaraya bakarken hiç farkında olmadan o manzarayı yorumlarız. Mesela “şurası muhteşemmiş”, güneş ışığı bulutların arasından ne güzel yansıyor” gibi. Veya bir şey yerken o yemekle ilgili zihnimizden olumlu veya olumsuz pek çok düşünce, yorum veya hiç olmazsa o yemekle ilgili geçmişte yaşadığımız bir anıya ilişkin düşünceler geçer. Bu durum o an yaşadığımız anın farkında olmamızı engellediği gibi, zihnimizi çoğunu boşu boşuna işgal eder. İşte bu noktada zihni “susturmayı” becerip o an yapılan olayın farkına varıldığında hem zihin gereksi yere meşgul edilen yükünden kurtarılıp tam potansiyelini kullanmak için zemin hazırlanacak hem de o manzara o zamana kadar izlenilen en güzel manzara, o yemek o zamana kadar yenen en güzel yemek olacaktır.

Meditasyon
Meditasyon bir nevi farkındalık yaratma çalışmasıdır. Mum yakmak, bağdaş kurup oturmak, gözleri kapatmak, nefes alış-veriş yöntemleri, tütsü yakmak gibi kişiye bağlı olarak çeşitli ritüeller veya yöntemler olabilir. Ama ana esas, konsantre olup zihni arındırmaya çalışmaktır. Arınmamış bir zihin yani genel olarak bizim zihnimizin çevreye yaydığı sinyaller ile arınmış ve susturulmuş bir zihnin çevreye yaydığı sinyaller farklıdır.Bununla ilgili bir örnek olay verelim: zihninizi susturmayı öğrendiğinizde, meditasyon haline geçip zihninizi susturmuş bir haldeyken kuş sürüsünün içinde yürüdüğünüzde eğer kuşlara herhangi bir şekilde fiziksel müdahalede bulunmazsanız hiçbirinin uçup kaçmadığını görürsünüz. Aynı şey kedi, köpek gibi hayvanlarda da geçerlidir. Çünkü hayvanlar bu saydığımız zihinsel güçleri kullanamasalar da varlıklarını hissederler.

Quantum Olumlama veya Quantum Düşünce
Esas olarak olumlu düşünce veya istenilen şeyi düşünmek, ona odaklanmaktır. Bu noktada ilk önce Kur’an ve İncil’den birer örnek verelim;

“Buyruğu içinde gemiler yüzsün,lütfettiği şeyleri elde edersiniz ve belki de şükredersiniz diye denizi emrinize veren Allahtır.O , göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendinden bir lütuf olarak emrinize vermiştir.Bütün bunlarda aslında düşünenler için işaretler vardır.” (Casiye Suresi 12-13)

“Dileyin verilecektir. Arayın bulacaksınız, kapıyı çalın size açılacaktır,çünkü dileyen alır,arayan bulur,kapı çalınana açılır.” (Luka 11/9)

Yani örneğin zengin olup fakir bir hayat yaşamak istemiyorsunuz. Fakat bu isteğinizi, “fakir bir hayat istemiyorum” şeklinde düşünmek yerine, “zengin olmak istiyorum” şeklinde düşünmek gereklidir.

Şimdiye kadar zihinsel güçleri, bunları kullanma yollarını belirttik. Şimdi de bu zihinsel güçlerin ne olduklarına bakalım;

Telekinezi
En yaygın ve bilinen güçtür. Telekinezi, düşünce gücüyle maddeleri hareket ettirmek demektir. Yukarıda saydığımız yöntemler ile geliştirilen zihnin yaydığı enerji il maddeler üzerine etki etmek esastır.

Telepati
İnsanlar arasında, herhangi bir duyu organına veya araca ihtiyaç olmaksızın haberleşme, aktarım gerçekleştirmektir. Bu alış-veriş, bireylerin birbirine çeşitli düşünceler, imajlar, renkler vs. gönderip almasına dayanır.

Astral Seyahat
Kişini uyku halindeyken, fiziksel bedene ihtiyaç olmaksızın istediği mekanlarda dolaşıp bulunmasıdır. Diğer bir adı beden-dışı deneyimdir. Alında herkes uyuduğunda istemeden de olsa astral seyahat yapar. Yani astral beden denilen bilinç, biz uyuduğumuzda bedenimizden çıkıp, bedenin hemen üstünde asılı kalır. İşte bu noktada bilincimizi kaybetmezsek astral beden ayrıştığında astral seyahati bilinçli yapmış oluruz. Yani astral seyahat bilinçli olarak yapılabildiği gibi, bilinçsiz olarak da gerçekleştirilebilir. Kimilerine göre “karabasan” denilen olgu astral seyahat ile yakından ilgilidir. Astral beden denilen bilinç vücudumuza tam dönmeden uyandığımızda hareket edemiyor ve karabasan denen olguyu yaşıyoruz. Astral seyahatte fiziksel kuralların ve zamanın bir önemi yoktur. İstediğimiz yere gidip istediğimiz şeyi yapabiliriz (uçmak gibi) Bu durum, insanoğlunun açıklayamadığı durumları astral seyahate bağlamasına neden olmuştur. Mesela Piri Reis’in dünya haritası, o dönemde dünyanın bilinmeyen yerlerini de haritalaması dünyayı sanki dünya üzerinde uçmuşçasına göstermesi bakımından gizemlidir. İşte bazı görüşlere göre bu haritanın çizilmesinin yolu astral seyahattir.

6.His ve Durugörü
Bir kişinin, önceden olacakları tahmin etmesine 6.his denir. Çevresinde olan biten tüm herşeyi tüm yönleriyle görmeye is durugörü denir. Bu iki durumlar ilgili tarihte pek çok örnek vardır. Örneğin Mevlana’nın “maddelerdeki küçük zerreler”i görmesi buna örnek olabilir. Kehanetler de bu konuda belirtilmesi gereken olaylardır.

Biyokinezi
Düşünce gücüyle vücut görünüşünü, örneğin göz rengini değiştirmeye denir.

Yazar:Gazanfer Tufan