Dünden Bugüne GAZZE’yi Tanıyalım

5383_270px-gz-map-trSina Yarımadası’nın Kuzeydoğusunda, Akdeniz kıyısı boyunca uzanan dar kıyı şeridi ve bu bölgenin başlıca kenti. Yüzölçümü 378 km2, nüfusu 450.000, kent nüfusu 130.000 (1982). 40 km uzunluğunda, 6-8 km genişliğinde bir dikdörtgeni andıran kıyı şeridinin 1/3’ü kum tepecikleriyle kaplı olup tarım alanları sınırlıdır.
Sina Demiryolu üzerindeki kent, El Arişe yaklaşık 240 km, İsrail/Tel Avive 65 km uzaktadır.

Nüfus yapısı;

0-14 yaş: %50 (erkek 289,954; kadın 275,628)
15-64 yaş: %47 (erkek 271,365; kadın 263,197)
65 Yaş ve üstü: %3 (erkek13,792; kadın 18,127)

Filistini Mısıra bağlayan, eski kıyı yolu üzerinde stratejik açıdan önem taşıyan Gazze, beş kent devletçiğinin birleşmesinden oluşan Filistin Federasyonunun en güneydeki kentiydi. Kentin denetimini ele geçirmek için Hıristiyanlık öncesinde Mısırlılar, Asurlular, İbraniler, birbirleriyle sürekli çekiştiler. Roma yönetimi altında “Minoa” adıyla önem kazanan kent, daha sonra (5.yy) küçük bir Hıristiyan topluluğunun elinde bir ticaret merkezine dönüştü. 634te Gazzeyi ele geçiren Araplar, yöre halkına Müslümanlığı benimsettiler, Hz. Muhammetin büyük dedesi Haşim, burada toprağa verildiğinden kent, Müslümanlarca kutsal sayıldı, 12. yyda Haçlıların eline geçtiyse de kısa zamanda geri alındı. Bu dönemde deve kervancılığı, ticaret, Gazzenin başlıca ekonomi etkinliğiydi. Yavuz Sultan Selimin Mısır Seferi sırasında OsmanlI İmparatorluğu topraklarına katılan Gazze, gerek Filistinin dışsatım malları limanı olarak gerekse çanak çömlek yapımında dünyaca ün kazanmasıyla refah düzeyinin doruğa çıktığını görüyoruz.

Bu durum Birinci Dünya Savaşı’na kadar sürdü. 1917’de, Türklerle bölgeyi ele geçirmek isteyen Ingilizler arasında baş gösteren şiddetli savaşlar kenti olumsuz yönde etkiledi.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında, Büyük Britanya koruması altına giren Filistinin bir parçası ve güney bölgesinin yönetim merkezi olarak önemini koruyan Gazze, hızla büyüyüp gelişti. 1922de 14.480 kişilik nüfusuyla, Filistinin dördüncü büyük kentiyken, 1944te, bu değer yaklaşık iki katına yükseldi. 1947de, Büyük Britanya, Filistin korumasına son verildiğini duyurdu. BMnin bölge için önerdiği bölüştürme koşulları çerçevesinde, Gazze ve çevresinin, kurulacak Filistin Devletinin güney yönetim birimi olması kararlaştırıldı. Ancak, plan uygulama alanı bulamadığı gibi, bunu, 1948-1949 Arap-İsrail Savaşı izledi. Yapılan silah bırakışması sonucunda, Mısır askeri yönetiminin denetimine giren Gazze Şeridi’nin sınırları saptandı. Savaştan sonra 190.000 Filistinli Arap mülteci Gazzeye yığıldı.Mültecilerin sayısı 1956da yaklaşık 217.000 kişiyi buldu.

İsraile karşı Arap direnişinin odak noktası konumuna gelen Gazze, 1956 Arap-İsrail Savaşında İsrail Ordusunun eline geçtiyse de, 1957’de yeniden Mısır yönetimine bırakıldı, on yıl sonra Gazze Şeridindeki kamplarda yaşayan mülteci nüfusu 300.000’i aştı. BM Barış Gücünün varlığına karşın, İsraili hedef alan gerilla etkinliklerinin önüne geçilemedi. 1967 Arap-İsrail Savaşında, Sina Yarımadası ile birlikte Gazze Şeridini ele geçiren İsrail savaş sonrasında bu topraklardan çıkmadı. 1978 Camp David Antlaşması ile Mısıra geri verilmesi kararlaştırılmasına karşın, İsrail işgali günümüzde de sürmekte, bölgedeki yerli halk da, mülteciler gibi aynı yoksulluk ve zor koşullar altında yaşamaktadır.

Kaynakça:
http://www.filozof.net/Turkce/nedir-ne-demek/12767-gazze-seridi-nerede-tarihitarihcesi-hakkinda-bilgi.html

Yazar: Ceylan Gençay