Duygusal Yoksunluk Şeması Nedir?

4176_2

Duygusal yoksunluk seması, günümüzde sıkça görülmeye başlayan ve uzmanların en çok karşılaştıkları bir vakadır. Bu sendromun kökeninde kişinin sahip olduklarının farkına varmaması yatmaktadır. Kendi iç dünyasında sorunlar yaşayan kişi sevdiklerinin ve ailesinin yalnızlığını, üzüntüsünü geçiremeyeceğini düşünür ve çareyi terapistlerde aramaya başlar. Sürekli yalnız ve üzüntülü olan kişiye etrafındaki kişiler yardım etmek ve destek olmak isterler. Fakat kişi buna inanmaz, sahtecilik, ikiyüzlülük olarak görürler. Bu şemada kendini bu tür vakalar ile gösterebilir. İhtiyaçlarının etrafındaki kiler tarafında yerine getiremeyeceğini düşünen kişiler, sıcaklık, sürekli ilgi, dinlenilmek, destek, her konuda yardım gibi olgular ile beslenirler. Bu ihtiyaçlar genelde duygusaldır.

Kişi karşı cinsten ya da sevdiklerinden ilgi göremeyince ve dinlenmeyince hemen bir kaos içerisine girerler. Hayatların en büyük felaketini yaşadıklarını düşünür, yalnızlığa, üzüntüye bürünürler. Bu vaka genellikle uzun yıllar tek çocuk olan kişilerde görülür. Sonradan bir kardeşi olan çocuk, artık annesinden ve babasından ilgi görmeyeceğine, sevilmeyeceğine inanır. İşte bu gibi durumlar yetişkin bireylerde de görülebilmektedir. Etrafındaki kişiler başka bir yere ilgi göstermeye başlayınca, buhranlı günler bu vakayı yaşayan kişi için baş gösterir. Duygusal yoksunluk şemasında üç türden oluşmaktadır. İlgi yoksunluğu, korunma yoksunluğu ve empati yoksunluğudur.

4176_8

Empati yoksunluğu, iş ve sosyal yaşamda görülen ve bu vakayı yaşayan kişiyi etkisi altına alan bir türdür. Kişi, bir türlü anlaşılmadığını düşünür. Ve yalnız olduğunu ona destek olacak, düşüncelerine saygı duyacak biri olmadığını hisseder. Korunma yoksunluğu da kişinin kendini yalnız hissetmesi ile özetlenebilir. Kişi, ona yol gösterecek, akıl verecek, koruyacak ve arkasında kimsenin olmadığını düşünür. İlgi yoksunluğu da hemen hemen her bireyde görülmektedir. Kişi kendisine önem verilmediğini, şefkat gösterilmediğini, fiziksel temaslarda bulunacak kişilerin var olmadığından şikayetçidir.

Duygusal yoksunluk şemasında, birçok etken sebep olur. En önemlisi çocuk yaşta anne ve babasından şefkat ve ilgi görmeyen kişilerde görülebilir. Anne ve baba soğukluğundan, zaman ayırmamasından ve sevgi göstermemesinden kaynaklanabilmektedir. Çocuk yaşta yeteri kadar değer ve önem verilmediğini düşünen bireylerde de görülebilmektedir. Etrafındaki kişiler hep başka birilerine şefkat, ilgi gösteriyor ise bu vaka kendini daha çok hissettirir. Anne çocuğu ile iyi bir iletişim kuramamış ve ihtiyaçlarını doğru bir şekilde karşılamıyor ise ve sıkıntılı anlarında çocuğunu avutmuyor ise diğer kişiler tarafından avutulmayı öğrenmemiş olur. Ebeveynler, çocuklarına yol göstermemiş, doğru yolu bulması adına destek olmamışsa, eğitim ve sosyal hayatında onları yönlendirmemişse, çocuk bundan sonraki hayatında güven duyacağı kimse olmaz.

4176_timthumb.php

Eş seçimi etkileri de bu şemanın kökenini oluşturur. Bu tür olumsuz etkileri yaşayan bireyler genellikle, soğuk ilgisiz, destek vermeyen bir eş olurlar. Bu da geçmişte yaşadıklarından kaynaklanıyor olabilir. Sevgi, ilgi, güven, destek, avutma gibi olguları öğrenemeyen kişilerin, bu tür kavramları ilişkilerine yansır. Ne hissettiğini eşi ile paylaşamaz ve paylaşamadığı ihtiyaçlarını anlaşılmasını bekler. Anlaşılmadığı zaman büyük bir hayal kırıklığına uğrar. Kendini üzgün yalnız hisseden kişi, bunu eşi ile paylaşmaz ve içine kapanır. Eşi tarafından korunduğunu, yön verildiğini görünce darılabilir, üzülebilir ve bunu kabul etmez. Çünkü bu kavramları ailesinden görmemiş ve doğal olarak öğrenmemiştir. İlgi görmediğini düşünerek sürekli eşi ile tartışmalara girer, kızgındır, öfkelidir ve eşinden gittikçe uzaklaşmak eylemindedir.

Duygusal yoksunluk şaması belirtilerini yaşayan kişilerin mutlaka terapi görmesi gerekmektedir. Uzmanlar bu tür vakalarda ilk önce kişinin farkında olmadıklarını gün yüzüne çıkarmak ile tedavi sürecine başlar. Ve duygusal ihtiyaçları, doğal ortamlardan ve yollardan telafi etmek için teknikler geliştirir. Kişiye kendini avutmayı, tek başına her şeyi başarabileceğine inandırır. İhtiyaçlarına v isteklerine göre eş seçimi yapmasını önerir ve isteklerini saçmada olsa dile getirmesini tavsiye eder. Sabretmeyi, güvenmeyi öğreterek, sağlıklı bir birey olması için tedavi uygular.

Yazar: Elif Acıkgöz