Suyla çalışan araba fikri bundan 10 sene önce ortaya atılmış bir rüyaydı, fakat bu rüya artık resmen gerçek oldu. Suyun elektrolizi ile hidrojenin ayrıştırılması ve ortaya çıkan elektrik enerjisinin yakıt pilinde depolanması ve bunun elektrik motoru ile tekerleklere güç verecek ÅŸekilde kullanılması mantığıyla çalışan bu araba, deniz, yaÄŸmur veya ırmak suyu ayırt etmeksizin molekül yapısı H2O olan herÅŸey ile çalışabiliyor. Japon Genepax ÅŸirketinin ürettiÄŸi aracın maksimum sürati saatte 80km ve 1 litre su ile yarım saat boyunca durmaksızın çalışabiliyor. Araç elektrik motoru kullandığından son derece sessiz ve performans olarak esnek çalışmakta, bunun en güzel örneÄŸi ise hiç şüphesiz bugüne kadar yapılmış elektrik motoru kullanan en iyi otomobil olan Tesla Roadster. Yalnız bu aracı BMW’nin 2 yıldır güvenli ve kullanılabilir hale getirmek için çalıştığı Hidrojen 7 model arabası ile karıştırmamak lazım. Çünkü BMW Hidrojen 7 deposuna doÄŸrudan saf hidrojen yüklenen içten yanmalı bir motorla çalışmakta. Hidrojenin sıvı olarak depolanabilmesi için de çok düşük sıcaklıklar gerektiÄŸinden ve taşıma(güvenlik) anlamında birçok risk faktörü içerdiÄŸinden uygulanabilirliÄŸi oldukça zor bir sistem. Hidrojen 7 tabiki Genepax ÅŸirketinin ürettiÄŸi araca göre çok daha verimli fakat iÅŸletimi de o denli zor. Su ile çalışan bu tarz arabalar yaygınlaşır ve daha güçlü motor seçenekleri ile kullanılabilir hale gelirse ki gelecektir, insanlık bedava yolculuk imkanına kavuÅŸup daha refah ve mutlu bir yaÅŸam sürebilir. Her ne kadar bunu petrol rezervlerinden gelir saÄŸlayan güçlü devletler istemeyip önünü kesmek isteyecek olsa da, çevreye duyarlılık ve küresel ısınmanın tehditi arttıkça bu deÄŸiÅŸimin kaçınılmaz olacağını söyleyebiliriz. Teknolojinin daha bilinçli kullanılması gerektiÄŸinin farkına felaketler olmadan önce varılması dileÄŸiyle…
Genepax Su İle Çalışan Otomobil:
Get the Flash Player to see this player.
46 Yorum Yazılmış
HEYTBECOM 16 Haziran 2008 Saat 19:32Bu araç hakkında hem üreticinin sitesi yoÄŸun ilgiden kitlenmiÅŸ hemde adamların tek söylediÄŸi ÅŸey “Suyu depoya döküyorsunuz. Sistemimiz hidrojenini alıp kullanıyor.” MEA dedikleri sistemin ana parçası membranlı elektrot olduÄŸu söyleniyor. (membranlı elektrotuda ilk defa duyuyorum. Membran pompalarda kullanılan kauçuk yada plastik esnek bir parçadan ibaret. Elektrot ise metal bir parça. Bir baÄŸlantı kuramadım.) Araçta kullanılan sistemin maliyetinin 18bin dolar ve eÄŸer araçlar için uygulanabilir hale getirebilirse maliyetinin 5000dolara kadar düşebileceÄŸini belirtmiÅŸler.
- Su herÅŸeyimiz. Bide onu bunun için heba etmeyelim. Elimizde tatlı su kaynağı neredeyse kalmadı bide bu çıkınca deniz suyuda iÅŸin içine girecek o zaman vay halimize….
- Acaba deniz suyu kullanılınca depo içine 1 tablet calgon atmak gerekir mi?
MaTaDoR 16 Haziran 2008 Saat 20:24Deniz suyu olduÄŸu sürece ki dünyanın 4′te üçü denizlerle çevrili olduÄŸuna göre, sınırsız denilebilecek bir enerji kaynağı olarak düşünebiliriz. Ben bu araçtan ümitliyim, sistem kendi içerisinde suyu ayrıştırıp enerji üretebilir diye düşünüyorum.
Nezih Batgün 17 Haziran 2008 Saat 9:43Suyumuz yetmiyor bu araba suyla çalışınca daha çok su sıkıntısı çekeceğiz tezi çok yanlış.Aksine vasıtalar tümüyle suyla çalışınca dünyada su öyle çoğalacak ki kurak topraklar bile yeşerecek.Çünkü deniz suyunu deponuza koyup seyehat edeceksiniz ve hidrojen yakıtına çevirip yaktıktan sonra tekrar su olarak ama tatlı su olarak eksozdan tasfiye edeceksiniz.Bu demektir ki hergün yağmur yağıyor.Güneşin buharlaştırıp tatlı suya çevirdiğine bir o kadar daha su eklenecek.Yol kenarlarında hep sular akacak.Milyonlarca traktör öalışırken bir taraftan da tarlayı ıslatacak.Üstelik havada karbondioksit oluşmayacak ozon tabakası delinmeyecek zehirlenme duracak.Tek sorun bizim devletin akaryakıttan elde ettiği gelirin (verginin)yok olması.
HEYTBECOM 17 Haziran 2008 Saat 16:58Nezih Batgün
- Su 1 oksijen 2 hidrojenden oluÅŸmakta dikkatini çekerim. biz o 2 hidrojeni alp harcıyoruz ve dışarı buhar atılıyor. Aracın egsozundan buhar çıkıyor. (çıkan buharında kimyasal özelliÄŸinide bilmiyoruz.) Termodinamik kanununa göre giren ile çıkan enerji bir olmaz mutlaka kayıp olması gerekiyor. Sen 1 birim koyarsan onun %60′ı harcanır ancak %40ı çıktı olarak alınır. Åžu an bu teknolojinin veriminide bilmiyoruz o nedenle tahminler üzerinden konuÅŸuyoruz.
- Ortada böyle bir kayıp varken nasıl olurda su çoğalabilir diyebiliyorsun. 1 birim su koyuyoruz ama kaç birim dışarı çıkıyor bilinmiyor.Ayrıca Sen suyu buharlaşıp tekrar yere düşünce tatlı su olduğunu düşünüyorsan inan alakası bile yok. İçtiğin su, yeraltı suyu - yada şebekelerde biriken suyun arındırılmışı.
- Atmosferimizde her bir gaz belli bir dengede dururak, yaşamamız sağlamakta herhangi birinin ister Co2 olsun ister Azot olsun ister O2 olsun artması yada azalması bizim için felakattir. Kısaca bu araçlar ne kadar çok olursa benzinli motorda nasıl emiyon normaları var. Bu araçlar içinde olması gerekecek.
- Sulama bakımından ise sürekli yağışın olması demek felaket demektir. Sulamanın amacı yeterli miktarda (bitkinin ihtiyacı olan) suyun bitki kök bölgesine depolanmasıdır. Ülkemizde sulama hala ilkel yöntemle yapıldığından çiftçi kan ağlıyor çünkü o kadar çok su ve elektrik harcıyorki parasını veremiyor.
- Son olarak fosil yakıtların bittiği falan yok. Sürekli dünyanın içini oyuyoruz ve her zamanda bilmediğimiz yerlerde bilmediğimiz kaynaklar olacaktır. Hidrojenin depolanması - batarya gibi üretilen teknolojiler sadece (en az 100 yıl kadar) alternatif olarak hayatımızda yer alacaklar.Bilmediklerimizi lütfen öğrenelim:
- traktör ne ile çalışıyor?
- co2 salınımı yok olursa yada azalmaya başlarsa bitkiler nasıl fotosentez yapacaklar
- sürekli yağış olursa nasıl bitkiler solunum yada terleme olayını gerçekleştirecekler.
- sürekli yağış olursa bitkiler fazla sudan boğulacaklar yada kökleri çürüyecek?
MaTaDoR 17 Haziran 2008 Saat 17:28Sayın HEYTBECOM hocam,
Bu araçların da emisyon normları olacak diyorsun fakat alınan sadece H2O yani karbondioksitle hiçbir iliÅŸkisi olmayan bir durum olduÄŸundan açığa CO2 çıkması mümkün deÄŸil. Elbette atmosferdeki %70 O2 ve %29 CO2 oranı çok önemlidir fakat bu ÅŸehirlerdeki egsoz atıklarından dolayı zaten yakalanamıyor. Oksijenin azaldığı ve karbondioksitin fazlalaÅŸtığı bir ortamda da insanlarda bitkinlik olabiliyor. Mesela Karadeniz’de yazlığa geldim ve ÅŸu an bariz ÅŸekilde daha dinç oluyorum. Egsozundan su buharı çıkan içten yanmalı hidrojen motorları oluyor. Bu sistem ise, elektrik motoruyla çalışıyor yani suyun ayrıştırılması sadece elektriÄŸi üretebilmek için kullanılıyor ve ürün olarak ne çıktığını kestirmek zor. Ama her halükarda atmosfere zarar verecek oranda saf oksijen üretmesi pek mümkün olmaz diye düşünüyorum. Özellikle büyük ÅŸehirlerde araç yoÄŸunluÄŸu olacağından ve buralarda aÄŸaçların azlığı ve hava kirliliÄŸi nedeniyle salınan oksijen dengeyi bozmaya deÄŸil, aksine havayı temizlemeye katkıda bulunacaktır. Hatta çevreyi korumak adına arabalar toplanıp geziler bile düzenlenebilir belki…
HEYTBECOM 18 Haziran 2008 Saat 0:01Matador, tabiyki emisyondan kastım CO2 salınımı yada NOx salınımı araçlarda varsa bu tip alternatif yakıtla çalışanlar içinde gelecektir.Belli miktarda artık ne çıkarıyorsa egsozdan. Her şeyin bir değeri var ve bu miktar olarak artarsa çevreyede zararı olacaktır. Buhar emisyonu olabilir. Şu an için hayal olabilir yada sallaıyor olabilirim ama benim düşüncem bu yönde.
- Yukarıda anlatmaya çalıştığım şeyde su döngüsüne bu derece etki yapamayacağıydı ya da bu şekilde bir etki yapabileceğini düşünmediğimi belirtmek ve su döngüsünün bu şekilde işlemediğini anlatmak istedim. Keşke 10yıl geriye alınıp o temiz ortama geri kavuşabilseydik.
Serdar Sarı 19 Haziran 2008 Saat 1:04arkadaşlar suyu yok etmiyoruz onu ayrıştırmanın kolay bir yolunu bulmuşlar belki bir katalizördür.sonuçta açığa çıkan hidrojen yakılarak tekrar su oluşturuluyor ve dünya gaz döngüsüne bir zararı olmaz. bu arada böyle oluşturulan su en saf sulardan birisidir çünkü ortamda sadece kendi elementleri var kimyadan anlamayanlar saçma sapan karamsar yorumlar yapmasınlar ve uydurmasınlar.fosil yakıtlar da bir gün bitecektir dünya sınırsız büyüklükte değil lütfen uydurmayın..
HEYTBECOM 19 Haziran 2008 Saat 14:46Serdar Sarı acaba suyu yok ettiÄŸimizi nerden okudun onu söyler misin? Ben doÄŸal dengeden bahsediyorum suyun yok edilmesinden deÄŸil. Nezih Batgün ‘ün yazdığı mesaja cevap verdim ve bu araçları kullanırsak karşılığında yazdığı sonuçları göremeyeceÄŸimizi belirttim. Ayrıca kendi öngörümle belkide salladığımıda belirterek Buhar emisyonu deÄŸeri bile olabileceÄŸinden bahsettim.
Hidrojenin yakıldığını nerden okudunuz. Araç, elde edilen elektrik enerjisini depoluyor ve elektrik motoruna aktarıyor. Saçma sapan ve bilip bilmeden kimyadan anlamayan biri olarak karamsar bir yorum yaptığımı da düşünmüyorum her şeyin bir yararı olduğu gibi (insanlık için) karşılığında öngörülemeyen bir zararıda (doğa için) olacağınıda söylüyorum.
o saf suyu ne yapmayı düşünüyorsun?
henster 20 Haziran 2008 Saat 2:02Ben diyorum en iyi araba japonlardan (Honda) çıkıyor diye ama kimse inanmıyor.
Fresh air 22 Haziran 2008 Saat 14:57Arabasından çıkan motor anırtısını sokaklarda yankılatmak isteyen tüm insansı canlılar bu ve benzeri teknolojik gelişmelere karşı çıkacaklar. Sesiz bir motora sahip bir arabayı kullanmak böyleleri için depresyon sebebi. Malesef benim de böyle arkadaşlarım ve akrabalarım var. Hava kirliliği falan umurlarında değil. Para da bol olunca arabanın ne yaktığı, çevreye ne bıraktığıyla ilgilenmiyorlar. Yeterki arabası fiyakalı olsun, güç onda olsun.
Benzin yakan bir arabanın atmosfere neler saldığı belli. Sudaki hidrojeni ayrıştırıp elektriğe dönüştüren bir aracın emisyonu her halukarda daha zararsız olacaktır.
Ayrıca atmosfere salınan anormal derecedeki CO2 nin nerede depolandığı ile ilgili National Geographic dergisinde bir yazı vardı. Amazon ormanlarındaki aÄŸaçlar olmaları gerekenden %3-5 daha uzunlar, sebebi ise atmosfere salınan aşırı CO2. Yani ÅŸimdilik fazla CO2′nin bir kısmı orada depolanıyor. Peki bu aÄŸaçların başına bir iÅŸ gelse açığa çıkacak olan CO2 bize ne yapacak hiç düşündünüz mü?
MaTaDoR 22 Haziran 2008 Saat 18:17@Fresh air;
Atmosfere salınan CO2 bizim için hayatsal önem taşır. EÄŸer CO2 miktarı azalsaydı O2′nin ağırlığı ile ciÄŸerlerimiz yanardı ve insanlar çeÅŸitli akciÄŸer hastalıklarında dolayı yaÅŸamını yitirirdi. Yani havadaki azot, oksijen ve karbondioksit oranı çok fazla deÄŸiÅŸirse, her ÅŸekilde insanlara zararlı olacaktır. Bu arada ben yukarıda %70 O2 demiÅŸim o azot gazı olacaktı yanlış yazmışım.
ÖZGÜR MAYMEN 27 Haziran 2008 Saat 15:47SİZ BU NEZİH BEYIN DEDIK LERINE DIKKAT CEKIN BENCE O YAZININ ALTINDA NELER GIZLI BUNLARI BULMAYA CALISIN SIZE TAVSIYEM ONU TANIYAN BIRI OLARAK:)
Celal YILDIRIM 28 Haziran 2008 Saat 10:34Hidrojen bilinen en eski enerji kaynağı bence. Hidrojen taşıyıcılarını iyi tahlil etmeliyiz. Karbon mu Bor mu Oksijen mi yada diÄŸerleri. O’ nu kim taşıyıp yakıta dönüştürüyorsa taşıyıcının etkilerine bakmalıyız. Suyun yakıta dönüşmesi canlılığın temeli. Suyu yakıt olarak kullanacak araçlar yeni birnevi canlılar olacak. Bunlar bizim gibi coÄŸaldıkça doÄŸaya zarar mı verecekler, yoksa bitkiler gibi doÄŸanın döngüsüne katkıda mı bulunacaklar. HER HALUKARDA FOSİL YAKITLARDAN KURTULMAK GEREKİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM. SAYGILARIMLA.
Mert CANDAR 29 Haziran 2008 Saat 18:10gercekten iyi düşünülmüş bir otomobil ve gelecekte de tahmin ediyorum ki daha iyileri yapılacaktır. benzinli veya dizel otomobillere daha ucuz ve masfrasız olabilir ama yaşam kaynağı olan suyun, suanda icinde bulunduğumuz kuresel ısınmayla birlikte su kaynaklarını gelecekte zorlayabileceğini düsünüyorum
Nezih Batgün 1 Temmuz 2008 Saat 10:57Serdar Sarı bey
Traktör illa mazotla çalışır diye bir kural yok.Hidrojenle motoru çalıştırdınmı o motorla uçağı da dozeri de çalıştırırsın.Deniz suyundan hidrojen ve oksijen ayrıştırılır yuz ve diğer elementler de geride kalır.Hidrojen elektrik enerjisi verir ve yandıktan sonra eksozdan su çıkar.Bu say suyu ne mi yapalım diyorsun.Sular akar dereler nehirler göller oluşur ve sonunda denize fazlası dökülür.Devamlı yağış olacak ve bitkiler çürüyecek diye birşey ypk.Sadece araçların kullandığı
hidrojen yakıtının suya dönüşüp caddelerde yağmur yağmış gibi ıslaklık olacağını belirttim.Ayrıca ilave edeyim:Denizler de temizlenmiş olacak havanın ve toprağın yanısıra.Bunu da düşünemeyeceğini tahmin ederek yazıyorum.
ERDİNÇ ALACAN 3 Temmuz 2008 Saat 11:20Dünyadaki suyu kıyamet kopane kadar bitiremezsin.Su derdiyok bunu tartışmayalım biz daha iyisini yapabilirmiyiz onu tartışalım..Adam bunu nasıl yapmış onu tartışalım.
özgür 5 Temmuz 2008 Saat 18:19Merhabalar
yalnış bilinen bazı şeyleri gördüm
Hidrojenin yanma ısısı oldukça yüksektir ve zehirli etkisi yoktur.
yanma işleminde oksijen miktarı artırıldığında yanma ısısı çok makul bir seviye olur.
aynı ağırlıktaki benzine göre sıvı hidrojenin enerjisi 2,75 kat daha fazladır.
benzinli motorlarda atık olarak önemli miktarda azot oksit (NOx,), karbonmonoksit (CO) ve yanmamış hidrokarbon (HC)lar oluşur.Hidrojenin hava ile yanmasının sonucu da, yakıtta karbon bulunmaması nedeni ile yanma ürünleri arasında CO, CO2, HCler mevcut olmayacak, sadece motorun yağlama yağının yanması nedeni ile oluşan HCler egzoz gazları arasında bulunacaktır.
Bu yanmanın görülebilir kısmı su buharıdır.
Azot oksit emisyonları önemli derecede azalır (benzin yakıtına göre)
Hidrojenin minimum kayıpla depolanması ve enerjiye dönüştürülmesi günümüz teknolojisinde mümkündür.
Dünyadaki 3/4 lük su miktarı göz önünde bulundurulduğunda muazzam bir kaynaktır ki bu Dünya petrol devleri nin gözünü korkutmaktadır.
Saygılar…
Spyz 8 Temmuz 2008 Saat 12:50Bu araba çok önce icat edildi fakat petrol devlerinin baskılarından başını kaldıramadı.
Nezih Batgün 10 Temmuz 2008 Saat 10:12Suda hidrojen enerjisi olduğu bir gerçek.Japon sudan hidrojeni açığa çıkaracak en kolay ve ucuz yöntemi bulmuş olabilir.Fakat erke dönergecini duydunuz mu?
Orada su bile gerekmiyor.Kendi kendine elektrik üretiyor.Nasıl mı?Mıknatısla.
Güneş sisteminde olan gezegenler hangi enerjiyle milyonlarca yıldır dönüyor hiç düşündünüz mü?Manyetik güç.Artık kuraklık falan da vız gelir.Bedava enerji oldu mu ben denizlerden tatlı su üretirim ve her tarafa da gönderirim.Pompalamak da bedava nasıl olsa.
Ayhan Ekmekçi 14 Temmuz 2008 Saat 22:53İlerde petrol istasyonları,rüzgar gülleri ile elektrik üretip,o elektrik ile suyu eloktrolize edip hidrojen elde edecekler.Elde edilen hidrojeni gelen araçların depolarına dolduracaklar diye düşünüyorum.Geleceğin yakıtı çevre dostu hidrojen.
Nezih Batgün 17 Temmuz 2008 Saat 10:05Sayın Ekmekçi
Galiba anlamadınız.Japon elektrik kullanmadan suyu hid.oks.ayırmış ve yakıt olarak kullanıyor.Yani artık o rüzgar güllerine,barajlara,nükleer santrallere falan ihtiyaç yok.Jeneratörünüzü de suyla çaliştırıp elektrik üretirsiniz.Erke de aynı şeyi mıknatısla yapan makina yapmış.
özcan aygın 18 Temmuz 2008 Saat 18:59anladıgım kadarıyla önemli olan suyu elektirige cevirmek, bir güc uygulamadan nasıl suyu ayrıştırılıyor burdaki güc kaybı elektirikli dinamo sistemindeki gibi motordan dinamoyu cevirmek icin 12v 1A. verib dinamodan12v 0,9A almak gibimi.diyelimki cok başarılı bir sistem bunu nasıl geliştirib elde edebiliriz.bu ayrıştırma cihazından 1 tane nasıl alırız neye mal olur
Nezih Batgün 23 Temmuz 2008 Saat 10:58Sayın Özcan Aygın
Bence kostik Japon kullanmış sudaki hidrojen gazını açığa çıkarmak için.Kostiğin 25 kilosu 50-YTL. 30gr. kostik karışımıyla sudan elde edilecek hidrojen gazının arabayı 1000km.götüreceğini iddia ederim.Suyun denizden doldurulduğunu düşünürsek para vermeyeceğiz ve 1000km. maliyeti 40-YKR.
olur.Benzinli arabalar km.de 40-YKR. yakıyor.Tabi deniz suyundaki tuzun enjektör memesini tıkamaması için tedbir almak lazım.Yoksa saf su kullanmak gerekir.
Baris 31 Temmuz 2008 Saat 11:03Arkadaslar oncelikle ben bu siteyi hazirlayan herkese tesekkur etmek isitiyorum, isyerinde en steresli anlarimda bile bu siteyi okumak bana buyuk bir haz veriyor.
Konuya gelince herkesin bu kadar sag duyulu olmasi cok guzel ama yabana atilmayacak bazi seylerde var, mesela bundan 200-300 sene once ne fabrika vardi, ne nukleer santral yada arabalar, yani atmosferdeki gaz dengesi normaldi, eger suyun ayristirilmasiyla havadaki gaz oranlarinin degisecegini dusununlere sesleniyorum, bu zamana kadar kullanilan araclardan cikan gazlar, fabrika bacalarindan cikan gazlar ve nihayetinden orman yanginlardan cikan zehirli gazlar atmosferin gaz denegesini bozmuyorda suyun ayristilmasindan cikan okjijen mi bozacak??
Somut bir ornek vereyim bu sene Moskova’da satilan araba miktari gecen seneye oranla %70 artis gosterdi, bu inanilmasi guc korkunc bir rakam, ve gecen sene araba aldigimizda ismi lazim degil tam 1sene 2 ay sonraya gun verdiler, INANMADIK!! bize sipariscilerin isim listesini gostermeye hazir olduklarini soyledile. Dusunebiliyor musunuz Moskova’da caddeler 5′er serit yani cift yon 10 serit buna ragmen tarfikte 2-3 saat zaman kaybediyoruz. Bundan 10 sene sonraki durumu ve bu otolardan cikan zararli gazlari dusunebiliyor musunuz? Ayrica cok ama cok ayri bir boyuttan bakarsak ise eger bu sistem bundan 20 sene once ciksaydi 20 senede rayina oturur ve satisa cikabilirdi petrole benzine ragbet azalirdi, yani Amerika amcanin Irak’a girmesine de luzum kalmazdi. Petrol savaslarinin tek sebebi ekonomidir, adamlar savas masraflarini elde edecekleri petrol fiyatindan dusuyorlar ve kalana bakiyorlar, kalan iyi bir miktarsa savasa giriyorlar, yani petrole ragbet azalirsa arkadaslar savaslarda olmayacak. Dusunsenize Amerika’nin yillarca yaptigi petrol rezervleri elinde patliyor!! Ne gulerim ama.
Saglicakla
Nezih Batgün 1 Agustos 2008 Saat 14:46Sayın Barış bey
Petrol satış fiatı arttıkça Rusyanın işine geliyor.En büyük petrol ihracatı yapan o.
Neden Moskovada bu kadar araba satışı oluyor onun da sebebi bu.Bu tatlı kardan Rusya vazgeçmek istemez.Arabalar suyla çalışır ve tüm motorlar suyla ve ERKE ile çalışırsa petrol savaşları çıkmaz doğrudur ama o zaman toprak savaşları çıkar.Yani savaşların adfı değişir o kadar.Saygılarla
Nezih Batgün
Baris 4 Agustos 2008 Saat 11:38Sayin Nezih Batgun,
Bu siteye olan ilginizi diger katilimcilara vermis oldugunuz yanitlardan gorebiliyorum ve yorumlarinizin hepsini okudum.
Dikkat ettiyseniz benim savundugum ilk gorus suyla calisan arabalarin cikardiklari su buhari yada oksijen gaziyla dogaya zarar vermeyecekleri gorusuydu. Nedense benim ikinci gorusume cevap yazma zahmetinde bulunmussunuz. Rusya’nin dunyaya petrol sattigi bir gercek ama diger taraftan suyun ayristirilarak bir elektrik enerjsi yapimi gunumuz teknolojisinde cocuk oyuncagi gibi gorunuyor, hatta ve hatta 1960′li yillarda ilk uzay aracinin yapilmasi ve nihayetinde 1969 yilinda da ilk insanin aya inisi, yapilan onlarca mekik ve Amerika’nin uzayda kurdugu dev uzay istasyonu Skaylab bile fezaya gonderilisi yine 1970′li yillardi. Gerci Ruslar Salyut istasyonunu daha once kurmuslar. Yani demek istedigim 40 sene oncenin teknolijisiyle adamlar uzaya istasyon kurmuslar da bir suyu ayristirip motor mu calistiramamislar? Bunu yapmamislar cunku sebebi petrol piyasasi. Ama artik butun dunya bu isin civisinin ciktigini anlayinca suyla calisan motoru konusunu gundeme yeniden getirdiler. Bakin yeniden diyorum cunku uzaya istasyon bile kuran bir uygarlik (insan) herhalde 5 yasindaki cocugun aklina gelecek olan suyla araba calistirma projesini ortaya atip uzerinde calismistir. Eger dusunemislerse uzaya onca mekigi haybiye atmislar. Ve kesinlikle eminim ki, nasil suan Nokia firmasi bundan 10 sene sonra hangi modellerini cikaricagini biliyorsa ve dizaynlarini bile yapip numunelerini bile uretmislerse Amerika veya Rusya gibi devletlerde suyla calisan motoru uretip ilerde kullanmak uzre ellerinde bekleltiyorlar.
Savas konusuna gelinca, “…o zaman toprak savaslari cikar.” demissiniz. Bundan 200-300 sene once petrol yoktu, ama insanlik tarihi boyunca surekli savaslar vardi ve yapilan savaslarda herhalde can sikintisindan yapilmiyordu, toprak ugruna yapiliyordu. Ama suan ki gunumuzde herkezin, aman bir deli cikacakta kirmizi bir dugmeye basip butun dunyayi havaya ucuracak diye korktugu su gunumuzde durum biraz farkli. Toprak savaslari biraz komik, mesela amborga denen bir nane var. Ben neden once savasip sonra savastigim yerleri kalkindirmak icin parami haracayayim ki? Sokakta ki topluyorum ben o parayi! Eger istedigim birsey varsa o ulkeye yonelik belli yaptirimlara gitmenin yollarini ararim. Fransa Afrika’daki bir cok ulkeyi somurmuste topraklarina mi katmis? Hayir. Yine AB denen (vallahi anladiysam arab olayim neyse ve ne ise yariyorsa bu AB) olayda nasil Amerika once eski Rus Devletlerini AB’ye katip sonra Rus sinirlarina amerikan fuze sistemlerini yerlestirmesini saglamislar. Adamlar guvenliklerini saglamak icin Estonya’ya yada Polanya’ya savas acip once orayi alip sonra fuzelerini koymamis ki! Yani bir sey istiyorsan savasmaydan da istedigini alabilirsin. Sonuc olarak sirf petrole ihtiyac kalmadi diye toprak savaslari olacagi gorusunu hic benimsemiyorum.
Saglicakla
Baris OZTAS
Nezih Batgün 4 Agustos 2008 Saat 12:05Sayın Barış Öztaş
Hidrojenin tabiata zarar vermeyeceğini üstelik faydası olacağını savunan yazılarım vardı ve siz de aynını yazınca birşey yazmayı gerekli görmedim.Uzay çalışmalarında Amerika yıllardır hidrojen yakıtını kullanıyor.Onu elektrikle üretip
sıvılaştırarak tankına yüklüyor ve elektrik enerjisine çevirerek mekiklerini uzaya gönderiyor.Fakat hidrojeni daha ucuza elde etme yöntemini o zamanlar bulamamışlardı.Haydi petrol devleri suyu yakıt olarak kullanmayı beklettiler zayıf ülkeler de hidrojenle uğraşamadılar.Fakat Japonya neden petrole bağımlı kalsın ki.Kendi teknolojisiyle en çok sıkıştığı enerji konusunu halletme yoluna gitmeliydi ve neticede gitti de.Artık basit ve ucuz bir yöntemle suyu ayrıştırıyor.
Savaşlara gelince:Dünya nüfusu arttıkça savaşlar kaçınılmaz olacaktır.Zaten orda burda ufak ufak çıkıyor.Toprak savaşları olacaktır.Atomdan korkuyorlar da topyekün dünya savaşı (3.dünya)çıkaramıyorlar tezi doğrudur fakat Hz.Muhammedin bir hadisini söyliyeyim:Dünyanın bir günü kalsa o gün Allah benim soyumdan birini gönderir ve dünyanın ömrünü kıyamete kadar uzatır.
Bunu okuyunca demek ki atom harbinin eşiğine gelecek bu dünya diye düşündüm.
Bana cevap verdiğiniz için teşekkür ederim.Nezih Batgün
Baris OZTAS 7 Agustos 2008 Saat 9:53Sayin Nezih Batgun
Yazinizda Japonya’nin neden daha once suyla calisan motoru icat etmedi demissiniz, gercekten cok ilginc bir konu, ama Rusya ve Amerika ile karsilastirirsak uzay calismalarina Rusya ve Amerika cok daha onceden baslayip somut sonuclar elde etmisler, Japonya’nin uzaya bundan 5-6 sene once attigi ilk fuzenin (uydu) uzayda yorungeden ciktigini ve kayboldugunu daha sonra ikincisini attiklarini biliyorum, yani Amerikanin NASA’si gibi onlarinda JAXA’si var ve Japonya tarihinde ilk kez bir Turk kardesimiz JAXA’da uzay asansoru projesinin dusunuru ve liderligini yapiyor ki NASA bile elini agzini koymus seyrediyor.Yani Japonlarin suyla calisan motoru daha once bulamadilar mi yoksa buldular da (Dev petrol firmalari) kullandirmadilar mi diye hemen akla ikinci bir soru geliyor.
Hatta su tezi bile cok tutuyorum, dunyada ki petrolleri toplayan Amerikali amcalar diger taraftan suyla calisan motorlar yardimiyla kendi petrol giderlerini en aza indirmeye calisiyorlar ve diger taraftan suyla calisan arabalari uretiyorlar. Bundan 30 sene sonra gibi dunyadaki tum petroller bitince ellerindeki petrolu fais fiyatlara dunyaya geri satip ekonomisini daha da gelistirecek ve diger devletleri kendine buyuk olcude bagimli hale getirecek, o petrol de bittikten sonra suyla calisan otolari seri bir sekilde uretimden cikarip satisa sunucak.
Savasla ilgili olarak, dunyamiz ucuncu dunya savasinin esigine gelecek ve hatta madem geldik bir iadeyi ziyarette bulunalim bari deyip o esikten iceri de girecek. Buna adim gibi eminim, ama tabiki bu savas dunyanin sonu olmayacak. Sadece guc dengeleri degisicek. Rus cografyasinda uzun bir sure yasayan bir insan olarak ben Rusya’yi tek gecerim diyorum hem de savasi uzak ara onde goturecek.
Cunku ulkede inanilmaz bir potinsiyel var surekli gelisiyorlar ve duygudan yoksun bir millet.Sonuc itibariyle suyla calisan motorlu araclar ve diger motorlar, dev petrol firmalarinin bulundugu ulkelerin kendi menfaatlarini nasil daha iyi kollarim ve ne yapmaliyim sorusunu akillara getirtecek. Menfaat iliskileri farkli boyutlar kazanacak.
Diger taraftan ben pek fazla birsey istemiyorum. Suyla calisan beyaz bir Lamborcinim olsun ben kendi yagimla kavrulurum.
Sizinle yazismak bir zevk, umarim diger ziyaretcilerde yazilarimizi okuma zahmetinde bulunup ilginc yorumlar ortaya atarlarlar.
Saygilarimla
Baris OZTAS
Nezih Batgün 12 Agustos 2008 Saat 8:51Sayın Barış Öztaş
İşte bak bir harp daha başladı ve Rusya Amerika sürtüşüyor.Sebeb petrol.Boru hattımız sabote edildi ve koruyan askerlerimize suikast yapıldı.Bence suyla çalışan motor yapıldı fakat şu anda dünyadaki tüm motor sanayii petrole dayalı olduğundan bunun değişimi yirmi yıl sürer.Benim bildiğim kuyumcu işçiliğinde
suyun içine kostik karıştırarak hidrojeni ayrıştırıyorlar ve bir makina içinden çok ince bir alevle yakıyorlar.Muhakkak Japon da böyle yapmıştır.Yalnız şunu merak ediyorum bizim kuyumcular bunu kullanıyorlar da hatta o bahsettiğim makinayı Italyadan alıyorlar ve hatta adam aynı makinayı burada yaptı ve yarı fiatına maletti ve kullanıyor da neden bunu geliştirmiyorlar da boru hatları binlerce kilometre döşeniyor.
Harpte Rusyayı tek geçerim diyorsunuz.Ingiltere üzerinde güneş batmayan imparatorluktu ve sadece Britanya adaları olarak kalacaktır ve Rusya da Moskova etrafında birkaç şehir kalacaktır.Bu sözü söyleyen zat Osmanlı imparatorluğu ayaktayken yaşıyordu.Yıllar önce Sovyet orduları Afganistanı işgal edince Timurtaş hoca Sovyet imparatorluğunun birkaç yıl ömrü kaldı demişti.Bunların hepsi gerçekleşti.Saygılarımla
Nezih Batgün
canki 13 Agustos 2008 Saat 11:13bence arabayı övenler çevre dostu, yerenlerse petrol ürünlerinden çıkarı olan insanlar. abicim asrın keşfi bu araba.
Baris OZTAS 14 Agustos 2008 Saat 12:06Sayin Nezih Bey,
Bosuna demiyorum sizinle yazismak bir zevk diye, gercekten gundemi iyi takip ettiginizi dusunuyorum. Suyla calisan motorlarin oldugu konusunda hemfikiriz ne guzel, ama buna ragmen kilometrelerce neden boru hatti doseniyor da o parayla motor uretimini hizlandirmiyorlar sorusuna sizin gibi ben de cevap bulamiyorum. Bana asiri mantiksiz geliyor, dunyamizin ucte birini kapliyan hacimdeki hidrojeni sen birak git butun uzmanlarin gezegende en fazla 30 senelik petrol rezervi var dedikleri olaya dunya para yatir. E haliyle bizim lamborcini durumu da yatiyor yani. Neyse…
3 Dunya UEFA Sampiyonlar Ligi Savasi’na deginecek olursak Rus milli ordusu gercekten cok kuvvetli, o zat-i muhteremin Ingiltere hakkinda yaptigi yorumlar, Sovyet Rusya’si hakkinda yaptigi yorumlar dogru cikmis olabilir. Ama Sovyet Rusya’si derken adamlar Sovyet Rusya’sini dagitmakla uzerinden buyuk bir yuku atmis oldular, yani fazlaliklarini attilar. Gorbocov Amca SSCB’yi dagitmadan once yapilan referandumda SSCB halkinin (sadece Ruslar degil butun amcalar) %75,44′u oylamaya katildilar ve referanduma katilan vatandaslarin da %76.4′u SSCB’ye guven oyu vermisler, dagilmasini istememisler, adamlar biz ozgurluk istiyoruz diye ayaklanma yapip SSCB’yi dagitmamislar, demek istedigim Britanya durumu ile bu konuyu kiyaslayamayiz. Zaten dagil da ne oldu, gonullerinde yine SSCB var, halktan kime sorsam SSCB’yi ozlediklerini soyluyorlar, butun haklarinin oldugunu insan gibi yasadiklarini soyluyorlar, yani butun baliklar esitti, simdi ki gibi buyuk balik kucugu yutmuyordu. Sonuc itibariyle adamlar dagildi da ne oldu. Rusya yine en buyuk toprak parcasi, bir savas olsa ki oldu iste hepimiz gorduk, teknolojileriyle iki uc gunde bastirdilar. Rusya’nin Moskova cevresinde bir kac sehir kalmasi bana inanilmaz gibi geliyor. Rusya Cumhurbaskani’nin konusmasini bizzat Rusca dinledim, Gurcu lideri hakkinda yaptigi yorumlari eminim ki hicbir gazeteci yada yayin kurulusu TR’de birebir cevirmedi.
Bence Rusya kupayi alir abi…Saygilarimla
Baris OZTAS
Nezih Batgün 19 Agustos 2008 Saat 9:34Sayın Barış bey
Doğru ben de Kievde kaldığım sıralarda bütün halkların Sovyetler Birliğini aradıklarını görünce gerçekten çok şaşırdım.Tabi Rusya şimdi daha güçlü.Hantallıktan kurtuldu.Fakat tarihte nice milim oynamaz denilen imparatorluklar yıkıldı.Zaman herşeyi öğüten muazzam bir değirmen gibi çalışıyor.Cengiz Hanın ve oğullarının hüküm sürdüğü imparatorluk tarihin en büyüğüydü.Çin deşimdi yeni palazlanıyor.Daha doğrusu bu dünya hayatı insanlar için nasıl geçici ise devletler için de aynı.Onların da bir ömrü var.
Barış bey benim mail adresim:nezihbatgun@hotmail.com beklerim.
Görüşmek üzere.Nezih Batgün
Baris OZTAS 21 Agustos 2008 Saat 11:05Nezih Bey selam,
Bana yazmis oldugunuz son yaziyi okudugum da aklima hemen ortaokulda ki felsefe hocamin sozleri geldi. Soyledikleriniz birebir ayni. Devletlerde insanlar gibidir dogarlar, buyurler ve olurler. Ama olmeyen devletler de var. Bilge Kagan’in taa 1500 sene once adini tasa vurdugu ulke, hakkinda “ipegi yumusak dili hostur, uzak diyar insanini yumusak ipegiyile tatli sozuyle kandirir sonra yok eder” dedigi ulke. Yani petrol kullanmamak icin milyonlarca kisinin pedal cevirdigi ulke. Cin. Onca Turk devletinin oldugu dunyada Cinliler hukum suruyor, bunda da balik bastan kokar atasozumuz olayi cok da iyi anlatiyor. Adamlar surekli ileri giderken, biz taht kavgalarini derdine dusmusuz, devleti ileri bir seviyeye cikaracak bir lider geldiginde de once diger kotuleri temizlemek icin hayatinin en verimli yillarini harcamis ve son bir kac yilda memleketine hizmet edip vefat etmis. Tabi olunce yine taht kavgasi yani sil bastan. Cin’de bir kisi bakan veya koltuk sahibi oldugu zaman butun gozler adama cevriliryor. Cebinde fazladan bir dolar olsa adimi direk idam ediyorlar. Koltuga oturan memlekete hizmet ediyor kendine degil. Haliyle boyle bir ulke ne yikilir ne yaslanir. Zaten yikilsa bile o 1.3 milyar nufustan 10 tane ulke cikar. Yasli dedigimiz ulke olimpiyatlarda dunya rekoru kirikiyor 50′ye yakin altin aldilar ve aliyorlarda. Ben soyle nitelendiriyorum. 100′luk dede olimpiyatlarda yarisiyor. Ben boyle bir dedenin olecegine inanamiyorum. Bakin hep Rusya Amerika cekismesini duyuyoruz, hic Cin bir seye karisyor mu? Hayir!! Adamlar diyor ki onlar birbirini yesin biz geliselim. Kurnazligin daniskasi. Ukrayna’da egitim aldigim sirada 32 kisilik sinifimizda 20′nin ustunde cinli vardi. Herkesin suratina aptal gozlerle bakarlar, ne sorsan bilmezler, ders nerde diye soran bilmezler, ama herkezden once o dersligi bulurlar, odev soran bilmezler ama herkezden once o donem odevini yapar getirirlerdi. Kendini aptal diye tanitip dunyadan kendini soyutlayip ve saman altindan nehir yurutup dunyanin anasini aglatan bir millet.
Son olarak soylemek istedigim, Japonya’da buyuk is adamlarinin yanina bir cuval kuru ekmekle su alip Japonya’yi yukardan goren bir dagda ki magraya cekilip bir ay boyunca ulkemi seviyorum diye avaz avaz bagirdigini duydum.Bunu bizim ulkemizde kim yapar azizim???
Tartistigimiz konular Suyla Calisan Oto konusunda cok uzaklati.
Benim de msn adresim oztasbaris@hotmail.com
Sizinle konusmak beni de cok mutlu eder ben de beklerim.Bilgi Ustam sitesi sadece bilgilendirmiyormus kaliteli insanlarla dostluk da kurduruyormus.
Tesekkurler Bilgi Ustam.
Baris OZTAS
ferat ozen 7 Eylul 2008 Saat 23:36hareket enerjisi elde edbilmek icin sudaki hidrojenin kullanilmasi bile artik kilasik oldu arkadaslar bedava enerji manyetik alan sistemleri ve atiksis tek sorun bu sistemlerin halka sunulmamasidir. fosil yakitlarin dunyaya zarar verdigi bir gercek ama uzun yillarda olusan dunya dengelerinin bozulmasinin acacagi zararlar egsoz gazindan daha fazla olabilir.
Süleyman Ölçer 12 Eylul 2008 Saat 12:52ArkadaÅŸlar, yazılan tüm yazıları ve açıklamaları okudum. herkesin yüreÄŸine saÄŸlık. Hidrojenle araç çalıştırma iÅŸine gelince; aslında sistem çok basit. Ankarada bir firma 1000-1500 YTL maliyetle bu iÅŸi yapıyor.Ayrıca biz basit bir elektord düzeneÄŸiyle hidrojen düzenini kendi lpg’li aracımıza kendi imkanlarımızla uyguladık. ÅŸu anda deneme aÅŸamasındayız. ama sonuçlar gayet baÅŸarılı. geliÅŸtirmelerini yapabilirsek, buradan sizlerle paylaşırız. az bir uÄŸraÅŸla iÅŸi çözdük.. Yani ille de japon , ya da amerikalı olmak gerekmiyor..herkese selamlar, saygılar..
KEMAL GÜL 15 Eylul 2008 Saat 10:26sorun insanları kandırmak degil .soru su ile arac calışıp gider mi .sorun buysa daha çok enerji harçanır ve depolanor suyun hidrolizi için kullanılır sonra elektrik akımım oluşturmak amaçıyla kimyasal reaksiyon da kullanılıp mor calıştırılır .bu araç bu hazırlıktan ancak 1 lt su kullanır sonra tekrar elektrik li hiroliz yapan stok elektrik enerjisi yukılenmelidir maliyet artmış kıllanım zordur yoksa bu araç çoktan piyasayı sallamıştı.
Bülent Akev 15 Eylul 2008 Saat 11:42Kafama takılan bir soru var: Acaba bu araçlar dünya çapında kullanılmaya başlarsa zaman içinde dünyada su sıkıntısı yaşanır mı? Yani suyun hidrojenini alıp kullanınca geriye ne kalıyor?
Meral Boz 16 Eylul 2008 Saat 12:35Bence su sıkıntısı olmaz çünkü enerji vardan yok edilemez veya tam tersi yoktan var edilemez. Ortaya su buharı çıkar ve yükselen buhar yaÄŸmurlarla tekrar yeryüzüne iner büyük ihtimalle. Yani sadece suyu kullanıp zararlı bir bileÅŸik oluÅŸturacak veya çevreye zarar verebilecek bir makina olabileceÄŸini zannetmiyorum. Sudan elde edilen herÅŸey doÄŸal ve çevre dostudur en nihayetinde… Konudaki bilgilendirme kadar yorumlar da güzel, teÅŸekkürler.
ali 21 Eylul 2008 Saat 15:48valla çok güzel fiyatı ne kadar
Nezih Batgün 24 Eylul 2008 Saat 11:06Yahu su sıkıntısı asla olmaz üstelik su çoğalır her taraf yeşerir.Bir defa güneş hep denizleri buharlaştırıyor su bitiyor mu?Asıl buharlaştırma yapmazsa su sıkıntısı olacak.Arabaya koyarsan deniz suyunu hidrojene çevirip yaktıktan sonra su olarak egsozdan akar.Üstelik hava da yer de kirlenmez.
Süleyman Ölçer 25 Eylul 2008 Saat 23:39ArkadaÅŸlar öncelikle herkese selamlar. Herkesin kadir gecesini kutlarım. Geçende deneme aÅŸamasındaki hidrojen sistemimizden söz etmiÅŸtim. Belki inanmayacaksınız ama, bu sistemi takmadan önce 30 YTL’lik lpg ile 150-160 km yaparken, sistemi taktıktan sonra, 200-210 km yol yapmaya baÅŸladık. üzerinde halen çalışıyoruz. detayları geliÅŸmeleri genede buradan yazabilirim. saygılar.
emre 27 Eylul 2008 Saat 1:31güzel bi fikirr tebrik ederim başarılarının devamını dilerim
ayhans 8 Ekim 2008 Saat 13:47bu fikri iki yıl önce derste bizim öğrencilerimizde üretmişlerdi. hidrojenin ayrıştırılarak enerjiye dönüştürerek bu enerjinin hareket enerjisi vereceği projesini ilköğretim 7. sınıf öğrencimiz Teknoloji ve Tasarım Dersi Kurgu kuşağında yapmıştı. bizim dersimize destek olmadığı için o fikirde çöpe gitti yine biz japonların yaptıklarına hayranlıkla bakmaya devam edeceğiz.
ClaW 9 Ekim 2008 Saat 16:29fazla yzıya gerek yokda suyun atomlarınımı ayırıor ??? anlamadım ama genede iyi yapmışlar
xD


Son Yorumlar