13. ve 14. Yüzyıl Divan Şairleri

1. Hacı Bektaş-ı Veli 
• Horasan erenlerindendir. İlim ve ahlakıyla Anadolu insanına yol göstermiş, onları İslâm’a yöneltmeye çalışmıştır.
• Ayrıca Balkanlardaki dinî yapılanmada onun tarikatı önemli bir rol üstlenmiştir.
• Makalat’ta tasavvufa yeni girenlere tarikat adabını anlatmıştır.
• Hayatı menkıbevî bir mahiyet arz etmektedir.
• Bektaşîliğin tarikat erkânını halifesi Balım Sultan şekillendirmiştir.
• Velâyetname isimli Türkçe ve Farsça nüshaları bulunan eserde menkıbevî hayatı anlatılmıştır. Bu eserin Bursalı İlyas bin Hızır’ın tarafından yazıldığı düşünülmektedir.
• Kitabü’l Fevaid, Fatiha Suresinin Tefsiri, Nasihatname ve Şerh-i Besmele Hacı Bektaş’a isnat edilmektedir.
Not: Makalat’ta tasavvufta önemli bir yeri olan dört kapı, kırk makam düsturundan bahsedilmektedir: Şeriat, Tarikat, Marifet, Hakikat

2. Mevlana 
• Belh doğumlu Horasanlı mutasavvıflardandır. Annesi Belh emirinin kızıdır.
• Moğol istilasından sonra Anadolu’ya göç etmişlerdir ve göçerken Nişabur’da Feridüddin Attar’la karşılaşmışlardır. Attar, Mevlana’nın ileride din alimi olacağını belirtmiştir.
• İlk eğitimini “bilginlerin sultanı” unvanını alan babası Bahaüddin Veled’den, ardından Seyyid Burhaneddin Tirmizî’den almış, sonra da Şems-i Tebrizi’yle eğitimini tamamlamıştır.
• Onun coşkunluğunun bir sebebi de Şems’tir. Bu durum müritlerini rahatsız etmiştir.
• Şems’ten sonra tanrısal güzelliği Selahattin Zerkub’da görmüş, onu halifesi yapmıştır. Zerkub’dan sonra Hüsamettin Çelebi, onun ardından da Sultan Veled halife olmuştur.
• Mevleviliği Sultan Veled kurmuş ve sistemleştirmiştir.
• Mesnevi, Divan-ı Kebir, Fihî Ma Fih, Mektubat, Mecslis-i Seba diğer eserleridir. Bu eserler Farsçadır, ancak bazı beyitleri Türkçe yazmıştır.
• Meclis-i Seba’da 7 vaazı bulunmaktadır.
• Mektubat’ta Anadolu’daki bazı devlet büyüklerine yazdığı 147 mektubu bulunmaktadır.
• Fihi Ma Fih’te din, tasavvuf ve şiir üzerine görüşlerini anlatan sohbetleri bulunmaktadır.
Not: Mevlana’nın Failatün/Failatün/Failün vezniyle kaleme aldığı Mesnevi’nin beyit sayısı 25618’dir.
Not: Divan-ı Kebir’de Farsçanın yanı sıra Türkçe, Rumca ve Arapça şiirler bulunmaktadır. Toplamda 40000’den fazla beyit vardır.
Not: Fihi Ma Fih: Onun içindeki içindedir.
Not: Divan-ı Kebir’deki gazellerinde Şems ve Hamuş mahlasını kullanmıştır.
Not: Divan-ı Kebir’in diğer adı Divanü Şems-el Hakayık’tır.
Not: Mesnevi Mesnevi-i Manevi olarak da anılmaktadır.
Not: Mevlana “Hüdavendigar, Molla-yı Rum, Belhî, Rumî ve Konevî” adlarıyla da tanınmaktadır.

3. Sultan Veled 
• Mevlana’nın oğludur ve Mevleviliği kuran kişidir.
• Eserlerinden Divan, Rebabname, İbtidaname, İntihaname manzum iken Maarif mensurdur.
• İbtidanamede Farsçanın yanında Türkçe mısralar da vardır.
• Eserleri Eski Anadolu Türkçesinin ve Oğuz Türkçesinin ilk verimleridir.
Not: mesnevi tarzında yazdığı İbtidaname adlı eserinde babasından, kendisinden ve Mevleviliğin düsturlarından bahsetmektedir.

4. Yunus Emre 
• Halka hitap ettiği için yalın bir dil kullanmıştır.
• Sarıköylüdür.
• Hayatı menkıbevî bir nitelik taşımaktadır.
• Divan ve Risaletü’n Nushiye isimli iki eseri bulunmaktadır.
• Divan, Divan-ı İlahiyat olarak da bilinmektedir.
• Anadolu’da dolaştığı ve Hacı Bektaş Veli ile görüştüğü söylenir. Hacı Bektaş onu Taptuk Emre’ye göndermiştir.
• Risaletü’n Nushiye yaklaşık 600 beyittir (562 veya 623) ve Mefâîlün/mefâîlün/feûlün vezniyle yazılmıştır.
• Hece ile yazdığı Divan 417 beyittir ve Yunus’un asıl fikir dünyasını vermektedir.
Not: Yunus Emre şiirlerinde Mevlana, Ahmet Fakih, Saltuk, Barak, Taptuk Emre ve Molla Kasım’dan bahsetmiştir.
Not: Hacı Bektaş’ın Velâyetname’sinde, Taşköprülüzade’nin Şakayık-ı Numaniye’sinde ve Lamiî’nin Nefhatü’l Üns’ünde Yunus Emre’den bahsedilmektedir.

5. Hoca Dehhanî 
• İlim âlemine Fuat Köprülü tarafından tanıtılmıştır. Mecdut Mansuroğlu mecmualarda 10 şiirine rastlamıştır. Tezkirelerde ismine rastlanmamaktadır.
• Horasan’dan gelmiştir.
• I. Veya III. Alaaddin Keykubad devrinde yaşadığı ve sarayda bulunduğu tahmin edilmektedir.
• Din-dışı/profan şiirler yazmıştır.
• 20000 beyitlik bir Selçuklu Şehnamesi yazdığı bilinmektedir. Bu bilgiyi Yarcanî kendi Şehname’sinde vermiştir. Ama bu esere ulaşılmamıştır.
• Gazel ve kaside formlarına yakın olan şiirleri Ömer bin Mezid’in Mecmuatü’n Nezair’i ile Eğirdirli Hacı Kemal’in Camiü’n Nezair’inde bulunmaktadır. Ayrıca Şeyhoğlu Mustafa’nın Kenzü’l Kübera’sında adı geçmektedir.
• Hatiboğlu da Makalat-ı Hacı Bektaş Veli Horasanî ve Letaifname adlı eserlerinde onun büyük bir şair oluduğunu söylemektedir.
• Şeyhoğlu, Kadı Burhaneddin, Nesimî, Ahmedî, Şeyhî ve Ahmed-i Dai ona nazireler yazmıştır.
• Farsça bilmektedir ve Farsça şiirler yazdığı tahmin edilmektedir.
• Şeyhoğlu Mustafa’dan sonra Anadolu’da din-ışı şiirler yazan ikinci şairdir.

6. Şeyyad Hamza 
• Lamiî Letaif’inde bu şairden bahsetmektedir.
• Gezici bir şeyhtir. Kırşehirli veya Akşehirlidir.
• Bir şiirinde Akşehir’deki veba salgınından bahsettiği için Akşehirli olduğu tahmin edilmektedir.
• Adının Şeyyad oluşu başına buyruk, bağırıp çağıran biri olduğu içindir ve bu yüzden Alevî-Bektaşî geleneğine dahil olduğu sanılmaktadır. (Kalenderi, Haydari, Babai)
• Kasidelerinin bazıları naattır.
• Hacı Kemal’in Camiü’n Nezair’inde 3 şiiri bulunmaktadır.
• Şiirlerinde imale ve zihaf kusurları çok fazladır.
• Yusuf ü Züleyha önemli eseridir. Bu eserde “nükte” başlığı altında fıkra ve atasözlerine yer vermiştir.
• Yusuf ü Züleyha Failatün/failatün/failün vezniyle yazılmıştır.
• Ayetlerden yararlanmış, Hz. Yusuf’un anlatıldığı kıssayı Kur’ân’daki haliyle kullanmıştır.
• Dastan-ı Sultan Mahmut failatün/failatün/failün vezniyle yazdığı 79 beyitlik bir mesnevidir ve bu eserde bir dilenci ile Sultan Mahmut’un diyalogunu öğretici/ahlaki bir biçimde aktarmıştır.
• Ahval-i Kıyamet, failatün/failatün/failün vezniyle yazdığı 343 beyitlik bir eserdir.
• Miracname, failatün/failatün/failün vezniyle yazdığı 545 beyitlik bir eserdir.
• Vefat-ı Hz. Muhammed Aleyhisselam 483 beyitlik bir mesnevidir.
• Ayrıca nazirelerde şiirleri bulunmaktadır.
Not: Yusuf ü Züleyha Anadolu sahasında bu konudaki ilk mesnevidir.
Not: Anadolu sahasında Âşık Paşa’dan sonra ikinci Miracname ona aittir.
Not: Çocuklar için mersiye yazan ilk şairdir.

7. Ali 
• Hakkında fazla bir bilgi bulunmamaktadır.
• Kıssa-i Yusuf veya kendi deyimiyle Yusuf Savcı adlı eseri önemlidir.
• Eser doğu ve batı lehçelerinin özelliklerini taşır.
• Kur’ân’daki kıssaya sadık kalmıştır.
• Eseri dörtlüklerle, 12’li hece vezniyle yazmıştır. Ama yer yer failatün/failatün/failün veznine de uyum göstermektedir.
• Yarım kafiye ve redif kullanmıştır.
• Yesevi geleneğine bağlıdır.

8. Ahmet Fakih 
• Ömrü boyunca cezbe halinde yaşamış bir Mevlevi’dir, ama Bektaşiler de sahiplenmektedir. 40 sene riyazatta kaldığı söylenmektedir.
• Horasan kökenlidir. Mevlana’nın babası Bahaüddin Veled’in öğrencisidir.
• Ahmed Fakih’in diğer adı Sula Fakih, Süli Fakih veya Derviş Fakih de olabilir.
• 83 beyitlik bir kaside olan ve Mefâîlün/mefâîlün/feûlün vezniyle yazdığı Çarhname’nin tek kopyası Eğirdirli Hacı Kemal’in Camiü’n Nezair’inde bulunmaktadır. Bu şiiri ilim âlemine ilk kez Fuat Köprülü tanıtmıştır.
• Eserde Arapça ve Farsça kelime sayısı oldukça fazladır. Bunlar da dinî terimlerdir. Ancak öz-Türkçe kelimeler de bulunmaktadır.
• Dinî bir öğüt kitabı olan Çarhname’de aruz kusuru çok fazladır. Dünyanın geçiciliği, ibadet, günahlar vs. gibi konular üzerinde durmaktadır.
• Bu eserini yazarken Eflakî’nin Menakıbü’l Arifin’inden ve Muhyiddin’in Hızırname’sinden yararlanmıştır.
• Bektaşî Velâyetnamelerinde ondan bahsedilmektedir.
• Kendi Velâyetnamesi de vardır.
• Zaviyesinin adı “Dervâza-i Ahmet”tir.
• Ayrıca Kitab-ı Evsaf-ı Mesacidi’ş Şerife adlı bir eseri olduğu ve bunu da hac ziyaretinin dönüşünde yazdığı sanılmaktadır. Şam, Mekke, Medine ve Kudüs’ü anlatmaktadır. Mefâîlün/mefâîlün/feûlün vezniyle yazdığı bu eseri Hasibe Mazıoğlu tanıtmıştır.

9. Gülşehrî 
• Adının Ahmed veya Süleyman olabileceği Mantıku’t Tayr’dan anlaşılmaktadır.
• Anadolu’da mahlas kullanan ilk şairdir.
• Gülşehri mahlasını Kırşehir’in gül şehri olmasından almıştır.
• Kırşehir’de Mevleviliği yaymış ve tekke açmıştır.
• Feridüddin Attar’dan failatün/failatün/failün vezniyle Mantıku’t Tayr’da ahilikten bahsettiği için ahi olduğu sanılmaktadır.
• Bu eser 4437 beyitten oluşmaktadır ve alegoriktir.
• Mantıku’t Tayr’da 186 hikayeye yer vermiş, Mesnevi’den, Gülistan’dan, Kelile ve Dimne’den ve Kabusname’den yararlanmıştır.
• Ömer bin Mezid ve Hacı Kemal mecmualarında ondan bahsetmiştir.
• Mantıku’t Tayr’ın sonunda Türkçenin değerli bir dil olduğunu söylemektedir:
“Ben bu Türkî defterin çün dürmeyen
Parisîçesiyle değüştürmeyen
Kimse böyle tonlu sözler söylemedi
Kimse bundan yig kitap eylemedi.”
• Mantıku’t Tayr’da cihanın altı eri olan Senai, Nizami, Sadi, Atar, Mevlana ve Veled’den bahsetmiş, kendisinin de yedinci er olduğunu söylemiştir.
• Mantıku’t Tayr’ın diğer adı Gülşenname’dir.
• Farsça yazdığı Felekname’de bu dünyayı ve öte dünyayı anlatır. Ayet parçaları kullanmış, ruhun yolculuğunu anlatmıştır.
• Felekname’yi Gazan Han’a yazmıştır.
• 16 varaklık Aruz-ı Gülşehri’de aruz veznini anlatmıştır.
• Kudûrî Tercümesi vardır, ancak ele geçmemiştir. Bu eserin varlığını Mantuku’t Tayr’da zikretmiştir.
Not: Anadolu’da fabl edebiyatının ilk yazarıdır.
Not: Ahmedi İskendername’sinde Gülşehri’ye yer vermiştir.
Not: Kemal Ümmî de ondan bahsetmiştir.
Not: Mantıku’t Tayr’da Leyla ve Mecnun hikâyesine yer vermiştir.
Not: Keramat-ı Ahi Evran adlı eserin ona ait olduğu şüphelidir.

10. Âşık Paşa 
• Kırşehir’in Arapkir ilçesindendir. Asıl adı Ali’dir.
• Horasan kökenlidir. Dedesi Baba İshak’la Baba Resûl isyanını çıkartan Baba İlyas’tır.
• Kendisi de isyancıdır ve olaylara karıştığı için Mısır’a kaçmıştır.
• Arapça, Farsça, Ermenice ve İbranice bilmektedir.
• Sülayman Türkmani ve Şeyh Osman’dan dersler almıştır.
• Hacı Bektaş’ın halifesidir.
• Kırşehir beyidir.
• Yunus ve Mevlana etkisinin olduğu Garibname isimli eseri hikemîdir ve insan-ı kâmil olma yolunu anlatmaktadır.
• Garibname’nin sonunda Türkçenin öneminden bahsetmiştir: “Türk diline kimesne bakmaz idi/Türklere hergiz gönül akmaz idi/Türk dahi bilmez idi bu dilleri/İnce yolu ol ulu menzilleri.”
• Garibname’de sanatçılık hünerini göstermek için uğraşmamıştır.
• Eserin başında Farsça manzum bir dibace vardır. Dibace’de evrenin yaratılışı, Hz. Peygamber’i ve Aşere-i Mübeşşere’yi 10 babda anlatmıştır. Her babı da 10 bölüme ayırmıştır.
• Dibacenin her babında o babın numarasıyla ilgili hususları anlatmıştır. Birinci babda tevhit inancını, ikinci babda ruh-vücut, yer-gök gibi hususları, üçüncü babda geçmiş-hal-geleceği anlatmıştır.
• Dibaceden sonra 228 beyitlik asıl metni Mesnevi’deki gibi bölümlemiştir.
• Yalın bir dil kullanmıştır.
• Fakrname, Vasf-ı Hal, Hikâye ve Kimya Risalesi diğer eserleridir.
• Fakrname’deki “kuş” Hz. Peygamber’dir.
• Hikâye, Garibname’nin sonundadır ve bu eserde bir Müslüman, Hıristiyan ve Musevi’nin başından geçenleri anlatır.
• Vasf-ı Hal mesnevisi de Garibname’nin sonundadır.
• Ayrıca gazelleri vardır.

11. Kadı Buhanettin 
• Asıl adı Burhanettin Ahmet’tir.
• Doğu Türkçesine hakimdir.
• Eretnaoğlulları’nda önce kadı, sonra vezir, ardından hükümdar olmuş, 18 yıl tahtta kalmıştır. Akkoyunlular’la yaptığı savaş sonrasında öldürülmüştür.
• Divan’ı gazeliyat, rubaiyat ve tuyuğuyat olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. 1456 şiir vardır.
• Gazellerinde mahlas kullanmamıştır. Şiirlerini alfabetik olarak sıralamamıştır.
• Dehhanî’nin “yok mu” redifli gazelini tanzir etmiştir.
• Gazelleri 5-7 beyitten oluşmaktadır ve “-ki” bağlacını çok kullandığı için şiirleri akıcı değildir.
• Şiirlerinde karşılıklı konuşmaya dayanan vardır.
• Tuyuğlarının çoğu tasavvufîdir. Bazılarında cinaslı kafiye kullanır.
• İksirü’s SAadat fi Esrari’l İbadat adlı dini eseri Farsçadır.
• Terihü’t Tavzih veya diğer adıyla Haşiye ale’t Telvih, Arapçadır.
Not: Türk idarecileri arasında divan sahibi olan ilk kişidir.

12. Nesimî 
• Asıl adı İmamüddin veya Nesimüddin’dir.
• Önceleri Hüseyni, FAzlullah’a bağlandıktan sonra Nesimi mahlasını almıştır.
• İyi bir eğitim almıştır.
• Azeri Türküdür.
• Hacı Bayram Veli’ye intisap etmek istemiş, ama kabul edilmemiştir.
• Hayatının iki dönemi vardır: İlk döneminde Mevlana’nın etkisiyle Hakkı ve hakikati aramış, ikinci devresinde Fazlullah’a bağlanarak Batınî ilimler öğrenmiş ve Hurufi olmuştur.
• Propaganda şairidir.
• Şiirlerinde 8 ve 32 harfle insan yüzünün Allah’ın tecelli yeri olduğunu söylemiştir.
• Coşkundur.
• Halep’te derisi yüzülerek öldürülmüştür.
• Alevî-Bektaşî geleneğinin önemli şairidir ve “şah-ı şehid” adıyla anılır.
• Şiirlerinde sadece Hz. Ali ve on iki imamdan bahsetmiştir.
• Türkçe Divan’ının dışında Farsça Divan’ı vardır.
• Mukaddimetü’l Hakayık’ta Hurufiliği anlatmıştır. Ve bu eserini FAzlullah’ın Cavidanname’sini örnek alarak yazmıştır.
Not: Âşık Paşa ve Nesimi Elifname yazmıştır.

13. Hoca Mesud 
• Şeyhoğlu’nun hocasıdır.
• Hoca lakabıyla anılan ikinci şairdir.
• Süheyl ü Nevbahar adlı eseri yeğeni İzzeddin Ahmed’le birlikte yazmıştır. İlk 1000 beyti yeğeni geri kalanını da kendisi Farsçadan çevirmiştir. Bu eserin diğer adı Kenzü’l Bedayi’dir.
• 5568 beyit olan Süheyl ü Nevbahar’ı feulün/feulün/feulün/feul vezniyle yazmıştır.
• Tahsin BAnguoğlu ve Cem Dilçin çalışmıştır.
Not: Bu eserin önsözünde Türkçeyi övmüştür.
• Kelile ve Dinme adlı eserini Aydınoğlu Emir Bey’in isteğiyle Nasrullah’tan çevimiştir.
Not: Kelile ve Dinme Anadolu Türkçesindeki ilk çeviridir.
• Ferhengname-i Sadi Bostan’ın ilk Türkçe tercümesidir.

Kaynakça:
Mine Mengi, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Akçağ Yayınları

Yazar: Serpil Altunyay

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :