Yapılan bir araştırmada acının algılanmasında kadın ve erkekler arasında herhanbi bir fark olup olmadığı incelenmiştir. Uzmanlar uzun zamandır erkeklerin ve kadınların acıyı farklı algıladıklarını biliyorlardı. Erkekler, acıyı kadınlardan daha iyi tolere edebilirler, ancak yeni araştırmalar, nasıl hatırladıklarına gelince daha stresli olduklarını tespit etmektedir. Bir dergide yayınlanan bir raporda, erkek ve dişi farelerin acı algılaması yapıldıktan sonra deney insanlar üzerine kaydırılmıştır. Araştırmacılar, hem erkek hem de erkek farelerin, önceki ağrılı deneyimlerini açıkça hatırladığını, ancak ağrının gerçekleştiği yere geri döndüklerinde daha sonra strese daha duyarlı ve acıyı hatırlama eğiliminde olduklarını bulmuşlardır. Öte yandan bu araştırmada, kadınlar ve dişi fareler stresli görünmüyordu.
“Acı hatırlamak neden önemlidir?” diye bir soruya yanıt arayan araştırmacılar, bir anı hafızasının kronik ağrının itici bir faktörü olup olmadığını anlayabildiklerini tespit etmişlerdir. Bunu tanımlayarak insanların acıyı hatırlamalarına neden olan faktörün ağrının tedavisine yardımcı olabileceklerini belirtmişlerdir. Erkekler hatırlanan acı konusunda daha çok streslidir. Araştırmacılar, 18 ve 40 yaşları arasında 41 erkek ve 38 kadını teste tabi tuttuklarında katılımcılar, ısının ön kollarına verildiği belirli bir odaya alındı ve katılımcılar ağrıyı 100 puanlık bir ölçekte derecelendirdiler. Kısa süre sonra şişirilmiş kan basıncı aleti taktılar ve 20 dakika boyunca egzersiz yaptılar. Ertesi gün, katılımcılar ilk testin aynı odasına veya farklı bir odaya geri döndürüldüler. Bir önceki testle aynı odaya katılan katılımcılar arasında, erkekler, hafif ağrıyı bir gün öncesine kıyasla daha fazla derecelendirdiler, fakat kadınlar bu kadar yüksek derecelendirmediler.
İkinci günde ağrıya karşı hassasiyetin arttığını beklenmesi için bir neden vardı, ancak bunun erkeklere özgü olması beklenmiyordu. Çıkan sonuç tam bir sürpriz niteliğindeydi. Araştırmacılar önceki ağrının hatıraları nedeniyle ağrının arttığını doğrulamak istediler, bu yüzden erkek farelerin beyinlerine hafıza engelleyici bir ilaç enjekte ettiler. Deneyi uyguladıklarında, fareler hatırlanan acı belirtileri göstermediler ve bu bulgu önemli niteliktedir. Çünkü artan kanıtlar, kronik ağrının bir problem olduğunu hatırlanıyorsa sorun olduğunu gösterir. Hatırlanan ağrının, hem kemirgenlerde hem de insanlarda bir model kullanılarak tasvir edildiği ilk kez bu araştırmayla tespit edilmiştir.

Acı Algıları

Geçmişte, ağrı deneyleri sadece erkeklerde yapıldığından dolayı her iki cinsiyet arasındaki ağrıyı karşılaştırmak zordur. Bu çalışmanın bulguları cinsiyetler arasında ağrıyı hatırlamada farklılıklar olduğunu göstermektedir. Bu araştırma aynı zamanda kronik ağrının hafıza sorunu olduğu görüşüne daha fazla ağırlık kattığını göstermiştir. Doktorlar daha sonra sadece acının kendisini değil, acının hatırasını da tedavi edebilirler. Bu tedavi terapi veya ilaçla yapılabilir. Mesela, travma sonrası stres bozukluğunu tedavi etmek için hafıza yenileme yönteminin kullanıldığını belirtilmiştir ve sonuçlarına göre, bu terapi türü ağrı için de işe yarayabilir. Araştırmacılar, erkeklerin neden hatırlanan acılardan daha fazla strese uğradıklarının arkasındaki anatomiyi daha iyi anlamak için araştırmayı takip etmeyi planladıklarını belirtmişlerdir.

Kronik Ağrının Büyük Sorunu

Kronik ağrı, yaklaşık 50 milyon insanı etkileyen önemli bir sağlık sorunudur ve yetişkin nüfusunun yüzde 20’den fazlası bu sağlık sorununu yaşamaktadır. Yeni bir araştırma bulgularına göre, insanların ağrıyı nasıl hatırladıklarının daha sonra ağrıyı etkileyebileceği fikri desteklenmiştir. Araştırma ekibi, erkekler ve kadınlar arasındaki farklılıkların farelerde olduğu gibi insanlarda da bulunduğunu görünce hayal kırıklığına uğradılar. Yapılan bu araştırma, ağrı hafızası veya ağrıya bağlı stres üzerine yapılan bir araştırmaydı ve erkekler ağrıyı kadınlardan daha iyi hatırladılar, hatırladıklarında daha çok strese girdiler. Bu araştırma, erkeklerin acıya daha hassas olmadıkları anlamına gelmediği, ama hatırlarken daha fazla stresli olduklarını gösterir. Uzmanlara göre, daha da şaşırtıcı olan, erkeklerin daha fazla tepki göstermesiydi, çünkü kadınların hem erkeklerden daha çok acıya daha duyarlı oldukları, hem de genellikle daha çok stresli oldukları bilinmektedir.

Acıyı Tahmin Etmek ve Hatırlamak

Ağrıyı hatırlama söz konusu olduğunda erkekler ve kadınlar arasında stres düzeyindeki farklılıklar için birkaç olası açıklama olduğuna inanılmaktadır. Bu çalışma bulgularının evrimin erkeklerin beklentilerini nasıl şekillendirdiğini öne sürmüştür. Tekrarlayan acı deneyimler kadınlardan farklıdır. İnsanların bir deneyimi öngörme şeklinin, bu süre zarfında ne kadar acı çektiğini etkilediği tespit edilmiştir. Örneğin, doktorlar uyuşturma ilacı enjekte ederken ‘bu acıtacak’ veya ‘biraz acıyacak’ gibi ifadelerden kaçınmaları önerilir, çünkü böyle bir açıklama yapmak kişinin ağrı deneyimini gerçekten artırır.
Bir araba kazası gibi travmatik olaylardan sonra kalıcı ağrı geliştiren erkeklerin genellikle zamanla ağrı ile başa çıkma yeteneğinin daha düşük olduğu, bu çalışmada bulunan biyolojik farklılıklara atfedilebilecek bir şey olduğu bulunmuştur. Bu büyüleyici bulguların arkasındaki biyolojik mekanizmaların daha iyi anlaşılması, sadece erkekler için değil, kronik veya tekrarlayan ağrıları olan herkes için ağrı tedavilerinin iyileştirilmesine yardımcı olabilir.
Araştırmacılar erkek ve erkek farelerin önceki acı deneyimlerini açıkça hatırladığını, ancak ağrının gerçekleştiği yere geri döndüklerinde daha sonra acıya daha fazla vurgu yaptıklarını ve çok duyarlı olduklarını buldular. Öte yandan kadınlar ve dişi fareler stresli görünmüyordu. Uzmanlar, bulguların evrimin, erkeklerin tekrarlayan acı deneyimleri kadınlardan farklı olarak nasıl beklediğini öngördüğünü belirtmişlerdir.

Kaynakıa:
heatline
nih.gov
herbpathy.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here