Alkali Suyunun Olası Yararları ve Yan Etkileri

Alkali su, doğal olarak veya alkalileştirme prosedürleriyle normal içme suyundan daha az asitli olan sudur. Son zamanlar da genel sağlığı artırma, vücut detoksu sağlama, asit reflü, obezite ve hatta kanser gibi sağlık koşullarını iyileştirmek gibi kullanımı popülerleşmiştir. Günümüzde yararları konusunda bilimsel çalışmalar yetersiz olsa da yeni çalışmalar hızla devam edilen bir konu olması sağlık yararlarını mercek altına alınmasına neden olmaktadır. Bu makalede alkali suyun olası faydaları ve yan etkileri konusunda bilgiler bulunmaktadır:

Alkali Suyun Olası Yararları

Alkali su, destekçileri tarafından yapılan sağlık taleplerini teyit etmeye yönelik çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Her durumda, potansiyel faydaların çoğunun bilimsel olarak kanıtlanmamış olduğunu ve FDA’nın herhangi bir şartı tedavi etmek için alkali suyu onaylamadığı unutulmamalıdır. Alkali suyun olası etkili yararları vardır ve bu yararlar aşağıdaki gibidir:

Asit Reflü

Asit reflü deneyimine sahip kişilerin özofagus hasarı nedeniyle sadece mide asidinin neden olduğunu bilmeleri uzun zaman almıştır. Sindirim enzimi pepsini daha önce gerçekleştirilenden daha büyük bir rol oynadığı görünmektedir. Bununla birlikte, pepsin asidik bir ortamda çok aktiftir. Akdeniz diyeti ve reflü önlemleriyle birlikte alkali su, yaklaşık 300 kişi üzerinde ki 2 gözlem çalışmasında geleneksel (proton pompa inhibitörleri) reflü semptomları kadar etkili bir şekilde azaldığı görülmüştür. Yüksek PH nedeniyle, ayrıca alkali su mide asidini kabartma tozu ve antasitlere benzer şekilde nötralize edebilmektedir. Sonuç olarak, sınırlı kanıtlar alkali suyun asit geri akışına yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Hidrasyon Durumunun İyileştirilmesi

Yaklaşık 200 kişi üzerinde yapılan 4 klinik çalışmada alkali suyun, fiziksel egzersizden sonra normal sudan daha iyi bazı hidrasyon ölçümleri geliştirdiği gözlemlenmiştir. Spesifik olarak, kanın kalınlığını ve protein seviyelerini düşürmüş ve su tutma oranını arttırmıştır. Sonuç olarak, tuzda daha yüksek idrar üretimini arttırmıştır. Mevcut kanıtlar sınırlı olmasına rağmen, alkali suyun egzersiz sonrası normal sudan daha iyi hidrasyon sağladığını göstermektedir. Bununla birlikte, çoğu durumda düzenli su içmek yeterli ve daha ucuz olabilmektedir. İçme suyuna ek olarak, fiziksel egzersiz ve terleme nedeniyle kaybolan elektrolitlerin değiştirilmesi de önemlidir.

Egzersiz Geri Kazanımı Hızlandırma

Yoğun fiziksel egzersiz laktat oluşumuna neden olur, yorgunluk oranını artırabilir ve iyileşmeyi geciktirebilecek kan asidi seviyelerini yükseltebilmektedir. 52 sporcu üzerinde yapılan 2 klinik çalışmada, doğal olarak alkali su, normal suya göre fiziksel performansı ve laktat yıkımını arttırdığı bulunmuştur. Benzer şekilde, alkalize edici destek (Alka-Myte) 24 kayakçı üzerinde yapılan klinik bir çalışmada egzersiz sonrası gücü arttırmış, kalp atış hızını, oksijen kullanımını ve kan laktat seviyelerini düşürmüştür. Yaşlı fareler üzerinde yapılan araştırma da, alkali çözelti fiziksel performansı iyileştirdiği ve fiziksel egzersiz sonrası laktat yıkımını hızlandırdığı bulunmuştur. Özet olarak, alkali suyun egzersiz geri kazanımını hızlandırdığını iddia eden kanıtlar hala yetersizdir ve daha ileri klinik araştırmalarla doğrulanmalıdır.

Sindirim Sorunları

Asit reflü avantajına ek olarak, alkali su en az 1,5 L/gün hazımsızlığı olan 18 kişi üzerinde yapılan klinik çalışmada ağrı, mide ekşimesi, dolgunluk ve şişkinliği azalttığı bulunmuştur. Ayrıca ishal ile irritabl bağırsak sendromundan mustarip 27 kişide yapılan bir başka çalışmada da ağrı ve rahatsızlığı azaltmıştır. Sindirim sorunları olan fareler üzerine yapılan araştırmada, bikarbonat-alkali su, sindirim fonksiyonunu, mide boşalmasını ve bağırsak hareketlerini iyileştirdiği gözlemlenmiştir. Bununla birlikte farelerde, alkolün neden olduğu mide yaralanmalarını önlediği bulunmuştur. Ancak, sadece 2 küçük klinik çalışma ve birkaç hayvan çalışması bu faydayı desteklemektedir. Bu ön sonuçları doğrulamak için insanlarda daha büyük, daha sağlam çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Genel Sağlık

60 sağlıklı insan üzerinde yapılan klinik çalışmada, sertliği arıtılmış musluk suyundan daha iyi iyonize edilmiş alkali su (en az 500 mL/gün) uyku kalitesini arttırdığı bulunmuştur. Ayrıca tüm vücut reaksiyon zamanı denilen ilginç fiziksel ve zihinsel uygunluk ölçüsünü geliştirmiştir. Ek olarak, iyonlaştırılmış alkali su farelerin ömrünü biraz arttırdığı bulunmuş, ancak sinekler üzerinde yapılan çalışma bu başarı elde edilememiştir. Küçük bir deneme ve iki hayvan araştırması karşıt sonuçlarla birlikte, iyonlaştırılmış alkali suyun sağlığı iyileştirdiği ve ömrünün artmasına yardımcı olduğuna dair yeterli kanıt olarak kabul edilememektedir. Daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Şeker Hastalığı

Çin’deki bir klinik çalışmada iyonize alkali su kan şekeri seviyesini düşürdüğü bulunmuştur. Bu çalışma bir kontrol grubunu içermemektedir ve çalışma özelliklerine erişim sağlanamamıştır, ayrıca sonuçları hakkında şüpheler mevcuttur. Diyabetik farelerde, iyonize alkali su kan şekeri ve yağ seviyelerini düşürdüğü, insüline yanıtı arttırdığı ve pankreas fonksiyonunu koruduğu bulunmuştur. Yine düşük kaliteli bir klinik çalışma ve iki hayvan çalışması, iyonize edilmiş alkali suyun şeker hastaları için herhangi bir faydası olduğunu iddia etmek için yetersizdir. Ek olarak, daha kaliteli insan araştırmalarına ihtiyaç duyulmaktadır.

Toksinleri Atma

Normal su, içilmeden önce filtrelenmeli ve antimikrobiyal maddelerle arıtılmalıdır. Ne yazık ki, antimikrobiyaller organik maddeyle algler veya mikroplar gibi reaksiyona girer ve toksik olabilecek yan ürünler üretirler. Bu yan ürünler mesane kanseri gibi hastalıklarla bile ilişkilendirilmiştir. Doğal alkali su teorik olarak bu bileşiklerin daha azını içermektedir, çünkü bunların çoğu asidik koşullarda haloasetonitriller, haloasetamitler ve halojenik asetik asitler gibi oluşma ihtimalleri daha yüksektir. Bununla birlikte, bir tür zararlı bileşik trihalometan, bir alkalin PH altında üretilmektedir. Sebzeler ve meyveler gibi yiyecekleri yıkamak için iyonize alkali su kullanılması, birkaç çalışmaya göre mantar toksinlerini ve pestisitleri parçalayarak çıkarabilmektedir. Daha fazla araştırma, doğal ve iyonlaşmış alkali suyun bu toksinlerin alımını etkili bir şekilde azaltıp azaltmadığını doğrulamalıdır.

Kalp Sağlığı

Alkali su genellikle kalp sağlığını destekleyen ürün olarak bildirilmiştir. Çoğu iddia, yüksek potasyum içeriğine dayanmaktadır. Potasyum kan damarlarını gevşetir, kan akışını iyileştirir ve kalp atış hızını normalleştirir. Ancak, alkali suyun bu faydalara sahip olacağı iddiasını destekleyecek kanıt bulunmamaktadır. 100’den fazla kişi üzerinde yapılan 2 klinik çalışmada, iyonize alkali su kan kalınlığını ve kan basıncını normal sudan daha iyi azalttığı bulunmuştur, bu da aşırı kan pıhtılaşması ve kalp krizi riskini azaltmaktadır. Ancak hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda, insanları alkali suyun tehlikeli olabileceği konusunda uyarmaktadır. Çünkü iyonize alkali su, kalp dokusu ölümünü ve farelerde skar oluşumunu arttırdığı bulunmuştur. Mevcut kanıtlara dayanarak, kalp sorunları olan kişiler klinik çalışmalar güvenliğini belirlemeden önce alkali su içmemelidir.

Kanser

Asit baz dengesi ve kanser ile ilgili yapılan 252 çalışmanın sistematik bir incelemesi, sadece kanserle ilgili ve iyi tasarlanmış bir tane sonuç bulunmuştur. 27.000’den fazla kişi üzerinde yapılan bu çalışma, idrar asitliğinin mesane kanseri riskini artırmadığını göstermiştir. Bu, alkali su içerek idrar asitliğinin azaltılmasının kanseri önleme konusunda muhtemelen etkisiz olduğu anlamına gelmektedir. Benzer şekilde, alkali diyetle ilgili 13 klinik olmayan araştırmanın gözden geçirilmesi antikanser potansiyeli için kanıt bulunamamıştır.
Zemzem kuyusundaki alkali su, Müslüman ülkelerde en sık kullanılan tamamlayıcı antikanser tedavilerinden biridir. Bununla birlikte kullanımı, İslam inancına göre kuyunun Allah tarafından kutsandığına inanıldığından tıbbi nedenlerden ziyade dini nedenlerden kaynaklanmaktadır. Alkali sular, birkaç hayvan ve hücre bazlı çalışmada sadece bazı kanser türlerinin ilerlemesini durduğu ve yok ettiği bulunmuştur. Bu kanser türleri aşağıdaki gibidir:
• Akciğer kanseri
• Prostat kanseri
• Cilt kanseri
Özet olarak, alkali su veya alkalin diyet yemek kanserin tedavisi ve önlenmesinde büyük olasılıkla etkisizdir. Hiçbir koşulda geleneksel kanser tedavilerini alkalin su veya alkalin diyet ile değiştirme denenmemelidir.

Kemik Sağlığı

69 kadın üzerinde yapılan 2 küçük denemede, bikarbonat-alkali su 1-1,5 L / gün, iki belirteçte kemik kalsiyum kaybını kan bozulmuş bozulmuş kollajen ve paratiroid hormonu seviyeleri asidik sudan daha iyi düşürdüğü bulunmuştur. Bununla birlikte 55 çalışmanın meta-analizi, asit alımının osteoporoz riskini arttırdığına ya da alkalin diyetlerinin ve suyun kemikleri bu durumdan koruduğuna dair herhangi kanıt bulunamamıştır. Mevcut kanıtlara dayanarak, alkali su büyük olasılıkla kemik kaybını önlemek için etkisizdir. Osteoporoz için kanıtlanmış tedavileri değiştirmek için kullanılmamalıdır.

Gut Sağlığı

Gut mikrobiyom dengesizliği kötü bakterilerin gelişmesine neden olabilmektedir, bu da muhtemelen bir dizi metabolik ve zihinsel sağlık bozukluğunu tetiklemektedir. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar da iyonize alkali su, kolesterol kullanımını artıran, karaciğeri koruyan ve bağışıklık sistemini güçlendiren bakterilerin çoğalttığı ayrıca ishal ve enfeksiyonlara neden olanları da düşürdüğü bulunmuştur.

Obezitenin Azaltılması

Yüksek yağlı diyetle beslenen farelerde ve sıçanlarda, alkali su karaciğerde kilo alımını, kan yağ seviyelerini ve yağ birikimini azalttığı gözlemlenmiştir.

Metabolik Asidoz

Böbrek yetmezliği nedeniyle metabolik asidoz, köpeklere ve farelerde, iyonize alkali su bikarbonat artışı ve CO seviyelerini azaltarak kan PH yükselttiği bulunmuştur.

Alkali Su Gerçekten İyi midir?

Sağlıklı kişiler, asit-baz dengesini doğal olarak koruyabildiklerinden (asit-kül hipotezine aykırı olarak), alkali suyun yüksek PH’ı, yalnızca sağlık sorunları veya yorucu fiziksel egzersiz nedeniyle aşırı asitleri olanlara yarar sağlayabilmektedir. Asidozun sıklıkla ciddi durumları gösterdiğine dikkat etmek önemlidir. Asidoz şüphesi olan kişiler, alkali su ile iyileştirmeyi denememeli, derhal doktora başvurmalıdır. Bazı kanıtlar, alkali suyun hidrasyon için daha etkili olduğunu göstermektedir. Su içmek sağlıklı olmanın anahtarıdır, ancak çoğu durumda sadece düzenli su içmek yeterlidir. Ayrıca yoğun fiziksel egzersiz ya da aşırı terleme nedeniyle ciddi su kaybı olan kişilerin içme suyuna ek olarak kaybolan elektrolitleri değiştirmeleri gerekmektedir. İyonize alkali sudaki hidrojen antioksidan aktivite verebilir ve öngörülen faydalarının birçoğunu açıklayabilir. Bunların çoğu yalnızca hayvanlarda ve hücrelerde test edildiğinden, insanlarda ileri çalışmalara, onları doğrulamak ve alkali suyun sağlığa gerçek katkısının yüksek maliyetini haklı gösterip göstermediğini değerlendirmek gerekmektedir.

Alkali Suyun Yan Etkileri

Teorik olarak, aşırı alkali su vücudun PH’ını çok fazla yükseltebilir ve alkaloza neden olabilmektedir. Alkalozun ana semptomları vardır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Mide bulantısı, kusma ve mide ağrısı
• Artan solunum hızı
• Düzensiz kalp hızı
• Kas titremeleri, seğirmesi ve karıncalanma
• Karışıklık, nöbet ve hatta koma
Çok fazla alkali su içmek, yiyecekleri sindirmek, bazı besinleri emmek ve bulaşıcı mikroorganizmaları öldürmek için gerekli olan mide asidini nötralize edebilmektedir. Bununla birlikte, alkali su içmeye hiçbir metabolik alkaloz veya düşük mide asidi vakası bağlanmamıştır. Bunun nedeni muhtemelen vücudun asit-baz kontrol mekanizmalarının çok etkili olmasıdır.
Su, kalsiyum ile zenginleştirilerek alkali hale getirilirse, böbrek taşı gelişme riskini artırabilmektedir. Suya alkalize etmek için konsantre PH damlalarını satın almak için olası bir tehlike, ciltle kazayla teması halinde yanmalara neden olmalarıdır. Elektrolizörler, elektrotları yaşlandıkça platin parçacıklarını suya bırakabilir. İyonize suda potansiyel olarak bulunan seviyeler de platin toksisitesi bilinmemekle birlikte, bu metale aşırı maruz kalmak cilt alerjilerine, solunum sorunlarına ve böbrek hasarına neden olabilmektedir.
Fareler üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda, alkali su kalp kası hücre ölümü ve doku skarlasmalarına neden olmuştur. Alkali su, muhtemelen anne sütündeki elektrolit özellikle kalsiyum içeriğinin artması nedeniyle hamile ve emziren fareler de yavruların kilo alımını ve gelişimini hızlandırdığı gözlemlenmiştir. Ancak, ergen (6 haftalık) farelerde büyümeyi yavaşlattığı bulunmuştur. Ayrıca Hamile ve emziren kadınlar, klinik güvenlik verilerinin olmamasından dolayı alkali sulardan kaçınmalıdır.

Kaynakça:

multipure.com
precisionnutrition.com
nolawater.com
mayoclinic.org

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :