Mide Ekşimesini Teskin Edebilecek 10 Basit Öneri

Mide ekşimesi, midenin içeriğinin yemek borusunda geriye ve yukarı doğru hareket ettiği tıbbi bir durumdur. Mide ekşimesi ayrıca gastrointestinal reflü olarak bilinir. Diyafram ve alt özofagus sfinkteri olarak adlandırılan bir kas genellikle mide ekşimesini ya da mide yanmasını önler. Bununla birlikte, alt özofagus sfinkteri adlı kas bazen gevşeyebilir ve yemek borusu mide asitinden korunamaz. Bir kişi mide asidi yemek borusunun astarı ile temas ettiğinde mide ekşimesi yaşayabilir. Aşağıdaki gibi diğer belirtilere de neden olabilir:
*Göğüs kemiği, boyun ve boğazın arkasında yanma hissi
*Tat değişiklikleri
*Öksürük
*Yemek yenilmesiyle, öne eğilmeyle ve uzanıp yatmayla daha da kötüleşen ses kısıklığı
Mide ekşimesi rahatsızlığı birkaç saat sürebilir ve haftada iki defadan fazla gerçekleşen kalıcı asit reflü, gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) veya GERD (Gastroesophageal reflux disease) adı verilen bir duruma dönüşebilir. Mide ekşimesi ilk belirtidir. Yemek borusunda hasara, kan kaybına ve kilo kaybına neden olabilir. Bu makale mide ekşimesini rahatlatabilecek 10 basit öneri sunmaktadır.

Mide Ekşimesini Rahatlatabilecek Öneriler

Gastroözofageal reflüde görülen mide ekşimesini tedavi etmek için midedeki asit üretiminin azaltılması gerekir. Yaşam tarzı düzenlemeleri mide yanmasını önlemeye veya azaltmaya yardımcı olabilir. Mide ekşimesi belirtilerini önlemek ve tedavi etmek için uygulanabilecek çeşitli önlemler vardır ancak bu öneriler işe yaramayabilir ve herkes için güvenli olmayabilir. Çözümlerin hangisi ya da hangilerinin daha iyi olabileceği konusunda bir doktor ile konuşulmalıdır. Mide ekşimesini rahatlatabilen 10 basit öneri şunlardır:
1-Sigarayı bırakılmalıdır: Sigarayı bırakmak ve içilen ortamda bulunmamak, pasif içici olmamak gerekir.
2-Giyimde ayarlamalar yapılmalıdır: Mide üzerindeki gereksiz baskıyı önlemek için bol, rahat kıyafetler giyilmelidir.
3-Reçeteli ilaçlar düşünülmelidir: Mevcut ilaçların gözden geçirilmeli, mide ekşimesi için reçeteli ilaçların kullanımı ve uygunluğu konusunda hastalar kendi doktor ile konuşmalıdır.
4-Vücut ağırlığını yönetilmelidir: Aşırı kilolu veya obez olan kişiler vücut ağırlıklarını azaltarak fayda görebilir. Asit reflü belirtilerinin azalabilmesi için diyet ve egzersiz içeren kilo kaybı programı yapılmalı ve uygulanmalı, formda kalınmalıdır. Herkes kilo değişikliklerine farklı tepki verebilir, bu nedenle çok fazla kilo vermeden önce bir sağlık kuruluşuna gidilerek diyetisyenle görüşülmelidir. Ayrıca ağır kaldırılmamalı ve zorlamadan kaçınılmalıdır.
5-Yatağın başı yükseltilmelidir: yatağın başını yükseltmek, yerçekiminin mide ekşimesi semptomlarını azaltmasını sağlayabilir. Yatağın baş tarafını 15–20 cm yükseltmek yeterlidir. Bunun için yatağın baş tarafındaki ayaklarının altına bloklar yerleştirilebilir. Başka bir seçenek, yatağın başının açısını yükseltmek için yatak bazası ile yatak (döşek) arasına eğim kazandıran köpük takozlar yerleştirmektir. Reflü yastıklarının kullanımı rahatlatıcıdır ancak onun dışında kullanılan yüksek yastıklar mide ekşimesi belirtilerini azaltmada etkili değildir.
6-Reçetesiz satılan ilaçlar denenmelidir: Mide ekşimesi olanlar belirtileri rahatlatıcı reçetesiz ilaçlar hakkında kendi doktorlarından ya da bir eczaneden bilgi almalıdır. Hastalara reçetesiz alınabilecek famotidin veya ranitidin gibi etken maddeleri içeren antasitler, asit düşürücüler veya lansoprazol ve omeprazol gibi etken maddelere sahip olan asit blokerleri önerilebilir.
7-Bitkisel preparatlar denenmelidir: Mide ekşimeleri ya da yanmalarına karşı bazı bitkisel preparatların kullanımı da yararlı olabilir. GÖRH belirtilerini tedavi etmek için önerilen bazı bitkisel preparatlar şunlardır:
*Meyankökü
*Kaygan karaağaç
*Sarı papatya
*Hatmi
*Iberogast, bir dizi incelemenin GÖRH tedavisinde etkili olduğunu gösterdiği, birkaç bitkinin kombinasyonunu içeren bir markadır.
Herhangi bir bitkisel takviye başlamadan önce doktorlarla olası yan etkiler ve ilaç etkileşimleri hakkında konuşulması önemlidir. Çeşitli bitkisel ilaçlar hem eczanelerde hem de çevrimiçi olarak mevcuttur.
8-Akupunkturden yararlanılmalıdır: Kullanımını destekleyen kanıtlar sınırlı olmasına rağmen, bazı kişilerde akupunktur uygulaması mide ekşimesi semptomlarını hafifletmede faydalı olabilir.
9-Gevşemeli, rahatlamalıdır: Stres ve gerginlik, mide ekşimesi dahil olmak üzere çok çeşitli istenmeyen yan etkilere neden olabilir. Progresif kas gevşemesi, meditasyon veya yoga gibi gevşeme teknikleri, bazı belirtiler için rahatlama sağlayabilir.
10-Diyette bazı basit değişiklikler yapılmalıdır: Mide ekşimesinin oluşumunu ve şiddetini etkileyebilecek bazı diyet tetikleyicileri vardır. Mide ekşimesi olan insanlar baharatlı ve yağlı yiyeceklerden, çikolatadan, tam yağlı sütten, kahve gibi kafeinli içeceklerden, domates ürünlerinden, limondan, portakal suyundan, sarımsaktan ve naneden, alkol ve gazlı içeceklerden kaçınmalıdır. Mide ekşimesi belirtilerini azaltmak için bir yemekten sonra 3 saat veya daha fazla süre dik oturulmalıdır. Ayrıca daha az yemek, yemek yerken düz oturmak ve uykudan 2–3 saat önce yememek de faydalıdır.

Doktora Ne Zaman Gidilmeli?

Tıp uzmanları, aşağıdaki belirtilerden herhangi birine sahip olan birinin derhal bir hastaneye gitmesini önermektedir.
*Şiddetli kusma
*Yeşil, sarı, kanlı veya kahve telvesi gibi görünen kusmuk
*Kusma sonrası solunum güçlüğü
*Yemek sırasında ağız veya boğaz ağrısı
*Ağrılı veya zor yutma

Riski Artıran Koşullar

Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH) gelişme riskini artıran faktörler şunlardır:
*Gebelik
*Hiatal herni (Mide fıtığı)
*Sigara içmek ve pasif sigara içiciliği
*Obezite
*Ağız kuruluğu, astım, gecikmiş mide boşalması ve skleroderma gibi bazı tıbbi durumlar
*Astım, alerji, yüksek tansiyon, ağrı, uykusuzluk ve depresyon gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar
*Alkol, kafein, gazlı içecekler, çikolata ve asitli yiyecekler, meyve suları dahil tahriş edici besinler
Mide ekşimesi olası komplikasyonları ülser, kanama ve Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH)’dır. Yemek borusundaki hücrelerde bazı değişiklikler de meydana gelebilir ve bu durum Barrett özofagusu adı verilen ve yemek borusunun kanser riskini artıran bir duruma yol açabilir. Diğer komplikasyonlar arasında yemek borusu iltihabı ve aşağıdakileri içerebilecek bir dizi solunum problemi bulunur:
*Astım
*Akciğerlerde sıvı toplanması
*Öksürme
*Boğaz ağrısı
*Ses kısıklığı
*Zatürre (pnömoni)
*Hırıltılı
Yemek borusu daralarak özofagus darlığı (özofageal darlık) olarak bilinen bir duruma neden olabilir. Belirtiler konusunda dikkatli olunarak başka komplikasyonların gelişmemesi için tedavi olunmalıdır.

Kaynakça:

https://www.medicalnewstoday.com

Yazar: Müşerref Özdaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :