Amyotrophic lateral sclerosis ya da ALS, hareketleri kontrol etmeyi sağlayan sinir hücrelerinin ölümüne neden olan progresif (sürekli ilerleyen) bir nörodejeneratif hastalıktır. Hastaları hareket edemez ve en sonunda nefes alamaz hale getirir. ALS ölümcüldür ve günümüzde çaresi yoktur. Fakat yeni bulgular bir terapi için umut olabilir mi?

Lou Gehrig hastalığı olarak da bilinen ALS, sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 30,000 kişiyi etkilemektedir. Hastalığın nedeni hala bilinmiyor. Günümüzde tedavisi yoktur ve mevcut olan birkaç uygulama yaşam kalitesini arttırır ya da yaşam beklentisini uzatır. Belirtiler, belirli bir bölgeden başlayarak tüm vücuda yayılır. Örneğin; kolda başlayarak, vücudun geri kalanına yayılır. Böylece ALS hastasında, omurilik ve beyindeki motor nöronlar ölürken, kişiyi nefessiz bırakacak şekilde solunum yolundaki kasları kontrol eden motor nöronlar ölene kadar, bir uzuvda başlayan felç diğer uzuvlara yayılır.

Günümüzde hiçbir test ALS için kesin bir tanı sağlamaz. Bu nedenle doktorlar, hastalığa belirtilerine göre tanı koyabilirler. Bu nedenle ALS hastalarının çoğuna, hastalık görülebilir düzeyde ilerlediğinde tanı koyulabilir.

Chicago’daki Illinois Üniversitesi’de yapılan yeni bir araştırmada bir grup biyobelirteç, ALS hastalarını sağlıklı insanlardan ayırır. Elde edilen bulgular, doktorlara hastalığa daha erken tanı koymaları için ve yeni tedavi yöntemleri konusunda yardımcı olacaktır.

Yeni çalışmada bilim insanları; ALS nedeniyle ölen kişilerin ve sağlıklı kişilerin omuriliğinden toplanan motor nöronları ve nöronlarla ilişkili hücreleri tekrar analiz eti. Araştırmacılar bu örnekleri 2010 yılında da incelemişti ve hücre popülasyonlarını, gen aktivitelerini analiz ederek karşılaştırmışlardı. Araştırmacılar örnekleri; ALS hastalarının omuriliğinin daha az etkilenmiş bölgelerinden toplamışlardı. Omurilikte hastalıktan etkilenmiş alanların bitişiğinde bulunan bölgelerde de hücresel değişiklikler vardı.

Hastalığın ilerlemesini durduran etkili bir tedavi yoktu ve hastanın yaşam süresini sadece birkaç ay uzatabilen iki tane ilaç vardı. Bu nedenle özellikle hastalığın erken evrelerinde uygulanabilecek yeni ilaç hedeflerine bir ihtiyaç söz konusuydu.

Araştırma grubu; ALS hastalarının omuriliğindeki nöronlar ve diğer hücrelerle, sağlıklı insanların omuriliğindeki hücreler arasında farklılıklar saptadı. Şu an yapılan araştırmada, topladıkları genetik data, biyoinformatik analiz yöntemleriyle tekrar analiz ediliyor. Bu tür analizler de toplanan örneklerde belirli türde hücrelerin tanımlanmasına olanak verir. Araştırmacılar, ALS’den ölen kişilerin, sağlıklı kişilerle karşılaştırıldığında, farklı türde motor nöronlara sahip olduklarını tespit ettiler. Üstelik bu farklılıklar, mikroglia (sinir sisteminde bağışıklık sistemine aracılık eder ve atıkları, ölü nöronları temizler) ve astrositlerle (nöronların beslenmesini ve sinir sisteminin onarımını sağlayan hücre türü) ilgiliydi. Bu iki farklı hücre türü, sağlıklı kişilerde omurilikte aynı bölgelerden alınan örneklerde görülmedi.

Elde edilen bulgular gelecekte, ALS’nin daha iyi anlaşılmasına ve yeni terapi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.

Kaynakça:
https://www.medicalnewstoday.com/articles/325772.php

Yazar: Ayça Olcay

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here