Neden her gece borsanın durumunu öğrenmek zorunda olduğumuzu hiç kendinize sordunuz mu?“Şimdiye kadar 70 rekor tavanı delip geçiyor”, “Rekor ilk halka arzlar” gibi haberleri hep duyuyoruz. Amerika’ yı örnek alacak olursak; borsa patladığında, ekonominin de patladığına inandırıldılar ve Amerika’da borsa yaklaşık 40 yıldır sürekli patlama yapıyor, borsa giderse, Amerikan ekonomisinin serveti ve sağlığı da gider düşüncesi hâkim. Piyasa bize refah yolunda olduğumuzu söylüyormuş gibi geliyor. Patlayan bir borsa ve bunun herkese bir yararı var gibi görünüyor…Amerika, seçimden beri 2018’de borsa yaklaşık üç trilyon dolarlık değer kazandı. Ama ABD’de satılan ve satın alınan ürünlerle hizmetleri eklediğinizde asıl ekonomi, yani o sayı eskisi kadar hızlı büyümüyor. Maaşlar çok az kımıldadı ve ortalama bir Amerikan ailesinin net serveti büyük buhrandan buyana pek iyileşmedi.

Peki Borsa’nın tam olarak ölçtüğü şey nedir?

Ekonomisi kuvvetli ülkelerde refahın barometresi borsadır. Borsanın ölçtüğü şeyi anlamak için gözümüzde basit bir işi canlandırmak işe yarayabilir. Limonata standı gibi. Çok başarılısınız. Ama daha büyük düşünüyorsunuz. Kredi almak istiyorsunuz fakat müracaat ettiğiniz banka bunun çok riskli olduğunu söyledi. Zengin yatırımcılar almıyorlardı. Fakat başka bir seçeneğiniz daha var: Limon Standı Şirketi Genel Hisseler. İsteyen biriyle halka açılabilir ve bu, işine yatırım yapılması için bir fırsattır. İlk halka arz ya da İHA diye bir şey vardır. Yatırımcılar senin işinin bir hissesi ya da küçük bir parçası için para öderler. Bir sürü hisse satıyorsun ve limonata imparatorluğunu büyütüyorsun. Evet! Paranı yeni limonata stantları almak için kullanabilirsin. Bu, daha fazla kar demek. Bu karın bir kısmını da yeni geliştirilen ürünlere de yatırabilirsin. Paranın bir kısmını yatırımcılarına geri de verebilirsin. Bu yapılanlara kâr payı denir. Bunu yapmana gerek yok ama insanları şirketin konusunda heyecanlandırır ve daha çok hisse satabilirsin. Yatırımcı adaylarından biri İHA gününde hasta olsun, ama düşünüyor… o senin dünyanın en akıllı insan olduğu fikrine sahip ve bu limonata standı işi inanılmaz olacak. Orijinal yatırımcılardan birine satın aldığının iki katı fiyata hisse almayı teklif ediyor. Düşünüyor… Sen devam edersen, bu hisseleri daha pahalıya başkasına satabilirim.

İşte borsa yukarıda anlatıldığı gibidir. İnsanların şirketlerin küçük parçalarını, ileride değer kazanıp kazanmayacaklarını düşünerek alıp satmalarıdır. Ama gerçek hayatta dünyanın her yerinde, saniye de binlerce kez gerçekleşir. Her yerde borsa var ama New York borsası bu işin merkezidir. 1792’den beri işlem yapmaktadır. Bugün IBM ya da GE gibi büyük ve köklü şirketlerin hisseleri burada işlenir. Nasdaq’da havalı genç kardeşleri. 1971’de doğdu ve fiziksel bir yeri yok. Tüm işlemler elektronik olarak yapılıyor. Burası Apple ve Facebook gibi teknoloji şirketlerinin bulunduğu yer. Amerika’da borsanın durumunu bilmek isterseniz bu iki işlem merkezinin durumunu bilmeniz gerekir. Endeksler buradan gelir. Bir dizi hisse fiyatı alırlar ve onları tek bir temiz sayıya dönüştürürler. S&P 500, iki merkezde bulunan en büyük 500 şirketi takip eder. Dow çok daha özeldir, sadece en önemli gördüğü 30 şirketi takip eder. 2015’te AT&T’yi çıkartıp yerine Apple’ı aldı. Dow ve S&P, büyük Amerikan endeksleridir. Ülkemizin de kendi borsasında bu tür endeksleri vardır. Bu durum diğer ülkelerde de aynıdır.

Bugün dünyanın en büyük şirketlerinin çoğu halka arz ediliyor. Şirketler yukarıda hikayelendirdiğim gibi, senin keşfettiğini keşfettiler. Halkın hisse almasına izin verirsen daha hızlı büyüyebilirsin.

Hissedarlar para kazanmak ister. CEO gerçekten kötü bir karar verirse, hisselerini satmaya başlarlar. Bu da fiyatın düşmesine neden olur. Bunun zıddı da doğrudur. Gelecekte kar etme ihtimali insanları riskli yeni fikirlere yatırım yapmaya teşvik eder. Borsanın iyi bir güç olarak tüm fikri budur. Şirketleri iyi kararlar vermeye mecbur eder. Böylece hissedarlarına verecek daha çok paraları olur. Büyümek ve istihdam sağlamak için de. Bu herkes için iyidir.

Hisse senetlerini belirleyen şey şirketlerin gerçek değerleri değildir. Bu, insanların o şirketler hakkında inandıkları popüler hikayedir. Bazen bu hikayeler gerçeklere dayanır. Bazen de tamamen yanıltıcı olabilir.

Borsa balonu patladığında sadece yatırımcı zarar görmüyor, ekonomi de altüst oluyor. Milyonlarca insan işi kaybedebilir, şirketler batabilir ve emekli maaşları düşebilir. Ama borsa yüksekken, yatırımcılar para kazanıyorken bile ekonomi bundan zarar görebilir.

Yazar: Tuncay Bayraktar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here