Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Çinko Seviyelerini Belirlemek İçin Yapılan Laboratuvar Testleri

1 11

Çinko durumunun değerlendirilmesi zordur, çünkü insanlarda çinko eksikliğini tespit etmek için hassas ve spesifik biyo belirteçler yoktur. Çinko eksikliğini tanı konması için diyet, tıbbi öykü ve fizik muayene yapılmaktadır. Çinko durumunun ölçülmesi için laboratuvar deneyler bulunmaktadır ve bunlar aşağıdaki gibidir:

1) Kan Çinko

Plazma/serum çinko konsantrasyonları: Plazma/serum çinko için normal değerler 10,7-23,0 µmol/L arasında değişmektedir. Toplam vücut çinko içeriğinin <% 0,2’sini temsil eden kan çinko konsantrasyonu, çinko durumunun en sık ölçülen biyobelirteçidir. Kan çinko, kemik, karaciğer ve kanda bulunan değiştirilebilir çinko havuzunun boyutunun yararlı bir göstergesidir. Diyet çinkosunda dengeyi sağlama kapasitesinin ötesinde azalma, bu havuzdan çinkonun kullanılmasına yol açmaktadır. Bu da hem metabolik hem de klinik çinko eksikliği belirtilerinin hızla başlamasına neden olmaktadır. Plazma çinko konsantrasyonu ayrıca stres, enfeksiyon, yemek, kısa süreli açlık ve hormonal duruma tepki olarak değişmektedir.
Beyaz kan hücresi çinko konsantrasyonu: Beyaz kan hücresi (nötrofil) çinko, doku çinko seviyelerini doğru bir şekilde yansıtmaktadır ve bu nedenle çinko durumunun çok yararlı bir parametresidir. Kırmızı hücrelerdeki çinko aynı zamanda vücut çinkosunun değerlendirilmesi için de kullanılmaktadır. Ancak çinko seviyeleri vücut çinko depolarına ilişkin son değişiklikleri yansıtmamaktadır.
Oral çinko tolerans testi: Oral çinko tolerans testi, 25 veya 50 mg çinko asetatın ağızdan alınmasından kaynaklanan kan çinko artışını ölçmektedir. Test denekler arasında oldukça değişkendir. Bu test aynı zamanda farklı gıdaların, yemeklerin, vitamin ve mineral takviyelerinin, hastalıkların ve ilaçların çinko emilimi üzerindeki etkilerini değerlendirmek için de kullanılmıştır.
Metallotionein: Metallothionein çoğu dokuda, özellikle karaciğer, pankreas ve böbrekte bulunan bir proteindir ve çinko ile bakırı bağlamaktadır. Ayrıca metallothionein plazma ve kırmızı kan hücrelerinde de tespit edilmektedir ve her ikisi de bir bireyin çinko eksik olup olmadığını açıkça göstermektedir. Çünkü diyetteki çinkodaki son değişiklikleri yansıtmaktadır. Muhtemelen, metallothionein konsantrasyonları diyet çinkolarındaki değişikliklerin de yararlı bir göstergesi olmaktadır.

2) Üriner Çinko

İdrardaki çinko seviyeleri genellikle 0,3-0,6 mg / gün arasında değişmektedir. 24 saatlik idrar örneğinde çinkonun ölçümü, sağlıklı bireylerde çinko eksikliğinin teşhisinde yardımcı olmaktadır. Çinko eksikliğinin bir sonucu olarak idrar çinko atılımı azalmaktadır. Karaciğer sirozu, orak hücre hastalığı, kronik böbrek hastalığı, yanıklar ve açlık gibi birçok hastalık, aşırı üriner çinko atılımı ile karakterizedir. Bu nedenle bu koşullar ortadan kaldırılmalıdır.

3) Saç Çinko

1,07 µmol/g’dan düşük saç çinko seviyeleri muhtemelen çocuklarda kronik bir suboptimal çinko durumunu yansıtmaktadır. Yetişkinlerde kronik suboptimal çinko durumunun bir göstergesi olarak saç çinko seviyesinin geçerliliği belirsizliğini korumaktadır. Ciddi çinko eksikliği veya yetersiz beslenme durumlarında saç çinko analizi kullanılmamaktadır. Çünkü yetersiz beslenen hastalarda saç büyüme oranı azalmaktadır. Bu gibi durumlarda saç çinko konsantrasyonları normal veya hatta yüksek olmaktadır. Saç çinko konsantrasyonları saç rengi, mevsim, cinsiyet, yaş, anatomik örnekleme yeri ve saç büyüme oranına göre değişmektedir. Saç çinko konsantrasyonlarını yorumlarken bu faktörler göz önünde bulundurulmalıdır.

4) Tat Keskinliği

Azalmış tat keskinliği (hipojezi) çinko eksikliğinin bir belirtisidir ve çinko durumunun fonksiyonel testi olarak kullanılmıştır. Bir tat keskinliği testinde, dört farklı tat kalitesinde (tuz, tatlı, acı ve ekşi) değişen konsantrasyonlarda çözeltiler kullanılmaktadır. Test, her lezzet kalitesi için tespit ve tanıma eşiklerine dayanmaktadır. Çinko tadı testleri midmorning, yemekten en az 2 saat sonra ve her seferinde aynı kişi tarafından yapılmalıdır.

Çinko Yan Etkileri

Genel olarak, çinko takviyeleri güvenli ve yeterli miktarlarda iyi tolere edilmektedir. Çinko toksisitesinin kısa süreli etkileri bulantı, kusma, ishal, baş ağrısı, mide krampları, iştahsızlık ve sinirliliktir. Yüksek çinko alımının (150-450 mg/gün) uzun vadeli etkileri bakır eksikliği, bozulmuş demir fonksiyonu, depresif bağışıklık ve düşük seviyelerde yüksek yoğunluklu lipoproteinlerle (HDL) ilişkilendirilmiştir. Çinko takviyeleri çocuklar ve hamile kadınlar için de güvenlidir, ancak takviye alınmadn önce uzman bir doktora başvurulmalıdır.

İlaçlarla Etkileşimler

Besin-ilaç etkileşimleri tehlikeli olmaktadır ve nadir durumlarda bile hayatı tehdit etmektedir. Takviye almadan önce daima doktora danışılmalıdır. Çinko bazı ilaçlarla etkileşime girmektedir ve bunlar aşağıdaki gibidir:
1) Penisillamin
Çinko, romatoid artrit ve Wilson hastalığını tedavi etmek için kullanılan bir ilaç olan penisillaminin emilimini ve etkinliğini azaltmaktadır. Çinko ve penisillamin en az 2 saat arayla alınmalıdır.
2) Antibiyotikler
Hem kinolonlar (Cipro, Levaquin) hem de tetrasiklinler (Achromycin, Minocin) bağırsaktaki çinko emilimini azaltmaktadır ve bunun tersi de geçerlidir. Antibiyotiğin bir çinko takviyesi alınmasından en az 2 saat önce veya 4-6 saat sonra alınması bu etkileşimi en aza indirmektedir.
3) Diüretikler (su hapları)
Tiazid diüretiklerinin (Hygroton, Esidrix ve HydroDIURIL) uzun süre kullanılması idrardaki çinko miktarını % 60’a kadar artırarak çinko seviyelerini azaltmaktadır. Ayrıca Amilorid (Midamor) vücuttaki çinko miktarını artırmaktadır.
4) Kan basıncı ilaçları
Yüksek tansiyonu tedavi etmek için kullanılan ACE inhibitörleri (Capoten, Vasotec, Monopril) ve anjiyotensin reseptör blokerleri (Edarbi, Atacand) kandaki çinko seviyelerini düşürmektedir.
5) Sisplatin
Bazı kanser türlerini tedavi etmek için kullanılan sisplatin, idrar çinko atılımını arttırmaktadır ve cisplatin ile tedavi edilen hastalarda kandaki çinko seviyelerini azaltmaktadır.

Besin ve Gıda ile Etkileşimi

1) Demir
Yüksek doz ve aç karnına çinko takviyeleri ile birlikte alınan demir takviyeleri, çinko emilimini engellemektedir. Ayrıca gıda ile birlikte alındığında, ek demir çinko emilimini engellememektedir.
2) Bakır
Çinko takviyesi, bakır emilimini engellemektedir ve günde 600 mg’a kadar elemental çinko kullanan insanlarda veya aşırı çinko bazlı diş yapıştırıcılarının kullanıldığı bildirilen bir bakır eksikliğine neden olmaktadır.
3) Alkol
Alkol çinkonun emilimini azaltmaktadır ve idrar çinko atılımını arttırmaktadır.
4) Kalsiyum
Aşırı diyet kalsiyum çinko emilimini azaltmaktadır.
5) Protein
Protein çinko emilimini arttırmaktadır.
6) Fitatlar ve elyaf
Fitatlar ve lif (sebzelerde, tam tahıllarda, tahıllarda ve baklagillerde bulunur) çinkoya bağlanmaktadır ve emilimini engellemektedir.
7) Klorojenik asit
Klorojenik asit (genellikle kahvede bulunur) çinko emilimini azaltmaktadır.
8) A vitamini
Çinkonun kandaki A Vitamini düzeylerini arttırdığı gösterilmiştir.
9) B6 vitamini ve magnezyum
Çinko, genellikle testosteron güçlendirici olduğu iddia edildiği için sporcular tarafından kullanılan ZMA olarak bilinen formülasyonda B6 Vitamini ve magnezyum ile desteklenmektedir.

Kaynakça:
everydayhealth.com
aafp.org
examine.com
mdpi.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Bunları da beğenebilirsin
1 yorum
  1. Osman Baytemir diyor

    Bu değerli paylaşım için teşekkürler.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.