Daha bebeklik çağından başlayarak çocukların bilişsel gelişimi konusunda ebeveynlere büyük iş düşüyor. Özellikle dahilik sınırında gezinen çocukların davranışlarının gözlemlenmesi ve doğru yorumlanması son derece önemlidir. Çoğu zaman uyumsuzluk sinyalleriyle diğerlerinden ayrılan çocuklar, ”sorunlu” ve ”sıkıntılı” olarak tanımlanarak yanlış bir tutumla büyütülüyor.

Bu gibi yanlış anlaşılmalar dahi çocukların ileride asosyallik seviyesinden anti-sosyallik seviyesine çıkmasına ve iyice yalnızlaşmasına neden olmaktadır. Çocuğunuzun dahi ve diğer çocuklardan farklı olduğunu anlamak ve eğitimine bu yönde ağırlık vermesi gerekir.

Peki, çocuğunuzun dahi olduğunu nasıl anlarsınız? İşte belli başlı veriler, belirtiler ve ipuçları:

Okula ve Derslere İlgisizlik

Kulağa, ilk bakışta çok büyük bir problem gibi gelse de çocuğun okula ve derslere karşı kayıtsızlığı, aslında en büyük dahilik sinyallerinden biridir. Günümüze kadar gelen birçok yüksek zekalı, ünlü simaların derslerinde başarısız olması ve hatta kimilerinin okuldan uzaklaştırılması bunun en büyük örneğidir. Albert Einstein, günümüzün en büyük fizikçisi ve en akıllı insanlarının başında geliyor. Ancak buna karşın özellikle ilköğretim yılları boyunca derslerde hiç başarılı olamadığı da bilinen bir gerçek.

Ampulün mucidi Edison da okuldan kovulmuş, ”Bu çocuktan bir şey olmaz.” denilerek eğitim kurumlarından uzaklaştırılmıştır. Önemli olan çocuğun derslere olan ilgisizliğin başka ilgilere dönüşüp dönüşmediğidir. Eğer kayıtsızlık hali genele yayılıyorsa o zaman durum psikolojik kökenli bir rahatsızlığın habercisi olabilir.

Yalnız Olma İsteği

Dahi çocuklar, tıpkı üstün zekalı yetişkinler gibi günün çoğu vaktinde yalnız kalmak isterler. Yalnızlık, onlar için önce kendini sonra dünyayı keşfetme biçimlerinden biridir. Bu nedenle ”yalnız kalma” deyimi ”yalnız olma” biçiminde değiştirilmeli. Kasıtlı ve istemli yalnızlık süreçleri, üretim, tahayyül etme, yansıtma ve keşif gibi süreçlerin tamamında etkili bir korunma ve ilerleme safhasını teşkil eder. Toplum tarafından sürekli tenkit edilen ve aşağı bir seviyede görülen yalnızlık, nice büyük üretimlerin ve keşiflerin oluşmasında doğrudan etkili olmuştur.

Sanata Yönelik Aşırı İlgi

Her dahi çocuk, en az bir sanat alanına ilgi gösterir. Bu, müzik olabilir, resim olabilir, edebiyat ya da şiir olabilir. Tercihler sözel ve sayısal zekanın ağırlık bastığı evrelerle yakından ilgilidir. Sanattan beslenen beyin, kendini çoğunluğun dışında ve daha üretken bir şekilde geliştirmektedir. Sanata olan ilgisi keşfedilen tüm çocuklar, bu yönde teşvik edilmeli ve yönlendirmelidir. Erken yaşta kitaplar okumak, resimler çizmek ve farklı müzik türlerini dinlemek, bir çocuğun üstün zekalı oluşunun en büyük kanıtlarından biridir.

Çabuk Kavrama ve Tespit Yapabilme Yeteneği

Dahi çocuklar; birçok karışık konuyu anlatılmadan, sadece gözlemleyerek kavrayabilir. Bu önemli özellik, aileler ve öğretmenler tarafından anlaşıldığı takdirde çok daha ileri boyutlara varmaktadır.

Kendini Yazarak İfade Etme

Erken yaşta günlük tutmaya ve şiir yazmaya başlayan çocuklar yanlış bir dışa vurumla ”utangaç” ve ”içine kapanık” gibi tamamen dışlayıcı ifadelerle tanımlanıyor. Toplumumuzda birçok çocuk, daha yolun başındayken bu kısıtlayıcı ve bilhassa uzaklaştırıcı ifadeler yüzünden daha da çok içine kapanıyor. Yazı diliyle ifade, ancak yüksek zekaların bir ürünüdür ve diğer özellikler gibi üstüne gidilerek desteklenmelidir.

Yüksek Oranda Merak

Çocukların çoğu yapıları gereği oldukça meraklıdır. Ancak dahi çocukların yetişkinlere yönelttiği sorular daha kapsamlı ve öğrenmeye yöneliktir. Normal seviyedeki çocuklar sordukları soruların cevaplarını anında unutma eğilimindedir. Ancak üstün zekalı çocuklar sadece bir soruyla yetinmez. Bir konu, bir olgu ya da bir yer hakkında detaylıca sorular sorarak tam kapsamlı bir öğrenim sürecinin bir parçası olmak isterler.

Erken Yaşta Meslek Seçimi

Çocuklara her zaman sorulur: “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” Verilen cevapların tamamına yakını kulaktan dolma ya da özenti cevaplardır. Bir geçerliliği olmadığı gibi tamamen yüzeyseldir. Ancak dahi çocuklar çok erken yaşlarda kafalarında meslek seçerler ve o andan itibaren o meslekte ilerlemeye başlar. Kendi kapasiteleri kadar ilgili meslekleri araştırır, öğrenmeye ve tatbik etmeye uğraşırlar. ”Çocuk canım işte” deyip geçiştirmek ise yetişkinlerin yaptıkları bir diğer yanlıştır. Dahi çocukların ailelerin istedikleri mesleklere yönlendirmeleri ise yetişkin zamanlarında bocalamalarına sebep olur.

Sonuç olarak özel ve farklı çocuklar, her zaman sandığımız gibi sorunlu ve ürkek değildir. Günümüzde dahi çocukların gelişimlerini ve eğitimlerini destekleyen birçok fırsat da bulunuyor. Bebeklere özel zeka geliştirici oyuncaklar, dahi çocukların kendilerini ”özgürce” ifade edebileceği platformlar, sıklıkla uygulama alanları içerisinde değerlendirilmelidir. Milyonda bir görülen dahilik özelliğine kayıtsız kalmak ise, bir çocuğun daha potansiyelini değerlendiremeden çoğunluğa karışması anlamına gelecektir.

Yazar: Aytaç Arslan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here