Patlıcangiller (Solanaceae) Familyası Sebzeleri Tehlikeli midir?

Solanaceae veya itüzümü familyasına dahil olan sebzelerin ( patlıcan, domates, biber vb.) besin değeri yüksektir ve ülkemizde tarımsal üretimdeki yerleri önemlidir. Türkiye dünyadaki biber üretiminde üçüncü, patlıcan üretiminde beşinci ve domates üretiminde dördüncü sıradadır. Sebzeler insan sağlığı ve zindeliği için gerekli olan vitamin, mineral, lif ve antioksidanları optimum miktarda içerir ama belki de en sevilen sebzeler bazen bizi hasta eder. İtüzümü familyası (Solanaceae) bitki ve sebzeleri uzun zamandır, çeşitli semptomlara ve hastalıklara yol açan vücuttaki kronik iltihaplanma ile ilgili olarak araştırılmaktadır. Araştırmalar kronik eklem ağrısı türü hastalıklardan muzdarip olan kişilerin % 90’ının Solanaceae familyası sebzelerine karşı duyarlı olduğunu göstermektedir.

Solanaceae Familyası sebzeleri
Solanaceae (Patlıcangiller) familyası sebzeleri kendilerini böceklerden, avcılardan ve hastalıklardan koruyan, alkaloidler olarak bilinen çeşitli doğal bileşikler üretir. Bu familyada yemek masalarında çoğu defa bulunan domates, patates ve karabiber hariç dolmalık biber gibi tüm biber çeşitleri bulunur. Ailenin diğer üyeleri arasında patlıcan, bamya, Goji berry (kurt üzümü), tomatillo (Meksika kabuk domatesi), kuzukulağı, bektaşi üzümü, güveyfeneri, tütün, paprika (kırmızıbiber), Arnavut biberi ve pepino bulunur. Binlerce bitki türü bulunan bu familyanın birçok türü zehirli olduğundan yenmez. Yenmeyenlerin en ünlüsü ve ölümcül olanı, çok zehirli bir bitki olan belladonna (güzelavrat otu)’dur. Güzelavrat otu astım, mide, kalp, bağırsak, beyin ve sinir sisteminin hastalıklarını tedavi edici ilaçların bazılarının yapımında kullanılır.
Yemeklik olarak sık tüketilen ve sevilen patlıcangil sebzelerinin bazılarının özellikleri kısaca aşağıda belirtilmiştir:

Patlıcan

Patlıcan, Akdeniz diyeti de dahil olmak üzere birçok diyette kullanılan, market ve semt pazarlarında bulunabilen bir sebzedir. Patlıcan iyi bir lif, potasyum ve B–1, B–6 ve K vitaminleri kaynağıdır.

Domates

Domates, biotin, potasyum, demir ve çinko gibi mükemmel bir vitamin ve mineral kaynağıdır. Ayrıca, iltihabı artırabilen antioksidan likopen içerirler.

Patates

Beyaz ve sarı ve mor (Okinawa patatesi) patateslerin hepsi lif, C vitamini ve B–6 vitamini içerir.

Biberler

Dolmalık biber ve yemeklerde, kızartmada kullanılan yeşil ya da kırmızıbiberler harika A ve C vitamini, potasyum ve folik asit kaynaklarıdır.

Solanaceae Familyası Sebzeleri İnflamasyonu Artırıyor mu?

Solanaceae familyası sebzeleri az ya da çok alerjik olabilir. Duyarlılığı belirleyen faktörler arasında mevcut olan alkaloidin konsantrasyonu ve türü, bireyin sahip olduğu toleransın yanısıra bileşikleri etkisiz hale getirme ve detoksifiye etme yeteneği sayılabilir. Pek çok birey hiçbir zaman olumsuz sağlık sorunları yaşamadan bu yiyecekleri yüksek miktarlarda tüketebilir. Diğerleri şanssız bireyler az miktarda tüketse bile inflamatuar alevlenmeler olur.

Patlıcangil Hassasiyetin Belirtileri

Domates, patates veya biber yedikten sonra şişkinlik, gaz, bulantı, yorgunluk veya eklem ağrıları mı yaşıyorsunuz? Öyleyse patlıcangil hassasiyetine sahip olabilirsiniz.
Patlıcangillerden herhangi birine karşı duyarlılığı olanlar, bu yiyecekleri tamamen sindirmek için uygun enzimlerden yoksundur. Bu yoksunluk bağırsak iltihaplarına ve sindirim sorunlarına yol açar. Bu yiyeceklerin tüketilmesinden sonra aşağıdaki belirtilerin ortaya çıkması 72 saat sürebilir:
*Şişkinlik
*Gaz
*İshal
*Mide bulantısı
*Yorgunluk
*Eklem ağrısı veya şişmesi

Duyarlılığınız Varsa Ne Yapmalısınız?

Duyarlılığınızın olması artık patates kızartması, patates püresi ya da domates sosu yiyemeyeceğiniz anlamına gelmemektedir. Anahtar, vücudun tepki gösterdiği yiyeceklerin yerine sağlıklı, lezzetli seçenekler bulmaktır. Böylece kendinizi çok daha iyi hisseder ve yine de sevdiğiniz yemeklerin tadını çıkarabilirsiniz. Duyarlı olunması durumunda domatesin yerine diyete elma, greyfurt, pancar, meksika patatesi (ya da meksika turpu) eklenebilir. Patlıcangil familyası içinde yer almayan ama normal patateslere çok benzeyen tatlı patates Türk mutfağında çok kullanılan beyaz patatese mükemmel bir alternatiftir. Karnabahar, yaban havucu veya bildiğimiz havuç da alternatifler arasına girebilir.

Patlıcangillere Karşı Alerjiniz Var mı?

Bir patlıcangil alerjisi duyarlılıktan çok daha şiddetlidir ve kurdeşenden anafilaksiye kadar farklı semptomlar gösterebilir. Bir kişi, patlıcangil sebzelerini yedikten kısa bir süre sonra aşağıdaki semptomları yaşıyorsa, bir veya daha fazla patlıcangil (Solanaceae) ailesi üyesine alerjisi olabilir:
*Kurdeşen veya deri döküntüsü
*Nefes darlığı
*Hırıltılı
*Öksürme
*Boğaz ve yutak bölgesindeki gerginlik
*Soluk ten
*Anafilaksi (Alerjik şok)
Anafilaksi, hayati tehlike arz eden, aniden başlayan ve çok hızlı ilerleyen bir reaksiyon ve tıbbi bir acil durumdur. Eğer bir kişi herhangi yemek yedikten sonra anafilaksi gibi ciddi bir alerjik reaksiyon yaşarsa, acil tıbbi yardım almalı ve eğer yanında EpiPen ( epinefrin solüsyonu içeren kalem şeklindeki özel bir şırınga) varsa acilen kullanmalıdır.

Patlıcangil Sebzelerindeki Alkaloidler

Alkaloitlere pro-inflamatuar belirteçler denir. Bitkilerin doğal olarak ürettiği bu bileşiklerin aşağıdaki örnekleri size tanıdık gelebilir.

Yaygın Alkaloidler ve Kaynakları

Solanin-Patates ve patlıcan
Tomatin-Domates
Nikotin-Tütün
Kapsaisin-Biber
Tıpkı tütün gibi bu alkaloidler de bazı yiyeceklere bağımlılıktan kısmen sorumlu olabilir. Solanin, asetilkolin gibi nörotransmitterleri parçalayan bir enzim olan kolinesterazı inhibe eder. Böylece asetilkolin birikir. Asetilkolin vücudun habercisi olarak görev yapar, sinirleri, kasları ve salgı bezlerini uyarmaktan sorumludur. Aşırı asetilkolin varlığı aşırı uyarıma neden olur. Toksik asetilkolin seviyeleri endişe, depresyon, davranış bozuklukları, uyuşukluk, bilişsel sorunlar, kas sertliği ve uykusuzluk gibi sinir sistemi sorunlarına yol açar. Yaygın alkoloidlerin özellikleri ve sebep olduğu değişiklikler aşağıda açıklanmıştır:

Solanin ve Tomatin

Solanin, bir glikoalkaloid veya bir şeker molekülü ile birleştirilmiş bir alkaloid bileşiğidir. Solanin, temel olarak patateslerde bulunur. Domateslerde ise tomatin adı verilen benzer bir bileşik bulunur. Vücut solanini metabolize ettiğinde, şeker solanidin adı verilen bir bileşik oluşturmak için ayrılır. Solanidin diyet yoluyla alınan miktarlarda hemen toksik olmamakla birlikte vücutta depolanabilir ve stres zamanlarında salınabilir. Bu salınma eklemleri, sindirim sistemini, beyni ve cildi kötüleştirebilir. Solanin ve diğer steroid alkaloitler, klorofil ile benzer şekilde üretilir ve bitkinin yeşil kısımlarında yoğunlaşır. Bu nedenle yeşil domateslerde bu bileşik kırmızı domateslerden daha fazla miktarda bulunur. Filizlenen veya kabuğunun hemen altı yeşil olan patateslerde solanin alkoloidi normal patateslerden daha fazla miktarda bulunur.
Kişilerin gıda duyarlılığı olması nedeniyle solanin, iltihaplanma ve artrit ağrıları gibi semptomlara neden olabilir. Patatesteki glikoalkaloidler diğer patlıcangil bitkilerine göre daha yüksektir. Bu nedenle domatesler veya patlıcan sizin için uygunken, patatese tepki verilebilir.

Kapsaisin

Kapsaisin, acı biberlerde bulunan aktif bileşendir ve genel olarak anti-inflamatuar özellikleriyle bilinir. Kapsaisin bazı kişilerde inflamatuar olabilen ama bazılarında vücudun tolere ettiği ve metabolize ettiği, duruma bağlı olarak anti-inflamatuvar olabilen bir alkaloittir. Kapsaisin, ağrı mesajlarının iletim sürecine yardımcı olan bir nöropeptid olan P maddesini serbest bırakır. Kapsasine, osteoartrit için sıklıkla bir analjezik olarak topikal olarak kullanılan ağrı giderici bir etki mekanizmasına sahiptir.

Nikotin

Nikotin, Solanaceae (patlıcangiller) familyası sebzelerinde bulunan başka bir alkaloittir. Tütünün bağımlılık kazandırması nikotinden kaynaklanmaktadır. Tütün bitkisi de patlıcangiller ailesine dahildir. Nikotin bütün patlıcangillerde bulunur ve patates cipsi, patates kızartması tüketimi düşünülürse toplumların patates ve domates sevgisi üzerinde rol oynadığı açıktır.

Sistemik İnflamasyon (İltihap)

Sistemik inflamasyon, tüm vücudun travmatik bir yaralanmaya verdiği yanıttır. Biyolojik olarak vücudumuz bağışıklık sistemi olarak bilinen doğal savunma sistemine sahiptir. Bağışıklık sistemi hücrelerimize bir tür stresin vücuda girdiğini veya algılandığını bildirmekten sorumludur. Bu bildirim bakteri istilasından, çalışma gibi günlük yaşamdaki zorluklardan karşılaşılan duygusal strese kadar değişebilir. Uzun süreli stres dönemlerinde oluşan sistemik iltihaplanma doku hasarına yol açan, aşırı aktif iltihaplı tepkime yanıtının bir sonucudur. Sistemik inflamasyondan kaynaklanan diğer kronik hastalıklar otoimmün hastalık, kanser, multipl skleroz ve Crohn hastalığıdır.

İnflamasyonun Gizli Tehlikelerinden Kaçının

Patlıcangillerin tehlikeleri marketlerde, her türlü restoran yiyeceğinde gizlenir. Belki bilinen tüm kaynaklarını ortadan kaldırmışsınızdır ya da kaldırdığınızı düşünmektesinizdir ama bir patlıcangil bünyesindeki maddenin ve iltihap belirtilerinin nereden geleceğini bilemezsiniz. Bunu bilmenin ve tanımanın birkaç yolu vardır.
*Paketli gıdaların içerik etiketlerini okunmalıdır. Baharat, çeşni gibi terimler muhtemelen kırmızıbiber veya domates içerir. Bunlardan kaçınılmalıdır.
*Eğitimli bir tüketici olunmalıdır. Münster peyniri, mayonez, kıtır ekmek parçaları, hardal, margarin ve hatta şarküteri ürünlerinde kırmızıbiber bulunur.
*Gıda katkı maddeleri renk eklemek, raf ömrünü artırmak veya kıvam vermek gibi çeşitli nedenlerden dolayı kullanılmaktadır. Etiketinde “nişasta”, “gıda nişastası” veya “modifiye gıda nişastası” yazan herhangi bir şey muhtemelen patates kaynaklıdır. Bu katkı maddeleri paketlenmiş gıdalarda, vitamin takviyelerinde, topikal ilaçlarda, reçeteli ilaçlarda ve hatta güzelavrat otu (belladonna) içeren bazı homeopatik ilaçlarda yaygındır.
*Genetiği değiştirilmiş (GDO’lu ) gıdalar çok sayıda sağlık riski oluşturur. Tüketicilerin GDO’lu gıdalarda hangi besin ögelerinin ya da bileşiklerin bulunduğunu bilmesi mümkün değildir. Patlıcangillerden herhangi bir sebzeyi çok az miktarda içermesi bile hassas bünyeli kişilerde ciddi bir alerjik reaksiyonu tetikleyebilir.
*Votka da içilmemelidir çünkü gizli bir patates kaynağıdır.

Anti-inflamatuar Yiyecekler

Romatoid artritli bir kişinin izlemesi gereken belirli bir diyet yoktur ancak iltihabı kontrol altına alabilen bazı gıdalar vardır. Bu yiyeceklerin birçoğu Akdeniz diyetinde bulunur. Önerilen anti-inflamatuar yiyecekler şunlardır:
Yağlı balıklar: Ton balığı, somon ve hamsi gibi balıklar iltihabı azaltabilecek yüksek Omega–3 içeriğine sahiptir.
Renkli sebze ve meyveler: Kiraz, yaben mersini, brokoli gibi renkli sebzeler ve meyveler bağışıklık sisteminin iyi çalışmasını destekleyen antioksidanla doludur.
Tohumlar ve kuruyemişler: Bunlara iltihaplanma konusunda yardımcı olabilecek cevizler, çam fıstığı ve tekli doymamış yağa sahip olan bademler dâhildir. Zeytinyağı da benzer etkiye sahiptir.
Fasulye: Örnekler arasında siyah fasulye, barbunya fasulyesi gibi antioksidan ve anti-enflamatuar bileşikleri bulunduran kurubaklagiller bulunur.
İnflamasyon sorunu olanlar doktor kontrollü olarak bu besinleri yemek tariflerine dahil edebilir.

Nasıl Yaşayabileceğimiz Konusunda İpuçları ve Püf Noktaları

Patlıcangilleri diyetten çıkarma ya da sınırlandırma mücadelesine bu yiyeceklerin ne kadar yaygın olduğu öğrenilerek başlanmalıdır. Daha sonra da onların yerine alternatif olabilecek sebzeler diyete dahil edilmelidir.
*Patates yerine yabani havuç, balkabağı, tatlı patates tüketilmelidir. Bu sebzeler iltihaplanmayı tetiklemeyecek ve beslenmeye katkıda bulunacaktır.
*Sos, lazanya veya pizza gibi en sevilen yiyeceklerden bazılarının tadını çıkaramayacağı düşüncesine kolay katlanamayanlar kırmızı pancarı denemelidir.
*Pek çok Paleo tarifi aslında patlıcangillerden kaçınır çünkü bunlar iltihap kaynağıdır.
*Domates sosu yerine domatessiz nomato sosu denenebilir. Bu özel sosun içeriğinde zeytinyağı, sarımsak, rendelenmiş beyaz soğan, rendelenmiş havuç, pancar ve kereviz, taze fesleğen, kuru kekik, taze maydanoz, deniz tuzu, limon suyu ve su bulunmaktadır.
*Restoranlarda yemek yiyenler baharatsız yiyecekler sipariş etmeli veya zararı olmadığını bildikleri özel baharat karışımlarını yanında taşımalıdır. Tüm karabiber çeşitlerinin zencefil veya yaban turpu ile birlikte tüketilmesi güvenlidir.
*Talep ya da ihtiyaçlara uygun ürünler bulunabilir. Baharat ilave edilmemiş et ve tavuk ürünleri bulmak ve satın almak mümkündür.
*Patates cipsi yemeseniz de olur. Kurutulmuş organik elma ve hindistan cevizi cipsleri de damak zevkinize uyabilir.

Sağlığınızı İyileştirin

Patlıcangilleri diyetten çıkarmak zihinsel, duygusal ve fiziksel sağlığınızı iyileştirir. Maalesef günümüzde ilaçlar semptomları baskılamak için reçetelenmektedir ve aslında sorunları iyileştirmez. İbuprofen içeren nonsteroid anti-enflamatuar ilaçlar ağrıyı azaltır ve inflamasyonu giderir, bazı ilaçlar da kaşıntıyı engeller. İlaç kullanmak yerine tüketilmemesi gerekiyorsa domates, patates, patlıcan, bamya, kırmızıbiber, Arnavut biberi gibi patlıcangil sebzelerinden ve kırmızı toz biber, pulbiber gibi baharatlardan uzaklaşmak daha iyi bir çözümdür. Yapılan bir çalışmada patlıcangil sebzesi almayan, sıkı bir diyette olan kişilerin %94’ünün eklem iltihabı semptomlarından önemli ölçüde uzaklaştığı görülmüştür.

Hastalıklar Neden Artış Gösterdi?

Belki pek çoğunuz büyükanne veya büyükbabalarınızdan, yaşlı yakın ve tanıdıklarınızdan “biz eskiden her şeyi yerdik ana sorun yaşamazdık, neden gıdayla ilgili hastalıklar bu kadar arttı?” gibi yakınmaları duymuştur. Cevap hem basit hem de karmaşıktır. Ucuz ve ayaküstü kolayca yenilebilen fast food tipi gıdalara artan talep, gıda endüstrisinin ve vücudumuza giren gıda türlerinin değişmesine neden olmuştur. Yiyeceklerin çoğu trans yağlar, şekerler, GDO’lar, sentetik kimyasallar ve pestisitler ile doludur ki bunların etkileri alkaloitlerin yaptıklarına benzer. Sonuç olarak, sofralarımız büyükannelerimizin ve büyükbabalarımızın bir zamanlar büyürken yediği besinlerden mahrum kalmıştır. Karşılaşacağımız her iki kişide sızdıran bağırsak (Leaky Gut) sendromu, irritabl bağırsak sendromu, astım, diyabet veya otoimmün bozukluk gibi inflamasyon çeşitleri görülmemesi nadirdir.

Patlıcangilleri Ayırma (Eliminasyon) Diyeti

Artrit vakalarının 2030 yılına kadar önemli ölçüde artması beklenmektedir. Artrit belirtileri olanlar muhtemelen patlıcangillere karşı biraz hassastır ve farkında bile değildir. Eliminasyon (ayırma) diyeti ile gelecekte daha sağlıklı olabilmek mümkündür.
Patlıcangillere karşı hassasiyet varlığını test etmenin en iyi yolu eliminasyon diyetidir. Tüm patlıcangil formları (kırmızı toz biber, pul biber ve köri gibi baharatları dahil) ) diyetten en az 30 gün boyunca çıkarılmalı ve hassasiyet ya da alerji belirtileri sorunlarının çözülüp çözülmediğini gözlenmelidir. Eliminasyon, patlıcangil içindeki etkin maddelerden birini içeren merhem ya da kremi, nişasta veya tütün içeren hapları, gıda takviyelerini ve votkayı da içerir. Daha sonra seçilen herhangi bir patlıcangil üyesi sebze 2 günlük süre için diyete tekrar eklenir. Belirli bir gıda alerjeni hakkında bir fikri olanlar diyetine sadece o sebzeyi geri eklemelidir. İki günlük süreyi takiben vücudun semptomları sonraki 72 saatte (3 gün boyunca) izlenmeli ve belirtiler not edilmelidir. Herhangi bir detoks diyeti gibi, asabiyet, yorgunluk veya baş ağrısı gibi yoksunluk belirtileri yaşanması olasıdır. Detoksifikasyon ilerledikçe, sonuçlar belgelenmelidir.
*Enerjiniz arttı mı?
*İrritabl Bağırsak Sendromunuz kayboldu mu ya da azaldı mı?
*Ağrılı eklemleriniz artık eskisi kadar sert değil mi?
*Kronik baş ağrılarınızın şiddeti ve sıklığı azaldı mı?
*Mutlu musunuz?

Yaşam Tarzı Seçimi

Farklı sebzelerin alkaloid içerikleri de farklıdır ve vücudumuz bütün alerjenler için duyarlı değildir. Sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmenin, taze, güneş görmüş ve olgunlaşmış bir domatesin tadını çıkarmanın getirdiği olumsuz etkilerden kaçınmanın anahtarı öncelikle bağırsakları iyileştirmektir. Sağlıklı bir bağışıklık sistemi, düşük dozlarda patlıcangil sebzesi tüketiminin stresini üstlenebilir ve kronik iltihap olmadan tekrar sevilen bazı yiyeceklerin tadı çıkarılabilir.

Kaynakça:

Home


https://www.medicalnewstoday.com

Home

Yazar: Müşerref Özdaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :