Demir Dikeni (Tribulus) Nasıl Bir Bitkidir?

Tribulus, geleneksel tıbbın çeşitli sistemlerinde libido, doğurganlık ve canlılığı arttırmak için kullanılan bir bitkidir. Demir dikeni (Tribulus terrestris), Akdeniz, Hindistan, Vietnam, Çin, İspanya, Meksika ve Bulgaristan da dahil olmak üzere dünyadaki subtropikal ve çöl bölgelerde yetişen bir bitkidir. Bu yaygın yabani ot özellikle sıcak, kuru bölgelerde yaşamaktadır. 25’ten fazla tribulus bitki türü olmasına rağmen, araştırmanın çoğu Tribulus terrestris üzerine odaklanmıştır. Bu bitkinin eski tıp sistemlerinde uzun bir kullanım geçmişi bulunmaktadır. Hint ve Çin geleneksel tıbbının bir parçası olarak, tribulusun kökleri ve meyveleri çok sayıda rahatsızlık için çareler olarak kabul edilmiştir ve genel sağlık tonikleri olarak kullanılmıştır. Tarihsel kullanımları arasında libido ve doğurganlığın artırılması, sıvı birikiminin (ödem) giderilmesi, böbrek taşlarının azaltılması ve idrar yolu enfeksiyonlarıyla mücadele bulunmaktadır.
Günümüzde tribulus, testosteron, libido ve gücü arttırmak için yaygın olarak kullanılmaktadır ve desteklenmektedir. Bu bitkinin takviyeleri, vücut geliştiriciler arasında popülerdir. Diğer faydaları arasında kalp koruyucu etkileri veya cinsel sorunları gidermek için bulunmaktadır. Tribulus’un popülaritesi arttıkça, kullanımını çevreleyen kavram yanılgıları ve yanlış bilgiler de artmıştır. Birincisi, testosteronu ve atletik performansı artırmak için tribulus almak muhtemelen işe yaramamaktadır. Cinsel işlev bozukluğuna ve düşük libidoya yardımcı olmaktadır, ancak aktif bileşiklerinin testosterondan bağımsız bir etki mekanizması var gibi görünmektedir. Ayrıca, tribulus takviyeleri FDA tarafından tıbbi kullanım için onaylanmamıştır. Genellikle takviyeler sağlam klinik araştırmalardan yoksundur. Yönetmelikler takviyeler için üretim standartları belirlemişlerdir, ancak bunların güvenli veya etkili olduklarını garanti etmemektedir. Bu takviyeler alınmadan önce muhakkak uzman bir doktorla görüşülmelidir.

Aktif Bileşenleri

Bilim adamları, tribulustaki saponinlerin ve flavonoidlerin bu bitkinin etkilerinden sorumlu olduğuna inanmaktadırlar. Bunlardan steroidal saponin protodiyosin en önemlisidir. Tribulus ekstreleri genellikle protodiyosin formunda belirli bir oranda saponin içerecek şekilde standartlaştırılmıştır. Tribulus bitkisinde bulunan aktif bileşenler bulunmaktadır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Alkaloidler (harman, harman olmayan, tribulusterin)
• Fenolik amidler (terrestrositler A ve B)
• Tanenler
• Fitosteroller (sitosterol, stigmasterol)
• Organik asitler (sinnamik asit, vanilik asit, Tribulus asit)
• Amino asitler (alanin ve treonin)
Kökleri öncelikle saponinler protodiyosin, diosgenin ve tribulosin yrıca böbrek taşı oluşumunu önleyen protein içermektedir. Meyveleri fenolik amidler tribulusamid AD ve diğer saponinleri (terrestriamid ve terrestrosidler A ve B) içermektedir. Saponin profili, bitkinin nerede büyüdüğüne bağlı olarak değişmektedir. Örneğin, çalışmalar güneydoğu Avrupa’daki çeşitlerin (örneğin Bulgaristan ve Yunanistan) Batı Asya’daki çeşitlerden 30’dan fazla protodiyosin miktarına sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca tribulusun en önemli aktif bileşenleri muhtemelen saponinleri ve flavonoidleridir; bunlardan protodiyosin adı verilen steroidal bir saponin en önemlisidir.

Hareket Mekanizması

Araştırmacılar, tribulusta bulunan aktif bileşiklerin etki mekanizmasını önermişlerdir ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Steroid saponin protodiyosinin bu bitkinin libido arttırıcı etkilerinden sorumlu olduğu düşünülmektedir. Afrodizyak görevi görmektedir, cinsel aktiviteyi ve cinsel organlara kan akışını arttırmaktadır.
• Diğer saponinler (terrestrosid A ve B ve terrestrosin D) hücre kültüründe kanser araştırmalarının bir hedefidir.
• Diğer aktif bileşikler (tribulosin ve tribulusamidler gibi) strese maruz kalan sağlıklı hücrelerin iltihaplanması ve hayatta kalmasını etkilemek için araştırılmaktadır.
Ayrıca bu aktif bileşiklerin farklı formülasyonlarda konsantrasyonu değişmektedir. Protodiyosinin tribulusun libido arttırıcı etkilerinden sorumlu olduğuna inanılırken, diğer aktif bileşikler günümüzde kanser, iltihaplanma ve stres ile ilgili araştırmalara konu olmaktadır.

Ek Formlar ve Dozaj

Tribulus toz kök veya meyve olarak desteklenebilse de, ekstraktlar çok daha yaygındır. Ekstraktlar genellikle % 15-60 toplam saponin (~% 45 tipiktir) ve en az % 6 protodiyosin içerecek şekilde standartlaştırılmıştır. Doğu Avrupa’da yetişen tribulus çeşitleri, Hindistan ve Vietnam’da yetişenlerden çok daha yüksek protodiyosin ve çok daha düşük tribulosin seviyelerine sahiptir. Eğer libido geliştirmesi için aranıyorsa, protodiyosin aranması gereken en önemli bileşiktir. Tribulus bazen diğer otlar ile birleştirilmektedir ve buna örnekler aşağıdaki gibidir:
• Böbrek taşları için kullanılan takviye formülasyonu Unex’te Boerhaavia diffusa.
• Deniz meşesi varek (Ecklonia bicyclis) ve D- glukozamin, Tradamixina adı verilen bir formülasyondadır. Bu ürün, iyi huylu prostat hiperplazisi olan erkeklerde libido ve cinsel işlevi arttırmaktadır ve idrar sorunlarını iyileştirmek için kullanılmaktadır.
Ayrıca tribulus ekstresi en yaygın takviyedir. Bazı takviyeler Boerhaavia diffusa veya deniz meşesi yosunu ile bitkisel kombinasyonlarla kullanılmaktadır.

Tehlikeli Ürünler

Takviye edici gıda endüstrisindeki düzenleme eksikliği nedeniyle, bazı Tribulus ürünlerinin anabolik steroidlerle kontamine olduğu keşfedilmiştir. Her zamanki gibi, yasaklanmış steroidler etiketle listelenmemiştir ve bu, sporcularda kasıtsız doping almalarına neden olmaktadır. Avustralya Spor Enstitüsü, tribulusu, sporcular tarafından kullanılmaması gereken yüksek kontaminasyon riski olan bir madde olarak sınıflandırmaktadır.

Yan Etkileri ve Önlemleri

Ortak yan etkileri klinik çalışmalarda bildirilmiştir ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Karın ağrısı
• Kramp
• Mide bulantısı
• Kusma
• İshal
• Kabızlık
• Uykusuzluk hastalığı
• Sendeleme
Bununla birlikte tribulus tabletlerinden veya tribulus suyundan iki böbrek hasarı (nefrotoksisite) bildirilmiştir. Tribulus meyvesi yenmemelidir. Omurga kaplı meyvenin tüketilmesinin ciddi solunum problemlerine (pnömotoraks ve bronşiyal polip) neden olduğu bildirilmiştir. Sindirim bozukluğu tribulus takviyesinin en yaygın yan etkisidir.
Prostat etkileri: Tribulus, günde 750 mg alan 70 erkeğin bir çalışmasında prostat spesifik antijen (PSA) seviyelerini % 20 artırdığı bildirilmiştir. PSA prostat kanseri ve diğer prostat bozuklukları olan erkeklerde daha yüksek olmaktadır ve bazen doktorlar tarafından bu durumları taramak ve izlemek için kullanılmaktadır.
Ülser: Ülserlere bazen uzun süreli, yüksek dozlu NSAID’ler neden olmaktadır. Farelerde yapılan bir karşılaştırma çalışmasında Tribulus, aspirine benzer NSAID ilaçların ağrıyı azalttığı, ancak yine de ülsere neden olduğu gözlemlenmiştir.
Karaciğer ve böbrek sağlığı endişeleri: Bir yandan, bazı çalışmalar tribulusun karaciğer ve böbrek koruyucu faydalarına işaret etmektedir. Farelerde karaciğer hasarı belirteci seviyelerini (ALT enzimi) düşürdüğü, oksidatif stresi azalttığı, karaciğerdeki antioksidan glutatyon düzeylerini düşürdüğü, karaciğer ve böbrekleri toksik maddelerden kaynaklanan hasarlardan koruduğu bildirilmiştir. Tribulus meyvesinden izole edilen tribulusamidler (A, B ve D) ve quercetin bileşikleri de karaciğer hücrelerinde potansiyel olarak koruyucu etkileri açısından araştırılmaktadır. Bununla birlikte, diğer çalışmalar karaciğer ve böbreklere zarar verebileceğini düşündürmektedir. Yapılan bir çalışmada, Tribulus sıçanların böbreklerine zarar verdiği bulunmuştur. Yüksek doz tribulus ile beslenen keçilerde karaciğer ve böbreklerde hasar görülürken, % 80 tribulus, % 20 saman ve buğday ile beslenen koyunlarda da benzer hasarların kaldığı bildirilmiştir. Kaydedilen en ciddi vaka, 2 L tribulus suyu içen bir adamın tehlikeli derecede yüksek AST ve ALT seviyelerine sahip olduğudur. Böbrekleri hasar görmeye başlamış ve nöbet geçirmiştir ve tribulus almayı bıraktığında semptomları düzelmiştir. Aldığı kesin dozaj bilinmemektedir. Başka bir çalışmada, 750 mg/gün tribulus, karaciğer enzimi AST’yi % 5 oranında hafifçe yükseltmiştir. Karaciğer veya böbrek hasarı olan kişilerin tribulus takviyelerinden uzak durmaları, karaciğer enzimlerini, diğer karaciğer ve böbrek sağlığının belirteçlerini dikkatlice izlemeleri önerilmektedir.

İlaç Etkileşimleri

Kan şekerini düşüren ilaçlar: Tribulus teorik olarak insülin seviyelerini artırarak kan şekerini düşürmektedir. Kan şekerini düşüren ilaçların kombinasyonu kan şekerinde aşırı düşüşlere neden olmaktadır.
Kan basıncı düşürücü ve nabız düşürücü ilaçlar: Tribulus kan basıncını ve kalp atış hızını düşürmektedir. Kan basıncı ve kalp atış hızını düşüren ilaçların kombinasyonu, kan basıncını ve kalp atış hızını daha da düşürmektedir.
Kolesterol düşürücü ilaçlar: Tribulus kolesterol ve trigliserit seviyelerini düşürmektedir. Kolesterol düşürücü ilaçların kombinasyonu, kolesterol ve trigliserit düzeylerini daha da düşürmektedir.
Diüretikler: Tribulus, vücudun idrarda serbest bıraktığı sıvı ve mineral miktarını artırarak bir diüretik görevi görmektedir ve bu, lityum seviyelerini artırmaktadır. Diüretiklerin kombinasyonu sıvı yıkama ve mineral dengesini daha da azaltmaktadır. Bununla birlikte tribulus aktif bileşikleri, kan şekeri, kan basıncı ve kolesterolün yanı sıra diüretikleri düşürmek de dâhil olmak üzere bir dizi farmasötik ilaç ile etkileşime girmektedir. Beklenmedik etkileşimlerden kaçınmak için tribulus ile takviye almadan önce uzman bir doktorla görüşülmelidir.

Dozajı

Libido, cinsel işlevi arttırmak ve kan şekerini düşürmek için klinik çalışmalardaki ekstraktların dozu günde 750 mg ile 1.500 mg arasında üç doza bölünmüştür. Kolesterol düşürücü bir etkiyi inceleyen çalışmalarda günde 1 g ile 3 g arasında ekstrakt kullanılmıştır. 12 g/gün bir Ayurveda tribulus meyve tozu kullanmak erkeklerde doğurganlığı arttırmak için etkili olmuştur.
Tribulus terrestris, libido ve cinsel işlevi iyileştirmeye yardımcı olduğuna inanılan uzun bir geleneksel kullanım geçmişine sahip bir bitkidir. Etkilerinden sorumlu aktif bileşikler, steroidal saponinler, seks hormonlarının etkilerini taklit edebilen ve kan akışını artırabilecek bitki bileşikleridir. Bunlardan protodiyosin en güçlü olanıdır ve deviyeleri bitkilerin yetiştiği yere göre değişmektedir. Güneydoğu Avrupa çeşitleri en yüksek seviyelere ve Asya çeşitleri en düşük seviyelere sahiptir. Sindirim bozukluğu, tribulus ile takviye etmenin en yaygın yan etkisidir. Bazı çalışmalar prostat spesifik antijen, böbrek hasarı ve ülserlerde artışlar olduğunu bildirmişlerdir. Tribulus, önceden böbrek veya karaciğer hasarı olan kişiler için tehlikeli olmaktadır ve bir dizi ilaçla tehlikeli bir şekilde etkileşime girmektedir. Profesyonel sporcular, anabolik steroidlerle kontamine şüpheli ürünler satın alma riskini taşıdıkları için tribulus takviyesi alırken dikkatli olunmalıdır. Ayrıca bu takviye alınmadan önce muhakkak uzman bir doktora gidilmelidir.

Kaynakça:
yukonok.gov
drugs.com
globalviews.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar