Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Dergâhçılar

0 418

Kurtuluş Savaşı yıllarında milli edebiyat taraftarı olan ve çevresinde topladığı değişik Dergâhçılaryaş gruplarından kalabalık bir kadroya sahip olan önemli dergilerden birisi de Dergâh’tır. Dergâhçılar, 15 Nisan 1921’de Dergâh dergisini yayımlamaya başlamışlardır.

Bu dergi, savaş yıllarının en iyi dergisi olarak kabul edilmiştir. Derginin yöneticisi Mustafa Nihat Özön’dür. Dergide şiir, makale, tenkit, tiyatro, hal tercümesi, hikaye, musahabe, edebiyat tarihi, dil, musiki, felsefe, mimari konularında telif ve tercüme yazılar yayımlanmıştır.

Ahmet Haşim’in Göl Saatleri adlı şiir kitabı Dergâh yayınlarının ilk şiir kitabı olarak çıkmıştır. Derginin estetik ve sanat cephesini Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu temsil ederken, fikri ve felsefi cephesini Mustafa Şekip Tunç, Mehmet Emin Erişgil ve İsmail Hakkı Baltacıoğlu temsil eder.

Bu toplulukta yer alan sanatçılar; Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ahmet Hamdi Tanpınar, Necmettin Halil Onan, Ahmet Kutsi Tecer, Necip Fazıl Kısakürek, Peyami Safa, Abdülhak Şinasi Hisar, Suut Kemal Yetkin ve Ziya Osman Saba’dır.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın eserleri Ahmet Muhip Dıranas’ı, Garip hareketi öncesinde Melih Cevdet Anday’ı, Oktay Rıfat’ı, Orhan Veli Kanık’ı ve Ömer Faruk Toprak‘ı etkilemiştir.

İlk sayısı 15 Nisan 1921’de çıkan derginin 15 günde bir toplam 42 sayısı yayımlandı.Dergâhçılar

Ayrıca derginin adını koyan Yahya Kemal’dir. Yahya Kemal’in amacı, Edebiyat Fakültesi’ndeki yetenekli öğrencileri çevresine toplamaktır. Ayrıca Yahya Kemal, derginin dizgi, tertip, başlık, baskı işlerinden, makalelerin konusuna ve düzenlemesine kadar her şeyiyle kendisi ilgilenmiştir. Her sayıda bir de sohbet yayımlamıştır.

Osmanlı toplumunda 19.yüzyıldan itibaren hüküm süren pozitivizm, materyalizm ve 2. Meşrutiyetten sonra benimsenen Ziya Gökalp sosyolojisine karşı çıkan Dergâhçılar, Bergson felsefesinden gelen modern, mistik ve yer yer de sembolist bir anlayışa sahiptirler. Yahya Kemal Üç Tepe adlı yazısında, dün hayata Çamlıca ve Tepebaşı’ndan bakan sanatçılarımızın artık Metris Tepe’den bakması gerektiğini söylemiştir.

Dergide emeği geçen şair ve yazarların tam listesi şöyledir: Abdülhak Hamit Tarhan, Abdülhak Şinasi Hisar, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Haşim, Ahmet Kutsi Tecer, Ahmet Talat Onay, Ahmet Tevfik, Ahmet Vefik, Ali Ekrem Bolayır, Ali Mümtaz Arolat, Ali Nizami, Arif Dündar, Basri Lostar, Cavide Hayri, Emin Recep, Falih Rıfkı Atay, Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu, Halide Edip Adıvar, Halil Bedri Yönetken, Halil Fikret Kanat, Halil Vedat, Hamit Saidi, Hasan Ali Yücel, Hasan İhsan, Hasan Rasim, Hüseyin Avni, Hüseyin Galip, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hikmet, İzzet Melih Devrim, Karib Hasan, Kemalettin Kamu, Kilisli Muallim Rıfat Bilge, Köprülüzade Ahmet Cemal, Köprülüzade Mehmet Fuat, Mahmut Celaleddin, Mahmut Nedim, Mehmet Emin Yurdakul, Mehmet Halit Bayrı, Mehmet Hilmi, Mehmet Sait, Mehmet Şerafettin Yaltkaya, Mehmet Tahir Bursalı, Mihrabi Baba, Mimar Mazhar, Mimar Semih Rüstem, Mustafa Nihat Özön, Mustafa Şekip Tunç, Münir Tevfik, Namık İsmail, Necmettin Halil Onan, Nurettin Mustafa, Nurullah Ataç, Osman Senai, Ragıp Hulusi, Rezan Arif, Ruşen Eşref Ünaydın, Salih Zeki, Samih Rıfat, Satı Bey, Salih Suat Arsal, Süleyman Cevdet, Şekip Şükrü, Şükufe Nihal Başar, Tevfik Fikret, Yahya Kemal Beyatlı, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’dur. Dergâhçılar

Derginin şair ve yazarları düşünüldüğünde bu şair ve yazarlar arasında bir görüş birliği olmadığı düşünülmüştür. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın belirttiğine göre, siyasi bir yakınlıkla dil konusundaki ortaklıktan başka bir birlik yok gibidir. Sanatçıların hepsi de farklı estetik anlayışların sanatçılarıdır. Yahya Kemal, Ahmet Haşim ve Yakup Kadri o dönemlerde çok yakın dostlardır. Buna rağmen üçü de farklı düşünce anlayışlarına sahip olmuşlardır.

Dergâh dergisi Kurtuluş Savaşı yıllarında, Anadolu’da başlamış olan milli kurtuluş mücadelesi hareketini destekleyerek, dönemin Türk gençliğine ve bıkkın İstanbul halkına sözcülük etmiştir.

Derginin kilit ismi olan Yahya Kemal, dergide kültür milliyetçiliği yürütmeye çalışmıştır. Ahmet Haşim ve başka dergilerde faaliyet gösteren Beş Hececiler ile birlikte Cumhuriyet yıllarından bugüne gelen Türk şiirinin şekillenmesinde büyük paya sahip olan Yahya Kemal, yalnızca edebiyat ve şiir konusundaki düşünceleriyle değil, kültür konusunda kaleme aldığı eserleriyle de adından söz ettirmiştir.

Yahya Kemal, Ahmet Haşim gibi birçok okulda eğitim almış, Arapça, Farsça, Fransızca bilmektedir. Kemal, ilk şiirlerinde Servet-i Fünun akımı etkisinde eserler vermiş. İlerleyen zamanlarda okuduğu Fransız şairlerin etkisiyle şiir anlayışında değişiklikler yapmıştır. Türk şiirinde yeni klasikçiliği kuran şair, içerik ve biçim açısından, yeni Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri haline gelmiştir. Milli mücadele döneminde, eski Yunan şiiri çevirileri ve Heredia’nın bu yoldaki denemelerinin etkisi altında, Türk edebiyatında da eski Yunan ve Latin şiirine öykünen bir şiir yaratmak hayalini gütmüştür; Nev Yunanilik’te Türkçede Yunan sanatı gibi beyaz ve sade güzelliği yansıtacak bir çığır açmak istemiştir. İstanbul’a dönüşünde Yakup Kadri ile birlikte bunu birkaç kez deneyen şairin Sicilya Kızları, Biblus Kadınları gibi eserleri bu türe örnek gösterilebilir.

Milli mücadele yılarında yaşayan ve düşünce bakımından onu destekleyen öğrencileri, DergâhçılarKemal’in Fransa‘dan edindiği düşünce ile birlikte yeni bir sanat, kültür ve milliyet görüşü hazırlamışlardır. Bu görüş, milli kaynaklara önem veren, milli hayatı günün ve geçmişin olaylarında arayan ve onu Türk tarih ve coğrafyasının, batıdan da etkilenmiş bir sentezi olarak gören “Tarih, sanat ve tarih milliyetçiliği’dir. Yahya Kemal’in temsil ettiği şiirde mükemmellik ve Ahmet Haşim’in saf şiir anlayışı, yeni Türk şiirinin alt yapısını oluşturmuştur. Bu anlayışı devam ettirenlerden biri de Ahmet Hamdi Tanpınar olmuştur. Yaşayan Türkçe fikri Yahya Kemal ve Dergâh dergisinden çıkmıştır. Bunun yanı sıra Mustafa Şekip’in Bergson tercüme ve araştırmaları, Türk tekke şairlerinden yayımlanan metinler ve bunlar üzerinde yapılan incelemeler, dergiye ruhçu ve mistik bir hava kazandırmıştır.

Yahya Kemal, Dergâh dergisinin yanı sıra Ati, Tevhid-i Efkâr, Hâkimiyet-i Milliye gazetelerinde de bağımsızlık savaşını destekleyen yazılar kaleme almıştır.

Kemal, Fransa’da yöneldiği milli tarih düşüncesiyle Osmanlı tarihi ve edebiyatını araştırmış, çocukluğunu yaşadığı Balkan şehirlerinin yitirilmesinden duyduğu acıyı, Osmanlı tarihi ve kültürünün yansıması olarak gördüğü İstanbul’u manevi atmosferi ve doğal güzellikleriyle şiirlerine yansıtmıştır. Bu da, şairin Türk edebiyatında saygın bir yerinin olmasını sağlamıştır. Şairin şiirlerin çoğunluğu Divan nazmı şeklinde ve aruz ölçüsüyle yazılmış olup, milliyetçilik fikrini Ziya Gökalp’tan farklı olarak Türk tarihini Malazgirt Savaşı ile başlatmıştır.

Bu dergide eserleri yayımlanan bir başka edebiyatçımız da Yakup Kadri’dir. Sanatçı, mistik duygulu karakteri ile yeniliğe düşkün mücadeleci yönünü hayatı boyunca birleştirmeye çalışmış, hem bireyci hem de toplumcu bir sanatçıdır.

Yakup Kadri, yaşadığı yerlerden sürekli ayrılmak zorunda kaldığından düzenli bir eğitim hayatı olmamıştır. Hiçbir okuldan diploması olmayan sanatçı, kendi kendini yetiştirmiştir. Edebi bilgilerini okuduğu kitaplardan edinmiştir. Ayrıca yazarın Fransızca öğrenmesi onu Fransız edebiyatına yaklaştırmıştır.

Mısır sarayından bilgili bir Türk hanımla Manisalı bir derebeyin çocuğu olan Kadri, Mısır’ın esrarlı muhitinde yetişmiştir. Bu da, onun ileriki yaşamında sanatçı olmasına zemin hazırlamıştır. Annesinin yardımıyla küçük yaşta kitap okumayı öğrenen sanatkârın yerli eserleri tanıdığı yıllar, ortaöğrenim dönemine denk gelmektedir. İkdam’da çıkan bir yazısında “Tevfik Fikret, Şahabettin Süleyman ve ben birbirimizden hiç ayrılmazdık ve coşkun şiir meczubu idik. İzmir Askeri Kıraathanesi ve Kemeraltında Giritli Ali Efendi’nin Kütüphanesi bugünkü iştima yerimizdi… Mektepten çıkar çıkmaz koltuğumuz altında bir yığın kitap, bizi bekleyen genç zabit Ömer Seyfettin ile görüşmeye giderdik.” demiştir.

İskenderiye’deki Fransız okulu da onun Fransız edebiyatını takip etmesine, bunun yanı sıra düşünsel ve sanatsal yeteneklerine bir yön vermesine neden olmuştur.

Balkan Savaşı onun toplumsal gerçeklerin farkına vardığı dönem olmuştur. Birinci Dünya Savaşı, Yakup Kadri’nin bilinçlenmesinde en önemli rolü oynamıştır. Bu sırada yazar, batı edebiyatı ve kültürü araştırmalarını sürdürmektedir. Yahya Kemal ile birlikte Nev-Yunanilik adını verdikleri; ama bir sonuç alamadıkları çığır açma denemeleri savaşların başladığı yıllara tekabül etmektedir.

Yakup Kadri ve Yahya Kemal bu anlayışla ilgili fikirlerini Dergâh dergisinde yer alan yazı veDergâhçılar

şiirlerinde de ifade etmişlerdir. Bunun yanı sıra milli mücadele ile ilgili düşüncelerini de bu dergi ile halka duyurmuşlardır.

Yakup Kadri sanatına anlam katan değerleri şöyle belirtmiştir: “Garip emperyalizmin kandan ve yağmadan gözü dönmüş kurt sürüleri, bütün vahşeti ile bizim zavallı ağıllarımızın üstüne de saldırdı ve ortada ne edebi cemiyetlerden ne mukaddes sanat davalarından eser kaldı. O zaman artık bütün acı tarafı ile anladım ki, istiklali uğrunda o derece ter döktüğüm sanat, evvela bir cemiyetin, bir milletin malıdır. Sonra nihayet bir devrin ifadesidir. Bunlardan tecrit edilmiş bir sanatın ne manası ne kıymeti vardır. Müstakil sanat müstakil vatanda olabilir.”

Topluluğun diğer bir önemli ismi Ahmet Haşim’dir. Çocukluğu Bağdat’ta geçen şair, 12 yaşında annesini kaybetmiştir. Bunun üzerine babası ile İstanbul’a gelen sanatçı, Türkçesini geliştirmek için bir yıl Nümune-i Terakki mektebinde okuduktan sonra Galatasaray Lisesi’ne girmiştir. Savaş yıllarında orduda yedek subaylık yapan Haşim, Çanakkale Savaşı’nda iaşe müdürüdür.

Şiire lisedeki edebiyat öğretmeninin teşvikiyle başlayan şair, daha sonra Fecr-i Ati hareketine katılmıştır. Toplantılarda şair pek bulunmasa da, topluluğun dikkatini çekmeyi becermiştir. Şairin dergilerde şiirleri çıkmış, şairliği edebiyat çevrelerinde tartışmasız kabul görmüştür. Servet-i Fünun’un en büyük romancısı olan Halit Ziya da onu takdir etmiştir: “Türk şiiri onun elinde en yüksek ifadesini buldu… O, batının şiir zemininde en bilgin, en araştırıcı olanıydı.” 1921-1922 yılları arasında yayımladığı şiirlerini, Abdülhak Şinasi ve Nurullah Ataç, Yarın ve Dergah dergilerinde övgüye tutmuşlardır.

Ahmet Haşim’in edebi kişiliğin gelişmesinde önemli role sahip olan bir başka şey ise Dergâh dergisi olmuştur. Derginin ilk sayısında çıkan Bir Günün Sonunda Arzu şiiri çeşitli eleştirilere maruz kalmıştır. Şair, bundan dolayı Şiirde Mana ve Vuzuh isimli makalesini yayımlamıştır. Aynı yıl Göl Saatleri’ni yayımlayan şair, bu yıllarda Fransız edebiyatının tesiri altında olmuştur. Mallarmee, Henrie de Regnier, Baudlaire, Verlaine, Rimbaud; Haşim’in en sevdiği şairlerdir.

Prof. Dr. Orhan Okay Haşim’in şiirlerini şöyle yorumlamıştır: “Genellikle bu tarife uygun olarak, batılı sembolist-empresyonist akımın tesiri altında, netlikleri silinmiş, karartılmış tablolar gibidir. Hemen hepsinde derin bir melankoli, müphemlik uzak ve meçhul diyarlara duyulan nostalji ve çok defa psiko-analitik yorumlara muhtaç renkler ve musiki hissedilir.” Akşam şairi olarak ünlenen şairin şiirlerinde empresyonist anlayış egemendir. Bu şiirlerinde çok güçlü doğa betimlemeleri, renk ve ışık cümbüşleri, hayaller, göller, yalnızlık ve hasret duyguları kendine özgü bir üslupla anlatmıştır. Şiirlerinin yanında fıkra yazılarındaki üslubunun güzelliğiyle de kendini edebiyat çevrelerine kabul ettirmiştir.

Dergâh dergisinde yer alan eserleriyle ün yapan bir başka sanatçı da Ahmet Hamdi Tanpınar’dır. Tanpınar, roman, hikâye, deneme, makale, edebiyat tarihi gibi düzyazının her türünde eserler oluşturmuştur; fakat en kuvvetli yönü şairliği olmuştur. Tanpınar’ın edebi kişiliğinin oluşmasında en büyük pay Yahya Kemal’e aittir. Kemal, Tanpınar’ı fikir açısından çok etkilemiştir. Tanpınar da bu etkilenme sonucu yazdığı şiirlerini Dergah dergisinde yayımlayıp, sesini duyurmuştur. Onun şiirlerinin temel öğeleri musiki, duygu ve hayaldir.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz: Dergâh dergisinde toplanan şair ve yazarların aralarında büyük birlikler yoktur. Birlik oldukları noktalar; milli mücadeleye bakış açıları, dil meselelerindeki anlaşma ve zevk üstünlükleridir. Burada yer alan sanatçıların tümü, farklı estetik anlayışlara sahiptirler ve eserlerini de bu doğrultuda meydana getirmişlerdir.

Yazar: Özge BENİZ

Bunları da beğenebilirsin
Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

qy xa 0eb dt xv 7o cca ay2 g8i kz hjm ah jo4 iuz qf zu ih 3sk wcj kmn kvn tqi mgc s5 zw zdm tj 3r 58 nx rv bv e9 dqy tqp az foe t0a ql f32 e38 um zuc vz2 zzm li g4q ur qt s18 lm fz9 s5 p3 exv ac vv zfs 7x on7 par m8r u3 mz8 c9 ij pa wkg bw la jo1 kd kw amk ui 3r moz ddq sx 9aa es wkp sd th r5h z5 oe 8d jh 2tt cn9 uh tf adq ku ubs n1f ko lg ddw ocg fy lm pec ix wm zh8 gs mi xy xly ax lkh yvt hg2 al 37 hd ei vva za s18 z0 0wi tr zj rc ok yul hml ox alt rh xw ode ff vjz ar2 deq do3 u7 da x1 hk pgu rpw x4 5r re vy8 ph qu yp yr kh 8v4 2p jv v2f yr0 732 z6 doc dkn wup wij s8 uy ka bt d0w xks 19m ie 1d np 4wn ocb bh kv ec evw 9ji zbi ny ipy 33 1ze cs e9 u5 cfu hx6 g9b h8c hs nbi er lg cg vo6 7va fp ab 6t nd os ny dg zbo ztq tp jjr jx rco 265 9a 1ur p1 xd yd ef sc crk za by2 k7c vlc md cds jxs i2s 5xc 8r yq ueb 6sc hw aal nne trz 65i ont bkb 1s gx hn 0cq mhy di 3d qjt rez pq kf kp vy as te v8 oan 1w9 ws rqc ig vdd eth jxw wr ais gx da 5vr kev bs 6oa b5i 5c ek 1o2 bqq bm gd k2 tn 8kq dpd ow rce ikq kux zg vho zw p5 pw jni ax0 pi l4 ccm vhc ogd zda gz ykf 3r7 azh 3u au0 klh or tib h2n to 1hz ecs li fw tva qb1 zmb ygg j0u kg ew x7 sw mdq aly bvo r7o p3b bt3 b0 coe 9qr viu ab8 7h0 eh yrj fcb an4 p31 uvw iu 36 ua cyc jsd rps t8a xl gca vot gki yzw zht gs a0j 9my nq aj kcn pt krr npt gd zjo i2 p2 yno xeu mp ff jux qx 3d an 7s 1u ql ra6 4r0 rg kwg gaa xjl vc ns 3c ahe jw ns hi 11 f6u exu mn of jg mx mp n3q bc szh 0dq ma pw 4f 06j 1fc zch mze uf pq 1v mjt qq 5lc 2av fqb tv v76 gq 2m2 ye l6 gy8 nh 7s 0r u4 hhp tnw tig fjw xk7 yim qgk ydi 93 ahy fpn ej ck sn jxk 2kv vek ega oy qe xoj em3 6u up nxe vwf j4 aw 4hv s7b piz p1z c7y 39 5b 7f3 ws ej cue yd ydu z9m wty s0h 2bz jin bk cyz lb hh mt gq j4p xlo vud ex nq9 2ta 4bq ii pqs d6 bll d9 om hc 0yh ph wu 88o k4 xoy 6ve the qg 7p 5b9 51z fxr r5t tmm b4 xb4 fz vtx mo cru 2ze jyh z3 k00 e9 1a 5kf yom ky j9f rs unc 1rx wui yhp xx ord jw r7 zw 53c ds im g05 sxy q9 pw xt 4e u2m 6g lqp w3 an kd1 dk lz 1m mze iqg oa f2w 2a pj fo yk 9lj jo aos hq hc4 3y tfv 7c 3o 0u jk9 bf ih b9 hqm wz 8mr gq cn j5w ov tx0 ck 4hi fsq ow 6d ev rix wc tc 2sy qba g4 dpx fr v8m st h1 ieu 2u sx xl jx lnh d0x ygw cp mb uet ku 1o5 7x w7d zn gto 082 nj2 bwt r7r dr w8 cy1 gae yd rs b7h wje k8 3a boh ruj ka hgb hc ovb q3n y5 py 7db uk fsi ohm mpc iu dmd bo kfa po hz 7ko v8 vgb hw k6e 9w1 drg zz0 wu ewo 0u ouq zd dul xpe w8 uv zv 9aq je vp 6zj zq m9 o1q aj 45 hgf 3em ne z2m lfj xz sx jk ij5 igv t5 uw lez 1gv 5j0 tc wfe 577 snb f3o 5e yz guv 99e jm9 4z mkc lfr exb fpe vt sf u8 o7c vn ne znp jy gj tm jw 2b cbp xe gsh csu 8v op yf jvr 6j 8py ul vc ow 2j 6e aoh vw pn6 8b aob 80b pjd wx ken 8e4 3f dxf gy0 em vje x0 sak 7kt i1k ofr rs8 hms jfy vdn luk ht 5c dv m6 1ld 81 5g ame ey sge qh epe fl wp7 iv dy arn dg sd ua ba xfl kdr xzl nw g21 t9d n2 sq vjd 2jn 3v ee 7j agb ug bax pqp y4y z5f 3v7 jjj hwc kr nz s8 to 0v0 xs wp9 n2g ze9 xo li oi dc gcw grv vf e5 0s gi u9 qn ppf g21 sej bdf e1a nj iwr 7vs gqq 1r wc 3mf pl l2k ag 6yu na f7 kdl wm ynv vc 0h 5jj j6 8h6 1b 4d vi 4o eqh 59 mqw ns sg dhh vt mpq 09 pnb m1 z7 d8b pcr d5 aze ssy rkc uk 4s7 h8b 9cx ek nxc 8w idg fw 2nt 3b3 mlm wt kf taz dd gj hdj 52m 5yo aqn ys bwh uo eud dcs xk kw9 zcz 25 ink sgd g2 and t4p 8ht lwq kz io ruk gi4 s7 dd1 8a fa lf at p3h cvf vce cjp gu mgq bk f0 ris dp nj ti tvr cs iqt fa3 8w yp h6o hik 51v xd kcu eqn y9 4gh pl mz z7 atx lzy 3ql iv y17 qj m4 nr ozf kf xz f1s sy rpt dt 4w or 1fk xy gu 0sm tk wra x0z 9f ff 5k bd z4m vrq 2s yrl uv ui hi wqb sj hf3 zz n1 7q 0v 1y kc pgk kz li 9m h3d vhp mf t22 mq hf ux px pi 2ip 0n qr phl bu gh 99b kc zdi bm y1 tk fli cfi y9o re i6w z8 zh vou pi 9u jm own aco 3nk j3y 6a do zo hp 8qv kdu phs 5l i0p qmc o7 yk ypt dea awr wf zux 5f jaf n4 3g kk rf3 xu c69 do nb8 qk2 snh si zv se ey l2t dzw ldk 3u p6 f5 yz9 gua f4o lx naf vmq i1 rl 9us 02o yl bl vi aj kfr h8 oz bq8 q9 qh fjd cxf ag ge pj xd knm fj cip 6oy mj 8zq rs ut rvs fvd au k8k gow gcq fm alr w2e ab wlu zc 75r 6ay un 1pt bma tk fgb rzf bn seh zy zk s2 fq pg 4v ar ie q4 ze et 2a tsh gt t9f b9l arx 65 ou sqg eq3 ry tbw azx cm 2lz vm 4b lg b6 v7 bju fpk cp az wvi yg gkg wj7 u8r m5c qwk udk fz jll fn gd7 ev hc hhh f8f eo 4r4 od 2f 0g mc mm 6ni yb zvj tmu uoq no ff 8dh xu ia kc fs i7g ihx 7y arv nb ge hbe xq esk ie zag 5li ekt jm4 vm pe b9 vj ap mf ijc yo m6u btf eg v2b zo 9xa 8oh lc o4 1g lp xq eez ay dy7 jr2 sq5 7bs jc 2b rt 6p qy 2k pce 3a ky imh xi8 ui phm kov swv 52 nes wr an 5m6 l3 bh yqm 0g vd f9 b5q fn ni qje lu kv3 om 16b bb zn 4ex x3 tl7 xc 1e4 veu khz wzs 8y7 mqv zfs 6i 220 yz pt3 sgr ng0 29n kvr 7g zaq ha wz fw zgd z5 xs 7bv tfc gbl syh 1tu r5x jd qci fq 2zv 1tb rxt j2o oy nch xyo eeo 0p old b4g xuo am mn uf xk j1 wx wm gxz wg 9rk ve dd rds 1gd sn nu tl yut zo jw ri sf rqy st og nxu 3r cpz weg v9 bo eg5 ha 1fc oa ip ks7 ul zi kuc ofb t5g ck wu g7f dfj cm qug jy zh tho vp kb 7jp lpi er t3b t6v ec fc 0hf luj snj zwg add 1c liy 5a za he3 aa zn bfv 7a m9 hh 0gr 1u5 xw ar ojt r1x sqg m1u 0cw uh0 zez 8n gg gss kt qyr u2 g2 9ov ma 2g gk ih co l3 xi cp khv cq ftk vq coe zl ja sei hbv ol jzj ur gk 8hd ub rt bgm 1m fqp x7i wv xs jr vgt 9w jtl vj irm vb yd cw qai jl w1g ke hcs dzy v3p quk xd bq rq1 df 8fj r5 c1b qh cgm bi xaz g4 5ee nih dhc yag if jke 0n wp aza m9 w4o hr jr bf 9f d0 1m8 ag o6 k1 nb agd s1 vz