Doğanın Mucizesi: Polen

Sağlık kültüründe kullanılan polen, arıların bitkilerden topladığı toz poleni propolis isimli antibakteriyel bir madde ile birleştirerek ayaklarında kovana taşımaları ile elde edilen doğanın en saf yiyeceklerinden bir tanesidir. Tüm bitkilerin ilk özü polenden doğar. Bir tohum, tohum olmadan evvel polen olmak zorundadır. Bu ufak parçacıklar kovan girişlerindeki polen tuzağı ismi verilen ızgaralar yardımı ile toplanır ve polenin soframıza doğru olan yolculuğu böylece başlamış olur.

Polen alımında dikkat edilecek ilk konu polenin tazeliğidir. Polen yapı olarak yumurta tarzı bir kabukla kaplıdır. Bu kabuk polenin ana besin maddesi olan iç yapısını muhafaza eder. Dış kabuk büyük deliklere sahiptir. Yediğimiz polenin mide asidinde erimesi ve bize gerekli besini sağlaması bu deliklerden sızması ile mümkündür. Bayat polende bu iç madde katı olduğu için yeteri kadar çözülme olmaz. Aklınıza gelecek ilk soru olarak mide asidi bu dış kabuğu eritemez. Hatta dünyada bilinen herhangi bir maddeniz bu dış kabuğu çözebildiği tespit edilememiştir.

Polen kullanımına donmuş kristalize balla başlamak en doğru yöntemlerden biri olarak kabul edilir. Donmuş bal içine yedirilmiş polen aç karnına sabahları bir kaşık alınmalıdır. Hazır ballarda ısıtılarak doldurma şeklinde bir yöntem tercih edildiğinden dolayı, doğal süzme bal alınarak buzlukta bir gün bekletilmeli bu yolla elde edilecek donmuş bal tercih edilmelidir.

Polenin diğer bir tüketim yolu ise ılık süt içine karıştırılarak tüketme yöntemidir. Burda sıcak süt kullanılmamasının sebebi sıcak sütün poleni pişirerek iç özünün çözülmesini engellemesidir.

Polen kullanımında diğer tercih edilen bir yöntem ise bal-polen-arısütü karışımını barındıran yöntemdir. Bu yöntemde donmuş bal kullanılır. Donmuş bala karıştırılan arısütü ve polen ışık geçirmeyen kahverengi veya yeşil cam kavanoz içinde muhafaza edilir. Tahta kaşıkla tüketilir. Metal bu karışım için uygun olmayan bir malzemedir. Metalle arısütü içerisindeki asit tepkimeye girer ve arısütünün yapısı bozulur.

Bal-Polen-Arısütü karışımı 18 yaş altı kişilerde kullanıma uygun değildir. Özellikle bir kısım satıcıların çocuklara bu tür ürünler tavsiye etmesi son derece yanlış bir yaklaşımdır. Arı sütü bünyesinde yoğun bir hormon varlığı barındırır. Bu hormon varlığı genç bünyelerde farklı tepkilere neden olarak erken olgunlaşma belirtileri görülmesine sebep olabilir.

Arı sütünün çocuklar üzerindeki etkileri üzerine bir araştırma olmasada aynı yumurtadan çıkan ve aynı cins olan iki arıdan arı sütü ile besleneni ana arı olurken, bal – polen karışımı ile beslenen işçi arı olur. Ana arılar üreme yeteneğine sahipken işçi arılar üreyemezler. Ana arı işçi arının iki katı bir kütleye sahiptir ve günde kendi ağırlığı kadar yumurta üretebilir. Bir işçi arı ortalama 21 günlük bir hayat sürerken, ana arı 5-7 yıl arası yaşar.

18 yaş üzeri kişilerde polen ve Bal-Polen-Arısütü karışımının temel etkisi hücre yenilenmesini tetiklemesidir. Hücre yenilenmesine bağlı olarak insana bir dinçlik hissi gelir. Yaşa bağlı iktidarsızlığın en doğal tedavisi polen barındıran karışımlardır. Bilinen tüm hastalıklarda polen kullanılabilir. Bir tek istisna olarak belirtmek istediğim kanser hastalarıdır. Kanser hastaları bal, polen ve özellikle arı sütü tüketmemelidirler. Bu ürünler hücreleri bölünmeye teşvik eder. Kanserli bir hastada istenen en son şey kanserli hücrelerin bölünerek çoğalmasıdır.

Doğanın mucizelerinden polen doğru ve bilinçli kullanımla hepimiz için bir sağlık kaynağıdır.

Yazar: Alime EKİNCİ

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :