Sosyalizm,

kapitalist sistem gibi toplumun refahını sağlamayı amaçlamasına karsın, kapitalist sistem ile taban tabana zıt özellikler gösterir. Sosyalistlere göre insanların mutlu olması ve toplumun gelişmesi kapitalist ekonomik düzende gerçekleşemez. Refaha ulaşmak sadece sermayenin sahibi olan ve emeği sömüren mutlu bir azınlık için geçerli olabilir. Buna karşılık sermaye tarafından sömürülen isçi sınıfı için sefalet ve çok ağır koşullarda çalışma söz konusudur.

Bu nedenle sosyalist düşünceye göre ekonominin temel sorunları (kaynakların tam kullanımı, kaynakların etkin kullanımı ve ekonomik büyüme) kapitalist sistemle çözülemez. Sosyalist düzen, kapitalist sisteme bir tepki seklinde ortaya çıkmıştır. Bu nedenle sosyalizmde önce fikirler ve düşünce sistemi gelişmiş daha sonra uygulama başlamıştır. Kapitalizmde ise tam tersi olmuş yani önce uygulama başlamış onu açıklayan ve savunan düşünceler daha sonra ortaya çıkmıştır.

Sosyalizm

bazen komünizm veya kolektivizm olarak da ifade edilmektedir. Bu deyimler ile sosyalist düzenin toplumcu ve ortakçı yönüne dikkat çekilmek istenir. Daha açık bir ifadeyle söz konusu kavramlar ile sosyalist sistemde, kapitalist düzenin temel tasları olan mülkiyet hakkına ve bireyciliğe yer verilmediği vurgulanmaktadır. Çünkü sosyalist sistemde bireyler üretim araçları üzerinde mülkiyet hakkına sahip olamazlar. Sosyalist sistemde, insanların kendi kaderlerine hâkim olma isteği vardır. Bu nedenle sosyalist sistemde, kapitalist düşünce sistemindeki liberalizm anlayışının tam tersi bir düşünce geçerlidir. Çünkü sosyalistlere göre her şeyi kendi akısına bırakmayı savunan liberal düzende adaletsizlikler vardır. Sosyalist düzende insanların kendi kaderine hâkim olma isteği adaletsizlik ve sefaleti ortadan kaldıracağı gibi toplumun tüm bireyleri için sosyal güvenliğe ve refaha ulaşılmasını da sağlayacağı öne sürülmüştür. Kapitalizmdeki bireyciliğe karşılık sosyalist düzende bireyden önce toplum gelir.

Dolayısıyla toplum çıkarları her şeyden önemlidir. Sosyalist düzenin toplumcu görüsüne göre bireyler kendi çıkarlarına ulaşmak için istedikleri gibi serbest davranırlarsa, bu durum toplumun çıkarlarına zarar verir. Sosyalistlere göre toplumcu düşünceye uygun hareket edilirse sosyal adaletsizlikler sona erer, herkese is bulunabilir ve hızlı bir ekonomik gelişme sağlanabilir.

Sosyalist düşünceye göre insanlar sadece kendi çıkarları için değil toplumun refahı için de çalışmak isteyeceklerdir. Hatta sosyalist sistemde, toplum ileri bir asamaya ulaşınca bireyler topluma yetenekleri oranında katkıda bulunup toplam üretimden ihtiyaçları oranında pay alacağı doktrini savunulmaktadır. Sosyalizmin bu aşaması komünizm olarak ifade edilmektedir. Sosyalizmin buraya kadar bahsedilen amaçlarına ulaşmak için öngördüğü kurumsal çerçeve; üretim araçlarında kolektif mülkiyet ve merkezi planlama ile devlet otoritesi olmak üzere iki temel noktada toplanabilir.

Yazar:Enes Eker

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here