Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Çocuklarda Anlama Becerilerinin Geliştirilmesi

0 21

İnsanların yaşamsal tüm fonksiyonları belli bir düzen içerisinde ve basamak basamak gerçekleşmektedir. Anlama da bu basamaklardan biridir. Kişi duyar, duyduğunu dinler ki anlama gerçekleşebilsin. Yoksa duyduğumuz birçok kelimeyi beynimize gönderip şekillendirmeliyiz.

 

İhtiyaç duyduğumuz sesleri seçer, dinler ve anlamaya çalışırız. ” Anlama, tam ve doğru olmalıdır, diyoruz. Anlamayı iki aşamada düşünebiliriz: Tam anlama, doğru anlama.”
Tam anlama, bir duyguyu, düşünceyi olayı kendi akışı içinde kesintiye uğramadan anlamadır.”
Çocuğun anlama yetisini geliştirmek için, bize aktarılmak istenilen bilgi, duygu ve düşüncelerin olduğu gibi, bir yanlışlığa yol açmadan ve hiçbir şüpheli nokta kalmayacak şekilde bütün boyutları ile kavranılmasıdır.

Anlamanın geliştirilmesi en iyi okuma yöntemi ile olur. Bunun için Öğretmenler okuttukları bir okuma parçasının, şiirin veya bir tarih konusunun aynı cümlelerle söylenmesi yerine, anlamını istemek şeklinde öğrencilere her şeyin özünü anlatarak, öğrenme alışkanlığını kazandırmalıdırlar .
Öğrenmek için anlamak gerekir. Bu yüzden okullarda öğretmenlere çok görev düşmektedir. Sınıfta tüm öğrencileri hem toplu olarak hem de bireysel olarak düşünmelidir. Her öğrencinin anlama kapasitesi birbirinden farklıdır. Kimi öğrenci söyleneni bir defa da anlarken kimi öğrenci ise beş defa da anlar. Öğretmenin sınıf ortamında bu farkı göz önüne alarak öğretim yapması gerekir.

Çünkü sınıf ortamında öğrenci davranışını etkileyen etmenler vardır. Bunlar gruplandırırsak:
1- Öğrencinin kişilik özellikleri: Biyolojik ve sosyal kalıtımın sonuçları yani, aile içi iletişime, temel duygu ve özgürlük gereksinimlerinin ailede karşılanma biçimi ve derecesine bağlı olarak gelişen, bilinç düzeyi, algıları, vicdanı, inandığı temel değerlere bağlı davranış formüller (psikolojik boyut),
2- Öğretmen ve sınıf arkadaşlarının tutumu: Diğerlerinin davranışına bakış penceresi (sosyal boyut),
3- Öğrenci yaklaşımı: Diğerlerinden beklentileri, o an için istekleri ( psiko- sosyal etkileşim),” Bütün bu faktörler göze alınmalıdır.

Günümüzde eğitim alan çocuklar daha şanslıdır. Artık eğitim sadece öğretmenin anlatıp, öğrencinin dinlediği bir eğitim sisteminden biraz daha uzaklaşmış, derslerde görsel ve işitsel öğelere de yer verilmektedir. Bazı çocuklar izleyerek bazı çocuklarda dinleyerek daha iyi anlayabilir ve böylece öğrendikleri hafızalarında daha çok yer tutar. Yine bazı eğitim kurumlarında uygulamalı dersler sayesinde çocuklar öğretilmek istenenleri daha iyi anlayabilmektedir. Bunda elbette okulun bulunduğu yer, ekonomik şartlar önemlidir. Köydeki bir okulla özel bir okulun şartlarını mukayese etmek yanlıştır. Bu da direk olarak eğitimin kalitesine etki eder. Önemli olan nokta her çocuk özeldir ve kendine has özellikler barındırır. Her koşulda bu farklılığın farkındalığında olunmalı ve bu doğrultuda hareket edilmelidir.

Kaynakça:
(Gövsa,1998:59)
(Küçükahmet,2001:7)

Yazar:Serpil Altunyay

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.