Erkeklerde Testosteron Düşüklüğü ve Sağlık

Testosteron bir hormondur. Bir erkeğin göğsünde kılların, yüzünde sakal ve bıyığın çıkmasına sebep olan şey budur. Seks dürtüsünün arkasındaki güç de budur. Ergenlik döneminde, testosteron bir erkeğin kaslarını oluşturmaya yardımcı olur, sesini kalınlaştırır, penisinin ve testislerinin boyutunu artırır. Yetişkinlikte bir erkeğin kaslarını ve kemiklerini güçlü tutar ve cinselliğe olan ilgisini korur. Kısacası, bir erkeği erkek yapan (en azından fiziksel olarak) şeydir.
Tıpta son yıllarda erkek hastalarda düşük testosteron tanısı giderek sıklaşmaya başlamıştır. Endokrinologlara göre artık yaşlı erkekler erektil disfonksiyon hakkında daha rahat konuşmaktadır. Kliniklere gelen erkekler genellikle aşırı yorgun, halsiz, depresif hissettiklerini ve cinsel dürtülerini kaybettiklerini söylemektedir ki bunlar düşük testosterona ait yaygın belirtilerdir. Bu şikâyetlerle gelen ve kan testleri yapılan erkeklerin yaklaşık dörtte üçünde seviye normalin altında çıkmaktadır. Araştırmacılar, düşük testosteronun erkeklerin genel sağlığını nasıl etkilediği ile ilgili gizemleri çözmeye, düşük testosteron ve diğer sağlık sorunları arasındaki bağlantıları ortaya çıkarmaya başlamışlardır.

Testosteron Düşükse Sağlık Kötü müdür?

30 yaşından sonra çoğu erkek testosteron bakımından kademeli bir düşüş yaşamaya başlar. Cinsel istekteki bir azalma bazen testosterondaki düşüşe eşlik eder ve birçok erkeğin cinselliğe olan ilgilerinin kaybının sadece yaşlanmaktan kaynaklandığına inanmasına neden olur ancak bu bir yanlış anlamadır. Testosterondaki kademeli düşüş, örneğin cinselliğe olan ilgi eksikliğini açıklayamaz. Diğer sağlık problemleri 20’li, 30’lu ve 40’lı yaşlarında olan ve erektil problemler yaşayan hastalar için yaşlanmadan daha büyük bir sorun olabilir. Semptomların çoğu diğer tıbbi problemler tarafından yansıtılmaktadır. Uzun bir süre bu problemler testosterona değil diyabete, depresyona, yüksek tansiyona ve koroner hastalıklara bağlanmıştır fakat artık düşük testosteron bakımından farkındalık artmıştır, problemlerin kökeninde düşük testosteronun olabileceği bilinmektedir. Doktorlar semptomları düşük testosterona bağlamadan önce olası diğer sebepleri ekarte edecek, testosteron seviyelerini belirleyecek kan testleri yapılmasını isteyecektir.

Testosteronun Ne Kadarı Çok Düşüktür?

Bir erkeğin normal testosteron aralığının en alt sınırı desilitre başına yaklaşık 300 nanogramdır (ng/dL). Üst sınır laboratuvara bağlı olarak yaklaşık 800 ng/dL’dir. Bir kan testinde çıkan normalden düşük bir rakam aşağıdakiler de dâhil olmak üzere bir dizi durumdan kaynaklanabilir:
*Testislerin yaralanması
*Testis kanseri veya testis kanseri tedavisi
*Hormonal bozukluklar
*Enfeksiyon
*HIV / AIDS
*Kronik karaciğer veya böbrek hastalığı
*Tip 2 diyabet
*Obezite
Bazı ilaçlar ve genetik durumlar bir erkeğin testosteron seviyesini düşürebilir. Yaşlanma da buna katkıda bulunur. Bazı durumlarda düşüklüğün nedeni bilinmemektedir. Sevi düşüklüğü her zaman belirti vermez ancak seviye 200 veya 100 ng / dL olduğunda genellikle yanlış giden bir şeyler olduğu düşünülür. Bir erkek, eksiklik belirtileri olmasa bile kan testinde saptanan düşük seviyeler nedeniyle tedavi olma konusunda doktoru tarafından uyarılır. Düşük testosteron seviyeleri genellikle kemik yoğunluğunda azalmalara yol açar, bu da kemiklerin daha kırılgan hale geldiğini ve giderek kırılma eğilimlerinin artabileceğini gösterir.

Diyabet ve Düşük Testosteron

Diyabet ve düşük testosteron arasında bağlantı vardır. Diyabetli erkeklerde düşük testosteron olasılığı yüksektir. Testosteronu düşük olan erkeklerde de daha sonra diyabet gelişebilir. Testosteron, vücuttaki dokularının insüline karşı bir yanıt olarak daha fazla kan şekeri almasını sağlar. Düşük testosteronlu erkeklerde insülin direnci daha fazladır, kan şekerini normal tutmak için daha fazla insülin üretmeleri gerekir. Diyabetli erkeklerin yarısında, rastgele test edildiğinde düşük testosteron bulunur. Bilim insanları diyabetin düşük testosterona mı sebep olduğundan ya da mekanizmanın daha mı farklı işlediğinden henüz emin değillerdir.

Obezite ve Düşük Testosteron

Obezite ve düşük testosteron sıkı bir şekilde birbirine bağlıdır. Obez erkeklerin düşük testosterona sahip olma olasılığı yüksektir. Çok düşük testosteronlu erkeklerin de obez olma olasılığı yüksektir. Yağ hücreleri testosteronu östrojene metabolize ederek testosteron seviyelerini düşürür. Obezite de kanda testosteron taşıyan bir protein olan seks hormonu bağlayıcı globulin (SHBG) seviyelerini azaltır. Daha az SHBG, daha az serbest testosteron anlamına gelir. Egzersiz yoluyla kilo vermek testosteron seviyelerini artırabilir.

Metabolik Sendrom ve Düşük Testosteron

Metabolik sendrom, anormal kolesterol seviyeleri, yüksek tansiyon, abdominal obezite ve yüksek kan şekerinin varlığını içeren bir durumun adıdır. Metabolik sendrom kalp krizi ve felç riskini artırır. Çalışmalar, düşük testosteronlu erkeklerde metabolik sendrom gelişme olasılığının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Kısa süreli çalışmalarda, testosteron replasman tedavisi düşük testosteronu olan erkeklerde kan şekeri seviyelerini ve obeziteyi iyileştirmiştir fakat şu da var ki testosteron tedavisi kalp hastalığı riskini arttırır, bu nedenle metabolik sendromu tedavi etmek için kullanılmaz.

Testosteron ve Kalp Hastalığı

Testosteronun arterler üzerinde karışık etkileri vardır. Uzmanların çoğu testosteron hormonunun, genç erkeklerin yüksek tansiyon ve kalp hastalığına yakalanma olasılığını artırdığına inanmaktadır. Buna göre, yüksek testosteron kalp için kötü olabilir. Testosteron eksikliği insülin direnci, obezite ve diyabet ile bağlantılıdır. Bu sorunlar da kardiyovasküler riski artırır. Diyabetli ve düşük testosteronlu erkekler daha yüksek ateroskleroz oranlarına veya arterler sertleşmesine de sahiptir. Sağlıklı arterler için belirli bir miktarda testosteron gerekli olabilir çünkü arterleri hasardan koruyan östrojene dönüştürülür. Henüz hiçbir çalışma testosteron replasmanının kalbi koruduğunu veya kalp krizlerini önlediğini göstermemiştir.

Testosteron ve Diğer Durumlar

Düşük testosteron genellikle aşağıda belirtilen diğer tıbbi durumlarla birlikte bulunur:
Depresyon: 70 yaşından büyük yaklaşık 4.000 erkek üzerinde yapılan bir çalışmada, en düşük testosteron seviyesine sahip olanların depresyona yakalanma olasılığının iki kat fazla olduğu görülmüştür. Bu bağlantı yaş, genel sağlık, obezite ve diğer değişkenlere izin verildikten sonra bile vardır.
Erektil disfonksiyon (ED): Ereksiyon ve libido (cinsel istek) ile ilgili sorunlar düşük testosteronun yaygın semptomlarıdır. Yaşlı erkeklerde çoğu erektil disfonksiyon aterosklerozdan kaynaklansa da düşük testosteron için bir değerlendirme yapılması gerekebilir.

Düşük Testosteronun Tedavisi

Yaşlandıkça testosteron seviyesinde kademeli bir düşüş olması beklenir. Düşük testosteron ile ilgili belirtiler yaşayanlar tedavi edilebilir. Genç bir erkeğin düşük testosteronu hamile kalmaya çalışan bir çift için problemse, bazı durumlarda gonadotropin enjeksiyonları tedavi için bir seçenek olabilir. Bunlar vücudun daha fazla testosteron üretmesini sağlayan hormonlardır, bu da sperm sayısını artırabilir. Yaklaşık üç ila dört ay boyunca testosteronu serbest bırakması için kalça derisinin altına birkaç testosteron pelleti yerleştirmek nispeten yeni bir tedavi şeklidir. Enjeksiyonlar ve burun jelleri bazı erkekler için diğer seçenekler olabilir.
Düşük testosteron diyabet gibi tıbbi sorunlara neden olur veya kötüleştirir mi, yoksa diyabet veya diğer sağlık sorunları oluşan kişilerin aynı zamanda düşük testosterona sahip olma olasılığı daha mı yüksektir? Bu soruları cevaplamak için çalışmalar devam etmektedir fakat sonuçları bilmek yıllar sürecektir. Testosteron replasman tedavisinin testosteron eksikliği ve semptomlarını gidermek dışında herhangi bir sağlık sorununu iyileştirmediği unutulmamalıdır. Düşük testosteron belirtileri olan ve bir kan testi ile bunun doğruluğu anlaşılan erkeklerde testosteron replasman tedavisi için kararı doktor ve hasta birlikte vermelidir.

Testosteron Tedavisinin Riskleri ve Faydaları Nelerdir?

Yaşanan belirtiler gerçekten düşük testosterondan kaynaklanıyorsa tedavi edilen hastalar birkaç hafta içinde önemli farklar gördüklerini ifade eder. Cinsellik ve depresyon üzerindeki etkiler daha hızlı ve daha iyidir. Tedavinin aynı zamanda riskleri de vardır. Testosteron tedavisi bir erkeğin kırmızı kan hücresi sayısını artırabilir ve göğüslerini büyütebilir, prostat büyümesini hızlandırabilir. Meme kanseri olan erkekler testosteron tedavisi almamalıdır. İleri evrede prostat kanseri olan, nüks ya da metastas gerçekleşen erkek hastalar için de testosteron tedavisi önerilmez.

Kaynakça:

https://www.webmd.com
https://www.probiyotix.com

Yazar: Müşerref Özdaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar