Fıtıklaşmış Disklerde Bakteriler

Omurgadaki bel fıtığı, genellikle acı veren bir durumdur. Fizik tedavi ve iltihap önleyici ilaçlar sıklıkla ağrıyı azaltır ve vücudun kendini iyileştirmesine yardımcı olur. Ancak bazen ağrı devam eder ve sorun kronikleşir. Bu durumda omurga ve omurilik cerrahisi önerilebilir.
Bilim adamları, bazı fıtıklaşmış disklerde bakteriyel enfeksiyonlar buldular. Araştırmacılar, fıtıklaşma ile ilişkili kronik bel ağrısı vakalarının % 20 ile % 40’ının bakteriyel bir enfeksiyon tarafından üretildiğini söylemektedirler. Ayrıca, antibiyotiklerin ağrıyı azaltabileceğini de söylerler.

Omurga Disk Nedir?

Diskler, omurganın omurları veya kemikleri arasında bulunan kıkırdaklı kısa silindirlerdir. Diskler, koşma ve zıplama gibi hareketlerin yarattığı darbeyi emer, omurların birbirine karşı sürtünmesini ve parçalanmasını önler.

Bir Omurga Diskin Bölümleri

– Annulus fibrosis, diskin sert ve lifli dış yüzeyidir.
– Nucleus pulposus, diskin jelatinli iç kısmıdır.
– Nucleus pulposus, mukoproteinler adı verilen moleküllerden oluşan bir jelde gevşek şekilde düzenlenmiş liflerden yapılır.
– Mukoproteinler, hem protein hem de glikozaminoglikan adı verilen bir tür karbonhidrattan oluşur. Glikozaminoglikanlar, sıvıları yapışkan yapar.

Fıtıklı Disk Nedir?

Çoğu sırt ağrısı, artrit veya sırt kasları, bağlar veya tendonlar ile ilgili bir problemdir. Bir sırt probleminin, fıtıklaşmış diskten kaynaklandığını doğrulamak için bir doktorun teşhisi gereklidir.
Fıtıklaşmış diskler ayrıca, kaymış ve yırtılmış diskler olarak da bilinir. Kaymış bir disk, adına rağmen yer değiştirmez. Bunun yerine, diskin dış katmanı yırtılarak yumuşak iç doku dışa doğru çıkar. Disk kayması, bütün bir organın yerinden çıkmasıdır. “Fıtıklaşmış disk” terimi, omurgaya referans olarak muhtemelen en doğru tabirdir. Fıtık, bir organın bir kısmının onu çevreleyen yapı boyunca uzandığı bir durumdur.
Vücut, diskin kırık yüzeyini iyileştirmeye ve dışarı atılan malzemeyi çıkarmaya çalışır. Alan onarılmadan önce, kişi acı çekebilir. Ağrı, omurilik sinire basınç yapan ve tahriş eden diskin iç dokusu nedeniyle ortaya çıkar.
Fıtıklaşmış diskler, en çok orta yaşlı kişilerde görülür. Fazla kilolu olmak, diskin yırtılma riskini arttırır. Ancak, ani bir zorlanma veya tekrarlayan faaliyetler de risk oluşturur.

Fıtıklaşmış Diskin Belirtileri

Bazı kişilerde, fıtıklaşmış disk hiçbir belirti vermez. Yırtılma, küçük olabilir veya bir siniri etkilemeyebilir. Bir süreliğine ağrı olabilir, ancak vücut yırtılmayı onarırken ve diskten salınan materyali parçalarken ağrı kaybolur. İyileşme süreci haftalar, hatta aylar sürebilir. Ne yazık ki, bazı insanlar fıtıklaşmış bir disk sebebiyle kronik ağrılar çekmektedirler.
Fıtıklaşmış diskler en sık belin alt kısmında ortaya çıkar, ancak boyunda da görülebilir. Fıtığın neden olduğu sinir tahrişi ağrı, uyuşukluk ve karıncalanma üretebilir. Etkilenen sinirlerin kontrol ettiği kaslarda da zayıflık olabilir.
Boyunda bir fıtık varsa, ağrı genellikle omuz ve kolda görülür. Hasar görmüş disk alt sırttaysa, kişi genellikle kalçalarında, uyluklarında ve bacaklarında ağrı hisseder. Alt sırttaki bir sinir üzerindeki baskı yoğun ise, kişi idrara çıkma veya dışkılama kontrolünü kaybedebilir. Bu durumlar tıbbi acil durumlardır ve derhal müdahale edilmesini gerektirir. Öksürme, hapşırma, gülme, idrar yapma ve dışkılama fıtıklaşmış bir diskten gelen ağrıyı artırabilir.
Kronik sırt ağrısı çeken herkes tanı ve tedavi önerileri için doktora gitmelidir.

Bakteriler ve Kronik Sırt Ağrısı

Şimdiye kadar yapılan araştırmalar, intervertebral diskin bakteriler tarafından enfekte olması için ilk önce yırtılması gerektiğini gösteriyor. Yırtılma, diskin içindeki bir siniri etkilediğinde, ilk ağrıya neden olur. Danimarkalı araştırmacılar, vücudun yaralanmayı iyileştirirken, kan damarlarının diske yayıldığını söylüyorlar. Kandaki bakteriler bu nedenle diske girip çoğalarak, enfeksiyona neden olabilir. Fıtıklaşmış disklerin etrafındaki omur kemiklerinde iltihaplanma, şişme ve minik çatlaklar gözlenir. Araştırmacılar, bakteriyel enfeksiyonların bu koşullara neden olduğu söylüyorlar.
Sürekli sorunlara neden olan fıtıklaşmış bir disk için tedavi, yerinden olmuş dokuyu cerrahi olarak çıkarmaktır. Danimarkalı araştırmacılar, kronik bel ağrısı nedeniyle ameliyat geçiren insanlardan alınan omurilik dokusunu incelediler. Numunelerin başka bir kaynaktan gelen bakteriler ile bulaşmasını önlemek için “sıkı antiseptik steril protokolleri”ni takip ettiler. Araştırmacılar, numunelerin neredeyse yarısının bakteriler tarafından enfekte olduğunu buldular. Ayrıca, enfekte olmuş örneklerin yüzde sekseninden fazlasının, akne ile aynı bakteri olan Propionibacterium acnes adlı bir bakteri içerdiğini keşfettiler.
Propionibacterium akneleri normalde cildimizde, ağzımızda ve kalın bağırsaklarımızda yaşar. Kanımıza da girebilir. Araştırmacılar, bakterinin kan dolaşımındaki hasarlı omurga disklerine gittiğini ve ardından iltihabı tetikleyen kimyasalları saldığını düşünüyorlar.

Kronik Sırt Ağrısını Tedavi Etmek İçin Antibiyotik Kullanımı

Başka bir deneyde, Danimarkalı araştırmacılar en az altı aydır bel ağrısı çeken ve omurilik hasarı bulunan insanlara antibiyotik vermiştir. Aynı koşullara sahip diğer insanlara ise plasebo vermişlerdir.
Plasebo, farmakolojik açıdan etkisi olmayan bir ilacın telkine dayalı bir etki ortaya çıkarma şeklidir. Plasebonun, fiziksel manada tedaviye dair bir gücü yoktur. Sahip olduğu tedavi gücü, hastanın verilen ilacın işe yarayacak ilaç olduğunu düşünmesidir.
100 gün boyunca yapılan antibiyotik tedavisi, antibiyotik verilen kişilerde, plasebo verilenlere kıyasla ağrı ve diğer sorunları önemli ölçüde azaltmıştır.
Testteki kişilerin omurgalarında belirli problemler olduğunu not etmek önemlidir. Antibiyotikler, sırt ağrısı olan başka insanlarda henüz test edilmemiştir.

Disk Araştırmalarında Bazı Olası Problemler

İnsanları içeren araştırmalar genellikle zordur, çünkü pek çok faktör söz konusudur. Örneğin, bakteriler küçük ve her yerde bulunan yaratıklardır ve genellikle istenmediklerinde ortaya çıkarlar. Numune çıkarıldığında veya incelendiğinde doku numunesinin bakterilere bulaşmasını önlemek için çok dikkatli prosedürler gerekir.
İnsanları içeren tüm deneylerin çift kör olması gerekir. Çift kör deney, ne deneklerin ne de tedaviyi uygulayan kişinin kimliğini bilmediği bir deneydir. Ne yazık ki, Danimarka’daki antibiyotik deneyi tamamen çift kör olmayabilir. Antibiyotik verilen deneklerden bazıları, tedavinin bir yan etkisi olarak ishal yaşadıkları için ilaç aldığından şüphelenmiş olabilirler. Ve bu şüphe, deneyin sonucunu etkilemiş olabilir.

Kaynakça:
https://healdove.com/injuries/Herniated-or-Slipped-Disks-Bacteria-and-Back-Pain

Yazar: Katibe Melis Dinçer

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here