Glokom (Göz Tansiyonu) Nasıl Ortaya Çıkar ?Bitkisel Tedavi Yöntemleri

Göz tansiyonu ismiyle bilinen hastalığa tıp dilinde glokom denir. Göz içi basıncın artmasına bağlı göz içi tansiyonun 20 mm/hg üzerinde olmasıdır. Göz içi tansiyon yüksek olunca, optik sinir dediğimiz göz sinirine zarar verir. Göz sinirindeki hasar başlangıçta az olduğu için belirti vermeyebilir. Sinsi derler ve ileri dönemlerde körlüğe neden olur. Farklı glokom tipleri mevcuttur. Açık açılı veya kapalı açılı glokom şeklinde olur. Kortikosteroid ilaçları açık açılı glokoma neden olabilir. Kapalı açılı glokoma neden olabilecek ilaçlar göz bebeğini genişleten damlalar (antikolinerjik veya sempatomimetikler), trisiklik antidepresanlar (amitriptilin), MAO inhibitörleri, antihistaminikler, Parkinson ilaçları, psikoz ilaçları ve kas gevşetici ilaçlardır.
Göz tansiyonu her yaşta görülebilir. Ailede glokom varsa ırsi yatkınlık olur. Şeker hastaları, yüksek veya düşük tansiyonlu olmak, ileri derecede uzağı görememe (miyopluk), sigara kullanımı, geçirilmiş göz travmaları, ileri yaş, damar hastalıkları, migren ve kortizon tedavisinde olanlarda daha sık görülmektedir.
Glokom (göz tansiyonu hastalığı) nedir?
Glokom, gördüklerimizi beynimize taşıyan görme sinirinin bir hastalığıdır. Görme siniri birçok tel içeren bir elektrik kablosu gibi bir sürü sinir lifinden oluşur. Görme siniri lifleri zedelendiğinde kör noktalar oluşur. Görme sinir ileri derecede zedelenmeden genelde bu kör noktaların farkına varılmaz. Eğer bütün görme siniri tahrip olduysa körlük oluşur.
Glokomun neden olduğu görme siniri zedelenmesini ve körlüğü önlemede en önemli unsurlar göz doktorunuzun erken dönemde hastalığı saptaması ve tedavi etmesidir.
Özellikle yaşlı insanlarda körlüğün önde gelen nedenlerinden biri glokomdur. Ancak glokomun neden olduğu görme kaybı erken tedavi ile sıklıkla önlenebilir.

Farklı glokom tipleri nelerdir?

Primer açık açılı glokom. Bu ülkemizde en sık görülen glokomdur.
Primer açık açılı glokom oluşma riski yaşla artar. Yaş ilerledikçe boşaltım açısının etkinliği azalır ve göz içindeki basıncın kademeli olarak yükselmesine bağlı olarak bazı hastalarda görme siniri zedelenebilir. Bazı hastalarda görme siniri normal göz içi basıncına dahi duyarlıdır ve zedelenme riski taşır. Daha fazla görme kaybını önlemek için tedavi şarttır.
Tipik olarak açık açılı glokom erken safhalarda şikâyete neden olmaz ve görme normal kalır. Görme siniri daha da zedelendikçe görme alanınızda boş noktalar oluşmaya başlar. Görme siniri belirgin derecede zedelenip noktalar büyümeden tipik olarak günlük hayatınızda bu boş noktaları fark etmezsiniz. Eğer görme sinirinin bütün lifleri ölürse, körlük oluşur.
Kapalı açılı glokom. Bazı gözlerde iris (gözün renkli kısmı) boşaltım açısına çok yakın oluşmuştur. Genelde küçük ve hipermetrop olan bu gözlerde iris öne doğru itilip boşaltım açısını tamamen kapatabilir. Sıvı gözden çıkamayınca göz içindeki basınç hızla yükselir ve ani açı kapanması krizine neden olur.
Ani açı kapanması krizinde şunlar görülebilir:
• Bulanık görme
• Şiddetli göz ağrısı
• Baş ağrısı
• Işıklar etrafında gökkuşağı renkleri
• Bulantı ve kusma.
Bu, göz için gerçek bir acil durumdur. Eğer yukarıdakilerden herhangi biri sizde varsa derhal göz doktorunuzu arayınız. Bu tip glokom hızla tedavi edilmezse körlükle sonuçlanabilir.
Kapalı açılı glokomluların üçte ikisinde hastalık yavaş ilerler ve kriz öncesi herhangi bir belirti oluşmaz.
Kimlerde glokom riski vardır?
En önemli risk faktörleri arasında şunlar vardır:
• Yaş
• Yükselmiş göz için basıncı
• Ailede glokom hikâyesi
• Geçmişte olan göz yaralanmaları
• Merkezi kornea kalınlığının daha ince olması
• Şeker hastalığı, migren baş ağrıları ve zayıf kan dolaşımı gibi sağlık problemleri
• Görme sinirinde önceden var olan incelme
Göz doktorunuz bütün bu faktörleri tartarak tedaviye veya potansiyel bir glokom hastası olarak yakından takibe gerek olup olmadığına karar verecektir. Eğer glokom hastası değilseniz ve glokom gelişme riskiniz normalden fazlaysa görme sinirinizde oluşacak zedelenmelerin erken saptanması için düzgün aralıklarla muayene edilmeniz gerekecektir.

Bulgu, Belirti Ve Yakınmalar

Özellikle sabahları baş ağrısı, zaman zaman görmede bulanıklık, göz ağrısı, karanlıkta parlak nesnelerin etrafında ışıklı halkalar görme şikayetleri vardır.
Göz muayenesinde göz tansiyonu ve görme alanı muayeneleri yapılır. Göz tansiyonu 20 mm/hg üzerinde ölçülür. Görme alanında bozukluklar tespit edilir. Göz dibi incelenerek göz siniri tahribatı değerlendirilir. Körlüğe neden olduğu için erken tanının göz siniri hasarı olmadan konması çok önemlidir. Erken tanındığı zaman göz sağlığı korunabilir. Tanı geç konup göz sinirinde hasar olmuşsa geri döndürülemez.

Tıbbi Tedavi

Göz tansiyonunu düşürücü damlalar (latanoprost, bimatoprost, timomol vb) kullanılır. Gözde yanma, batma, kızarıklık yapabilirler. Ayrıca, kirpiklerde uzama, bulanık görme, ağız kuruluğu, göz renginde değişiklikler gibi yan etkileri olabilir. Tıbbi tedavide damlaların düzenli kullanımı çok önemlidir.
Göz tansiyonu ilaca rağmen düşmüyorsa ve görme alanında daralmalar oluyorsa lazer veya cerrahi tedavi uygulanır.

Diyet Değişiklikleri

Omega-3’ten zengin balıkların (hamsi, somon, uskumru, tuna, ringa, alabalık ve sardunya gibi) haftada 3 gün dönüşümlü tüketilmesi, basit şekerli gıdaların kısıtlanması, meyve sebzeden zengin beslenme yararlıdır.
Alkol, sigara ve tütün tüketimi bırakılmalıdır.
Bazı araştırmalarda kafein alımından 1-3 saat sonra geçici olarak göz içi basıncında artış olduğu yönünde tespitler olduğu için günlük kafein tüketiminde aşırıya kaçmamalıdır. 1-2 fincan kahve ve 2 -3 fincan çay tüketilebilir.
Kapalı açılı glokomu olan bazı duyarlı kişilerde su içilmesi sonrasında glokom krizi gelişebilmektedir. Özellikle batın tetkiklerinde ağızdan içilen yarim-1 litre suyun tetiklediği glokom vakaları bildirilmektedir. Kapalı glokomu olanlar veya su içilmesi sonrasında göz yakınması artanlar, günlük önerilen 8 su bardağı su alımını sık ve daha küçük hacimlerde yapmalıdırlar.

Glokom nasıl saptanır?

Göz doktorunuzun düzgün aralıklarla yapacağı muayeneler glokomu saptamada en iyi yoldur. Sadece göz içi basıncının kontrol edildiği glokom taramaları glokomu saptamada yeterli değildir. Glokomu saptamada en güvenilir yol tam bir göz muayenesi olmaktır.
Göz doktorunuz glokomu değerlendirirken
• Göz içi basıncınızı ölçer (tonometri)
• Gözün boşaltım açısını inceler (gonyoskopi)
• Görme sinirinde hasar olup olmadığının değerlendirir (oftalmoskopi)
• Her gözün kenar (veya yan) görmesini test eder

Görme sinirinin fotoğraflanması veya diğer bilgisayarlı görüntülemeler istenebilir. Bu testlerden bazıları herkes için istenmeyebilir. Durumunuzdaki değişikliklerin takibi için bu testlerin düzgün aralıklarla tekrarlanması gerekebilir.

Glokom nasıl tedavi edilir?

Kural olarak glokomun neden olduğu zedelenme geri döndürülemez. Glokomun tedavisinde ispatlanmış tek yol göz içi basıncının düşürülmesidir. Göz içi basıncını düşürmek ve daha fazla zedelenmeyi önlemeye yardımcı olmak amacıyla göz damlaları, laser ve cerrahi yöntemler kullanılır. Bazı durumlarda ağızdan alınan ilaçlar da reçete edilebilir Göz doktorunuza danışmadan ilaçlarınızı değiştirmeyin veya kesmeyin.
Glokom ilaçları görmenizi koruyabilir, fakat bunların aynı zamanda yan etkileri de vardır. Yan etkilerin oluştuğundan şüpheleniyorsanız göz doktorunuzu bilgilendirmelisiniz.
Bazı göz damlaları
• Batma ve kaşınma hissi
• Kırmızı göz veya gözlerin etrafındaki deride kızarıklık
• Nabız ve kalp hızında değişiklik
• Enerji seviyesinde değişiklik
• Solumada değişiklik (özellikle astım veya amfizemde)
• Ağız kuruluğu
• Kirpiklerde uzama
• Bulanık görme
• Göz renginde değişiklik yapabilir.
Tüm ilaçlar yan etki yapabilir veya diğer ilaçlarla etkileşime girebilir. Bundan dolayı, düzenli olarak kullandığınız ilaçların bir listesini yapmanız ve bunu gördüğünüz her doktorla paylaşmanız önemlidir.
Kapalı açılı glokomda boşaltıma doğru aköz sıvısının akışını arttırmak için iriste çok küçük bir delik (iridotomi) açılır.

Tedavide sizin rolünüz nedir?

Glokomun tedavisi siz ve doktorunuzla birlikte bir takım çalışması gerektirir. Göz doktorunuz glokom için tedavi verebilir, ancak unutmayın ki sadece siz doktorunuzun talimatlarını izlediğinizden ve göz damlalarınızı kullandığınızdan emin olabilirsiniz.
Glokom ilaçlarınızı almaya başladığınızda göz doktorunuz belli aralıklarla sizi görmek isteyecektir. Tipik olarak göz doktorunuzun sizi her üç ile altı ayda bir görmeyi istemesini beklemelisiniz. Bu sizin tedavi ihtiyacınıza göre değişecektir.
Görme kaybı önlenebilir
Düzenli göz muayeneleri gereksiz görme kaybı oluşmasını önlemeye yardımcı olabilir.
Bulguları olan veya şeker hastalığı veya ailesinde glokom hikâyesi gibi glokom için risk faktörleri olan her yaştaki insan muayene için bir göz doktorunu görmelidir. Doktorunuz takip muayenelerini hangi sıklıkla yapmanız gerektiğini size söyleyecektir.
Herhangi bir bulgusu veya glokom için risk faktörü olmayan tüm yetişkinler, hastalığın erken belirtilerinin ve görmede değişikliklerin başladığı 40 yaşında tam bir taramadan geçmelidir. İlk taramanın sonuçlarına dayanarak, göz doktorunuz takip muayeneleri için gelip gelmeyeceğinizi size bildirecektir.
65 yaş veya üzerindeki yetişkinler her bir ile iki yılda bir veya göz doktorunuzun tavsiye ettiği sıklıkta göz muayenesi olmalıdır.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Hafif düzeyde düzenli egzersiz yapılması göz içi tansiyonu az da olsa düşürerek yardımcı olur.
Güneş gözlükleri veya açık tonta lenslerin kullanılması yararlı olur. Gün ışığında kahverengi, gece sarı renkte daha açık renkte güneş gözlüğü veya lenslerin kullanılması ile ultraviyole ışık altında parlaklıkların oluşması azaltılır ve daha iyi bir görüş sağlanır.
Gece seyahatlerinde görüş sorunu olabileceği için planlamaları buna göre yapmak en iyisi seçimdir. Gündüz araba kullanmak gereksiz risk ve rahatsızlıklardan uzak durulmasını sağlar.
Daima veya bazı eğlenceli sporlar glokomlu olan kişilerde daha eğlenceli hobi olabilir. Gün ışığında ve ışıkta parlama, kontrast hassasiyetinde azalma ve ışığa hassasiyet gibi sorunlar bazı sporların yapılmasını engelleyebilir.
40 yaşından sonra, şikayet olmasa da herkesin göz muayenesine gitmesi, sonra sorun yok ise 3-5 yılda bir kontrollerini yaptırması önerilir. 60 yaşından itibaren de 2 yılda bir göz muayenesine gidilmelidir.

Önerilen  Bitkisel Besin Takviyeleri

• Alfa lipoik asit (ALA): Günde 150 mg ALA, görmeyi desteklemek için önerilir.
• Magnezyum (Mg): Göz damarlarında gevşemeye neden olur, kan akışını artırır. Glokom hastalarında görmeyi desteklemek için günde 2 kez 150 mg Mg alınması önerilir.
• C vitamini (askorbik asit) ve krom: C vitamini ve krom eksikliği göz içi basıncında artışa neden olmaktadır. Günde 2g C vitamini ve 100 mikrogram krom desteği önerilir.
• Melatonin: 0.5 mg melatoninin sağlıklı bireylerde göz içi basıncını azalttığı saptanmıştır. Uyarı: Yüksek dozlarında melatonin göz içi basıncında artışa neden olabilir.
Önerilen Bitkisel İçerikli Takviyeler
• Mabet ağacı yaprağı (Ginkgo biloba folium) ekstresi: Kan dolaşımını destekleyerek görmeyi artırabileceği bazı araştırmalarda bildirilmiştir. Standart ekstresinden günde 3 kez 40-80 mg alınması önerilir.
• Yaban mersini (Biliberry) ve piknogenol: %25 antosiyanidin içeren yaban mersini meyve ekstresi (160 mg) ve çam kabuğundan elde edilen güçlü antioksidan olan piknogenol (80 mg) ile yapılan 3 aylık tedavi, intraoküler hipertansiyonda (göz içi basıncında artış) etkili bulunmuştur. Yaban mersini, çam kabuğu ve üzüm çekirdeği ekstreleri kan akışını artıran ve damarları koruyan güçlü antioksidanlar içermektedir. Yaban mersini ekstresinin günde 160-240 mg, çam kabuğu ekstresinin ise günde 120-320 mg alınması önerilir.

Tıbbi Çaylar

• Yaban mersini meyvesi: Günlük 20-60 gram dozda kurutulmuş meyve kullanılır. 5-10 gram meyve 1 bardak soğuk su içinde ezilir ve ağır ateşte kaynayana kadar ısıtılır. Daha sonra meyveler preslenir ve içilir. 4-8 gram kuru meyve günde birkaç kez suyla alınabilir. Taze meyveler kullanılacaksa doz günde 3 kez 55-115 gram olarak önerilir.
• Coleus forskolii ekstraktı: %10 forskolin içeren 150 mg coleus forskolii ekstraktı, rutin 200 mg, B1 vitamini 0.7 mg ve B2 vitamini 0.8 mg içeren standardize preparattan günde 2 kapsül verilen açık glokomu olan hastalarda, plasebo verilenlere göre tıbbi göz damlalarının yarattığı tahribatı belirgin derecede azalttığı ve glukomun daha iyi kontrol altına alınmasını sağladığı gösterilmiştir.

Yazar: Fatih Bolelli

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :