Joan Miró i Ferrà (20 Nisan 1893 – 25 Aralık 1983), Barselona doğumlu İspanyol ressam, heykeltraş ve seramik,sanatçısıdır.

Çalışmaları, sürrealizmin, bilinçaltının,çocukluğun yeniden yaratılışının ve Katalan gururunun bir gösterisi olarak yorumlanmıştır. Miró, 1930’lu yıllardaki röportajlarında, geleneksel resim yöntemlerinin burjuvaziyi destekleme biçimi olduğunu ileri sürdü.Bir kuyumcu ve saatçi ailesinin oğlu olan Miró, Barselona’da büyüdü. Babası Miquel Miró Adzerias, annesi Dolors Ferrà’ydı. Yedi yaşında, ortaçağdan kalma bir konak olan Carrer del Regomir’de kurulu özel okulda çizim derslerine başladı.

1907’de La Llotja’daki Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdi. 1918’de Dalmau Galerisi’nde açtığı ilk kişisel sergisindeki resimlerle alay edildi. Miró, kübist ve sürrealist sergilerden etkilenerek Montparnasse’da toplanan sanat camiasına doğru yola çıktı ve 1920’de Paris’e yerleşti.

Önceleri, Vincent van Gogh ve Paul Cézanne’den etkilenen Miró’nun eserlerinin avangard akım ressamlarının çalışmalarını andırması, akademisyenlerin onun bu dönemini “Katalan Fovist” olarak adlandırmalarına neden oldu.

Miró’nun, 1918 Barselona kişisel sergisinin hezimetinden birkaç yıl sonra, Paris’te yaptığı resimler (örneğin “Çiftlik”) daha bireysel bir resim tarzına ve daha ulusçu niteliklere geçtiğini gösterir. Daha sonra “Çiftlik” resmini satın alan Ernest Hemingway, James Joyce’un Ulysses’iyle karşılaştırdı ve şöyle dedi: “İspanya’dayken hissettiklerinizle, İspanya’dan uzak kaldığınızda ve gidemediğinizde hissettiklerinizi birlikte hissettiren bir resim bu. Başka hiç kimse bu birbirine karşıt duyguları aynı resimde çizemezdi.” Miró, kariyeri boyunca onu izleyecek bir sembolizm ve milliyetçilik geliştirmişti.

1924’te Miró, Sürrealist gruba katıldı. Miró’nun eserlerinin halihazırdaki sembolik ve şiirsel niteliği, hem kendine özgü ikilemleri hem de çelişkileriyle, grup tarafından savunulan düşsel otomatizmle uyumluydu.

Miró, konulu resimleri tamamen terk etmedi. 1920’lerde kullandığı sürrealist tekniklere rağmen, eskizleri eserlerinin ussal bir işlemin sonucu olduğunu gösterir. Bu, 1924’ten 1925’e kadar devam eden “Katalan Köylüsü” dizisinde çok belirgindir.1926’da Max Ernst ile bale impresaryosu Sergei Diaghilev için tasarımlar üzerinde de çalıştı.1928’de, “Hollanda İç Mekanları” ile daha temsili bir resim biçimine döndü. Kartpostal reprodüksiyon olarak ortaya çıkan, Hendrik Martenszoon Sorgh ve Jan Steen’in çalışmalarından sonra hazırladığı resimler, sanatçının Hollanda’ya yaptığı gezinin etkisini ortaya koyuyordu.

Joan Miró, 12 Ekim 1929’da Palma’da (Mayorka) Pilar Juncosa ile evlendi. Kızları María Dolores 17 Temmuz 1930’da doğdu. 1931’de, Pierre Matisse New York’ta bir sanat galerisi açtı. Pierre Matisse Galeri, Amerika’daki “Modern Sanat” hareketinin önemli bir parçası oldu. Matisse, Joan Miró’yu hep destekledi ve New York’ta Miró’nun eserlerini sık sık sergileyerek ABD pazarına kabul ettirdi.

Sürrealist çağdaşlarının çoğunun aksine Miró, eserlerinde siyasi yorumlardan uzak durmayı tercih etti. Katalan milliyetçiliği ilk gerçeküstü manzara ve Katalan köylüsü resimlerine sızmış olsa da, İspanya Cumhuriyet Hükümeti’nin 1937 Paris Sergisindeki İspanya Cumhuriyet Pavyonu için yaptığı “El segador” ya da diğer adıyla “El campesino catalán en rebeldía” (baş kaldıran Katalan köylüsü) adlı duvar resmiyle Miró’nun yapıtları belirgin bir siyasi anlam da kazandı.

1939’da Almanya’nın Fransa istilası yaklaşırken, Miró, Normandiya’daki Varengeville’e taşındı ve ertesi yılın Mayıs ayında, Almanlar Paris’i işgal ederken, İspanya’ya kaçtı. 1940-1941 yılları arasında yirmi üç guaş resimden oluşan “Constellation”ları yarattı. Bu göksel sembolizm serisi, André Breton tarafından övgüyle karşılandı. Bu eserin özellikleri, kadınlar, kuşlar ve ay temalarına odaklanmıştı ve kariyerinin geri kalan kısmında ikonografisine hakim oldu.

Shuzo Takiguchi 1940 yılında Miró’nun ilk monografisini yayınladı. 1948-49’da Miró Barselona’dan sık sık Paris’e giderek Mourlot Stüdyoları ve Atelier Lacourière’de baskı teknikleri üzerinde çalıştı. Binden fazla litografik baskı üretti.

André Breton, 1959’da Miró’dan, Enrique Tábara, Salvador Dalí ve Eugenio Granell ile birlikte “Gerçeküstücülüğe Saygı Sergisi”nde İspanya’yı temsil etmesini istedi. Miró, Fransa’daki Maeght Vakfı’nın bahçesi için 1964’te tamamlanan bir dizi heykel ve seramik yaptı. Daha önce de 1958’de Paris’teki Unesco binasının duvarlarındaki seramik eserlerini gerçekleştirmişti.

Miró 1974’te Katalan sanatçısı Josep Royo ile birlikte New York’taki Dünya Ticaret Merkezi için resim dokumalı duvar örtüsü yarattı. Dünya Ticaret Merkezi’nde sergilenen bu goblen 11 Eylül 2001 saldırıları sırasında kaybedilen en pahalı eserlerden biri oldu. Miró ve Royo, 1977’de Washington DC’deki “National Gallery of Art”da (ulusal sanat galerisi) sergilenen bir duvar örtüsü daha ürettiler.

1981’de Miró’nun “Güneş, Ay ve Bir Yıldız”ı (daha sonra “Miró’nun Şikago’su” olarak yeniden adlandırıldı) sergilendi. Bu devasa boyutlardaki, karışık malzemeyle üretilmiş heykel, bir başka dev heykel olan “Chicago Picasso”nun bulunduğu caddenin karşısındaki meydana yerleştirildi. Aslında Miró, “Güneş, Ay ve Bir Yıldız”ın bronz modelini uzun yıllar önce, 1967’de yaratmıştı. Maket şimdi Milwaukee Sanat Müzesi’ndedir. [miro 4.JPG]

Miró’ya, 1979’da Barselona Üniversitesi’nden fahri doktora verildi. Kalp yetmezliği çeken sanatçı, 25 Aralık 1983’te Palma’daki (Mayorka) evinde hayatını kaybetti.

 

Kaynakça:
-M. Rowell, “Joan Mir&#972;: Selected Writings and Interviews”, London, Thames & Hudson, 1987.<br />
-Ernest Hemingway, “The Farm: Homage to Joan Miró”. Ed. G. di San Lazzaro. New York: Tudor Publishing Company, 1972.<br />
-Victoria Combalia, “Miró’s Strategies – Rebellious in Barcelona, Reticent in Paris” Star Prestel, 2006.

Yazar:Oben Güney Saraçoğlu

Editör : Suna Korkmaz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here