Kanser İmmünoterapisi

 İmmünoterapi, bağışıklık sisteminin kanserle savaşmasına yardım eden bir kanser terapisi türüdür. Bağışıklık sistemi vücuda, enfeksiyonlarla ve diğer hastalıklarla savaşması için yardım eder. Bağışıklık sistemi; beyaz kan hücreleri, organlar ve lenf sistemi dokularından oluşur. İmmünoterapi, bir biyolojik terapi türüdür. Biyolojik terapi ise; canlı organizmadaki yapıların kanserle savaşmak için kullanılmasıdır.

İmmünoterapi Türleri

Kanseri tedavi etmek için kullanılan birkaç tip immünoterapi türü vardır. Bu terapiler bağışıklık sisteminin kansere saldırmasına yardım eder ya da bağışıklık sistemini daha genel şekilde uyarır.
Bağışıklık sistemine doğrudan kanserle savaşmak için yardım eden immünoterapi türleri:

1) Kontrol noktası baskılayıcıları: Bağışıklık sisteminin tümöre güçlü bir şekilde yanıt vermesine yardım eden ilaçlardır. T hücrelerinde (bir bağışıklık sistemi hücresi), hücrenin aktivitesini sınırlayan, fren adı verilen yapılar bulunur. Kontrol noktası baskılayıcıarı ise, T hücrelerini tümöre saldırmaktan alıkoyan frenlerle çalışan ilaçlardır. Bu ilaçlar, tümörü doğrudan hedef almaz. Bunun yerine kanser hücrelerinin bağışıklık sisteminden kaçmasını engeller. Texas Üniversitesi’nden James Allison ve Kyoto Üniversitesi’nden Tasuku Honjo bağışıklık sistemindeki bu frenleri yok eden buluşlarından dolayı 2018 yılında Nobel Tıp Ödülü’nü aldılar.

2) Adapte edilmiş hücre terapisi: T hücrelerinin aktivitesini, kanserle savaşmak için arttıran hücre terapisidir. Bu tedavi şeklinde, T hücreleri tümörden alınır. Alınan hücreler laboratuvar ortamında çoğaltılır ve daha aktif hale getirilir.

T hücrelerini laboratuvarda çoğaltma süreci 2-8 hafta sürebilir. Bu süre içerisinde, bağışıklık sistemi hücrelerini azaltmak için kemoterapi ve radyoterapi gibi tedaviler hastaya uygulanabilir. Bu tedavilerden sonra, laboratuvar ortamında çoğaltılmış T hücreleri, iğneyle hastanın kan dolaşımına enjekte edilir.

3) Monoclonal antikorlar: Laboratuvar ortamında üretilen bağışıklık sistemi proteinleridir ve terapötik antikorlar olarak da bilinirler. Bu antikorlar; kanser hücrelerinde bulunan özgül hedeflere bağlanmak için tasarlanır. Bazı monoklonal antikorlar; bağışıklık sistemi hücreleri tarafında daha iyi görünüp yok edilebilmeleri için kanser hücrelerini işaretler. Kanser tedavisinde kullanılan diğer monoklonal antikorlar; bağışıklık sisteminde bir cevaba yol açmaz. Böyle monoklonal antikorlar, immünoterapi yerine hedefli terapi olarak değerlendirilirler.
4) Tedavi aşıları: Bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine tepkisini arttırarak çalışırlar. Tedavi aşıları; hastalığın ortaya çıkmasını engelleyen aşılardan farklıdır.

Bağışıklık sistemi cevabını arttıran immünoterapi türleri:

1) Sitokinler: Vücut hücreleri tarafından yapılan proteinlerdir. Vücudun normal bağışıklık sistemi cevabında ve kansere cevapta önemli rol oynar. Kanser tedavisinde kullanılan iki ana sitokin türü: interferonlar ve interlökinlerdir.

2) BCG: Mesane kanseri tedavisi için kullanılan immünoterapi türüdür. Tüberküloza neden olan bakterinin zayıflatılmış formudur. Bu bakteri, kateterle doğrudan mesaneye yerleştirilir ve kanser hücrelerine karşı bağışıklık sistemi cevabını tetikler. Ayrıca bu yöntemin, diğer tür kanserler için de kullanımı ile ilgili çalışmalar sürüyor.

Kanser hücrelerinin vücutta gelişebilmesinin nedeni, bağışıklık sisteminden kaçabilmeleridir. Bazı immünoterapiler kanser hücrelerini işaretleyebilir ve böylece bağışıklık sisteminin onları bulup yok etmesi kolaylaşır. Diğer immünoterapiler de bağışıklık sistemini kansere karşı daha iyi çalışabilmesi için aktive eder.

İmmünoterapinin Yan Etkileri

İnsanları farklı şekillerde etkileyen yan etkileri olabilir. Ortaya çıkan yan etkilerin tipi ve şiddeti, kişinin hastalıktan önce ne kadar sağlıklı olduğuna ve uygulanan dozların miktarına bağlıdır. En yaygın görülen yan etkiler iğne yapılan bölgede; kızarıklık, şişlik, kaşıntı ve döküntülerdir.

Kaynakça:
https://www.cancer.gov/about-cancer/treatment/types/immunotherapy
https://www.sciencemag.org/news/2018/10/cancer-immunotherapy-pioneers-win-medicine-nobel

Yazar: Ayça Olcay

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :