Kapari ismi sık kullanılmasa da çok şifalı, fosfor, potasyum, kalsiyum açısından zengin, gıda ve diğer birkaç sektörde kullanılan değerli bir bitkidir. Gösterişli iri beyaz veya pembe çiçekli Akdeniz bitkisi olan kapari Capparaceae familyasındandır. Baygın kokulu çiçeklerin ortasında çok sayıda eflatun-mor renkli erkek organlar göze çarpar. Çiçeğinin kokusunu bazı kişiler sevse de tomurcuk, meyve ve dalları da suya atıldığında hoş kokmamaktadır. Dünyada 350’ye yakın türü olduğu düşünülse de ülkemizde Capparis spinosa ve Capparis ovata adlı iki türü tanınmaktadır. Bu türlerin de her birinin 3 alt türü yetişmektedir. Yörelere göre gebre, geber otu, gebere, kebere, gevil gibi adlarla da anılan bitkinin en önemli kısmı kapari denilen çiçek tomurcuklarıdır.

İhraç ediyoruz

Kapari bitkisinin tomurcukları, çiçekleri ve yaprakları kullanılmaktadır. Ülkemizde yetişse de fazla tanınmamakta ve tüketilmemektedir. Arazilerde doğal olarak yetişen veya tarımı yapılan kaparilerin çiçek tomurcuklarını talep eden ülkelere ihraç ediyor olsak da büyük şehirlerdeki belli başlı süpermarketlerimizin gıda standlarında ithal ettiğimiz kapari kavanozlarının dizilmiş olması garip bir durumdur.
Hem kendisi üreten hem de bizden işlenmemiş kapari ithal eden İspanya kurduğu tesislerde tomurcukları işlemekte ve başka ülkelere satmaktadır. Kapari bu ülkede yıllık 20 milyar dolarlık getirisi yüzünden milli bitki olarak ilan edilmiş olup devlet korumasındadır. Artık ülkemizde de bazı tesislerde kapari sosları ve turşuları hazırlanmakta ve Avrupa’ya gönderilmektedir. Fransa, İspanya, Almanya ve İtalya’dan yoğun talep gören kapari sosu sadece ülkemizde ve Fas’ta üretilmektedir.

Özellikleri ve yetişme şekli

Kapari bitkisi Akdeniz iklimine sahip olan bölgelerde, güneşli ortamlarda, fosfor, kalsiyum, potasyum bakımından zengin ve killi topraklarda daha iyi yetişmektedir. Kireçli, kayalık araziler, terk edilen tarlalar, kuru nehir yatakları, kurak ovalar, çakıllı topraklar gibi ortamlarda kolay büyüyebilen kaparinin tohumları karıncalar aracılığıyla taşınır. Böylece arazide yayılma ve çoğalma şansı bulan bitki kaya yarıklarında, harabelik yerlerdeki duvarlarda bile çimlenip büyüyebilmektedir.

Çalımsı, yatık ve dikenleri olan bir bitki olan kapari tohumdan doğal ortamında kendiliğinden çimlenir ve Ağustos-Eylül ayları içinde karpuz gibi küçük meyveler verir. Meyvelerin içindeki tohumlar dökülerek yeniden kapari bitkisi çimlenmiş ve büyümüş olur.
Kapari bitkisinin kökleri 70100 metre derinlere inebilmekte, bu özelliği nedeniyle erozyonu önlemektedir. Çok kurak dönemlerde bile yeşil olduğundan ve zor tutuştuğundan yangınlara karşı dayanıklı olan kaparinin üretimi tohumların ekilmesiyle veya çeliklerin dikilmesiyle yapılır. Güneşli ortamları seven bitki hem kuraklığa hem de -10 dereceye kadar olan soğuklara dayanıklıdır ve 1 dönümde 2,5 ton ürün verebilmektedir.

Tarla bitkisi olarak kapari ekimleri Kasım-Mart-Nisan arasında yapılmakta, bol protein ve vitamin içeren çiçek tomurcukları ise Mayıs’tan itibaren toplanmaktadır. Hasadı üç yaşından itibaren yapılır. Nohut büyüklüğünde veya bazı türlerinde daha küçük olan küremsi, karpuz da denilen çiçek tomurcukları haftada 2 defa toplanır. Toplanan tomurcuklar % 20’lik tuzlu su içinde veya bir kat kaparinin üzerine bir kat tuz dökerek işlem göreceği ana kadar korunur. Hasattan sonra kalan kısımlar hayvanlar tarafından tüketilir.

Kaparinin faydaları

Birçok bakımdan sağlığa faydalı olan kapari konserve ve turşu şeklinde tüketilir. Tıp alanında MS hastalığında kullanılan kapari aynı zamanda ilaç, kozmetik ve boya sanayiinde en önemli bitkileri arasında yer almaktadır. Böbrek taşları, gut, sindirim sistemi ile ilgili sorunlar, kansızlık, lösemi, kan pulcuğu azlığı tedavisinde kapariden yararlanılmaktadır. Kaparinin kullanım şekli her hastalıkta aynı değildir. Böbreklerin kum ve taş sorunlarında bitkinin karpuz kısmı ile çayı, kanla ilgili hastalıklarda ise marmeladı ve reçeli kullanılmaktadır.

İçerdiği yüksek oranlı flavonoid ve antioksidanlar hücrelerdeki serbest radikalleri yok etmekte ve vücudu güçlendirerek özellikle kansere ve kalp hastalıklarına karşı korumaktadır. Kemoterapi alanlarda yan etkileri azalttığı bildirilmiştir. Karaciğerin de dostu olan kapari yağlanmasını önlemekte, karaciğer fonksiyonlarını düzenlemektedir. Amerika ve Avrupa’da yaygın olarak kullanılan kaparinin afrodizyak ( cinsel gücü artıran) olduğu da düşünülmektedir. Bu amaçla kullananlar bitkinin kökleriyle hazırlanan çaya bal ilave ederek içmektedir.
Hayvanlar için de yararlı olan kapari yumurta ve süt verimini artırmaktadır.

Nasıl tüketilir?

Faydalı birçok bitki gibi kaparinin de kullanımı konusunda bilinçli olunmalıdır. Rastgele kullanımı fayda yerine zarar da verebilir. Toplandıktan sonra gölgelik bir yerde kurutulan karpuz kısımlarının veya işlenerek tablet haline getirilmiş halde kullanılması gerekmektedir.
Yurt dışına salamura şeklinde ihraç edilen kapari bitkisinin çiçek tomurcuklarının ticari değeri yüksektir. Almanların kapari sosunu 472 farklı yemekte kullandıkları bilinir. Turşusu ve konservesi yapılan kaparilerin sosları makarna, salata, et, balık gibi yiyeceklerle birlikte kullanılmaktadır. Domates sosuna ilave edilebilen kapari ayrıca peynirle birlikte pişirilerek farklı bit tat yakalanmaktadır. İtalyan pizzasında kekikle birlikte kapari kullanımı da yaygındır. Amerika ve Avrupa ülkeleri salamura kapariyi daha çok limon ve zeytinyağı ile işleyerek meze şeklinde tüketirler. Bizde de bazı tesislerde kapari salamurası, dallarından yapılan turşular, kapari ezmesi, mayonezli sosları, kaparili kuvvet macunları, başka bitki ve baharatlarla bir araya getirilerek yapılan kaparili karışımlar, kaparili propolis üretilmekte ve satışa sunulmaktadır.

Kapari çayı nasıl hazırlanır?

Kum düşürmek isteyenler, böbreklerinde taş sorunu olanlar, basur, kabızlık, mide ve bağırsak sorunları yaşayanlar kapariyi çay şeklinde kullanmalıdır. Bir litre veya beş bardak kaynatılmış suyun içine 1 çay kaşığı kurutulmuş halde kapari eklenir, 5 veya 10 dakika demlenmesi için beklenir. Şeker ilavesi yapılmadan günde 2 defa 1 bardak veya 1 fincan içilir.
Kaparinin tohumları iyice yıkandıktan sonra bir havanda dövülerek basur kremlerinden biriyle karıştırılıp basurun olduğu bölgeye sürülürse etkili olabilmektedir.

Kapari turşusu

Salamura yapılabilmesi için bitkinin tomurcukları bir kavanoz içine koyularak % 20’lik tuzlu su içinde bekletilir. Üç ayda olgunlaşan salamuranın içine sirke eklenip 10 gün daha bekletilir ve yenilecek kıvama gelir. Salamurası bir kaba koyularak üzerine limon veya nar ekşisi, zeytinyağı ilave edilerek yemeklerin yanında sofraya çıkarılır. Balık yemekleri veya salatalarda kullanıldığında özel bir tat verir.

Kapari turşusu tomurcuklarından olduğu kadar meyvelerinden ve sürgünlerinden de yapılır ve değeri daha fazladır. Akdeniz ve Ege sahillerindeki illerde bol yetişen kapari turşusuyla ülkemiz insanı da tanışmış ve giderek daha çok sevmeye, tüketmeye başlamıştır. Meyvesinden turşu yapmak için iyice yıkanıp temizlenir ve sarımsak, defne yaprağı, kereviz yaprağı, kişniş, karabiber, dereotu gibi aroma artırıcı malzemelerle birlikte kavanozlara doldurulur. 1 litre suya 4 yemek kaşığı kaya tuzu ve 1 çay bardağı elma sirkesi ilave edilerek salamura suyu hazırlanır ve kavanozların içine dökülür. En üstü maydanoz veya asma yaprakları ile örtülüp kapağı kapatılır. Normal oda sıcaklığında, güneş almayacak bir ortamda bir hafta bekledikten sonra turşular yemeye hazır olacaktır. Daha sonrasında yine serin bir yerde korunması gerekir.

Reçeli de yapılıyor

Kaparinin minik karpuzumsu çiçek tomurcukları reçel ya da marmelat haline de getirilebilmektedir. Kapari reçelini sabah ve akşam günde iki defa, aç iken 23 tatlı kaşığı ölçüsünde alan gut hastalarında ve kanla ilgili hastalığı olanlarda olumlu değişimler görülmektedir.
Kapari bitkisi zehirli olabileceğinden taze iken tüketime çok uygun değildir. İşlenmiş halde veya tablet alinde alınarak tüketmek daha doğrudur. Kullanımı konusunda dikkatli olunmalı, aşırı tüketimden kaçınmalıdır. Tek başına kullanmak yerine yemeklerin yanında turşu, sos şeklinde veya ayrıca çay olarak tüketilmesi sorun yaratmamaktadır. Kapariyle ilgili kullanım dozu hakkında tıbbi bilgiler yeterli olmadığından net bir şey söylenemez. Bazı hassas kişilerde tahriş, deri döküntüsü, alerji gibi yan etkileri ortaya çıkabilir, kan şeker seviyelerinde değişikliğe yol açabilir. Diyabetliler kapari kullanırken şeker seviyelerini kontrol etmelidir. Ameliyata girecek kişiler de 15 gün öncesinde kapari tüketimini durdurmalıdır. Kapariyi herhangi bir şekilde tüketen kişilerde mide ağrısı, bulantı, kusma, kendini halsiz hissetme, baş dönmesi, bilinç kaybı gibi belirtiler ortaya çıkarsa mutlaka bir tıp merkezine gidilmelidir. Sağlık şansa bırakılmaz. Bebek bekleyen veya emziren hanımların, küçük çocuklar tüketmesi önerilmemektedir.

Kaynakça:

Kapari (Gebre Otu) Nedir? Nasıl Kullanılır? Faydaları ve Yan Etkileri Nelerdir?


http://yemek.com/kapari-nedir-faydalari-nelerdir/
http://www.osmancik.com.tr/public/article.aspx?id=227

Yazar:Müşerref Özdaş

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here