Türk edebiyatının modernleşmesinde ilk tohumları atan Şinasi, 1826 yılında İstanbul’da doğmuştur. Şair ve tiyatrocu olduğu kadar düşünür ve gazeteci de olan İbrahim Şinasi, mahalle mektebinde ve Fevziye mektebinde ilk eğitimini aldıktan sonra Tophane Mektubi Kalemi’ne girmiştir. Burada çalışırken Fransızcasını ilerletmiştir. Daha sonra Mustafa Reşit Paşa’nın yardımı ile ekonomi (maliye) eğitimi almak ve Fransızcasını geliştirmek için Avrupa’ya gönderilmiştir. Ancak o, maliye eğitimini aksatıp dil ve edebiyat konularında çalışmalar yapmış, De Sacy Ailesi, Littre ve Ernest Renan’la dost olmuş, Lamartine’in toplantılarına katılmış, Pavet de Courteille’e ilişki kurmuştur. 1851 yılında Societe Asiatique’e üye olarak seçilmiştir. İstanbul’a döndükten sonra Tophane Kalemi’nde, Meclis-i Maarif’te ve Encümen-i Daniş’te (ilimler akademisi) çalışmıştır.

Şinasi Avrupa’ya gitmeden eski tarzda gazel ve kasideler kaleme almıştır. Avrupa’dan döndükten sonra tamamıyla Batı tarzında eserler yazmıştır. La Martine, Racine, La Fontain’den eserler tercüme etmiştir. Agâh Efendi ile Tercüman-ı Ahval isimli ilk özel gazeteyi çıkarmıştır. Gazetenin ön sözü “Mukaddime” ismiyle Şinasi’ye aittir. Gazetenin çıkmaya başlamasının ardından ilk tiyatro eserimiz olan “Şair Evlenmesi”ni bu gazetede yayımlamaya başlamıştır. Şinasi’nin amacı Tercüman-ı Ahval’le halka Batı’daki yenilikleri tanıtmak ve halka halkın diliyle seslenmekti. Bir süre sonra Tercüman-ı Ahval’den ayrılmış ve Tasvir-i Efkâr adlı gazeteyi çıkarmaya başlamıştır. Bu gazetede Ahmet Vefik Paşa ve Namık Kemal gibi aydınların makalelerini yayımlamıştır. Tasvir-i Efkâr, fikir ve edebiyat gazetesi olarak büyük işlevler görmüştür. Tasvir-i Efkar’ı Namık Kemal’e bırakmış, 1865 yılında tekrar Fransa’ya gitmiştir. Bu gidişinde Fransa’da sözlük çalışmaları yapmıştır. 1867 senesinde İstanbul’a gelen İbrahim Şinasi, bir süre sonra tekrar Fransa’ya gitmiş, kaldığı iki yıl boyunca Fransa Milli Kütüphanesi’nde araştırmalar yapmıştır. 1869 yılında İstanbul’a dönmüş, matbaacılık yapmıştır. Şair, 13 Eylül 1871 yılında hayata gözlerini yummuştur.
Tanzimat edebiyatı Şinasi ile başlamıştır. Batı tarzında birçok eser kaleme almıştır. Edebiyatımızdaki birçok “ilk”in sahibidir. İlk şiir çevirilerini, makaleyi yazmış; ilk kez noktalama işaretlerini kullanmış; ilk yerli tiyatro örneğini vermiş; La Fontaine’in fabllarına benzer ilk fablları yazmıştır.
Şinasi, eserlerinde sade bir dil kullanmaya özen göstermiştir. Şiirlerinde konu birliğine ve bütün güzelliğine önem vermiştir. Kısa cümleli ve yeni görüşlerle örülü bir nesir yapısı meydana getirmiştir. Düşüncelerini yalın ve açık bir anlatımla dile getirmiştir. Konuşma dilini yazı dili hâline getirmeye çalışmıştır. Fransızların klasisizm akımından etkilenmiştir.
Eserleri:
• Mukaddime: Gazete tarihimizin ilk baş makalesidir. Tercüman-ı Ahval’in ilk sayısında yayımlanmıştır. Şinasi burada gazetenin çıkış gerekçesini ve çıkmasının gerekliğini anlatmıştır.
• Şair Evlenmesi: Şinasi’nin kaleme aldığı bir töre komedisidir. Edebiyatımızdaki ilk tiyatro eseri olarak kabul edilmektedir. Bu eser Tercüman-ı Ahval’de yayımlanmıştır. Eserinde halkı kendi şiveleriyle konuşturmuştur.
Münacat: Allah’ın varlığını ve birliğini anlatmak için kaleme aldığı eserdir. Üslup bakımından sadedir. Şinasi bu eserini geleneksel anlayışın dışına çıkarak mesnevi biçiminde yazmıştır. Münacatlar, normalde kaside, terci-i bend veya terkib-i bend şeklinde yazılan manzumlardır.
• Kaside: Çok sevip saydığı, hürmet gösterdiği Reşat Paşa’yı övmek için kaleme aldığı manzum eseridir.
• Tercüme-i Manzume: Çeviri şiirlerden oluşan eseridir.
• Müntehebat-ı Eş’ar: Seçme şiirlerinin yer aldığı eseridir.
• Durub-ı Emsal-i Osmaniye: Atasözlerini derlediği eseridir.

Kaynakça:
Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri, Kenan Akyüz, İnkılap Kitabevi

Yazar: Korhan Altunyay

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here