Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Koronavirüs ile Mücadelede Ekinezya Yardımcı Olabilir mi?

0 1

Ekinezya, bağışıklığı artıran en popüler bitkiler arasındadır. Sağlam kanıtlar, vücudun bağışıklık savunmasını güçlendirerek soğuk algınlığını önlemeye yardımcı olabileceğini göstermektedir. Peki, yeni koronavirüs üzerindeki potansiyel etkileri nelerdir? Bu yazıda ekinazyanın koronavirüs ile mücadele etkili olup olmadığı yönünde bilgiler bulunmaktadır. Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlı olup mevcut koronavirüs salgını devam eden bir durum olduğu için yeni bilgiler ortaya çıktıkça bazı ayrıntılar değişebileceği bilinmelidir.

Ekinezya’nın COVID-19 Salgınında Bir Rolü Var mı?

Ekinezya, hem Kuzey Amerika’da hem de Avrupa’da en yaygın kullanılan bitkisel bağışıklık güçlendiriciler arasındadır. İnsanlar geleneksel olarak bakteriyel enfeksiyonlar ve soğuk algınlığı ile mücadeleye yardımcı olmak için farklı ekinezya türlerinden özütler kullanmaktadırlar. Ekinezya, soğuk algınlığına neden olan virüslere karşı bağışıklık geliştirmeye yardımcı oluyorsa, COVID-19’a neden olan virüs için de aynısını yapmalıdır şeklinde düşünülmektedir. Oysa 2019 koronavirüsü son derece yenidir ve özellikle bununla ilgili sağlam çalışmalardan hala yoktur. Henüz tedavi edilmesi veya önlemesi için hiçbir etkili veya FDA tarafından onaylanmış bir ürün bulunmamaktadır.
Bu nedenle, ekinezanın SARS-CoV-2 veya 2019-nCoV olarak da bilinen yeni koronavirüsü doğrudan önleyebileceğini veya tedavi edebileceğini iddia eden kanıtlar mevcut değildir. Aslında, ekinezya ve SARS-CoV-2 hakkında şimdiye kadar hiçbir çalışma yayınlanmamıştır. Bu nedenle, sadece SARS-CoV ve MERS-CoV gibi diğer koronavirüsler dahil olmak üzere genetik olarak benzer mikroorganizmalar üzerinde çeşitli ekinezya preparatlarını test eden çalışmalara bakılabilir.
Bağışıklık etkilerine dayanarak, ekinezya, SARS CoV-2 için iyi bir genel destekleyici ve önleyici tedbir olabilir. Öyleyse, ekinezya önlemede daha büyük bir rol oynama olasılığı daha yüksektir, ancak hala söylemek için çok erkendir. Unutulmamalıdır ki SARS CoV-2’ye karşı alınabilinecek en iyi önleyici tedbirler standart önerilen bakımdır. Bunlar sosyal mesafe, el hijyenine dikkat etme, yüze dokunmaktan kaçınmadır. Yeni koronavirüsü tedavi etmek veya önlemek için henüz hiçbir bileşik kanıtlanmamıştır ve ekinezya da bir istisna değildir.

Elde Edilen Son Bulgular

Ekinezya’nın bağışıklık ve çeşitli virüsler üzerindeki etkilerine ayrıntılı olarak bakmadan önce, bekleyen bir ön rapor (sözde ön baskı) yayınlanmıştır ve bu değerlendirilirken özel dikkat gerektirir. Esas olarak, bu çalışmanın yazarları ekinezanın yeni ortaya çıkan SARS-CoV-2 dahil tüm koronavirüslerin önlenmesinde etkili olabileceğini iddia etmişlerdir. Ön raporda toplanan veriler bir tuz tanesi ile alınmalıdır. Bulguları akran değerlendirmesine tabi oluncaya kadar sonuçsuz, doğrulanmamış ve tıbbi olarak belirsizliğini korumaktadır.
İsviçreli bilim adamlarından oluşan bir ekip tarafından yönetilen bu çalışma, Echinaforce® adı verilen standart bir ekinezya preparatının hücrelerdeki çeşitli koronavirüslere (HCoV-229E, MERS-CoV ve SARS-CoV) karşı etkilerini araştırmışlardır. Echinaforce, insan koronavirüsü veya HCoV-229E adı verilen bir virüs suşunu geri döndürülemez şekilde inaktive etmiştir. Bu tür tipik olarak daha hafif, soğuk benzeri semptomlarla ilişkilidir. Echinaforce’un mevcut salgının arkasındaki SARS-CoV-2 virüsünün hücreleri üzerinde aynı etkilere sahip olacağını iddia edilemez. Aynı çalışmada, bilim adamları ayrıca HCoV-229E’ye maruz kalmadan önce çoğu hücre tipine Echinaforce dökmüş, ancak enfeksiyonu önlemeyi başaramamışlardır. Tek istisna, doğal bir enfeksiyonu taklit eden bir laboratuvar senaryosu olan HCoV-229E damlacıklarının neden olduğu enfeksiyona karşı korunan solunum hücreleridir. Ancak bu bilgi daha fazla araştırmadan sonra bu ciddi hasara neden olmak için akciğer hücrelerine girmesi gereken yeni koronavirüs için değer taşıyabilir.
Son olarak, çalışmada yüksek doz enfeksiyon sonrası tedavide, aynı virüs üzerindeki yayılmayı sadece biraz azaltmıştır. Bu, virüs vücuda girdikten sonra Ekinezya’nın potansiyel olarak mütevazı bir rol oynadığını gösterir. Ekinezya, son hücre temelli çalışmalarda koronavirüs enfeksiyonlarını önleme potansiyeli göstermiş, ancak yeni COVID-19’a neden olan suşa karşı henüz test edilmemiştir.

Ekinezya ve SARS-CoV-2 Önlemede Yararlı mıdır?

Ekinazya ve soğuk algınlığından korunma
Ekinezya belki de soğuk algınlığı için geleneksel bir ilaç olarak bilinir. Soğuk algınlığına, diğer koronavirüs tipleri de dahil olmak üzere birçok farklı virüs neden olabilir. Ancak bunlar 2019 koronavirüs ile aynı değildir. Ekinezya ve soğuk algınlığı verileri ilk başta çelişkili gibi görünmektedir. Örneğin, bir meta-analiz ekinezya ürünlerinin tedavide etkisiz olduğu, ancak soğuk algınlığının önlenmesine yardımcı olabileceği sonucuna varılmıştır. Karışık bulgulara rağmen, çoğu kanıt ekinezya tarafındadır.
Standart ekinezya özleri muhtemelen soğuk algınlığı semptomlarını hafifletmektedir. Bu, vakaların % 10-40’ını oluşturan rinovirüsün neden olduğu soğuk algınlığı durumudur. 282 hastayla yapılan bir başka çalışmada ekinezya soğuk algınlığının ilk belirtisinde alınması gerektiğine işaret edilmektedir. Çoğu çalışmaya göre, ekinezya özleri muhtemelen soğuk algınlığını önlemeye, sürelerini bir veya iki gün kısaltmaya ve ağrı kesici kullanımını azaltmaya yardımcı olmaktadır. Bilim adamları, ekinezya özlerinin hava yollarındaki iltihap ve mukusu azaltarak soğuk algınlığı semptomlarını azaltabileceğine inanmaktadır. Hava yolu enflamasyonu -özellikle akciğerlerde küçük keseleri çizen hücreler- COVID-19’da görülür, ancak COVID-19 hastalarında ekinezya hiç test edilmemiştir. Ekinezya’nın COVID-19 iyileşmesini önleyeceğini veya hızlandıracağını söylenemez çünkü sadece soğuk algınlığında hava yollarının iltihaplanmasının azaltılmasına yardımcı olur.
Ekinazyanın bağışıklık ve enflamatuar etkileri
Ekinezya’nın genel bağışıklık fonksiyonunu desteklediğine ve inflamasyonu azalttığına inanılmaktadır. Farelerde ve sıçanlarda ekinezya özütü, bağışıklık savunmasında yer alan iki tip beyaz kan hücresi olan lenfositleri ve monositleri arttırmıştır. Yapılan son çalışmalar, yeni koronavirüs ile enfekte olan kişilerin düşük lenfositlere sahip olabileceğini düşündürmektedir. Düşük lenfosit sayısı da kötü COVID-19 sonuçları ile ilişkilendirilmiştir. Ekinezya bağışıklığı arttırıyor gibi görünmektedir ancak SARS-CoV-2 ile enfekte kişilerde bağışıklık sağlığı üzerindeki etkileri bilinmemektedir.

İnterferon ve Ekinezya

6 yetişkin üzerinde yapılan bir çalışmada, ekinezya özütü inflamasyonu azaltmış ve 3 gün sonra interferon molekülleri (IFN-alfa) üretimini arttırmıştır. Genel olarak, interferonlar viral enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olmaktadır ancak bazı virüsler bağışıklık sisteminden de faydalanarak aşırı interferon üretmeye zorlayabilir.

Düşük İnterferonların Koronavirüsün Hücrelere Girmesindeki Etkisi Nedir?

Yapılan son çalışmalar, virüs ile konağın bağışıklığı arasındaki etkileşimin SARS-CoV-2 enfeksiyonunun sonucunu belirlediğini vurgulamaktadır. İnterferonların bağışıklık üzerinde büyük bir etkisi vardır. Yeterli interferonun olmaması bağışıklık savunmasını azaltabilir, bu da virüsün vücudu istila etmesini kolaylaştırır. Vücuda ilk girmeye çalışırken, koronavirüsler interferon salınımını hafifletmeye çalışır. Bu ilk enfeksiyon noktasında ekinezya gibi interferon güçlendirici bileşikler yararlı olabilir.

Ekinezya ve Sitokin

Koronavirüsler vücuda girdiğinde, bağışıklık sistemini enflamatuar molekülleri kitlesel üretmeye zorlarlar. Sitokinler kontrolü kaybeder ve dokulara zarar vermeye başlar, bu da sitokin fırtınası olarak adlandırılır. Yani bu enfeksiyonu ciddi hale getiren dönüm noktasıdır. Çok fazla interferon (tip I IFN) 2019 suşuna (SARS-CoV ve MERS-CoV) benzer koronavirüs hastalarında akciğer komplikasyonlarına neden olmaktadır. Bu nedenle, ekinezya gibi interferon güçlendiriciler zaten virüs bulaşmış kişilerde yarardan daha fazla zarar verebilir. Ekinezya interferonları artırabilir. Teorik olarak, bu enfeksiyonu önlemek için yararlı olabilir, ancak COVID-19’un sonraki aşamalarında potansiyel olarak zararlı olabilir.

Ekinezya Coronavirüsü Doğrudan Etkileyebilir mi?

Antiviral etkileri
Ekinezya, zarları olan virüslere karşı antiviral aktiviteye sahiptir. Bu virüsler arasında şunlar sayılabilir:
• Rinovirüs
• Herpes simpleks
• Grip A ve B
• Koronavırusu
• Solunum sinsityal virüsü
Bilim adamları, ekinezya virüslerinin yaymak için kullandığı reseptörleri bozabileceğine inanmaktadır; bu reseptörler virüslerin zarlarında bulunur. Test tüplerinde ekinezya, hücreler içindeki virüslere karşı hücreler dışındaki virüslere göre daha az etkilidir. Dolayısıyla, bir virüs zaten bir hücrenin içine gizlice girmeyi başardıysa, ekinezya bu hücreye ulaşmak için güçsüz olabilir. Virüs parçacıkları hücrelerin dışındaki sıvılara dökülürse, ekinezya onları yakalayabilir. Köpek hücrelerinde, ekinezya özütü de influenza virüslerinin hücrelere bağlanmasını ve hücrelere girmesini engellemiştir. Bu ayrıca ekinezanın virüslerle ilk temas sırasında en büyük rolü oynayabileceğini vurgulamaktadır. Bununla birlikte, bu, ekinezya, bir hücre kültüründe bir virüse karşı aktivite göstermiş olsa bile, belirli bir virüsü yakalamayı önleyebileceği anlamına gelmemektedir. Ekinezya virüslerin hücrelere girmesini engelleyebilir; muhtemelen hücrelere girdiklerinde virüslere ulaşamazlar. Ekinezya’nın SARS-CoV-2 üzerindeki antiviral etkileri test edilmemiştir.
Ekinazyanın ACE2’ye etkileri
Ekinezya virüslerin hücrelere girmesini engelleme potansiyeli gösteriyorsa, mevcut koronavirüs pandemisinde yer alan ACE2 reseptörünü etkileyebilir mi? Geri sarmak için SARS-CoV-2 virüsü, virüs için bir giriş noktası görevi gören ACE2 reseptörüne bağlanarak insan hücrelerine girebilir. Bu reseptör normalde vücudun sıvılarını ve kan basıncını dengelemede önemli bir rol oynamaktadır. Bununla birlikte, ekinezanın ACE2 reseptörünü bloke edebileceğini iddia etmek için kanıt bulunmamaktadır. Bazı hücre çalışmaları bunun zayıf bir engelleyici olabileceğini, bazıları ise herhangi bir etki bulamadığını göstermektedir. ACE2 üzerindeki etkisi hiçbir zaman hayvanlarda veya insanlarda doğrulanmamıştır.
ACE2 reseptörleri vücudun hava yollarında bulunabilir, bu da onları çeşitli virüs türleri için bir hedef haline getirir. Son araştırmalar SARS-CoV-2’nin akciğerleri ACE2 yoluyla enfekte ederek ciddi solunumsal komplikasyonlara neden olduğunu göstermektedir. Ekinezya muhtemelen ACE2’yi etkilemediğinden, korunmada daha önemli bir rol oynayabilir. Düzgün bağışıklık savunmasını sağlayarak, ekinezya şiddetli COVID-19: yaşlılarda zayıf doğal bağışıklık için en büyük risk faktörlerinden birini azaltmaya yardımcı olabilir. Fakat bu henüz test edilmemiştir. Ekinezya muhtemelen yeni koronavirüsün vücuda girmek için kullandığı ACE2 reseptörünü etkilemez.

Ekinazya ve Grip

473 kişi üzerinde yapılan bir klinik çalışmada, ekinezya ile sıcak bir içecek, erken grip semptomlarını iyileştirmede antiviral bir ilaç (oseltamivir) kadar etkili olmuştur. Klinik araştırmalar ayrıca ekinezya almanın kronik bronşit veya astım gibi solunum problemleri olan kişilerde influenza aşılarına yanıtı iyileştirebileceğini göstermektedir. Bu gruplar COVID-19 komplikasyonlarına karşı özellikle savunmasız görünmektedir. Ekinezya ve siyah tohumdan elde edilen bir ekstre, kuş gribine karşı aşılanan stresli tavuklarda bağışıklık tepkisini de arttırmıştır. Fakat daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Ekinezya özütü erken grip semptomlarını azaltabilir, ancak koronavirüs solunum semptomları üzerindeki etkisi bilinmemektedir.

Ekinazya ve Tekrarlayan Solunum Enfeksiyonu

Bir meta-analiz ekinezanın tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları ve komplikasyon riskini azalttığını bulmuştur. Hava yollarındaki viral enfeksiyonlar, pnömoni, bronşit ve sinüs ve kulak enfeksiyonlarına neden olabilecek ikincil bakteriyel enfeksiyon olasılığını artırmaktadır. Laboratuarda, ekinezya özütü, sitokin fırtınalarını azaltırken bakterilerin (Haemophilus influenzae ve Staphylococcus aureus) hücrelere daha az yapışmasını sağlamıştır. Bu solunumsal komplikasyonları azaltma potansiyeline işaret etmektedir. Bununla birlikte, ekinezanın COVID-2019 olan kişilerde solunum komplikasyonlarını azaltıp azaltamayacağını henüz bilinmemektedir.

Dozaj

Yapılan çalışmalarda, aşağıdaki dozajlarda ekinazya özütü soğuk algınlığının önlenmesi için kullanılmıştır:
• Önleme için 4 ay boyunca günde üç kez 0.9 mL (günde 2400 mg ekinezya)
• Soğuk algınlığının ilk belirtisinde günde beş kez (günde 4000 mg ekinezya) 0.9 mL’ye artışla
• Ekinezya tozlarının (kapsüller dahil) ağızdan alınan tipik dozu günde üç kez 300mg-500mg’dir.
Tentürler, mukavemete bağlı olarak genellikle günde 10 mL’ye kadar kullanılır. Optimal dozlar belirsiz kalır ve çeşitli ekstraktlar arasında standartlaşma eksikliği büyük bir sorundur.

Önlemler ve Yan Etkiler

Mevcut takviyelerin çoğu çoklu ekinezya türlerinden oluşur. Bu takviyelerin bileşimi, hangi türlerin kullanıldığına ve bitkinin hangi kısımlarının dâhil edildiğine (kök, çiçek, özler) bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle, farklı kaynaklardan satın alınan ekinezya takviyeleri vücut için farklı sağlık sonuçlarına sahip olabilir. Klinik çalışmalardan elde edilen verilere göre, ekinezya tüketiminin yan etkileri nadirdir. Sık görülen advers reaksiyonlar arasında bulantı ve mide ağrıları gibi kızarıklık ve hafif mide problemleri bulunmaktadır.
Özellikle aynı ailenin diğer bitkilerine (papatya gibi) alerjisi olan kişilerde alerjik reaksiyonlar görülebilir. Ekinezya’nın bağışıklık fonksiyonu üzerindeki etkileri nedeniyle, otoimmün veya tüberküloz, multipl skleroz veya AIDS gibi sistemik hastalıkları olan kişiler ekinezya kullanmamalıdır. Bu, immünosüpresan alan hastalar için de geçerlidir. Ekinezya, hamilelik ve emzirme döneminde bir doktora danışmadan önerilmemektedir.
Ekinezya, soğuk algınlığının süresini önlemek ve kısaltmak için yararlı bir bitkisel ilaç olabilir. Bununla birlikte, mevcut SARS-CoV-2 pandemisi arasında kullanımını destekleyecek sağlam bir kanıt yoktur. Ekinezya bir bağışıklık güçlendiricidir: enfeksiyonla savaşan farklı beyaz kan hücrelerini arttırıyor gibi görünmektedir. Bu bitki ayrıca interferonlar gibi potansiyel olarak enflamatuar habercileri artırabilir. Teorik olarak, bu önleme ve viral bir enfeksiyonun ilk aşamaları için yararlı olabilir. Öte yandan, SARS-CoV-2 virüsünün neden olduğu hastalık olan gelişmiş COVID-19’u olan kişiler için zararlı olabilir.
İlk yapılan çalışmalar ekinezya’nın SARS-CoV-2’nin önlenmesinde rol oynama potansiyeline sahip olduğunu, ancak çok daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Uygun klinik verilerin eksikliği nedeniyle, mevcut koronavirüs salgını sırasında ekinezya kullanılmasını önerilmemektedir.

Kaynakça:

onlinelibrary.wiley.com
uchealth.org
inverse.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.