Toplumun ortaya çıkış mantığını iş bölümü ile açıklayan Platon, bir çiftçinin yalnız başına yiyeceğini sağlayıp, evini yapıp, elbisesini ve masasını yapmasının olanaklı ve mantıklı olmayacağını belirtmiştir. Platon bireylerin, tek bir işe yoğunlaşmasının gerekliliğini açıklayarak, mesleklerin ortaya çıkış nedenini de bu sayede göstermiştir. Aynı meslekte olan insanlar mesleklerinin ilerlemesi, mesleki çıkarlarının korunması gibi amaçlar ile örgütleşmiş ve kendi etik ilkelerini oluşturmuşlardır. Bu etik ilkeleri sıklıkla dünyanın her yerinde bulunan meslek mensupları tarafından özümsenmiştir. Mesleki etik kurallarının uygulanması yalnızca belirli bir mesleğe mensup olan üyeleri bağlar. Farklı meslek sayısı kadar etik ilkeler bulunmaktadır. Her mesleğin etik bilgisini elde etmek olanaksızdır. Ayrıca meslek etik ilkelerini anlamak için mesleki bilgiye de sahip olmak gerekir. Bu nedenle kamuoyunun kısmen dışında olan mesleklerde meydana gelen etik ihlallerinin, kamusal duyguyu çok fazla etkilememekte, ama aşırı ihlal durumunda kamu vicdanını etkilemektedir. Diğer taraftan toplumun doğuşu, iş bölümüne dayanıyorsa, meslek gruplarında meydana gelen ahlaki bozulma uzun vadede toplumun büyük kısmını tehdit edebilir. Özellikle gazetecilik mesleğindeki gibi büyük kitlelere seslenen meslek gruplarında meydana gelen ahlaki bozulma, daha kısa vadede toplumun ahlakını etkileyecektir. Meslek gruplarında meydana gelen ahlaki yozlaşma yalnızca toplumsal ahlakı tehdit etmekle kalmamakta; kendi varlığı için de bir tehlike oluşturabilmektedir.

Toplumsal ahlakın olmadığı durumlarda nasıl toplumda bir kargaşa ya da kaos ortamı yaşanabiliyor ise; meslek grubundaki etik ilke yoksunluğunda, meslek içinde kaos hakim olabilmektedir. Meslek bu yüzden amacından sapabilir. Mesleğin temel amacından sapması, yok oluşuna neden olabilir. Örnek olarak, bir devlette hakimler mahkeme davalarında kararlarını hukuk ilkelerine bağlı olarak değil de kişisel çıkarlarına göre alırsa, bir süre sonra toplumu oluşturan fertlerin adalet sistemine güveni kalmaz. Haklarının adil bir biçimde korunmayacağını düşünen kişiler, hukuk sistemine başvurmayabilirler. Bireysel haklarını kendisinin aradığı bir yerde, hakimlere de gerek kalmayacaktır. Böyle bir toplumda adaletin tecelli etmesi olanaklı değildir. Bu durumda halkta huzursuzluk meydana gelir. “Adalet mülkün temelidir” sözü, adalet olmadığı zaman devletin akıbetinin ne olacağını da bize göstermektedir. Aynı şekilde medya, temel niteliği olan haber verme görevini yerine getirmediği veya gerçek olmayan haberler yaptığı zaman kendi kendini yok eder. Yanlış bilgilendirildiğini ifade eden bir kişi, haber ihtiyacını da bu sayede kendi karşılamaya çalışabilir. Toplumda mevcut herkes gazetecilik mesleğinin gerektirdiği profesyonelliğe sahip olmadığı için toplumda yanlış olan bilgiler çoğalarak, bilgi kargaşası yaşanacaktır.
Meslek etiği hem meslek grubu, hem de toplumun bütünü için büyük önem arz etmektedir. Meslek etik ilkelerinin uygun biçimde uygulanması ve gelişebilmesi için hem meslek eğitimi sırasında, hem de meslek icrası sırasında etiğe değer verilmesi gerekmektedir. Erdeme bilgi yolu ile ulaşılabileceğini belirten Sokrates, ahlakın iyi bir eğitim ile ancak mümkün olabileceğini söylemiştir. Meslek eğitimi sırasında mesleğin etik ilkelerinin öğretilmesi, riayet edilmesi ve ilkelerin korunması temel hedeftir.

Kaynakça:
İnsan ve Bilim Dergisi

Yazar: Taner Tunç

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here