Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Niasinamid’in Sağlık Açısından Faydaları

0 9

Niasinamid 2 farklı formda bulunan B3 vitamini türüdür. Araştırmalar tarafından vücudu farklı şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Faydaları konusunda savunan ve ret eden iki farklı grup olmakla birlikte kanıtlanmış çalışmalar aşağıdaki sağlık faydaları bildirmektedir. Niasinamid’in sağlık faydaları şu şekildedir:

1) Cilt ltihabı ve Sivilce ile Savaşır

Niasinamid, çeşitli cilt koşullarına yardımcı olur. Hücresel çalışmalara dayanarak, enflamatuar bileşikleri ( NF-kB, IL-1, IL-6, TNF-a ve IL-12 dahil) azaltarak tahriş olmuş ve iltihaplı cildi yatıştırır. Ek olarak, niasinamid cilt mantarı enfeksiyonlarına neden olan mantarların ( Candida albicans, Trichophyton rubrum ve Trichophyton mentagrophytes ) büyümesini de engelleyebilir.
Akne: Sivilce nedenlerinden biri cildi yağlı yapan aşırı sebum üretimidir. Topikal niasinamid, 50 Japon kişide cilt yağı üretimini ve 50 Kafkaslı kişide cilt sebum seviyesini azaltmıştır. Öte yandan, seramitler akneli bazı kişiler kuru, bozuk ciltlerle mücadele ederler. Topikal niasinamid faydalı cilt lipidleri arttırır. Buna karşılık cilt bariyerini güçlendirir, cildi nemlendirir ve su kaybını azaltır. Kuru cilde sahip 28 kişiyle ilgili yapılan bir klinik çalışmada, niasinamid kremi, su kaybını azaltmış ve cildin dış tabakasında ( stratum corneum ) beyaz petrolatumdan daha iyi hidrasyon sağlamıştır. Hafif veya orta şiddette aknesi olan 210’dan fazla kişiyle yapılan diğer klinik çalışmalarda, niasinamid jeli akneyi iyileştirmiş ve akne lezyonlarını antibiyotik klindamisin kadar etkili bir şekilde azaltmıştır.
Çinko, bakır, azelaik asit, piridoksin ve folik asit ile birleştirilmiş oral niasinamid, 235 kişi üzerinde yapılan klinik bir çalışmada sivilce şiddetini azaltmış ve genel cilt görünümünü iyileştirmiştir. Aynı ürün 198 kişide yapılan başka bir klinik çalışmada akne ve rosaceayı iyileştirmiştir. Ancak, akneli toplam 185 kişi üzerinde yapılan klinik çalışmalarda, klindamisine niasinamid ilave etmenin bir etkisi olmamış ya da sadece klindamisin’den biraz daha iyi olduğu gözlemlenmiştir.
Rosacea: Niasinamid içeren bir topikal jel, rosacea ile 75 kişiden fazla kişinin klinik çalışmalarında cildin soyulmasını, kızarıklık, lezyonlar ve tahrişi azaltırken, hidrasyon ve cilt bariyerini azaltmıştır.
Sedef hastalığı: Topikal niasinamid, D vitamini (kalsipotriol) sentetik formuyla birlikte, 66 kişide yapılan klinik bir çalışmada, plaseboya göre% 19’luk bir yanıtla karşılaştırıldığında, vakaların% 50’sinde sedef hastalığını iyileştirmiştir.

2) Koyu Cilt Yamalarını Geliştirir

Melanositler, deri pigmenti melanin üreten hücreler, derinin derin katmanlarında çalışır. Melanini melanozomlarda depolarlar ve cilde rengini veren dış deri hücrelerine (keratinositler) aktarırlar. Deride melanin birikmesi koyu renkli lekelere veya lekelere neden olur. Hücre çalışmalarında niasinamid, melanozomların dış cilt katmanına transferini engelleyerek cilt aydınlatıcı etkisini açıklayabilir.
İki klinik çalışma deri aydınlatması için niasinamid kullanımını desteklemektedir. Yüzünde koyu renkli yamalar bulunan 160’ın üzerinde kişide topikal niasinamid cilt pigmentasyonunu, iltihaplanmayı ve erken yaşlanmayı azaltmıştır. Diğer iki çalışmada, araştırmacılar niasinamid’i diğer cilt hafifletici maddelerle birlikte test etmişlerdir. Katkısını ayırmak zordur. İlk çalışmada,% 5’lik niasinamid ve traneksamik asit (amino asit lizinin sentetik bir türevi) içeren bir serum , hiperpigmentasyonu olan 97’den fazla kadınla yapılan klinik çalışmalarda cilt tonunda düzgünlüğü ve dokuyu iyileştirmiştir.
İkinci çalışmada, C vitamini ve ultrason radyasyonu ile topikal niasinamid, hiperpigmentasyonu olan 60 kişide 4 hafta sonra cilt rengini azaltmıştır. Sonuçta, topikal niasinamid, hem tek başına hem de C vitamini gibi diğer nutrasötik maddelerle birlikte koyu cilt lekelerinin görünümünü iyileştirir.

3) Cilt Yaşlanmasını Geciktirir

Niasinamid, cilde yapı ve elastikiyet veren kollajen ve koruyucu proteinlerin (keratin, filaggrin ve tutulukrin) üretimini uyarır. Kırışıklıkları düzeltmeye yardımcı olabilir ve erken cildin UV ışınlarından yaşlanmasını önleyebilir ( fotoyaşlanma ) Ayrıca, DNA hasarını geri yükleyerek ve oksidatif stresi azaltarak cildin yaşlanmasını geciktirebilir.
130’dan fazla kadınla yapılan klinik çalışmalarda, topikal niasinamid, kırışıklıkları ve ince çizgileri, cilt kızarıklığını ve sararmayı (solgunluğu) azaltırken, cilt elastikiyetini arttırmıştır. Niasinamid ve diğer şifalı otlar ve vitaminler içeren topikal kremler (retinol, resveratrol, aspir, E vitamini, kinetin ve diğerleri) kırışıklıkların ve ince çizgilerin görünümünü azaltmıştır. Bu kombinasyon aynı zamanda cilt netliğini, düzgünlüğünü, parlaklığını ve pürüzsüzlüğünü arttırmıştır.

4) Cilt Kanserini Önleyebilir

Melanom dışı cilt kanseri, cilt hücrelerinde DNA’ya zarar verebilen ve bağışıklık fonksiyonlarını azaltabilen UV radyasyonundan kaynaklanır. En agresif formlar skuamöz hücreli karsinomu ve aktinik keratozları içerir. Cilt kanseri riski yüksek 386 kişiden oluşan klinik bir çalışmada oral niasinamid, melanom dışı cilt kanseri oranını 12 ay sonra plaseboya kıyasla % 23 azaltmıştır. Ayrıca yeni skuamöz hücreli karsinom oranını % 30, aktinik keratozları plaseboya göre % 13 azaltmıştır.
Deri kanserli 74 kişiden oluşan başka bir klinik çalışmada oral niasinamid, aktinik keratozları plaseboya göre azaltmıştır. Hem insan hücrelerinde hem de farelerde, topikal ve oral niasinamid, DNA onarımını arttırmış ve UV ile tetiklenen immün baskılamayı önlemiştir. Ayrıca melanom kanseri hücrelerinin büyümesini, yayılmasını ve hayatta kalmasını da azaltmıştır. Oral niasinamid cilt hasarının ve aşırı UV maruziyetinin neden olduğu kanserin önlenmesine yardımcı olabilir.

5) Yüksek Fosfat Düzeylerini Düşürür

Sıçanlarda niasinamid, sodyum ve fosforu bağırsaktan kan dolaşımına taşıyan bir taşıyıcının aktivitesini düşürmüş, böylece fosfor kan seviyelerini aşağıya indirmiştir. Bu özellikle fosfat seviyeleri çok yüksek olan kronik böbrek hastalığı olan kişiler için yararlıdır. 450 den fazla yetişkin ve böbrek hastalığı olan 60 çocuk ile yapılan klinik çalışmalarda oral niasinamid, yüksek kan fosfatını azaltmış ve kalsiyum seviyelerini değiştirmeden iyi HDL kolesterolü artırmıştır.

6) Diyabet İlerlemesini Önleyebilir

Tip 1 diyabet hastalarında, pankreastaki insülin üreten beta hücreleri tahrip olur. Düşük insülin, yüksek kan şekeri ve düşük C-peptid genellikle tip 1 diyabete işaret etmektedir. 343 yetişkin ve tip 1 diyabetli 300 çocuk ile yapılan klinik çalışmalarda insülin tedavisine niasinamid eklenmesi normal C-peptid seviyelerini korumuştur. Beta hücrelerinin işlevini korumuş ve hastalık ilerlemesinin gecikmesine yardımcı olmuştur.
Sıçanlarda niasinamid, beta hücre yıkımını azaltarak, oksidatif stresi azaltmış , bağışıklık fonksiyonunu iyileştirerek normal insülin ve glikoz seviyelerini korumuş ve diyabeti önlemiştir. Bununla birlikte oral niasinamid, tip 1 diyabet riski yüksek olan 600’den fazla kişinin klinik çalışmalarında diyabeti önleyememiştir. Son olarak, niasinamid ayrıca tip 2 diyabetli 18 kişilik küçük bir çalışmada C-peptid ve kan şekeri seviyelerini de iyileştirmiştir.

7) Beyni Koruyabilir

Niasinamid, beyindeki oksidatif stresi azaltabilir, kan damarlarına ve sinir hücrelerine zarar verebilir. Sıçanlarda niasinamid, beyin hasarını azaltmış ve inmeden sonra iyileşmeyi sağlamıştır. Farelerde bilişi geri kazanırken ve belleği geliştirirken Alzheimer hastalığına (PSER1) bağlı bir genin ekspresyonunu azaltmıştır. Şizofreni hastalığına sahip 30 kişilik bir klinik çalışmada, B3 vitamini (niasin ve niasinamid) bir yıl sonra hastaların % 80’ini başarılı bir şekilde tedavi etmiş, oral niasinamid ancak plasebo grubunda sadece % 33’ünde ayrıca 3 kişide anksiyeteyi azaltmıştır.

8) Osteoartrit Tedavisinde Yardımcı Olabilir

Niasinamid, osteoartrit için katkıda bulunan inflamatuar bileşiği IL-1’i bloke eder. Osteoartriti olan 72 kişi üzerinde yapılan bir klinik çalışmada, niasinamid eklem hareketini iyileştirmiş, enflamasyonu düşürmüş ve anti-enflamatuar ilaçların kullanımını plaseboya kıyasla azaltmıştır.

9) Kanser Sağ kalımını Artırabilir

Larinks kanserli 446 kişi ve mesane kanserli 333 kişi ile yapılan klinik çalışmalarda, niasinamid ve karbogen ile kombine edilmiş radyo terapi sağ kalım oranlarını iyileştirmiş ve kanser tekrarını azaltmıştır. Karbogen kendisi tümörleri radyo terapiye karşı daha duyarlı hale getirdiğinden, niasinamidin etkisine katkıda bulunup bulunmadığı açık değildir.

Kaynakça:
cyrene.com.tr
paulaschoice.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.