Osteokalsin (OST) Testi Nedir?

Osteokalsin, kemiklerin oluşmasına ve korunmasına yardımcı olan bir proteindir. Düşük seviyeler diyabet, obezite, kalp hastalığı ve karaciğer problemleri riskini artırmaktadır. Osteokalsin testi kandaki osteokalsin miktarını ölçer. Osteokalsin, kemiklerde üretilen protein hormondur. Kemiklere kalsiyum sağlar, kemiklerin oluşumuna ve iyileşmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca osteokalsin insülin üretimini arttırır, kan şekeri seviyelerini dengeler, testosteron üretimini uyarır, kas gücünü ve beyin sağlığını iyileştirmektedir. Testten en az 12 saat önce biotin veya B7 vitamini içeren takviyeler alınmamalıdır. Aksi takdirde, testte herhangi bir şekilde hazırlanmaya gerek yoktur. Osteokalsin testi, normal serum düzeyleri ve doğal olarak osteokalsin düzeyinin nasıl arttırılacağı hakkında daha fazla bilgilere bu makalede bulunmaktadır.

Osteokalsin Testi Neden Uygulanır?

Osteokalsin kan seviyeleri kemik dönüşüm oranını yansıtır. Bu nedenle, osteokalsin testi osteoporoz, primer ve sekonder hiperparatiroidizm, kemik metastazlı kanser ve Paget hastalığı gibi kemik sağlığını etkileyen bozuklukları izlemek için yararlıdır. Doktor kemik oluşumu terapisinin ne kadar iyi çalıştığını izlemek için osteokalsin testini uygulamaktadır. Ayrıca, yukarıda belirtilen rahatsızlıklardan herhangi birini ve diğer kan işaretleyicileri ile teşhis etmek için de kullanılmaktadır. Doktorlar osteokalsin testini kemik oluşumu tedavisini izlemek veya kemik bozukluklarını teşhis etmek için diğer testlerle birlikte kullanırlar. Testten önce en az 12 saat biyotin alınmamalıdır.

Osteokalsin Serum Seviyeleri

Normal alan, serumdaki osteokalsin seviyeleri (kanın sıvı kısmı) genellikle ng/mL (mililitre başına nanogram) cinsinden rapor edilmektedir ve normal aralık 8-32 ng/mL’dir. 8 ng/mL’nin altındaki değerler düşük ve 32 ng/mL’nin üzerindeki değerler yüksek olarak kabul edilmektedir. Normal aralık laboratuvardan laboratuvara biraz değişebilmektedir. Bazı laboratuvarlar menopoz öncesi ve sonrası kadınlar için farklı seçenekler sunmaktadır.

Osteokalsin Nasıl Artırılır?

Bazı stratejiler, düşük osteokalsin seviyelerini artırmaya ve kemikleri güçlendirmeye yardımcı olmaktadır. Bu stratejiler aşağıdaki gibidir:
K vitamini: K vitamini, vücuttaki osteokalsini aktive etmek için gereklidir. K vitamini eksikliği kemiklerde osteokalsin proteini eksikliği ile sonuçlanmaktadır. Bu vitaminin eksikliği de düşük kemik mineral yoğunluğu ve artmış kırık riski ile ilişkilidir. 40 sağlıklı genç erkeğin plasebo kontrollü çalışmasın da, K vitamini takviyelerinin sadece 4 hafta sonra osteokalsin seviyelerinin arttırdığı bulunmuştur. Bu, vücudun insülin kullanımını (insülin direncini azaltarak) ve sağlıklı glikoz seviyelerinin korunmasını geliştirmiştir. Bu sonuçlar K vitamini takviyesinin genç erkekler, yaşlı kadınlar ve erkekler tarafından kullanılmasını içeren diğer klinik çalışmalarla uyumludur.
896 kişiden alınan kan örneklerinin analizi çoğu kişinin diyetlerinden K vitamini almadığını göstermiştir. Bununla birlikte, vücudun yeterince osteokalsin üretmesini sağlamak için K vitamini takviyesi olarak alınabilmektedir. Bunun için alınacak en iyi K vitamini türü K2 vitaminidir özellikle de MK-7 tipidir. Ancak, bazı kan inceltici ilaçlar (antikoagülanlar) alan kişilerin dikkatli olması gerekmektedir. MK-7 formundaki K2 vitamini de alındığında bu ilaçlardan bazılarının daha az etkili olma riski vardır ve bu yüzden bu kombinasyon önerilmemektedir. Bununla birlikte, K vitamini osteokalsini aktive eder ve kan seviyelerini yükseltir. Kişi kan inceltici kullanmıyorsa, özellikle MK-7 vitamin K2 takviyeleri önerilmektedir.
Egzersiz: Osteokalsin seviyeleri, fiziksel olarak daha aktif olan kişilerde daha yüksektir. 54 ergen üzerinde yapılan bir çalışmada, daha fazla fiziksel aktivite ile daha yüksek osteokalsin seviyeleri arasında bir bağlantı olduğu bulunmuştur. Osteoporozu olan 29 kadının (yaşları 71 ila 78 arasında değişmektedir) 12 hafta boyunca haftada 3 kez bir saatlik yapıkları egzersiz sonucunda, osteokalsin seviyeleri ve kemik mineral yoğunluğunun arttığı gözlemlenmiştir. Orta yaşlı 11 erkeğe ait bir araştırma, neredeyse en yüksek performans seviyelerinde 4 set 4 dakikalık bisiklet kullanımı sonucunda yani kısa süreli yüksek yoğunluklu bir egzersizin ardından birkaç saat boyunca osteokalsin seviyelerinin arttığını ve daha yüksek seviyelerde kaldıkları bulunmuştur. Bu, artmış insülin duyarlılığı ile de ilişkilidir.
Daha az yoğun egzersiz sürelerinin osteokalsin seviyelerini arttırabileceğine dair kanıtlar da bulunmaktadır. Orta yaşlı 31 denekten oluşan bir çalışmada, haftada 3-4 gün bir saat boyunca bisiklete binme sonrası osteokalsin düzeylerinde anlamlı bir artış olduğu bulunmuştur. 39 obez fakat sağlıklı olan genç erkek çalışmasında, haftada dört seans ile 8 haftalık bir egzersiz programı izleyenler osteokalsin ve leptin düzeylerini arttırdığı gözlemlenmiştir. Yani düzenli egzersiz osteokalsin seviyelerini yükseltir ve kemik sağlığını desteklemektedir.
Diyet/Kalori kısıtlaması: 107 yaşlı, zayıf erişkinleri içeren bir çalışmada, kalori kısıtlama diyeti ile osteokalsin kan seviyelerini yükselttiği bulunmuştur. 49 obez erkekte yapılan bir çalışmada osteokalsin kan seviyeleri kilo kaybından sonra arttığı gözlemlenmiştir. Bununla birlikte 71 postmenopozal kadının çalışmasında, kilo kaybı ile osteokalsin arasında bir ilişki bulunamamıştır. Son olarak, 178 obez kişide, yüksek osteokalsin seviyeleri vücut yağının azalması ile ilişkilendirilmiştir. Bununla birlikte, osteokalsin seviyeleri kilo kaybettikten sonra gerçekte azalmıştır. Yani kilo kaybı ve kalori kısıtlaması, aşırı kilolu kişiler için faydalı olan osteokalsin seviyelerini düşürebilmektedir.
D vitamini: D vitamini doğrudan osteokalsin üretimini uyarmaktadır. 51 ila 63 yaş arasındaki 76 obez fakat başka türlü sağlıklı menopozal kadınların klinik çalışmasında, kalori kısıtlı diyetle birlikte D vitamini takviyesi, yalnızca diyetle karşılaştırıldığında osteokalsini ve gelişmiş insülin duyarlılığını arttırdığı bulunmuştur. Bununla birlikte D Vitamini vücutta osteokalsin üretmeye yardımcı olur ve kemik gücünü arttırmaktadır.
Çinko: Çinko takviyeleri ortalamadan daha kısa olan 22 çocukta osteokalsin seviyelerinin arttığı gözlemlenmiştir. Bununla birlikte, bu daha fazla büyüme boy ve kilo ile ilişkilendirilmemiştir.
Manganez: Fareler üzerinde yapılan bir çalışmada Manganez takviyelerinin osteokalsin seviyelerini, kemik mineral yoğunluğunu ve kemik oluşumunu arttırdığı bulunmuştur. Yani hem çinko hem de mangan osteokalsini arttırırken, mangan kemikleri de güçlendirebilmektedir.
Zeytinyağı: Kemik kitlesi azalmış (ancak osteoporoz tanısı olmayan) postmenopozal kadınların 12 aylık klinik bir araştırması, zeytin ağacı özünün kan osteokalsin düzeylerini arttırdığını ve omurgadaki kemik yoğunluğunun artmasına yol açtığı bulunmuştur. Ayrıca sızma zeytinyağı ile zenginleştirilmiş Akdeniz diyetinin sürekli tüketilmesi, kalp hastalığı riski yüksek olan 42 yaşlı erkekte osteokalsin düzeylerinin arttığı tespit edilmiştir.
Omega-3 yağ asitleri: Fareler üzerine yapılan bir çalışmada Omega-3 yağ asidi, artmış osteokalsin seviyelerini desteklediği bulunmuştur. Bu kemikler için faydalı olmaktadır, ancak bu bağlantı gösterilmemiştir ve bu nedenle daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bununla birlikte Osteokalsin seviyelerini ve kemik yoğunluğunu artırmak için zeytinyağı ve omega-3 yağ asitleri alımı artırılmalıdır.
Ellagik asit: Ellagik asit, ceviz, fındık, nar, ahududu, çilek ve kızılcık gibi birçok meyve ve sebzede bulunmaktadır. Hücre hasarını önleyen antioksidan olarak işlev görmektedirler. Fareler üzerinde yapılan çalışmada Ellagik asit, diş çekimi sonrası osteokalsin düzeyini arttırdığı bulunmuştur.
Süt devedikeni: Süt devedikeni tohumlarının ana bileşeni silimarindir. Silimarin kemik kırıklı farelerde osteokalsin, kemik iyileşmesi ve kemik yoğunluğunu arttırdığı tespit edilmiştir.
Icariin: Icariin, Epimedium bitkisinin ( Horny Goat Weed) bir flavonoidudur. 24 aylık bir DB-RKÇ, icariinin menopoz sonrası kadınlarda kemik kaybını önlemeye yardımcı olabileceğini düşündürmektedir. Icariin osteokalsin düzeylerini korumuş ve kemik dokusu kaybını önlemiştir. Ellagik asit, süt devedikeni ve icariin osteokalsini artırabilir ve kemik kaybını önleyebilmektedir.
İnsülin tedavisi/düşük glikoz: Tip 1 diyabet, özellikle glukoz seviyeleri kötü kontrol edildiğinde iskelette değişikliklere neden olabilmektedir. Çeşitli çalışmalar insülin tedavisinin osteokalsin düzeylerini arttırdığını ve bu da tip 1 diyabetlerde kemik yapısının ve esnekliğin iyileşmesine yol açtığını göstermiştir.
Alendronat: Alendronat (Fosamax, Binosto) osteoporoz ve Paget hastalığını tedavi etmek için kullanılan bir ilaçtır. Alendronatın düşük dozlarda kullanımı artmış osteokalsin ve gelişmiş kemik onarımı ile ilişkilidir.
Teriparatid: Teriparatid, osteoporozu tedavi etmek için kullanılan bir paratiroid hormondur. Romatoid artritli yaşlı kadınlarda yapılan bir çalışmada, teriparatid ile uzun süreli tedavi (48 hafta) osteokalsin düzeylerini arttırdığı tespit edilmiştir. Romatoid artritli kişilerin osteoporoz riski daha yüksek olduğu için teriparatid ile ön tedavi yararlı olabilmektedir. Alendronat ve teriparatid osteokalsini artıran ilaçlardır. Ayrıca osteoporozu tedavi etmek için kullanılmaktadır.
Ibutamoren: Ibutamoren, büyüme hormonu seviyesini artıran bir maddedir. İbutamoren alan yaşlı erişkinlerde osteokalsin seviyeleri artmış, bu tedavinin yaşlılarda kemik sağlığını iyileştirmede olumlu etkisi olduğu gösterilmiştir. Bununla birlikte çalışmalar etkinliğini ve güvenliğini onaylayana kadar ibutamoren’i tıbbi gözetim altına almadan önlemeyi tavsiye edilmektedir.
Sigara: Sigara içmek osteokalsin üreten genlere müdahale ederek osteokalsin seviyelerini düşürmektedir. Bu kemik iyileşmesinde zorluklara yol açabilmektedir, ağız ve çenedeki (alveolar kemik) kemik dokusunu zayıflatarak dişleri ve diş implantlarını gevşetmektedir. Ayrıca sigara içmek kronik sakız iltihabı (periodontitis) ile ilişkili tükürükteki osteokalsin seviyelerini de azaltmaktadır. Sigara içmek osteokalsin seviyesini düşürür ve kemik iyileşmesini yavaşlatmaktadır.
Glukokortikoidlerden kaçınmak: Glukokortikoidler iltihabı önleyen steroid hormonlardır. Astım ve romatoid artrit tedavisinde sıklıkla kullanılmaktadır. Bununla birlikte, glukokortikoidler kemiklerde osteokalsini azaltabilir ve bu da düzenli olarak glukokortikoid alan kişilerde osteoporoz riskini artırmaktadır. Romatoid artritli 208 hastada glukokortikoid dozajının azaltılması osteokalsin düzeylerinde ve kemik metabolizmasında iyileşmelere neden olmuştur. Glukokortikoidler, uzun vadede osteokalsin seviyelerini azaltabilen ve osteoporoz riskini artırabilen steroid anti-enflamatuar ilaçlardır.
Demir eksikliği: Demir eksikliği ile düşük osteokalsin arasında bir bağlantı vardır. Farelerde demir eksikliği osteokalsin, daha düşük kemik mineral yoğunluğu ve daha düşük kemik mukavemetini azalttığı bulunmuştur. Kişinin osteokalsin seviyeleri düşükse, suçlu olarak eksiklikten kurtulmak için demir seviyeleri kontrol ettirmelidir.
Genetik: BGLAP, Osteokalsin Genindeki iki SNP, kişiyi yüksek veya düşük osteokalsin seviyelerine eğilimli yapabilmektedir. Bu genler aşağıdaki gibidir:
RS1800247: Bu genin T varyantı daha yüksek osteokalsin seviyeleri ile ilişkiliyken, C varyantı düşük osteokalsin seviyeleri ile bağlantılıdır. 5.561 yaşlılarda, rs1800247’nin T varyantı, kadınlarda daha yüksek osteokalsin seviyeleri ile ilişkilendirilmiştir. Erkeklerde, T varyantı olanlarda kemik kırığı riski daha yüksektir. Ancak, 302 sporcu ile yapılan bir başka çalışmada, bu değişken ile kemik kalitesi arasında ilişki gözlenmemiştir. Bu genetik değişken, sadece yaşlı kişilerle ilgili olabilmektedir. 5.647 kişiden oluşan bir başka çalışmada, C varyantı olanlarda daha düşük kan basıncı riski (hipertansiyon) bulunmaktadır. Bunun nedeni osteokalsinin insülin duyarlılığını ve enerji metabolizmasını iyileştirmesi olabilmektedir.
RS1543294: Bu değişken osteokalsin genine yakın bulunur ve üretimini etkileyebilmektedir. 998 kadında, rs1543294 varyantı osteoporozla ilişkili kırık riskinin yüksek olması ile ilişkili bulunmuştur. Osteokalsin genindeki genetik varyantlar (BGLAP), özellikle yaşlılıkta düşük veya yüksek osteokalsin seviyelerine sahip olma riskini artırmaktadır.
Osteokalsin serum seviyeleri kemik bozukluğunu ortaya çıkarabilmektedir. Doktorlar osteokalsin testinin diğer kan işaretleyicileri ile birlikte tanı koymalarını kolaylaştırmaktadır. Ayrıca kemik geliştirici ilaçların ne kadar iyi çalıştığını izlemek için de kullanılmaktadır. Testten en az 12 saat önce niasin kullanılmamalıdır. Serumdaki normal osteokalsin aralığı 8- 32 ng/mL’dir.
Kişinin seviyeleri düşükse veya kemikleri zayıfsa, K2, omega-3 ve zeytinyağı alımını artırmayı düşünmelidir. K vitamini, vücuttaki osteokalsini aktive etmek için gerekli olduğu için özellikle önemlidir. Ayrıca düzenli egzersiz yapmalı, yeterince D vitamini almalı, sigara içmeyi bırakmalı ve obezite sorunu varsa kilo verilmelidir. Manganez, çinko ve süt devedikeni takviyeleri de yardımcı olabilmektedir.

Kaynakça:
mayocliniclabs.com
biovendor.com
hindawi.com
academic.oup.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :