Rosacea (Roza) Hastalığı Nedir, Nasıl Bir Hastalıktır, Tedavisi Nasıl Yapılır?

Rosacea (roza) hastalığı en sık yüzü etkileyen kronik, inflamatuar bir cilt hastalığıdır. Yaygın bir cilt hastalığı olan rosacea, kırmızı bir yüzden daha fazlasına neden olur. Hastalık genellikle diğer insanlardan daha kolay kızarma ya da kabarma eğilimi ile başlar. Kızarıklık burun dışına, alnına, çeneye ve yanaklara yayılabilir. Kulaklar, göğüs ve sırt bile kırmızı olabilir. Akne roza ya da bazen gülleme, gül hastalığı isimleri ile de tanınan rosacea hastalığı, genellikle akne, egzama veya cilt alerjisi ile karıştırılır, tedavi edilmeyip kendi haline bırakıldığında zamanla kötüleşir. Sıklıkla yanlış tanı konduğundan insidans (yeni olguların sayısı) sanıldığından çok daha yüksek olabilir. Rosacea, kuzey Avrupa kökenli açık tenli insanları arasında daha yaygındır. Rosacea hastası olan çoğu insan:
*30 ile 50 yaş arasındadır.
*Açık tenli, sıklıkla sarı saçlı ve mavi gözlüdür.
*Kelt veya İskandinav soyundandır.
*Muhtemelen soyunda rosacea veya şiddetli aknesi olan birileri vardır.
*Muhtemelen çok sayıda akne veya akne kisti ve / veya nodülü geçirmiştir.
Bazı insanlar roza hastası olmaya daha yatkındır, ancak herkes bu cilt hastalığına yakalanabilir. Her renkten insanda ve çocuklarda roza hastalığı görülebilir.
Sebeplerinin tam olarak anlaşılamamasına ve tedavisi olmamasına rağmen, semptomları hafifletmek için çeşitli yollar vardır.

Roza (Gül) Hastalığının Türleri

Rozada çok fazla işaret ve belirti olduğu için, bilim insanları 4 alt tipe ayırmıştır. Bazı hastalarda rozanın birkaç tipi bir arada olabilir. Her alt tip farklı tedavi gerektirir. Rosacea hastalığının alt tipleri şunlardır:
*Eritematotelanjektazik rosacea, görünür kan damarlarıyla birlikte kızarıklık ve al basması özelliğine sahiptir.
*Papülopüstüler rosacea, akneye benzeyen kızarıklık, şişme ve kabuklanmaları içerir.
*Fimatöz rosacea, cildin kalınlaşmasına ve pürüzlenmesine neden olur.
*Oküler rosacea gözlerde kızarıklık ve tahrişe, şişmiş göz kapaklarına neden olur. Görünüm arpacığı andırabilir. Steroid rosacea olarak bilinen bir durum, özellikle dermatit ve vitiligo tedavisinde kullanılan kortikosteroidlerin uzun süreli kullanımından kaynaklanabilir. Yüzün orta kısmında kalıcı bir kızarıklık gelişebilir.

Nedenleri

Bilim insanları roza’ya ya da gül hastalığına neyin yol açtığından emin değildir, hala rosaceanın nedenini bulmaya çalışmaktadır. Rosacea incelenerek bazı önemli ipuçları bulunmuştur. Aşağıdaki faktörlerin katkıda bulunduğu düşünülmektedir:
Yüz kan damarlarındaki anormallikler: Cilt uzmanları (dermatologlar), yüzün kan damarlarındaki anormalliklerin kızarma, kalıcı kızarıklık ve gözle görülür kan damarlarına neden olduğunu ileri sürmektedir. Kan damarlarının iltihabına neden olan şey hala bir gizemdir.
Açık ten rengi: Diğer insanlarla karşılaştırıldığında rosacea hastalığı gelişenlerin çoğu açık tenli insanlardır.
Demodex folliculorum (mikroskobik akarlar ya da maytlar): Demodex folliculorum türü mikroskobik maytlar insanların derisinde doğal olarak yaşayan mikroorganizmalardır. Bu akarlar burun ve yanaklarda yaşamayı sever ve bu da rosaceanın sıklıkla ortaya çıktığı yerdir. Pek çok çalışma rosacea hastalarının ciltlerinde çok sayıda bu akar olduğunu göstermiştir. Sorun, rosacea sahibi olmayan bazı kişilerin derisinde çok sayıda bu akarın olmasıdır. Akarların rozaya neden olup olmadığı veya rozanın akarların aşırı çoğalmasına neden olup olmadığı belirsizdir.
H. pylori bakterileri: Bağırsakta bulunan bakteri türlerinden biridir. Bu bakteriler küçük polipeptitlerden olan bradikinin’lerin üretiminin uyararak kan damarlarının genişlemesine neden olurlar. H pylori, roza hastalığı olan kişilerde yaygındır. Uzmanlar bu bakterinin roza hastalığının gelişiminde rol oynayabileceğini öne sürmektedir. Bilim, H pylori’nin rosaceaya neden olabileceğini ispat edememiştir. Rosacea bulunmayan birçok insanda H pylori enfeksiyonu vardır.
Aile öyküsü (kalıtım, genler): Roza veya gül hastası olan birçok kişinin bu hastalığa sahip bir yakın akrabası vardır. Bu hastalıkla ilgili gen mirası mümkündür.
Bağışıklık sistemi: Bilim insanları, akne benzeri rosacea hastalarının çoğunun, Bacillus oleronius adı verilen bakterilere tepki gösterdiğini bulmuştur. Bu tepki, bağışıklık sisteminin aşırı reaksiyona girmesine neden olur ancak bunun rosaceaya yol açıp açmayacağı hala bilinmemektedir.
Cathelicidin: Normalde cildi enfeksiyondan koruyan bir protein olan cathelicidin kızarıklığa ve şişmeye neden olabilir. Rozalı kişilerde bu maddenin miktarı çok yüksektir ancak tıp henüz bu yükselişin nedenini çözememiştir.

Rosacea Tetikleyicileri

Roza belli aktivitelerle kötüleşir. Roza’sı olan biri yılın belli zamanlarında veya belirli şeyler yaptığında hastalığının kötüleştiğini fark edebilir. Kışın, soğuk ve rüzgârlı bir günde dışarıda iken yüze ait cilt tahriş olabilir. Bir bardak kırmızı şarap içtikten sonra kişinin yüzü sıcak ve rahatsız olabilir. Roza’yı kötüleştiren her şeye tetikleyici denir. Pek çok şey tetikleyici olabilir ve tetikleyiciler kişiden kişiye değişme eğilimindedir. En yaygın rosacea tetikleyicilerinden bazıları şunlardır:
*Aşırı sıcaklık
*Güneş ışığı, nem veya rüzgar
*Stres, kaygı, öfke, utanç
*Güçlü egzersiz
*Sıcak banyolar veya saunalar
*Kortikosteroidler ve yüksek tansiyon tedavisi için kullanılan bazı ilaçlar
*Öksürük, soğuk algınlığı, ateş gibi tıbbi durumlar
*Hipertansiyon (yüksek tansiyon) gibi bazı kronik tıbbi durumlar
*Bazı cilt bakımı veya saç bakım ürünleri
Rosacea’yı tetikleyebilecek yiyecek ve içecekler şunlardır:
*Sıcak yiyecekler ve içecekler
*Kafein
*Süt Ürünleri
*Baharatlar ve kapsaisin içeren örneğin acı sos, Arnavut biberi ve kırmızı pul biber, toz biber gibi çeşniler
*Alkol, özellikle kırmızı şarap
*Domates, çikolata ve narenciye gibi sinnamaldehit içeren gıdalar

Stresin Yönetilmesi

Uzmanlar stresin roza hastalığının önemli bir tetikleyicisi olduğunu söylemektedir. Stres seviyesini azaltmak için alınabilecek önlemler alevlenme ve mevcut semptomların daha da kötüleşmesini önlemeye yardımcı olacaktır. Stresi azaltma adımları arasında düzenli egzersiz, her gece en az 7 saat kaliteli uyku ve sağlıklı, dengeli bir beslenme yer alabilir. Kuvvetli egzersiz genellikle tetikleyici olduğundan, roza ya da gül hastalarının yürüme veya yüzme gibi düşük yoğunluklu egzersiz yapmaları önerilir. Tai Chi, yoga, bazı meditasyonlar ve nefes egzersizleri stresin azalmasına yardım edebilir.

Rosacea Belirtileri

Bir şeyin cildi tahriş ettiğini fark edilirse, kaçınıldığında ne olacağına, cildin daha iyi hissedip hissetmediğine, daha iyi görünüp görünmediğine bakılmalıdır. Tedavi, rozanın kötüleşmesini önleyebilir. Rosacea ile ilişkili birçok belirti ve bulgu vardır ancak kişiden kişiye önemli ölçüde değişebilir. İşaret veya belirtilerden herhangi biri fark edilirse roza ya da gül hastalığı olup olmadığını öğrenilmelidir. Roza kronik bir durumdur, yani yaşam boyunca görülebilir. Rosacea’nın ana belirtisi fasiyal püstüllerin gelişimidir. Aşağıdaki diğer belirtiler ve bulgular çoğu durumda mevcut olma eğilimindedir:
Al basması (kolayca kızarma): Kızarma atakları 5 dakika kadar sürebilir. Kızarıklık, yüzden boyuna ve göğse doğru yayılabilir. Bazı kişiler cildin kızarma dönemlerinde rahatsız edici derecede sıcak hissettiğini söylemektedir.
Yüz derisi hiper-reaktivitesi: Hassas kan damarları, dokunma ve güneş ışığı gibi bazı diğer fiziksel uyaranlarla kolayca genişler. Çoğu zaman bu durum yanlışlıkla “hassas cilt” olarak adlandırılmaktadır ancak rosacea hastalığındaki hassas cilt damarlarından ve hassas cilt hücrelerinden kaynaklanmaktadır.
Kalıcı kızarıklık: Bazen, kızarma ataklarını sonunda kalıcı yüz kızarıklığı oluşabilir. Kızarıklık, güneş yanığı gibi yama şeklinde olup kaybolmayabilir. Bunun nedeni, yüz derisinin yüzeyine yakın yüzlerce küçük kan damarının genişlemesidir.
Sivilce, papüller ve püstüller (İnflamatuar rosacea): Bazen yüzde küçük lekeler, papüller ve püstüller görülür, bu aynı zamanda inflamatuar rosacea olarak da bilinir. Ergenlik sivilcelerine olan benzerlikleri nedeniyle yanlış teşhis yaygındır. Bununla birlikte, rosacea, ergen sivilcelerden farklı olarak siyah noktalara sahip değildir.
İltihaplı kan damarları (vasküler rosacea): Rozanın belirtilerinin ilerlemesiyle ve kötüleşmesiyle burunda ve yanaklarda bulunan küçük kan damarları şişerek daha belirginleşir (telanjiektazi) ve bazen örümcek ağları gibi görünebilir.
Burun etrafındaki rinofima veya fazla yüz derisi: Şiddetli rosacea, özellikle burun çevresindeki yüz derisinin kalınlaşmasına neden olabilir. Burun yumrulu ve genişlemiş (rinofima) olabilir. Bu çok nadir görülen bir komplikasyondur ve erkekleri kadınlardan çok daha fazla etkileme eğilimindedir.
Oküler rosacea: Gözlerde yanma, kumlanma hissi vardır, gözler kan çanağına dönüşebilir. Göz kapağının içi iltihaplı (blefarit) ve konjonktivite neden olan pullu bir şekilde görünebilir. Bazı insanlar kontakt lenslere tolerans göstermeyebilir ve arpacık oluşabilir. Nadiren görmede bulanıklık oluşabilir.
Yüz şişmesi: Aşırı sıvı ve proteinler kan damarlarından sızar ve sonunda sızıntıyı yeterince hızlı bir şekilde tahliye edemeyen lenfatik sistemi altüst eder. Bu, yüz cildinde sıvı birikmesine neden olur.

Yaşam Kalitesini Etkilemesi

Rosacea kişiyi cilt ve gözlerden daha başka konularda da etkileyebilir. Rosacea kronik (uzun süreli) bir cilt hastalığı olduğundan, bir insanın yaşam kalitesini düşürebilir. Rosacea hayatı tehdit eden bir durum olmasa da, görünüm üzerindeki etkisi genellikle hastayı utandırır, sinirli, endişeli ve özgüvensiz bırakır. Pek çok insan işte, evlendiklerinde ve yeni insanlarla tanıştıklarında sorunlar yaşadığını bildirir. Anketler ve çalışmalar rosacea ile yaşamanın aşağıdakilere neden olabileceğini bildirmiştir:
Hayal kırıklığı ve utanç hissi: ABD’de Ulusal Rosacea Topluluğu tarafından yapılan anketlerde, rosacea hastalarının yüzde 41’inin halkla temastan kaçındığı veya sosyal anlaşmaları iptal ettikleri anlaşılmıştır.
Endişelenme: İnsanlar, roza hastalığının daha da kötüleşeceğinden ya da yara izlerine neden olacağından endişe duymaktadır. Hastalar ayrıca roza tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri konusunda endişe duymaktadır.
Düşük benlik saygısı: Ulusal Rosacea Topluluğu’nun yaptığı araştırmalar, rosacea ile yaşayan insanların neredeyse yüzde 70’inin kendine güvenini kaybettiğini ve benlik saygısının düştüğünü göstermiştir.
İşle ilgili sorunlar: Yapılan araştırmalar ayrıca rosacea şiddetli olduğunda, insanların yüzde 70’inin hastalığının işteki etkileşimlerini etkilediğini göstermektedir. Araştırmalardan çıkan sonuçlara göre rozalı insanların neredeyse yüzde 30’u bu durumun işlerini kaybetmesine neden olduğunu söylemektedir.
Anksiyete ve depresyon: Beklenmedik şekilde kızaran ve ateşlenen bir cilt rahatsızlığıyla yaşamak, başka insanların bu kişilerde bir içki problemi olduğuna inanmasına neden olabilir. Duruma böyle bakılacağının düşünülmesi hasta kişilerde endişe ve depresyona neden olabilir.
Tedavi, bir insanın yaşam kalitesini arttırıyor gibi görünmektedir. Rosacea hakkında iyi bilgilendirilmiş olan hastalar komplikasyonlar veya nükslerle daha iyi başa çıkabilir. Duygusal sağlık genellikle belirtiler başarılı bir şekilde çözüldüğünde geri kazanılır. Bu, bireylerin uzun süren tedaviye uymaları ve durumlarını daha kötüye götürebilen koşulları minimuma indirgeyecek tedbirler almasıyla daha mümkündür. Çalışmalar, insanların daha az roza belirtileri olduğunda, yaşam kalitelerinin arttığını göstermektedir. Yoğun sıkıntı, utanç veya hayal kırıklığı duyguları yaşarsa, bireylerin bir psikiyatrist ile konuşmaları iyi olur. Bir danışmanla veya tıbbi sosyal hizmet uzmanıyla konuşulması da tavsiye edilebilir.

Roza Hastalığının Teşhisi

Ciltteki rosacea belirtileri akne, seboreik dermatit, alerjik reaksiyon veya lupus gibi diğer birçok duruma benzeyebilir. Roza (rosacea) hastalığı için klinik bir test yoktur. Bir cilt doktoru hastanın cildini inceledikten, belirtileri ve tetikleyicileri sorduktan sonra tanı koyar. Genişlemiş kan damarlarının varlığı, doktorun onu diğer cilt hastalıklarından ayırt etmesine yardımcı olacaktır. Kafa derisinde
Kulaklarda veya kafa derisinde döküntüye rastlanması çoğunlukla daha farklı ya da roza ile birlikte gelişen bir duruma işaret edebilir. Erken teşhisle ve uygun tedaviyle rozanın ilerleme riski kayda değer derecede azalır. Eğer lupus ve daha farklı bir hastalıktan şüphe edilirse çeşitli testler istenebilir. Cildi etkileyen durumların teşhis ve tedavisinde diğer doktorlardan daha fazla eğitim aldıkları için bir dermatolog ile görüşülerek, kesin bir teşhis ve görüş alınmalıdır.

Tedavi Yöntemleri

Rosacea’nın kesin tedavisi yoktur. Bununla birlikte, belirti ve semptomları hafifletebilecek çeşitli yollar bulunur. Tedavi belirtilerin hafifletmesini, böylece daha rahat hissedilmesini sağlar, rosaceanın kötüleşmesini ve gözleri etkilemesini önler. Yaşam tarzı değişikliklerinin ve ilaçların kombinasyonuyla genellikle iyi sonuç alınır. Bir dermatolog cilt üzerindeki lekeleri maskeleyen kamuflaj kremlerini reçeteye yazabilir. Rosacea için bir tedavi planı genellikle cilde karşı nazik davranmayı, rosacea dostu cilt bakım ürünlerinin kullanımını, cilde ilaç uygulamayı ve tetikleyicilerden kaçınmayı içerir.
1-İlaçla tedavi: Tedavi, reçete edilen aşağıdaki topikal ilaçlar (cilde uygulanır) ve oral ilaçlar (yutulan haplar, tabletler veya kapsüller) kombinasyonunu içerebilir:
Topikal ilaçlar: Bunlar iltihabı ve kızarıklığı azaltır, cilde günde bir veya iki kez uygulanır. Genellikle bazı oral ilaçlar ile birlikte kullanılırlar. Antibiyotikler, azelaik asit, benzoil peroksit ve tretionin genellikle reçete ile verilen topikal ilaçlar arasındadır.
Oral antibiyotikler: Bunlar, anti-inflamatuar özellikleri için reçete edilebilir. Oral antibiyotikler topikal olanlardan daha hızlı sonuç verme eğilimindedir. Örnekler tetrasiklin, minosiklin ve eritromisindir.
İzotretinoin (Accutane): Bu oral ilaç bazen, başka tedaviler işe yaramadıysa, ciddi iltihaplı roza vakalarında kullanılır, yağ bezlerinden yağ üretimini ve salınımını engeller ve oldukça güçlüdür. Yan etkiler ciddi olabileceğinden hastanın yakından takip edilmesi gerekir.
Blefamid: Bazen oküler rosacea ( göz semptomlarının varlığı) hastaları için reçete edilen spesifik bir steroid göz damlası türüdür. Göz damlası 3 gün ila 1 hafta süreyle günlük olarak uygulanır.
Tetrasiklinler: Bu geniş spektrumlu antibiyotik türü oküler rosacea belirtilerini tedavi etmek için kullanılır. Doksisiklin kuruluk, kaşıntı, bulanık görme ve fotosensitivite (ışığa duyarlılık) belirtilerini iyileştirmeye yardımcı olur.
2-Lazer tedavisi: Görünürlüğü artan kan damarlarının (telanjiektazi) azaltılması veya küçültülmesi için İntense Pulse Light (Yoğun Atımlı Işık) kullanan bir lazer cihazı ile uygulama yapılır. Bu bir dermatolog tarafından yapılmalıdır. İşlem biraz ağrıya neden olsa da, çoğu hasta anesteziye gerek kalmadan tolere edebilir. Lazer tedavisi bazen morarmaya, ciltte kabuklanmaya, şişmeye, hassasiyete ve çok nadiren enfeksiyona neden olabilir. Bu komplikasyonlar genellikle birkaç hafta içinde kaybolur, ancak enfekte olursa antibiyotik gerektirebilir.
3-Kalınlaşmış ciltler için plastik cerrahi (Rinofima): Şişen genişlemiş bir kırmızı burnun, şişmiş yanakların, burnun altındaki ve onun yakınlarındaki yanak derisinde kalınlaşmış şişliklerin varlığı durumunda hastalar estetik cerraha yönlendirilebilir. Fazla dokuyu çıkarmak ve burnu yeniden şekillendirmek için lazer veya neşter ameliyatı yapılabilir. Dokuyu küçültmek için bir karbondioksit lazeri de kullanılabilir.

Doğal Çareler, Önlemler

Yaşam tarzının değiştirilmesi ve ev önlemleri semptomları kontrol etmeye yardımcı olabilir ve herhangi bir tıbbi tedaviyle birlikte kullanılabilir. Buradaki anahtar, belirtileri tetikleyebilen ya da kötüleştirebilen aşağıda örnekleri verilmiş olan herhangi bir şeye maruz kalmayı en aza indirmektir:
*Güneşe maruz kalındığında, en az 15 güneş koruma faktörü (SPF) olan geniş spektrumlu bir güneş koruyucu kullanılmalıdır.
*Kışın bir eşarp veya kayak maskesiyle yüz korunmalıdır.
*Yüzdeki cildi ovalanmaktan veya dokunmaktan kaçınılmaya çalışılmalıdır.
*Yıkarken problemli bölgelere nazik bir temizleyici uygulanmalıdır.
*Cilde tahriş edici veya alkol içeren yüz ürünü kullanılmamalıdır.
*Cilt ağrıyorsa, nemlendirici kullanılmalıdır.
*Topikal ilaç kuruduktan sonra sadece nemlendirici uygulanmalıdır.
*Sadece nonkomedojenik etiketli cilt ürünleri kullanılmalıdır. Bunlar yağ ve ter bezi gözeneklerini tıkamaz.
*Çok sıcakta kalınmamalıdır.
*Alkollü içecek tüketmekten kaçınılmalıdır.
*Bir elektrikli tıraş makinesinin ciltteki alevlenmeleri tetikleme olasılığı normal tıraş makinelerine göre daha düşüktür.
*Tetikleyici, baharatlı besinlerden uzaklaşılmalıdır.
*Tetikleyici ve kaçınılması gereken olası yiyecek ve içeceklerin bir listesi oluşturulmalıdır.
*Yeşil veya sarı pre-fondöten kremleri (makyaj tabanı) ve pudralar cildin kızarıklığını gidermeye yardımcı olabilir.
*Doktor tedavinin bir parçası olarak dahil etmedikçe, reçetesiz satılan steroid kremlerden kaçınılmalıdır. Bu kremler orta veya uzun vadede semptomları kötüleştirebilir.

Kaynakça:

https://www.medicalnewstoday.com

Yazar: Müşerreş Özdaş

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :