Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Prolaktin Kan Testi Nedir, Yüksek ve Düşük Seviyelerin Nedenleri Nelerdir?

0 24

Prolactin (PRL), doğum sonrası kadınlarda anne sütü üretimini uyaran bir hipofiz hormonudur. Her iki cinsiyette de bağışıklık sistemini, zihinsel sağlığı ve metabolizmayı desteklemektedir. Rolü ve sekresyonunu kontrol eden faktörler hakkında bilgiler bu makalede yer almaktadır.

Prolaktin Kan Testi Ne Zaman Yapılır?

Hamile ve emziren kadınlar normalde yüksek prolaktin seviyelerine sahiptir. Hamile olmayan kadın ve erkeklerde anormal düzeyler, anormal meme boşalması ve doğurganlık sorunları da dahil olmak üzere farklı belirti ve semptomlara neden olmaktadır. Kadınlarda, adet düzensizliği veya eksik dönemlere ve erkeklerde erektil disfonksiyon veya libido azalmasına yol açmaktadır. Doktor testin yüksek veya düşük prolaktin semptomları tetikleyip tetiklemediğini öğrenmek isteyebilirler. Ayrıca test hipofiz tümörlerini ve bozulmuş dopamin sinyallemesine sahip tıbbi koşulları da taramaktadır. Prolaktin, seksüel hormonların çalışmasının bir parçası olmaktadır ve bu hormonlar aşağıdaki gibidir:
• Progesteron
• FSH
• GnRH
• LH
• Östradiol
• Testosteron

Teste Hazırlık Nasıl Yapılır?

Uzmanlar, kişi uyandıktan 3-4 saat sonra prolaktin kan testi yapmayı önermektedirler. Bu test uygulamasından önce meme stimülasyonundan, cinsel ilişkiden, stretten ve fiziksel muayeneden kaçmayı önermektedirler. Bu aynı zamanda, kan alımından hemen önce göğüs muayenesi yapılması gerektiği anlamına gelmektedir. Doktorlar genelde, stresin ve diğer dış etkenlerin etkilerini en aza indirmek için 30 dakika içinde başka bir kan örneği almayı tercih etmektedirler. Çünkü anormal sonuçlarda, en doğru sonuçları elde etmek için test tekrarlanması gerekebilmektedir.
Normal Seviye Değerleri Nelerdir?
Normal prolaktin kan seviyeleri cinsiyetler arasında değişmektedir ve belirlenen bu seviyeler aşağıdaki gibidir:
Erkekler: 3-15 ng/mL (mcg/L)
Kadınlar: 4-23 ng/mL (mcg/L)
Hamile Olanlar: 34-386 ng/mL (mcg/L)
Çocuklar: 3,2-20 ng/mL (mcg/L)
Kadınlarda prolaktin, adet döngüsünün evresine bağlı olarak biraz değişiklik göstermektedir. Bununla birlikte hamilelik sırasında seviyeler artmaktadır ve doğumdan önce 20x’e kadar normal değerlere ulaşabilmektedir. Öte yandan, prolaktin düzeyleri sağlıklı erkeklerde sabit kalmaktadır ve yaşlanma ile birlikte hafifçe düşüşe geçmektedir. Ayrıca strese yanıt olarak tavan yapabilmektedir ve bunun dışında etkileyen başka faktörlerde bulunmaktadır.

Yüksek Prolaktin Seviyeleri

Prolaktin seviyeleri üreme sağlığının bir işaretidir. Düşük veya yüksek seviyeler, kişi de semptom yoksa veya doktoru kişiye endişelenmemesini söylerse, mutlaka bir sorun belirtmediği bilinmelidir.

Nedenleri

Yüksek kan prolaktin (> 25 ng/mL) veya hiperprolaktinemi çoğunlukla 25-34 yaş arası genç kadınları etkilemektedir. Bazı durumlar nedeniyle normal bir durum olabilmektedir ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Hamilelik
• Emzirme
• Meme ve meme ucu stimülasyonu
• Stres
Ayrıca ilaçlar, hipofiz tümörleri ve diğer hastalıklar, tıbbi müdahale gerektirebilecek anormal hiperprolaktinemiye neden olmaktadır.
1) Hamilelik ve emzirme: Prolaktin düzeyleri, östrojen stimülasyonuna cevaben hamilelik sırasında artmaktadır ve normalden 10-20 kat daha yüksek olmaktadır (500 ng / mL’ye kadar). Doğumdan sonra, yüksek prolaktin kadınların anne sütü yapmasına olanak sağlamaktadır. Anne bebeğini emzirmeye başladığında emzirme, prolaktin salgılamasının birincil uyarıcısı olmaktadır ve süt üretimini sürdürmektedir. Çünkü meme başı ve meme stimülasyonu emzirme sırasında prolaktin yükselmesine neden olmaktadır. Ayrıca yüksek prolaktin doğumdan kısa bir süre sonra yumurtlamayı ve yeni hamilelikleri önlemektedir.
2) StresBeyin strese cevaben prolaktin (PRL) salgılamaktadır ve özellikle erkeklerde yüksek prolaktinin yaygın bir nedenidir. Kan örneklemesi sırasında kişi kendini stresli hissediyorsa, PRL seviyeleri geçici olarak artabilmektedir. Bu strese bağlı hiperprolaktinemi olarak bilinmektedir. Bu durumdan dolayı doktorlar, birden fazla örnek almayı tercih etmektedirler.
3) Hipofiz tümörleri: Prolaktinomlar, hipofiz bezinin prolaktin salgılayan tümörleridir. Tümör boyutuna göre, en yaygın iki tip mikroprolaktinoma ve makroprolaktinoma’ dır. Günümüzde hala bu iyi huylu tümörlerin kesin nedeni bilinmemektedir. Prolaktinomda beklenen kan prolaktin seviyeleri 250 ng/mL’nin üzerindedir. Kişide ki tümör eğer beyin belli bölgelerine baskı yapıyorsa, baş ağrısı ve görme problemleri yaşanabilmektedir. Doktor, bu durumu onaylamak veya dışlamak için BT veya MRI taraması yapmaktadır. Prolaktinomların çoğu prolaktin salgılanmasını bloke eden, kemoterapi veya radyasyon gerektirmeyen ilaçlara iyi yanıt vermektedir. Bunlar, PRL’nin hastalığa bağlı en sık nedenlerinden biridir ve genellikle genç kadınları etkilemektedir.
4) Azaltıcı tiroid: Tiroid hormonları normal olarak beyinde başlayan negatif bir geri besleme döngüsünde çalışmaktadır. Bu hormonlar TRH (hipotalamusunuzdan) TSH ve prolaktin’i arttırmaktadırlar. TSH sırayla, tiroid hormonlarını arttırmaktadır. Kendi fazlalıklarını önlemek için, tiroid hormonları normal seviyelere ulaştıklarında TRH’yi bloke etmektedirler. Tiroid az aktif olduğunda, tiroid hormonları TRH’yi bloke edecek kadar yüksek değildir, bu da prolaktin düzeyinin yükselmesine neden olmaktadır. Aynı zamanda, hipotiroidi vücudun prolaktinden kurtulmasını önlemektedir.
5) Makroprolaktinemi: Makroprolaktinemide anti-PRL antikorları prolaktin moleküllerini bağlamaktadır ve büyük prolaktin olarak adlandırılan büyük protein kompleksleri oluşturmaktadır. Bu, PRL kan seviyelerini (500 ng/mL’nin üzerinde) büyük ölçüde arttırmaktadır. Ayrıca prolaktin yükselmiş kişilerin yaklaşık % 10-25’inde makroprolaktinemi bulunmaktadır. Çoğu semptomsuzdur ve tıbbi tedavi gerektirmemektedir.
6) İlaçlar: Bazı ilaçlar primer inhibitörü olan dopamini baskılayarak prolaktin miktarını artırmaktadır. Bu yan etki, gibi antipsikotikler için en yaygın olanıdır. Bu antipsikotikler şunlardır:
• Haloperidol (Haldol)
• Klorpromazin (Largactil, Thorazine)
• Tiyoridazin (Mellaril veya Melleril)
• Risperidon (Risperdal)
Antipsikotikler D2 reseptörlerini bloke ederek beyindeki dopamin aktivitesini azaltmaktadır. Ayrıca bazı ilaçlar prolaktin düzeylerini artırmaktadır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Östrojenler (doğum kontrolü dâhil)
• Anti-androjenler (siproteron asetat/Diane)
• Mide bulantısı ilaçları (metoclopramide)
• Antidepresanlar
• Kan basıncı ilaçları (metildopa, reserpin ve verapamil)
• Asit reflü için ilaçlar (simetidin ve ranitidin)
Bununla birlikte doktorlar, kişide ilaca bağlı hiperprolaktinemi olduğundan şüphelendiklerinde prolaktin salgılanmasını etkilemeyecek ilaç değişimi yapmaktadırlar.
7) Diğer: Yukarıda belirtilen nedenler dışında bazı koşullar da yüksek prolaktin neden olabilmektedir ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Böbrek hastalığı
• Karaciğer hastalığı
• Nöbetler
• Mangan maruziyeti
• Alkolizm

Belirti ve Bulgular

Yüksek prolaktin (hiperprolaktinemi) her iki cinsiyette de doğurganlığı ve libidoyu azaltabilirken, anormal anne sütü akışı (galaktore) kadınlarda çok daha yaygındır. Kadınlarda yüksek prolaktin seviyeleri de bazı nedenler olmaktadır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Düzensiz adet döngüleri
• Vajinal kuruluk
• Yorgunluk
• Akne
• Baş ağrısı
Erkeklerde ek belirti ve bulgular olabilmektedir ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Erektil disfonksiyon
• Kemik ve kas kaybı
• Azalan sakal büyümesi
Bununla birlikte her iki cinsiyette de semptomların çoğu, GnRH’yi bloke eden prolaktin sonucu bastırılmış seks hormonlarından kaynaklanmaktadır.

Düşük Prolaktin Seviyeleri

Prolaktin seviyeleri üreme sağlığının bir işaretidir. Düşük veya yüksek seviyeler, kişide semptom yoksa veya doktoru endişelenmemesini söylerse, mutlaka bir sorun belirtmez. Anormal derecede düşük prolaktin seviyeleri (hipoprolaktinemi) nadirdir ve genellikle tıbbi müdahale gerekmemektedir.

Nedenleri

1) İlaçlar: Yukarıda belirtilen dopamin agonistleri, ergot alkaloitleri ve atipik antipsikotiklerle (aripiprazol) birlikte hipoprolaktinemiye neden olmaktadır.
2) Hipofiz hastalıkları: Yutmayan hipofiz bezi (hipopitüitarizm), düşük prolaktinli bir başka yaygın nedendir. Primer hipopitüitarizm prolaktin, büyüme hormonu ve seks hormonlarının üretiminin azalması ile nadir görülen bir durumdur. Çocuklarda büyümeyi ve cinsel gelişmeyi geciktirmekte ve yetişkinlerde erken yaşlanmaya neden olmaktadır. Sheehan sendromu prolaktin düşüren başka bir hipofiz bozukluğudur. Doğum sırasındaki çok kan kaybı nedeniyle ortaya çıkmaktadır ve bu durum hipofiz bezine kan akışını azaltmaktadır.
3) Diğer: Hamile kadınlarda obezite prolaktin düzeylerini düşürmekte ve emzirmeyi azaltmaktadır. Prolaktin salgılaması uyku sırasında doruğa çıkmasına rağmen, anormal melatonin seviyeleri azaltmaktadır.

Belirti ve Bulgular

Doktorlar düşük prolaktini seviyelerin altında yatan sebebini bulmak için ek testler uygulamaktadırlar. Doğumdan sonra düşük prolaktinlerin başlıca semptomu yetersiz süt üretimidir. Hamile olmayan kadınlarda yumurtalık disfonksiyonuna ve düzensiz/eksik döngülere neden olmaktadır. Yeni annelerde prolaktin eksikliği de anksiyeteyi tetiklemektedir ve diyabet riskini artırmaktadır. Bununla birlikte erkeklerde hipo ve hiperprolaktinemi, gibi benzer semptomlara sahiptir ve bu semptomlar aşağıdaki gibidir:
• Erektil disfonksiyon
• Azaltılmış libido
• Kısırlık
• Erken boşalma
• Metabolik sendrom
Ayrıca düşük prolaktin seviyeleri de bağışıklık sistemini baskılamaktadır

Düşük Prolaktin Süt Üretimini Teşvik Etmenin Doğal Yolları

Laktasyon yetersizliği olan kadınlar prolaktin artırmak için genellikle doğal yollar aramaktadırlar. Süt üretimini (galaktagoglar) uyaran takviyeler bulunmaktadır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Shatavari kökü
• Rezene
• Çemen otu
• Silimarin
• Moringa
Doğumdan sonra yüksek düzeyde oksitosin de prolaktin arttırmak ve süt ejeksiyonunu uyarmak için esastır. Bazı faktörler, anne oksitosinini artırarak laktasyonu desteklemektedir ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Bebek ile yakın temas
• Bebek acıktığında ağlamalarını duymak ve emzirmek
• Bebekle ilgili sevgi bağı kurmak
Bazı aktiviteler prolaktin düzeylerini artırmaktadır, ancak bu etkinin klinik önemi açık değildir. Ve bu aktiviteler aşağıdaki gibidir:
• Uyku
• Cinsiyet
• Egzersiz
• Yemek
Ayrıca nadir durumlarda, anormal derecede düşük prolaktin infertilite gibi daha ciddi sonuçlar doğurmaktadır ve bu nedenle tıbbi müdahale gerekmektedir.

Kaynakça:

labtestsonline.org
mountsinai.org
ucsfhealth.org

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.