Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Yapay Bir Tatlandırıcı Olan Aspartam Zararlı mıdır?

0 23

Aspartam, dünyanın en tartışmalı tatlandırıcılarından biridir. Baş ağrısından kansere kadar değişen çeşitli sağlık sorunlarına neden olduğu iddia edilse de gıda güvenliği yetkilileri ve diğer ana kaynaklar aspartamın güvenli olduğunu düşünmektedir. Aspartam kullanılarak hazırlanmış reçel, jöle, kahvaltılık gevrekler, şekerleme, çikolata, unlu mamüller, aromalı, gazlı içecekler, pudingler, dondurmalar gibi ürünler özelikle diyabet hastaları, hamileler, şişmanlar, koroner hastalıkları olanlar tarafından kullanılmaktadır. Çok az miktarlarda kullanılması bile şekere benzeyen güçlü bir tat veren aspartam, % 95 oranında daha az kalori alınmasını sağlar.
Bu makale aspartam ve sağlık üzerindeki etkilerine objektif bir bakış açısı getirmektedir.

Aspartam Nedir?

Aspartam, genellikle E951 olarak ifade edilen yapay bir tatlandırıcıdır. Bir şeker alternatifi olan aspartam, dil üzerindeki tat tomurcuklarını şekerle aynı şekilde uyarır. Bu tatlandırıcı çeşitli yiyeceklerde, içeceklerde, tatlılarda, şekerlemelerde, kahvaltılık tahıllarda, sakızlarda ve kilo kontrol ürünlerinde şekerli bir tat vermesi için kullanılır. Başlangıçta NutraSweet marka adıyla satılan aspartam 1981 yılında Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından gıdalarda kullanılmak üzere onaylanmıştır ve o zamandan beri tartışmalı bir gıda katkı maddesi olmuştur. Aspartam aslında fenilalanin ve aspartik asitten yapılmış küçük bir protein olan dipeptitdir. Tatlı olması için fenilalanine bir hidrokarbon eklenmiştir. Aspartam tüketildikten sonra kana olduğu gibi girmez. Sindirim sistemindeki enzimler onu şu parçalara ayırır:
*Fenilalanin (bir amino asittir).
*Aspartik asit (bir amino asittir).
*Metanol (bir alkol molekülüdür, formaldehite kadar parçalanır).
Aspartam tüketiminden kaynaklanan herhangi bir sağlık etkisi, kana emilen bu bileşiklerden kaynaklanır.
Aşağıda aspartamın üç sindirim ürünü hakkında daha ayrıntılı bilgilere yer verilmiştir.

Fenilalanin

Fenilalanin, besinme yoluyla alınması gereken temel bir amino asittir. Fenilalanin bakımından zengin gıdalar yemenin sağlıklı insanlar üzerinde olumsuz etkileri yoktur. En zengin fenilalanin kaynakları et, balık, süt ürünleri, yumurta, baklagiller ve kuruyemişler gibi yüksek proteinli gıdalardır. Aspartam, diğer gıdalardan alınan miktarlara kıyasla küçük bir fenilalanin kaynağıdır, bu nedenle bir endişe kaynağı değildir fakat fenilketonüri (PKU) bozukluğu olan kişilerde toksik seviyelere ulaşabilir. PKU, bir bireyin doğumdan itibaren fenilalanin adlı amino asiti parçalayamamasıyla sonuçlanan genetik ve kalıtsal bir durumdur. Sonuç olarak, fenilalanin vücutta potansiyel olarak zararlı seviyelere yükselebilir. PKU’lu olanlar özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde fenilalanin içeren gıdalardan uzak durmalıdır.

Aspartik Asit

Fenilalanin gibi aspartik asit de doğal olarak oluşan bir amino asittir. İnsanların aldığı besinlerde yer alan en yaygın amino asitlerden biridir. İnsan bedeni tarafından da üretilebilir. Proteinin bir parçası olarak çoğu gıdada aspartik asit bulunur. Zengin diyet kaynakları arasında balık, yumurta, et ve soya proteinini bulunur. Aspartik asit içeren yiyecekler yemenin bilinen hiçbir olumsuz sağlık etkisi yoktur. Diğer besin kaynaklarıyla karşılaştırıldığında, aspartam küçük bir aspartik asit kaynağıdır.

Metanol

Alkollü içeceklerin içinde yer alan etanolle alakalı olan metanol toksiktir. Sadece büyük miktarda tüketildiğinde (örneğin ev yapımı alkollü içecekler) sağlıkta sorun yaratabilir. Metanol kaynakları alkollü içecekler, kahve, meyve suyu, meyveler ve sebzelerdir. Aspartamın sindirimiyle oluşan metanol, besinlerle toplam alımının sadece küçük bir kısmıdır. Bu nedenle aspartamın sindirilmesinden elde edilen metanol bir sağlık sorunu olarak kabul edilmez.

Aspartam Nasıl Üretilir?

Bir tatlandırıcı olan aspartam sentetik kökenlidir yani bir laboratuvarda yapılmıştır. Birçok kişi sentetik kökenli gıdalar veya katkı maddeleri konusunda şüpheli olsa da, sentetik kökenli her şeyin sağlıksız olduğu gibi bir anlam çıkarılamaz. Aspartamı oluşturan aspartik asit ve L-fenilalanin adlı iki amino asidin üretilmesi için iki tip bakteri kullanılması gerekir. Bunlar Brevibacterium flavum ve Corynebacterium glutamicum’dur. Bu bakteriler, büyümeleri için ihtiyaç duydukları şekerler ve karbon ve azot kaynakları gibi her şeyi içeren bir tanka eklenir. Yeterince büyük miktarda bakteri mevcut olduğunda aspartik asit ve fenilalanin amino asitlerini üretecekleri bir fermantasyon tankına aktarılırlar. Bu noktada, üreticiler amino asitleri bakterilerden ayırmak için bir santrifüj kullanır. Bunu takiben amino asitler bir kristalizasyon ve kurutma işlemine tabi tutulur. Daha sonra fenilalanin, bileşik L-fenilalanin metil ester üretmek için metanol ile karıştırılır. Aspartik asit kendi başına bir modifikasyona maruz kaldıktan sonra, iki amino asit bir reaktör tankında karışmaya bırakılır. Bu işlem sırasında amino asitler ısıtılır, soğutulur, filtrelenir ve kurutulur. Son olarak, elde edilen bileşik asetik asit ile karıştırılarak aspartama dönüştürülür.

Aspartam İçin Kabul Edilebilir Günlük Alım Ne Kadardır?

Kabul edilebilir günlük alım miktarı, bir maddenin günlük tüketim için güvenli miktarının bir tahminidir. FDA’ya göre, aspartamın kabul edilebilir günlük alımı vücut ağırlığının her kilogramı başına 50 mg’dır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) kilogram başına maksimum 40 mg önermektedir yani ağırlığı 60 kilogram olan bir birey günde 2.400 mg aspartam tüketebilir. Örnek olarak, içilen bir adet standart diyet kola kutusun yaklaşık 125 mg aspartam içerir.

Neden Aspartamın Tehlikeleri Olduğu Düşünülüyor?

İnsanların aspartam hakkındaki endişeleri vücutta parçalandığında ortaya çıkan bileşiklerle (aspartik asit, fenilalanin ve metanol) ilgilidir. Aspartam hakkında şüphe duyanların ortak bir iddiası, yüksek seviyelerde aspartik asidin nörotoksik bir etkiye sahip olabileceğidir ayrıca metanol bir toksindir ve formaldehit de çok dikkat çeken bilinen bir kanserojendir. Aspartam sindirildiğinde ortaya çıkan metanol miktarı minimaldir, aspartamın tüketilmesi metanol veya formaldehit konsantrasyonlarını normal kan değerlerinin üzerine çıkarmaz. İşte aspartamla ilgili bazı iddialar:

İddia: Aspartam Kansere Neden Olur

Avrupa Ramazzini Vakfı tarafından yaptırılan birkaç önemli hayvan çalışması aspartamın kansere neden olabileceğini düşündürmektedir fakat diğer bilim insanları bu çalışmaları zayıf yöntemler kullanıldığı ve insanlarla çok ilgili olmadığı için eleştirmiştir. İnsanlarda yapılan bir gözlemsel çalışma, belirli kanser türleri ve aspartam arasında, sadece erkeklerde zayıf bir bağlantı olduğunu bulmuştur. Diğer gözlemsel çalışmalar aspartam alımı ile beyin veya kan kanseri arasında bir ilişki bulamamıştır. Bilimsel incelemeler, insan diyetindeki aspartamın kansere neden olduğuna dair hiçbir kanıt olmadığı sonucuna varmıştır.
Sonuç: Çeşitli çalışmalar Aspartam tüketimi ve kanser arasındaki bağlantıyı araştırmıştır. Genel olarak aspartamın insanlarda kanser riskini artırdığını gösteren kesin bir kanıt yoktur.

İddia: Aspartam Kilo Alımına Neden Olur

Düşük kalorili bir tatlandırıcı olarak, aspartam genellikle şeker alımını sınırlaması gereken insanlar tarafından tüketilir. Aspartamın kilo alımına neden olmadığı açık olsa da kilo verme konusundaki yararlılığı sorgulanmıştır. Çoğu çalışma şekeri aspartam ile değiştirmenin gelecekteki kilo alımını önlemek için yararlı olabileceğini düşündürmektedir.
Sonuç: Aspartamla tatlandırılmış yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi etkili bir kilo verme yöntemi değildir fakat ileriki zamanlarda kilo alımını önlemede yararlı olabilir.

İddia: Aspartam Zihinsel İşlevleri Etkiler

Bir derleme çalışmasında aspartamın bazı zihinsel problemlere neden olabileceği iddia edilmiştir fakat yanlış bilgiler içerdiği, desteklenmeyen spekülasyonlardan oluştuğu ve kalitesi düşük referenaslara sahip olduğu gerekçesiyle eleştiriler almıştır. Çalışmalar aspartamın yetişkinlerde davranış, ruh hali veya zihinsel işlev üzerinde hiçbir etkisi olmadığını göstermiştir. Çocuklarda yapılan çalışmalar da benzer sonuçlar vermiştir. Sadece bir çalışma aspartam tüketiminin olası olumsuz etkilerini bildirmiştir. Depresyonu olan hastalar, aspartam içeren kapsüller verildiğinde daha şiddetli semptomlar bildirmişlerdir.
Sonuç: Aspartamın davranış, ruh hali veya zihinsel performans üzerinde olumsuz etkileri yoktur. Bir çalışma, depresyonlu hastalarda olumsuz etkileri olduğunu göstermektedir ancak kanıtlar zayıftır.

İddia: Aspartam Nöbetlere Neden Olur

Birkaç küçük çalışma aspartamın nöbetler üzerindeki etkilerini araştırmıştır. Çoğunda bağlantı bulunamamıştır. Nöbet geçirmeyen çocuklarda yapılan küçük bir çalışma, aspartamın nöbetlere bağlı beyin aktivitesini artırdığı sonucuna varmıştır.

İddia: Aspartam Baş Ağrısına Neden Olur

Birçok çalışma aspartamın baş ağrıları üzerindeki etkilerini araştırmıştır. Çoğu böyle bir bağlantı bulamamıştır. Bir çalışma, aspartamın insanlarda ne sıklıkta baş ağrısına sebep olduğunu incelemiş ama baş ağrılarının ne kadar sürdüğünü veya ne kadar şiddetli olduğu araştırılmamıştır. Bireyler arasında yüksek değişkenlik vardır, bu da sonuçları güvenilmez kılmaktadır. Bir başka çalışmada aspartam ile baş ağrısı sıklığı arasında zayıf bir bağlantı bulunmuştur. Baş ağrılarının şiddetinde veya süresinde fark saptanmamıştır.
Sonuç: Aspartamın baş ağrılarının sıklığını artırabileceğine dair sınırlı kanıtlar olsa da konu üzerinde daha fazla çalışılmalıdır.
Aspartam dünyanın üzerinde en çok çalışılan gıda katkı maddelerinden biridir ve çalışmaların çoğu güvenli olduğu sonucuna varmıştır. Hemen hemen her çalışma aspartam tüketiminden kaynaklanan hiçbir olumsuz etki bulamamıştır. Bu çalışmalardan bazıları aspartama duyarlı oldukları düşünülen kişileri içermektedir. Her şey göz önüne alındığında, aspartamın zararlı olduğunu iddia etmek için iyi bir kanıt yoktur ama bazı nadir aspartam duyarlılığı veya alerjisi vakalarını ekarte etmek imkânsızdır. Aspartam için olumsuz bir reaksiyon gösterdiğini düşünen kişiler tüketmekten kaçınmalıdır.

Aspartam Güvenli Bir Tatlandırıcı mı?

Aspartam oldukça tartışmalıdır. Aspartam, kanserden baş ağrısına kadar yüzlerce sağlık sorununa sebep olmakla suçlanmaktadır ancak bunların çoğu bilim tarafından doğrulanmamıştır. FDA dahil birçok insan aspartamın güvenli olduğuna inanmaktadır. Öte yandan, aspartamın sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabileceğine inanan bireyler de vardır. İnsan denemelerinde aspartamın zararlı kanserojen etkilere sahip olabileceğine dair kesin bir kanıt yoktur. Epidemiyolojik çalışma sonuçları tutarsızdır ve çelişkili sonuçlar göstermektedir. Bazı kontrollü hayvan çalışmaları aspartamın kanser riskini artırabildiğini gösterirken, bu alışmaların çoğu insanlar için maksimum yeterli günlük alımın çok üzerinde olan dozlarda aspartam kullanmıştır. İnsan katılımcılarla ilgili bazı (küçük) çalışmalar potansiyel nörodavranışsal sorunları göstermektedir fakat bu etkiler sadece çok yüksek alım seviyelerinde ortaya çıkıyor gibi görünmektedir. İnsan denemelerine bakıldığında, aspartamın kan şekeri, insülin seviyeleri veya diğer sağlık belirteçleri üzerinde olumsuz etkileri olduğuna dair herhangi bir kanıt görünmemektedir. Sonuçta aspartamın % 100 güvenli olduğunu belirtmek zordur ve insan denemelerinin devam etmesi gerçeği muhtemelen daha fazla araştırmanın gerekli olduğunu göstermektedir.

Kaynakça:

https://www.ecowatch.com
https://www.nutritionadvance.com
https://futurism.com

Yazar: Müşerref Özdaş

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.