Siber kültür hareketi, bilgisayarlarla günümüzde ulusal sınırların olmadığı bilgisayar kullanıcılarının platformlarda oluşturdukları kültür akımıdır. Siber kültür terimi, teknoloji çağının ve bilgisayarın ve mikroçiplerin toplumda yarattığı dijital devrimin doğrudan bir ürünüdür. Örneğin, günümüzde 16 ile 30 yaş arasında yapılan bir anket çalışmasında tv izleme oranı %15 çıkmıştır. Aynı anketin sonucuna göre ise YouTube kanallarına abone olan ve devamlı takip edenlerin oranı ise %65’tir. Yani ellerinin altında devamlı dünyanın her yerindeki bir veriye ulaşan genç nesil televizyon kültürünü de internete taşımış oldu. Aynı şekilde kitap okumak yerine internetten kitabı e-book şeklinde okumak ya da konusunun özetine anlık ulaşmak gibi.

Siber Kültüre Tanımlama
“Siberkültür” kelimesi, bilgisayar ve internet teknolojilerinden doğan belirli kültürel ürün ve uygulamaları değil, aynı zamanda bilgisayarla ilgili hobileri, sanat ve dili savunan alt kültürlere atıf yapmak gibi çeşitli şekillerde kullanılır. Siber yayıncılık nesnesi olarak düşüncesini, geniş kitlesi nedeniyle tanımlamak zordur. Bu, birçok insanın ve alt-kültürlerin çeşitliliğini ve genel nüfusun büyük bölümlerini içine alacak bir deyimdir. ‘Siber’ terimi, siber kültür cümlesinde kullanılan fütüristik cisimler ya da fikirlerle ilgilidir ve mevcut bir kültürün elde edilemeyen ya da uzak bir nesne olmadığını işaretlemek için gelişmiştir. Siber aynı zamanda sibernetik veya siber ortamdaki gibi teknolojik bir vakıf anlamına gelir, bu da elektronik ve teknolojik açıdan gelişmiş bir nesne anlamına gelir.

Kültürü Yayma
Siber yayın yaygın bir fenomen haline dönüşmüştür. Bilgisayar ve internet’in sürekli gelişimiyle ayrılmaz bir biçimde bağlantılıdır. Siber kültür temelleri, 1950’li ve 1960’lı yıllardaki bilgisayar nesillerinin başında yatmaktadır. Ancak ilk büyük tanınmayı, 1970’lerin sonlarında bazı ev veya kişisel bilgisayarların popülaritesi sırasında gerçekleşmiştir. Bu erken aşamadan itibaren, bilgisayar kuşaklarının gittikçe artan popülaritesi ile siber kültür büyümüştür. 1995 yılından itibaren başlayan internet patlamasıyla birlikte, siber kültür milyonlarca kişinin siber teknoloji ile etkileşimde bulunduğu ilk andan itibaren bir yeraltı kültürü olmayı bırakmış ve ana akım haline gelmiştir. Önemli sosyal kuramcılar, siber kültürlerin yükselişini açıklamaya ya da sorgulamaya çalıştılar. Bu konuda bir çok tez ve araştırma gerçekleştirdiler.

Siber dünya
Dünyanın büyük kısmı siber kültüre katılmayı seçti ya da katılmaya zorlandı. Birçok giriş seviyesine ve sayısız alt kültürlere sahip olan siber kültür dünyayı sarstı. İnsanlar interneti ve bilgisayarları çalışmak, eğitmek ve iletişim kurmak için kullanıyorlar. İlaveler, değişiklikler ve güncellemeler, siber dünyayı, insanlara kendi siber kültürlerini genişletme veya geliştirme fırsatı sunan yeni eklemelerle giderek genişleyen bir yer haline getiriyor. Siber teröristler ve bilgisayar korsanları, siber dünyayı bilgi ve verilerin önemli ve pahalı bir meta haline getirdiği tehlikeli bir yer haline getirdiler. Dünya, ister iyi, ister kötü olsun, gerçek dünyanın başlıca parçaları haline gelen aynı fikir ve kişilik kategorisiyle, siber bir alternatif gerçekliğe ya da sanal gerçekliğe el açıyor.

Sonuç olarak, genç kuşaklar yaşlandıkça siber kültürün şekli hızla değişecek gibi görünüyor. Aileler, çocuklarını siber kültür içine bırakarak kaçırdıkları becerilerden ve tecrübelerden çekinirler; ancak, internet’in günlük faaliyetleri ile giderek daha sıkı sıkıya ailelerde bu kültürün içine girerler ve siber kültürler ile egemen kültürler arasındaki ayrımlar giderek artış gösterecektir.

Yazar: Osman Uçar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here