Trigeminal Nevralji (Ani Yüz Ağrısı) Nedir?

Halk arasında “Delirten Hastalık” olarak da bilinen trigeminal nevralji, yüzün tek bir tarafında bıçak saplanması ya da elektrik çarpması şeklinde ifade edilen, nöropatik ağrı türlerinden biridir. Hastaların %3 ile %6’sında yüzün iki tarafında da trigeminal nevraljiye rastlanabilir. Ani ve şiddetli olarak meydana gelen, kısa aralıklarla tekrar eden yüz ağrıları kişinin yaşam kalitesini oldukça düşüren bir sağlık problemidir. Erkeklere oranla kadınlarda daha sık rastlanılır ve genellikle 50 yaş sonrasında görülür.

Trigeminal Nevralji Neden Oluşur?

5. beyin siniri olan trigeminal sinir; göz çevresi, üst çene-yanak ve alt çene olmak üzere üç bölümün duyusunu beyne aktarır. Sinirlerin herhangi bir nedenden dolayı hasar görmesi veya zedelenmesi sonucunda, beyine yanlış bilgi aktarımında bulunurlar. Bu sebepten dolayı yüzde ağrı oluşur. Bunun yanı sıra, bu sinirlere komşu olan damarsal oluşumlardaki yapısal bozukluk ve farklılık, kemik yapısındaki farklılıklar, beyinde iyi ve kötü huylu tümörlerin bulunması, omurilik travması, MS, zona ve diyabet trigeminal nevralji nedenleri arasında sayılabilir. Bu hastalığa neden olan bir çok çevresel faktör de bulunmaktadır.

Trigeminal Nevraljiyi Tetikleyen Faktörler Nelerdir?

Trigeminal Nevraljiyi tetikleyen faktörlerin başında; uyku bozuklukları, stres ve depresyon gelmektedir. Bu faktörler aynı zamanda ağrının şiddetinin artmasına da neden olmaktadır. Soğuk havada yüzün soğuğa maruz kalması, klima ve havalandırmaya direk olarak maruz kalınması, çok sıcak veya soğuk içeceklerin içilmesi trigeminal nevraljiyi tetikleyen diğer faktörlerdir. Eğer sıcak veya soğuk içecek içilecekse de ağzın hassas bölgesini korumak için pipet kullanılmalıdır. Bunlarla beraber; yemek yemek, diş fırçalamak, traş olmak, makyaj yapmak, esnemek, gülmek ve ağrının görüldüğü tarafa dokunmak da hastalığın tetik noktalarındandır.

Trigeminal Nevraljinin Tanısı ve Tedavisi

Trigeminal Nevralji tanısında en önemli nokta, hastanın doktoruna verdiği bilgidir. Hasta tarafından ağrının oluşum şekli, sıklığı ve şiddeti detaylı bir şekilde paylaşılırsa, ağrı en iyi şekilde tanımlanabilir. Daha sonra fizyolojik ve nörolojik muayenenin yanı sıra beyin MR’ı çekilmelidir. MR taraması ile damar baskısının varlığı ve tümöre bağlı lezyonların teşhisi yapılabilir.

Trigeminal nevralji teşhisi konulan hasta için tedavi süreci başlatılır. Tedavinin amaçlı hastalığı yok etmek değil, hastanın ağrılarını en aza indirgemektir. Hastanın yaşı, sağlık durumu ve hastalığa neden olan faktörler göz önünde bulundurularak, ilaç tedavisine başlanır. Ağrı tamamen kontrol altına alınana kadar ilaç dozu arttırılarak tedavi devam ettirilir. Trigeminal nevralji tedavisinde sıklıkla epilepsi ilaçları kullanılmaktadır. Ancak bu tedavinin yetersiz kaldığı vakalarda, çeşitli ilaç tedavileri ile de desteklenebilmektedir. İlaç tedavisinden sonuç alınamaması durumunda; radyofrekans termokoagülasyan (sinire enjekte edilen gliserol ile sinir iletisinin yok edilmesi), sinirde ağrıyı yok eden liflerin yakılması, mikrovasküler dekompresyon (cerrahi müdahale ile beyin sapında yer alan sinirin üzerindeki baskının ortadan kaldırılması) tedavileri uygulanmaktadır. En uzun ağrısız sürenin sağlanması mikrovasküler dekompresyon ile mümkündür. Trigeminal nevraljide periferik uygulamalar, yetersiz kalmakta ya da tamamen olumsuz sonuçlanmaktadır.

Yazar: Dilara Yeten

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :