Ağız Kokusunu Önlemenin Yolları

Okuma Süresi: 4 Dakika  | Yazdır

Ağız sağlığının iyi olması her insan için çok önemlidir çünkü ağzımız ve dişlerimiz görüntümüzün yüz ile birlikte en önemli bölümünü oluşturur. Eğer bunların herhangi birinde bir sorun meydana gelirse ne kendimizi iyi hissedebilir nede etrafımızla olan ilişkimizi rahat sürdürebiliriz. Yaşadığımız bu sıkıntılar çoğu zaman iyileştirilebilir yada düzeltilebilir problemlerdir. Önemli olan bu sorunların erkan zamanda teşhis edilebilmesi ve gerekli olan düzenleyici uygulamaların yapılmasıdır. Şimdi çoğu insanın başına gelen bir problem olan ağız kokusunun nasıl önlenebileceğinin yollarını belirli başlıklarla açıklayalım ;

1-)Diş ve Diş etlerinin sağlıklı olması : Diş etlerimizin pembemsi renginin kaybolması, şişmesi ,kanaması ve iltihaplanması , dişle dişeti arasından cerahat gelmesi, dişetlerinin çekilmesi ve yiyeceklerin yeterli kadar çiğnenmemesi ağız kokusuna neden olan önemli unsurlardandır. Ağız, besinlerin ilk sindirimle karşılaştığı bölgedir bu sebeple yiyecekler yumuşatılmak için tükürükle ıslatılır. Uygulanan bu biyolojik işlem hem ağız mukozasında hemde dişetlerinde asidik bir ortamın oluşmasına sebep olur. Dolayısıyla asit ortamda bakteriler kolaylıkla üreyebildikleri için devamlılık arz eden ağır bir kokuya sebep olurlar. Bununla birlikte dişlerimizin çürümesi ve üzerlerinde oluşan tartar ile plaklarda ağız kokusunun oluşum kaynakları arasındadır. Diş ve dişeti sağlığının korunması için uygun karışımlarla gargara yapılmalı, doğal diş macunu kullanmaya dikkat etmeli ve dişlerimizin düzenli olarak temizliğine özen göstermeliyiz. Ayrıca 3 yada 6 ay gibi aralıklarla diş doktoruna giderek ağız hijyenimizin uzman kişiler tarafından kontrol edilmesini sağlamalıyız.

2-) Diş ipi kullanımı: Diş ipi, diş fırçası v.b diş temizleyicisi aparatların ulaşamadığı diş aralarının ve yapay protezlerin diş etine yönelik bölümlerinin temizlenmesini sağlayan bir araçtır. Mümkün olduğunca kullanılması gerekir çünkü fırça ve macun yardımıyla yapılan sağlıklı bir temizlik bile diş yüzeylerinin ve diş etlerinin aralarını temizleyemez. Bu nedenle günde en az 1 kere diş ipi kullanılmalı ve kullanım anında diş etlerine zarar verilmemelidir. ( Diş ipinin nasıl kullanıldığını bilmiyorsanız yazımızın sonundaki 2. Videoyu izleyerek diş ipinin kullanım şeklini öğrenebilirsiniz.)

3-) Burun temizliğinin yapılması : Bu konuda önemli olan nokta burnumuzun tıkalı olmaması durumudur çünkü eğer burnumuz tıkalı olursa nefes alıp vermemiz tamamiyle ağız yoluyla sağlanmış olur. Solunum sebebiyle ağız ve boğazda meydana gelen kurumada bakterilerin üremesine ortam hazırlar. Burnumuz ile ilgili diğer bir dikkat edilmesi gereken durum ise grip ve benzeri iltihap kaynaklı hastalıklarda solunum yollarının mümkün olduğunca temiz tutulmasıdır. Eğer burun temizliği aksatılır ise kuruma sürecine giren iltihaplanma, her solunum aşamasında aşırı derecede fark edilebilen ağır bir kokuya sebep olur. Bu nedenle burun temizliğine dikkat edilmeli sinüs yollarının sağlıklı olması sağlanmalıdır.

4-) Protezlerin temiz tutulması : Ağız içindeki yapay protez ve köprülerde tıpkı dişlerimiz gibidir ve temizlenmediği taktirde çoğu zaman üzerlerinde dişlerimizden de fazla besin artığı bırakırlar. Biriken bu besin artıkları haliyle güçlü bir kokuya sebep olarak hayatımızı olumsuz etkiler. Bu sebeple protez ve köprüleri sık aralıklarla temizlemek ve gerekli hekim yada görevlilere kontrol ettirmek gerekir.

5-) Yiyecekler iyi çiğnenmeli : Bu detay genellikle hiç önemsenmeyen bir konudur. Bir çok insan yedeği yemeğin lokmalarının büyüklüğüne veya küçüklüğüne dikkat etmez ancak durum tam tersi bir etki göstermekte ve en zararsız biçimde ağız kokusuna sebep olan bu sıkıntı, ciddi manada mide hastalıklarına yol açabilmektedir. Yemek yerken yiyecekler su ve tükürük ile mümkün olduğunca bol bol ıslatılmalı ve dişler ile iyice çiğnenerek yutulmalıdır.

6-) Suyu bol içmeli ama aşırıya kaçmamalı: Yukarıdaki maddede söylenildiği üzere yiyeceklerin tükürük ve su ile yumuşatılarak tüketilmesi beslenme için büyük önem arz eder fakat suyun bir o kadar önemli olmasının sebebi de yemek borusuyla boğazın kuru kalmaktan kurtarılmasıdır. Belirtilen durumda yemek borusu öncelikli olmayabilir lakin ağzın geniş bir kısmını kapsayan ve boğaz ile bile ilişkisi olan dilin kuru kalması ağız kokusunu tetikler. Oluşabilecek bu olumsuz durumu engellemenin yolu da aşırıya kaçmamak suretiyle bolca su tüketmekten geçer.

7-) Şekersiz sakız çiğneyin ve asitli besinlerden uzak durun : Sakız çiğnemek diş temizliğine yardımcı olan bir yöntemdir. Diş ipi yada diş fırçası kadar olmasa da diş , diş etleri ve dil üzerinde biriken besin kalıntılarının giderilmesine yardımcı olur. Tükürük salgı miktarında da çiğnenme zamanına göre yoğunluk sağlanır. Bu sayede ağız kokusu minimumuma indirilir.
Asitli içecekler ise ağzın ve dişlerin düşmanıdır çünkü bakteriler asidik ortamda hızlıca çoğalarak ürerler ancak bazik (tuz) ortamda ise çoğalamazlar. Bu nedenle eğer asitli içecek içmiş iseniz bu tarz besinleri tükettikten sonra mümkün olduğunca ağız temizliğinize dikkat edin.

8-) Tütünden uzak durun.( Sigara kullanmayın )

Yazar: Kaan GÜNDÜZ