Çalışan Ebeveynler Çocuklarıyla ‘Kaliteli Zaman’ için Neler Yapmalı?

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Aile, en genel tanımı ile toplumun en küçük birimi olarak kabul edilir. Bu biriminde en kıymetli unsurları şüphesiz çocuklardır. Peki, kişiliğin en büyük mimarı olan anne ve babalar geleceğin yetişkin bireyleri ile günümüz koşullarında ne kadar ilgilenebiliyor?

Yapılan araştırmalara göre 2016 yılında Türkiye’de erkeklerin iş gücüne katılma puanı 0,3 ile toplam istihdam %70,8, kadınlarda ise bu durum 1,1 katılma puanı ile toplam iş istihdamı %31 olarak belirlenmiştir. Bu durum çalışan ebeveyn, özellikle de çalışan anne kavramını oluşturmaktadır. İstatistiklerde de görüldüğü üzere iş hayatına katılımın her geçen gün artması nedeni ile ebeveynlerin çocukları ile birlikte geçirdikleri sürede azalmaktadır. Uzmanlar bu durum da yapılması gerekenin çocuklar ile birlikte geçirilen zamanın kalitesini mümkün olduğunca arttırmak olduğunu söylemekte, çocuklar ile zaman geçirmenin en iyi yollarından biri olarak ise birlikte oynanacak olan oyunları önermektedirler. Oyun, eğitici ve öğretici olması, karakteristik gelişime olanak sağlaması ve eğlendirici olması yönüyle çocuğunuzla iletişim kurmanız için tercih edilebilecek en etkili yollardan birisidir. Kaliteli zaman geçirmenin anahtarı ise çocukların gelişim evrelerinin özelliklerini iyi bilmek, her yaş grubunun özelliklerine göre oyunlar kurgulamaktır. Yaş grubu özelliklerini en azından genel hatları ile bilmek çocuğun beklentilerini karşılaması açısından anne ve babalara, eğlenerek öğrenmeleri açısından da çocuklara büyük avantaj sağlayacaktır Genel hatları ile 0-5 yaş grubu çocukların gelişim özelliklerine değinip bunlara uygun olarak, çocuk ve ebeveynlerin sağlıklı ve eğlenceli bir şekilde vakit geçirmelerine yönelik faaliyetler aşağıda belirtilmiştir:

0-2 yaş grubu: Bu yaş dönemi çocuğun dünyayı tanımaya ve yeni şeyler keşfetmeye başlama dönemi olup, en önemli olan davranış çocukta güven duygusunu sağlamaktır. Bu nedenle oyunlar asla yarıda bırakılmamalı, aniden oyun bozulmamalıdır. 1 yaşına kadar olan dönemde anne – babadan ayrılma kaygıları oluşmuş olacağından bu döneme kadar çocuğa kendini güvende hissetme duyguları aşılanmalıdır. 0-2 yaş grubu keşif dönemi olduğundan bebeklikten itibaren oyuncaklar renkli seçilmeli, oyun malzemeleri mümkün olduğunca renkli, sesli, görsel ve 5 duyuyu harekete geçirebilecek nitelikte olmalıdır. Dil gelişimindeki hızlı değişim nedeni ile kelime ve konuşmaya dayalı oyunlar göz teması kurularak oynanmalı, kelime oyunları müzik algısını da geliştirmek adına müzik ile desteklenmelidir.

3 yaş grubu: 3 yaş döneminde ise oyunlar çocuğun hayal gücünü geliştirmesine ve tasarladıklarını serbest bir şekilde ortaya koymasına yönelik olmalıdır. Soyut olarak o an tasarlanan hayali oyunlar, somut olarak ise lego, oyun hamuru gibi hayal gücü ve el becerisini ortaya koyacağı materyaller seçilmelidir. Hikayeler bu dönemde çok önemlidir. Ayrıca bu dönemde ebeveynleri yorgunluk derecesine getirecek kadar enerjiye sahip olduklarından hem enerjilerini doğru bir şekilde atmaları hem de fiziksel gelişimleri için dans ve spor aktiviteleri de tercih edilebilecek seçenekler arasındadır. Karakteristik gelişimleri için kıyafet, oyuncak, yiyecek seçimi gibi basit konularda mutlaka seçimlerde bulunma imkanı sağlanması gerekmektedir. Yine bu dönemde oyunlara basit kurallar belirlenip, bu kurallar çocuğa anlatılarak uyum göstermesi sağlanmalıdır. Tüm bu yapılacak olan faaliyetlerde bilinmesi gereken en önemli şeylerden biri ise 3 yaş döneminde çocukların konsantrasyon sürelerinin çok kısa olduğu ve dikkatlerinin çabuk dağıldığıdır.

4 – 5 yaş grubu: Bu yaş grubunun en belirgin özelliği cinsel kimlik oluşumunun ön planda olmasıdır. Dolayısı ile kız çocukları evcilik, erkek çocukları ise araba, tamir etmek gibi oyunlara ilgi duymaya başlarlar. El-göz koordinasyonunun hızla geliştiği bir evredir. Bu nedenle kesme, yapıştırma, boyama, çizim yapma gibi faaliyetler çocuğun öğrendikçe keyif alarak yapacağı etkinlikler arasındadır. Ayrıca bu dönemde hikaye okuma, okunan hikayeyi yorumlama gibi faaliyetlerde algı gelişimi açısından da önemlidir.

Yazar: Özlem Bayer