Felsefe Tarihinde Sofistler ve Şüphecilik

Felsefe tarihinde Sofistlerin nasıl anlayış benimsedikleri ve bunu uygulamada nasıl bir yöntem geliştirdikleri oldukça önemli bir yer tutar. Özellikle ‘şüphecilik’ üzerine görüşleri bunların başında gelir.

7703_ath-sokrŞüphecilik kesin bilginin olanaksız olduğunu savunan felsefi bir görüştür. Şüphecilik fikri kuşkusuz Sofistlerden önce birçok filozof tarafından dile getirilmiştir. Ancak şüpheciliğe farklı bir boyut kazandırarak temel inceleme alanı yapan Sofistlerdir. İlkçağ filozoflarından Herakleitos ve Parmenides’in duyumlar üzerine yaptıkları şüpheci yaklaşımlar Sofistleri büyük ölçüde etkilemiştir.

Ayrıca Gorgias ve Protagoras şüphecilik üzerinde durarak evrensel, genel-geçer bir gerçeklik olamayacağı savını ortaya atmışlardır.Özellikle Gorgias’ın şüphecilik üzerine dile getirmiş olduğu sözü düşüncelerinin özetini oluşturmuştur: ‘Hiçbir şey gerçek değildir. Bir şey yoktur. Bir şey var olsa da bilemezdik. Bunu bilseydik de başkalarına bildiremezdik.”Yani özetle bir şeyin bilgisi bana göredir. Kelimelere yüklediğim anlamı yine ben bilirim. Başkalarının kelimelere yükledikleri anlamı bilemem.” Bu ve bunun gibi düşünceleriyle kendilerinden sonra gelen sofist filozofları da etkilemişlerdir. Bu filozoflar şüpheciliği ele alarak adalet, hukuk, devler gibi konular üzerindeki görüşlerini dile getirmişlerdir. Sofistler sonradan her biri ayrı bir bilim dalı olacak alanlarda fikirler üretmişlerdir: Dilbilgisi, psikoloji, mantık vs.

Dini, etiği, hukuku, adaleti, devleti vb. sorguladıkları için bulundukları döneme ‘Aydınlanma Çağı’ adı verilmiştir. Sofistler, temelde bilgi sorununu ele almışlar, relativizm ve şüphecilik hakkındaki görüşleri ile farklı bir yaklaşımda bulunmuşlardır. Bu şüpheci yaklaşımlarında çok ileri gitmişlerdir. Bundan dolayı kendilerinden sonra gelen düşünürler tarafından olumsuz bir şekilde eleştirilmişlerdir.

Yazar: Gökhan Ünal